görme biçimleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
görme biçimleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2023 Cumartesi

Bir Tablodan Çıkan Albüm


Bir tablo yılları aşıp, neredeyse 150 yıl sonra yapılan bir saatlik müzik albümüne ilham olabilir mi? Üstelik bu albüm ABD'deki siyah insanın yaşadıklarını anlatıp, blues'un köklerini gözler önüne seriyorsa bir tablo bu kadar şey yapabilir mi?

Eric Bibb'in yeni albümü "Ridin'"e ilham olan Amerikalı ressam Eastman Johnson'ın 1862'de yaptığı "A Ride for Liberty - The Fugitive Slaves" isimli tablo, ABD'deki köleciliği ve ırk ayrımını  tesbit eden ve yüzyıllar öncesinden dünyaya duyuran ilk ve (belki de) tek örnek olan bir eserdir. 

Şimdi de bu tablonun öyküsünü dinleyip, bir Görme Biçimi yapalım: 



A Ride for Liberty - The Fugitive Slaves  isimli bu tablo, 1862  yılında Amerikalı ressam Eastman Johnson tarafından yapılmıştı. Amerikan İç Savaşı sırasında Güney Amerika'daki kölelikten kaçan bir Afro Amerikalı aileyi tasvir eden bu resim, gerçek bir olaya dayanmaktadır.   

Amerikan İç Savaşı'na bizzat katılan Johnson  bu süreçte bir çok olaya tanık oldu ve bunların resim ve eskizlerini yaptı. Ressam o savaşta Birlik Ordusu'nun saflarında yer alıyordu.  2 Mart 1862 sabahı erken saatlerde Johnson bir olaya tanık olacaktı. Güneylilerin köleci ve ırkçı yönetiminden at üzerinde Birlik Ordusu hatlarına doğru kaçan bir Afro Amerikan aileyi görecekti. 

Eastman Johnson, şahit olduğu bu olayı resmine yansıtmak için durmaksızın eskizler ve desenler üzerine çalışmaya başladı. 1862'de bu konuyu işleyen üç resim çıkardı.  Bu resimlerden bugüne sadece iki tanesi kaldı.   

Ressamın hayatı boyunca bir geminin ambarında kalan ve hiç sergilenmeyen bu iki tablosundan en bilineni, şu anda Brooklyn Müzesi'nde bulunmakta. 55,8 cm × 66,4 cm boyutlarında olan bu resim tahta üzerine yağlıboya olarak yapılmış.

Eastman Johnson'ın A Ride for Liberty - The Fugitive Slaves tablosu sanatçının en önemli eserlerinin en başında gelirken; Güney'deki esaretten kaçan kölelerin durumunu yansıtan (çok az sayıdaki) çağdaş eserden biri olarak kabul ediliyor.


*


Eastman Johnson'ın A Ride for Liberty - The Fugitive Slaves tablosunu yaptığı yıllarda Amerikan İç Savaşı'na katıldığı zamanlardan  bir otoportresi.    



Johnson Afro Amerikalı siyah insanı sorunlarıyla birlikte tablolarına yansıttığı gibi Amerikan yerlileri Kızılderilileri de tablolarına taşıyan ilk beyaz ressamlardan biri olacaktı.


Eastman Johnson'un yaşlılık döneminden bir fotoğrafı.


Eastman Johnson'un "
A Ride for Liberty - The Fugitive Slaves"  isimli bu tablosundan çıkan Eric Bibb'in yeni albümü "Ridin'"ı   fırsat bulduğunuz ilk anda bu albümü dinleyin derim.

 Aptulika 





Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 216



Neslihan Önderoğlu
 "Cüret"
Everest Yayınları
  (1. Basım Eylül 2023)

2013 yılında Haldun Taner Öykü Ödülü'nü alan "İçeri Girmez miydiniz" isimli ilk kitabıyla tanımıştık Neslihan Önderoğlu'nu. Ardından gelen "Mevsim Normalleri" ve diğer öykü kitaplarını okumuş ve sevmiştim. Bana göre öykü önemli bir alandır, öyle ki Dostoyevski'nin, Tolstoy'un öykülerini romanlarından daha değerli bulurum. Zaten Dostoyevski'nin öykünün dehası Gogol'un paltosundan çıktığını söylemesi de boşuna değildir. Roman da önemlidir ama öykü, şiir gibi özel bir alandır. Bu yüzden Neslihan'ı hep öykü tadını iyi veren bir yazar olarak tanımıştım... ama şimdi son çıkan "Cüret" kitabıyla roman yazdığını görünce içimden biraz "eyvah" demedim değil hani. Açıkcası o öykülerindeki güzelliği bulamayacağım diye endişe duydum. Okuduktan sonra bu işin öykü tavrını koruyarak yazılmış bir roman olduğunu anlayacaktım. 


Neslihan Önderoğlu'nun kitabını okuduğum zaman diliminde 4 haftalık "Görme Biçimleri"ni de yapıyordum ve bunların hepsine Neslihan da katıldı. Resim ve heykel sanatından örnekleri "Görme Biçimleri" içinde incelerken ben plastik sanatlar ile edebiyat arasından bağlar kurar olacaktım. "Modern Sanat" bölümünde soyut sanat ve kübizm örnekleri üzerine konuşurken Neslihan'ın romanındaki kahramanlardan antikacı olan Resul'un şu lafı dikkatimi çekecekti:
 "Önemli olan hiç parçalanmamış gibi yepyeni görünmesi değil, kusurlarıyla güzelleşmesi. Güzelliği tamir etmiyordum böyle yaparak , onu görme şeklini değiştiriyordum. Yani aslında ona yepyeni bir anlam yüklüyordum." 
Romandaki bu satırları bir yere not ettim, zira bu bir anlamda görme biçimlerine ve soyut sanata - modern sanata açıklık getirecek bir tanımlamaydı. Bunu ona da söyledim.  Sonra Görme Biçimleri'ni bitirdikten bir gün sonra Neslihan bana yaptığı bir kolaj çalışmasını gönderdi. Bu benim çok hoşuma gitti zira sanat dalları arasında buluşmaların olmasından hep yanayımdır. Buna bir anlamda "Görme Biçimleri" etki etmiş ise (ki zaten amaçladığımda bu idi) bu beni mutlu eder. Yani o süreçte ilerde plastik sanatlar ile edebiyat buluşmaları yapma yolunda bir "Görme Biçimleri" olabilir diye düşünmeye de başladım. 

Neslihan'ın "Cüret" romanı elbetteki resim ve heykel gibi plastik sanatlarla alakalı bir konuyu içermiyor. Güncelimizde olan bir konuyu öykü tadında romana taşıyor. Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında alıntıyla bu yazıyı noktalayayım:
"Cüret, tüm “ötekileri” bir lincin gölgesinde, sarsıcı ve sancılı bir düzlemde karşı karşıya getiren bir roman. Neslihan Önderoğlu, bir evin içinden taşan trajedinin izini sürerken de, bir anda cehenneme dönen sokaklarda yaşanan arbedeyi anlatırken de engellilerin, mültecilerin, travestilerin, azınlıkların ve içten içe “çoğunluğun” korkusunu gözler önüne seriyor: Bir evin ve bir ülkenin sakinleri uzun zamandır patlamaya hazır vaziyette dolaşıyorsa fitili kim ateşler? En mazlum görünen midir o, en zalim olan mı? “Güç” el değiştirdikçe kurbanlarla failler de yer değiştirir mi?"

Romanı okuduğunuzda siz nasıl bulursunuz bilemem ama ben ilerde Neslihan'ın öykülerini ve romanlarını bir kolaj tadında "Görme Biçimleri"ne taşıyabilirim. 

Aptulika


1 Nisan 2020 Çarşamba

Koronavirüs Günlerinde Hatırladıklarım ve Keşifler 7



Görme Biçimleri'nde "68'lerin Saykodelik konser afişlerini hazırlarken tekrar hatırladığım bir grup: 
Strawberry Alarm Clock.

Albüm Bahane Kapak Şahane




Strawberry Alarm Clock
The World in a Sea Shell "
 (1968)
Uni

Saykodelik ve acid rock'ın efsanevi grubunun üçüncü albümü. İlk albümü "Incense and Peppermints" ile müzik tarihine oturan grup, ikinci albümü "Wake Up" ile başarıyı sağlayamaz. Bu nedenle plak şirketi üçüncü albümde dönemin popüler kadın şarkıcı Carole King ve ilk albümdeki albümle aynı adı taşıyan "Incense and Peppermints"ın sözlerini yazan John Carter ve Tim Gilbert gibi grup dışından isimlerin bestelerine yer vermek konusunda gruba baskı yapar. Bununla da kalsa iyi bir de grubun müziğine orkestral alt yapı katarlar. Sonuçta ortaya bir zamanların Örövizyon yarışması şarkıları gibi bir şey çıkar. Long Play plağın ikinci yüzünde gene de güzel parçalar vardır ancak bunlar grup elemanlarının yaptığı bestelerdir ve daha iyidir. Yani plak şirketi ikinci albümde satış az oldu diye el atar ve bu parlak fikriyle tüy diker.
Madem öyle ben niye burada ilk albüme değil de neden bu albüme yer verdim, derseniz, kapağa bakın derim. Zira keşif kapakta. Albümün kapağını hazırlayan Don Weller, oldukça başarılı bir illustratör ve onun diğer işlerine burada yer vermek istedim. Hem de böylece bir nebze de olsa Görme Biçimleri yapalım dedim.
İsterseniz sözü daha fazla uzatmadan sahneyi Don Weller'in işlerine bırakayım: 
















Aptulika
Koronavirüs Günleri'nde bir Görme Biçimleri kaçamağı


27 Şubat 2020 Perşembe

Görme Biçimleri Mart ayı programı




4 Mart  2020 - Görme Biçimleri


Wes Wilson ve Bonnie Mac Lean'ın Anısına:
68'lerin Saykodelik konser afişleri

Geçen yıl yaptığımız Görme Biçimleri'nde en sevilen ve ilgiyle izlenen konu, 1968'li Yıllar ve Saykodelik Rock Afişleri'ydi. O etkinliğe katılanlar bu konunun dönemin diğer olayları ile yenilenerek tekrarlanmasını, katılamayanlar da kaçırdıkları için bir daha işlenmesini istiyorlardı.  68'lerin Saykodelik konser afişleri'nin diğer bir güzel yanı da Görme Biçimleri'ne ek olarak Duyma Biçimleri'nin de doğmasına neden olmuştu.
2020'de "68'lerin Saykodelik konser afişleri"nin ikinci bölümünü yapalım mı, yapmayalım mı derken... 24 Ocak'ta o dönemin afiş sanatçılarından Wes Wilson'u yitirecektik. Ardından bir hafta sonra da saykodelik afişlerin diğer bir kahramanı olan Bonnie Mac Lean'ı kaybedecektik.
Şimdi Mart ayının ilk Görme Biçimleri'ni bu ki sanatçının anısına yaparak 68'lerin Saykodelik konser afişleri ile o döneme gideceğiz. Böyle olunca da ister istemez, Görme ve Duyma Biçimleri bir arada olacak



18 Mart 2020 -   Görme Biçimleri

 konuk: Alpay Şalt

Whisky, Yüksek Sadakat, Objektif ve şu günlerde de Ogün Sanlısoy'un grubunda çalışan usta baterist Alpay Şalt, Mart ayının ikinci Görme Biçimleri'ne konuk olacak.
Konuk Alpay olunca, başlığa neden Duyma değil de Görme Biçimleri yazdığımda merak edilecek. Bu bir dalgınlıktan kaynaklanan bir yanlışlık değil, çünkü o gün Alpay bir müzisyen olarak değil bir karikatürist, ressam, fotoğrafçı, tasarımcı olarak yer alacak.
Alpay'ı ilk tanıdığım yıllarda liseye gidiyordu ve çizgilerine hayranlık duyduğum bir karikatüristti. Çok başarılı iki sergi açmıştı. Tam onu dergilerde çizgileriyle görmeyi hayal ederken bir de baktım ki Whisky grubunun davulcusu olmuştu. Hem de ne olmak, çizgilerine ne kadar imrenmişsem, davulculuğu da onu da aşarak dinleme keyfi oluşturuyordu.
Alpay'ın  şimdilerde plastik sanatlarla da uğraştığını görünce konuk etmek istedim ve biliyorum ki o gece Görme Biçimleri'nde yeni ufuklara yelken açacağız.


25 Şubat 2020 Salı

Duyma Biçimleri'nde Murat Beşer'den YUHU sürprizi


Geçtiğimiz hafta 19 Şubat 2020, Çarşamba gecesi, Kadıköy Eskici'de Duyma Biçimleri'nin konuğu Cumhuriyet gazetesi'nin usta müzik yazarı Murat Beşer konuğumuzdu. Beşer ile sadece müzik üzerine değil resim sanatı üzerine de konuştuk. 

Bu keyifli gece aynı zamanda içinde sürprizleri de barındırıyordu. Murat'la söyleşimizde ilk olarak resim üzerine konuştuk... hem de kendi yaptığı tablo ve desenleri de görerek. Mimar Sinan Üniversitesi Resim bölümünde okuduğu yıllardan bu çalışmalarını görmek hepimiz için sürpriz oldu. Daha sonra yıllar öncesine, Stüdyo İmge dergisi yıllarına gittik. Bu dalga dalga yolculuk etkinliğin sonuna doğru, Murat'ın "Şimdi Aptül sana bir sürprizim olacak." demesiyle yeni bir boyuta taşınacaktı. Elinde bir sır gibi sakladığı çantasından bir plak çıkardı. Plak diyorum ama bu bir maketti. Murat yakında piyasaya çıkacak olan Yuhu plağının kapak tasarımını getirmişti. 

Bu bir maket olsa da 1993 yılında kaset olarak çıkan Yuhu'nun "Hazar Sahilinde" albümünü plak kapağı şeklinde görmek heyecan vericiydi. O kasette bildiğimiz kapak, plağa taşınırken oldukça özen gösterildiğini ve titizlikle çalışıldığını gördük. Kapaktaki Hazar haritası kesimli oyma bir şekilde sunulmuş. Çift kapaklı plağın içinde de de büyük boy grup elemanlarının resimleri yer alıyordu. Bu bizim için en büyük sürpriz olmuştu ama asıl sürpriz birazdan gelecekti. Yeni basılacak plakta 1993'teki kaset baskısında olmayan bir şey vardı. Plak kapağını Murat biraz daha açınca içinden bir poster çıkıyordu... bu benim o yıl Hıbır dergisinde çizdiğim Yuhu karikatürüydü. İşte sürpriz diye buna derim.  

Geçen yılın Ekim ve Kasım ayında açtığım "Cem Karaca'dan Zappa'ya" sergime Uzelli Plak'tan Metin Uzelli gelmişti. Sergide yer alan Bruce Springsteen çizimimi aldı ve ardından, "Aptül, senden bir çizimini daha alacağım ama bu sergide yer alanlardan değil, o eski yıllarda yaptığın Yuhu çizimini almak isterim." diyecekti. "Tabi o çizimim senindir. Hem sende o daha değerini bulur. " dedimse de, "Aptül senin parayla işin olmadığını biliyorum ama gönlüm elvermedi." diyerek  bana bir de güzel bir telif ödedi. İşte o gün aldığı bu çizimimi Yuhu plağında da kullanarak beni onure etti. 

Duyma Biçimleri'nde böylesi güzel bir sürpriz ve haberi aldık. Yuhu grubunun1993'te yaptığı "Hazar Sahilinde" kaseti, plak olarak günümüze taşınarak, hakettiği kalıcığı sağlayacak. Bunu bize duyuran Murat Beşer'e ve bu güzel işe atılan Uzelli Plak ve Metin Uzelli'ye binlerce teşekkür diyerek yazıyı noktalayalım ve o gecenin sürprizinden fotoğraflara yer verelim.  












Bu güzel sürpriz ve haberden sonra merakla Yuhu'nun plağını bekleyeceğiz. 

Aptulika
bluesperisan@gmail.com


12 Ocak 2020 Pazar

Görme Biçimleri 2020'de de devam ediyor.


Geçen sene başladığımız Görme Biçimleri bu yılda devam ediyor. 2020 yılının ilk Görme Biçimleri'nde bu çarşamba heykel sanatçımız Nilhan Sesalan konuk olacak. Sanat eserini bizzat ele alıp, üzerinde konuştuğumuz hatta izleyici katılımıyla sorguladığımız etkinliklerde bu sefer bir sanatçımızın gözlemleriyle inceleyeceğiz. Bununla da kalmayarak Nilhan Sesalan'ın sanat yaşamı üzerine komuşacağız. Yani o gün heykel adına her şeyi konuşacağız. 
Görme Biçimleri - 15 Ocak 2020 saat 19.30 - Konuk: Nilhan Sesalan

Etkinlikleri her ay 15 günde bir yapıyorduk ama yılbaşı nedeniyle Ocak ayının ikinci etkinliği ise bir hafta sonra olacak. Şubat ayında gene 15 günde bir periyota döneceğiz.

Peki bir hafta sonraki Görme yani Duyma Biçimleri'nde ne var derseniz, soluğunuzu tutup, şöyle bir bekleyin...

Geçen yılın sonuna doğru Görme Biçimleri'ne bir de Duyma Biçimleri'ni ekledik. Bu kapsamda da ilk olarak Objektif grubundan Vecdi Yücalan'ı ardından da Sabih Cangil'i konuk ettik... 
Gelecek hafta (22 Ocak 2020) Pentagram grubunun başarılı davulcusu Cenk Ünnü konuk olacak.  

Görme Biçimleri yeni yılda da Kadıköy Eskici Gizli Bahçe'de olacak.

Aptulika

4 Kasım 2019 Pazartesi

Görme Biçimleri Kasım 2019 Programı


Kasım ayında Görme Biçimleri devam ediyor ve bu ayın programı  





13 Kasım  2019 Çarşamba 19:30 – 21:30


ÇOCUK VE RESİM

Her çocuk iyi bir ressamdır ve kendini en iyi resimde ifade eder. Peki çocukta yetenek ne zaman keşfedilir?  Eğer yetenek varsa neler yapmalı? Bu gibi sorulara cevap arayacağız ve tabi ki bunun için de sanat yapıtlarının izini sürerek yani ‘GÖRME BİÇİMLERİ’ yle.
Bir anlamda önümüzdeki sonbaharda başlayacağımız ‘Çizim Atölyesi’ için de bir hazırlık olacak bu etkinlik bu sorulara cevap arayan anne babalara hitap edeceğini düşünüyorum. 






27 Kasım  2019 Çarşamba 19:30 – 21:30

DUYMA BİÇİMLERİ

Bu haftaki buluşmada hem görme hem de duyma biçimleri bir arada. Bir radyo programı tadında müziklerle Türkiye ve Dünya tarihinde kısa bir gezinti yapacağız. Müziklerle birlikte sanat yapıtları (resim, heykel, fotoğraf, karikatür) gene etkinliğin temelindeki yerini alacak ama bu seferki gezintimizde tarih, sosyoloji, politika da olacak. 

31 Ekim 2019 Perşembe

"Cem Karaca'dan Zappa'ya" sergisi son 10 gün



Şimdi serginin son çeyreğine girdik ve yeni bir 10 gün başlıyor ve ben gene oradayım... sergi devam etmiyor bence yeniden başlıyor. Açıkcası 11 Kasım'da da sergiyi kapattığımızda bitmeyecek, bu sergiyi kitap haline getirmenin peşine düşeceğim. 






"Cem Karaca'dan Zappa'ya" sergimin son on gününe girdik. Açıkcası benim için sergi her gün yeni başlıyormuş gibi. Sergi başladığından beri her gün orada bulunmaya gayret ettim. Saat 12.00'den 18.30'a kadar orada bulunmaya gayret ettiysem de kimi zaman saat 11.00'de gelen arkadaşlar oldu ve onlarla karşılaşamadığım için üzüldüm. Olanak olsa eve gitmez orada yatar kalkardım da hani. Bu benim için önemliydi ve doğrusunun da böyle olduğunu oraya gelen beni dergilerden takip etmiş olan okurlarla karşılaşarak anladığım gibi beni hiç bilmeyen gençlerle de orada tanıştım. Bir de tabi en güzeli on yıllardır (hatta 20 ya da 30 yıldır) görmediğim dostlarla da orada buluştum. Şimdi serginin son çeyreğine girdik ve yeni bir 10 gün başlıyor ve ben gene oradayım... sergi devam etmiyor bence yeniden başlıyor. Açıkcası 11 Kasım'da da sergiyi kapattığımızda bitmeyecek, bu sergiyi kitap haline getirmenin peşine düşeceğim. 
Bütün bunlar olurken radyo programlarına konuk oldum ve iki de TV röportajı yapıldı. O koşuşturma içinde buradaki  yazıları aksattım ama Görme Biçimleri devam etti. Açıkcası Görme Biçimleri'ne yeterli hazırlığı yapamayacağım diye korkarken tam tersi oldu ve en görkemli iki tanesini yaptık. Hele o iki Görme Biçimi'nde izleyenler arasında Cenk Ünnü, Alpay Salt, Ogün Sanlısoy gibi dostlarımı görüp hasret gidermek ayrı keyifti doğrusu. Bu isimler arasında Vecdi Yücalan'ı nasıl unuturum, o zatem en başından beri Görme Biçimleri'ne destek verdi ve orada bulundu. Vecdi bu etkinliğe konuk oldu ve bir rock müzisyenin "Objektif"inden sanat yapıtlarını inceleyip sohbet ettik.  Bundan sonraki Görme Biçimleri'nde konuklara da yer vereceğiz. 
"Cem Karaca'dan Zappa'ya" sergisi bittikten sonra da devam edeceğini söylemiştim. Rock çizimlerinden oluşan bir kitap hazırlama hayalinin peşine düşeceğim ama hayalin ötesinde gerçeğe dönenlerde var: Radyo programı. Uzun bir ayrılıktan sonra radyoya dönüyorum. Her şey tam netleşince sizlerle paylaşacağım. 
Serginin ardından kitap hayali, gerçeğe dönüşecek radyo programı, Görme Biçimleri devam edecek ve bir başka hayalim de bir çizim atölyesi oluşturmak olacak. Çizim atölyesi ile her yaştan gençlerle desen, çizim, karikatür üzerine çalışmalar yapmak. Bu atölyenin hedefinde de katılımcılarla sergiler yapmak, internetten blog biçiminde dergi oluşturmak ve daha başka iletişim yollarını açmak olabilir. ( Çizim Atölyesi ile ilgili katılmak isteyenler bana bluesperisan@gmail.com  adresinden yazabilir)
Bunlarla bitiyor mu? Tabi ki hayır daha şimdiden bir yıl sonra açacağım serginin konseptini  oluşturdum bile ve hemencecik ona çalışmaya başlayacağım. 
Evet bu arada sergim 11 Kasım'a kadar sürecek ve önümüzdeki 10 günde hepinizi bekliyorum. 
APTULİKA




26 Ekim 2019 Cumartesi

Rock'ın Objektifinden GÖRME BİÇİMLERİ.

Objektif'in yıllar önce yaptığı "Tımarlı Hastane" albümündeki şarkı sözleri bugün için de protest geçerliliğini koruyor. Protest dedim ama sadece bir karşı çıkış ya da muhalif olma değil, lirizmi kuvvetli şarkı sözleriydi bunlar. Belki de bu yüzden yıllar içinde çevreci ya da muhalif rock etkinliklerinde hiç bir zaman kimsenin aklına Objektif'i davet etmek gelmedi.



Gençliğinizde severek dinlediğiniz grupları yıllar sonra gene seviyor olsanız da ya bazı şeyler naif ya da eksik gelir. O ilk yılların coşkusu içinde hoş görürsünüz. Bu bende özellikle Türk Rock gruplarının ilk albümlerini dinlerken sık sık olur. Her şeyi o eski yılların fotoğraf karesinde görür ve "hey gidi günler hey " dersiniz. O sararmış fotoğraflardan bu güne akıp gelen bir başka sözcük de, "Nereden nereye"dir. Yıllar içinde nice grubun bugün geldiği nokta başka bir şeydir.

Objektif grubunun ilk yaptığı albümden bu yana 30 yıl geçmiş ve   dolu dolu çalışmalarla çıtayı hep yükselterek şimdiki  zirveye ulaşmış. Bugüne kadar 5 albüm yapan grup, hem konser hem kayıt hem de müzikalite olarak yüksek bir rakıma ulaştı ama ben dönüp dönüp 1990 tarihli ilk albümü olan "Tımarlı Hastane"ye dönüyorum. Hele geçenlerde albümü tekrar tümüyle dinlediğimde gözden kaçan nice şeyi tekrar keşfettim. Aradan neredeyse 29 yıl geçmiş ve onların bu ilk adımı bugün için de geçerliliğini koruyor. Belki kayıt eksiklikleri söz konusu olabilir ama hem beste hem de anlatım açısından bugün değil, 20 yıl sonra yapılmış olsa gene de geçerliliğini korur. Grubun kurucusu Vecdi (Yücalan) şimdi bana kızacak ama o albüm bu diyarlara değil dünyayı hedefleyen bir içeriğe sahipti.

Konuyu biraz daha açmam gerekirse, o ilk albümdeki anlatımla bugünkü hali birbirinden kopmaz bir bütünlükte. Buraya kadar söylediklerim müzikal boyutuylaydı. Şarkı sözlerine gelince durum daha da şaşırtıcı. Protest anlatımlı grupların 30 yıl önce yaptıkları parçaları dinlerken o günün anıları, sararmış fotoğrafları fonu oluşturursa bir anlam ifade eder. Özellikle bizim gruplarımızda dönemin ruhuna uygun ama bugün hafif tebessüme neden olacak karşı çıkışları görürüz. Dediğim gibi dönemin eski fotoğraflarının eşliğinde bir anlamı vardır. Oysa Objektif'in yıllar önceki "Tımarlı Hastane" albümündeki şarkı sözleri bugün için de protest geçerliliğini koruyor. Protest dedim ama sadece bir karşı çıkış ya da muhalif olma değil, lirizmi kuvvetli şarkı sözleriydi bunlar. Belki de bu yüzden yıllar içinde çevreci ya da muhalif rock etkinliklerinde hiç bir zaman kimsenin aklına Objektif'i davet etmek gelmedi.

Tanıdığım ilk günden bu yana grubun kurucusu Vecdi'nin bu beslenmeyi nerden sağladığını hep merak etmişimdir. Aramızda kalsın bol kitap okuduğunu falan bile düşünmüşümdür. Ama ona sorarsanız, "Kitap pek okuyamam" der. Oysa bana göre o bir mühendis zekasında, akademisyen bakışında bir müzisyen. Hatta o ilk albümü dinlediğimde resim ve plastik sanatlar konusunda da alakalı biri olduğunu sanmıştım. Bu soruları yıllar içinde düşünürken, en sonunda cevabı buldum... Rock'n Roll sadece bir müzik değil, tam aksine yaratıcılığın geniş ufku ile diğer sanat dallarıyla da alakalı. Plastik sanatlarla ilgili olan biri Rembrandt'ın "Gece Nöbetçisi" tablosuna bakarken rengin ve ışığın kullanımına dikkatini çekerken, diğer bir göz konser esnasındaki ışık düzenini görür. Görme biçimleri işte tam da böyle bir şey.

Geçen yıl başladığım Görme Biçimleri bugüne kadar onun üzerinde etkinlik olarak gerçekleşti. Sanat yapıtlarının eşliğinde bir çok konuya yer verdik. Bunlar kimi zaman (tabiki ister istemez) rock ile de buluştu. Bundan sonra bazı bazı konuklara da yer vereceğiz. İlerde düşündüğüm konuklar arasında ressam, heykeltraş, fotoğraf sanatçısı da olacak. Ancak ilk konuk olarak Objektif grubundan Vecdi Yücalan'ı düşündüm. Onun rock anlayışının çevresinde sanat yapıtlarının izini süreceğiz. Ama hiç bir şey belli olmaz bakarsınız gene sadece rock konuşuruz. Vecdi'nin dediği gibi "Rock'n Roll bööle bişi!"

Aptulika


Görme Biçimleri 15 günde bir , Çarşamba günleri, Kadıköy'deki Eskici Gizli Bahçe'de devam ediyor. Bundan sonra (her programda olmasa da) ara sıra konuklar da ağırlayacağız. Bu Çarşamba yapılacak Görme Biçimleri'nin ilk konuğu da Objektif grubunun kurucusu ve emektarı Vecdi Yücalan olacak. 




25 Haziran 2019 Salı

Görme Biçimleri'inde 68 Estetiği


Bugün (26 Haziran 2019) Kadıköy Eskici -Gizli Bahçe'de Görme Biçimleri'nin yedincisi ile sezon finalini yapıyoruz. Bu haftaki Görme Biçimleri'nin konusu 1968'li Yıllar Estetiği. O yıllara değişik bir açıdan bakacağız. Gene resim, heykel, fotoğraf, afiş, plak kapağı, kolajlardan yani sanat yapıtlarından bir dönemin izini süreceğiz. Bunun için Kadıköy'de Eskici'ye gelmeniz yeterli saat 19.00'de.

Peki neler mi var?

Buyrun,

Sanat yapıtlarıyla Bonnie Mc Lean, Wes Wilson, Victor Moscoso, Josef Ayers, Alton Kelley, Rick Griffin, Gustav Klimt, Jaques Villegle, Abidin Dino, Canol Kocagöz ve Sergio Aragones

ve

ODTÜ Stadı'nda 50 yıldır silinemeyen DEVRİM yazısı ve öyküsü, 6. Filo'ya Hayır afişi, Akademi Boykotu, 68 Mayıs'ında Paris sokakları, Kaliforniya'da saykodelik konser afişleri, ve daha niceleri.

Saat 19.00

Eskici Gizli Bahçe

Serasker Caddesi No:104 Kat:1, 34714 Kadıköy

3 Haziran 2019 Pazartesi

"Görme Biçimleri", Haziran ayında da devam ediyor.



"Görme Biçimleri", Haziran ayında da devam ediyor. 
Ayrıntı Akademi'de Mart ayında başladığımız "Görme Biçimleri", Nisan ve Mayıs aylarında Kadıköy Eskici'de devam etmişti. 
Plastik Sanatlar'ın klasik ve çağdaş yapıtlarının eşliğinde alışıldık tanımıyla "Resim Okuma" şeklinde gelişen etkinlik, Kadıköy Eskici'de yapılan üçüncü ve dördüncü buluşmalarında rock tarihinde iz bırakmış plak kapakları ile devam etmişti. Bu plakları yapan sanatçıların işlerinin de izinin sürüldüğü "Görme Biçimler"inde gene sanat tarihine yer etmiş resim, heykel, grafik, karikatür, fotoğraf eserleri de yer almaktaydı. 
Bundan sonra Haziran ayında devam edeceğimiz "Görme Biçimleri"nde Rock biraz daha yükselecek yani.  

Haziran ayında Görme ve Duyma Biçimleri 
"Aptulika ile Görme Biçimleri" Haziran ayında da Kadıköy Eskici - Gizli Bahçe- de sürecek. 
Etkinlikler ve içerikleri ise şu şekilde:

12 Haziran 2019 - Çarşamba - saat 19.00 - 21.00
JETHRO TULL'IN İLK İSTANBUL KONSERİ 1991
Bundan 28 yıl öncesine ve Jethro Tull'ın ilk Harbiye Açık Hava Tiyatrosu konserine gideceğiz. O günün konser kareleri, albüm kapakları, anıları hatta dünya gündemi... sizin de katılacağınız anılarla birlikte yerini alacak. Resim Okuma gene olacak ama Jethro Tull üzerinden girdiğimizde zaten resim, edebiyat, ziraat, politika, felsefe birbiri ardına dökülüyor. Ben şu anda hazırlık yaparken bile çıkan yoğunluğa şaşırıyorum. Yani o gece sürprizlere hazırlıklı olun derim. 

26 Haziran 2019 - Çarşamba - saat 19.00 - 21.00
1968 ve 60'LI YILLAR ESTETİĞİ
Woodstock'ın 50. yılına girdiğimiz şu günlerde 1960'lı yıllar hala önemini koruyor. O dönemin müziği, saykodelik plak kapakları ve posterlerinin izinde "Görme Biçimleri"ni gerçekleştirirken o yılların sanat yapıtları da resim okumaları olarak yerini alacak. Sadece dünya değil o dönemin ülkemizdeki yansımaları da o gece olacak. 

"Görme Biçimleri" artık bir saat erken başlayacak
Bu ayki programa baktığınızda farketmişsinizdir, "Görme Biçimleri"nin saatini bir saat erkene aldık. Daha önceki buluşmalarda uzak yerlerde oturan katılımcılar ya erken ayrılmak zorunda kalıyor ya da uykusuz işe gitmek durumunda zorluğa giriyordu. Bu yüzden saati erkene aldık, bu sayede bitiminde de vakti olanlarla "Ağaç Ev"e gidip kendimizi blues ve rock'ın rüzgarına bırakırız. Tabi etkinlik sonrası (artık gelenekselleşen) sohbetimizi de yaptıktan sonra. 


Eskici - Gizli Bahçe
Serasker Caddesi No:104 Kat:1
Kadıköy

Tel: 0542 458 30 30

Facebook
https://www.facebook.com/Eskicigizlibahce/?ref=br_tf&epa=SEARCH_BOX


14 Nisan 2019 Pazar

GÖRME BİÇİMLERİ bu Salı Kadıköy ESKİCİ'de


Geçtiğimiz Cumartesi günü "Görme Biçimleri"nin ikincisini Kuzguncuk Ayrıntı Akademi"de yaptık. Her iki etkinlik için Ayrıntı Akademi'ye açıkcası bir teşekkür borçluyum. Sundukları ortam, samimiyet ve hepsinden önemlisi kültür ve sanat adına işlerine verdikleri önem, kelimenin tam anlamıyla övgüye değer. Sonbahar aylarında da hem Görme Biçimleri hem de çizgi atölyesini Ayrıntı Akademi'de yapacağımı burdan bir kez duyurayım. 

Ayrıntı Akademi'de 6-13 Nisan tarihlerinde yaptığım Görme Biçimleri, bu salı günü de Kadıköy'de ESKİCİ - Gizli Bahçe- isimli mekanda devam edecek. 

1. Hafta: 16 Nisan Salı 20.00  

Sanat Gerekli midir ?



2. Hafta: 23 Nisan Salı 20.00  

​Modern Sanat , Bizimle Dalga mı Geçiyor?



​"Görme Biçimleri" adını verdiğim bu atölyeyle, sanat yapıtını merkeze alıyor ve onun üzerinden bir çok kavramı anlatmayı, irdelemeyi hedefliyorum. Sosyoloji, tarih, felsefe, bilim hatta siyaset ve daha bir çok konuyu sanat yapıtları aracılığıyla incelemek ve yapıtı dogmatik bakışlarından sıyırmak istiyorum. Bu kimi zaman tarihsel öneme sahip bir tablo, heykel olabileceği gibi bir mimari yapı, bir fotoğraf, karikatür hatta bir reklam afişi de olabilir ama konuyu anlatmak için sunulan görsel, yardımcı olarak değil özne olarak yer alacak...


ESKİCİ - Gizli Bahçe - 
Serasker Cad. No: 104 KADIKÖY
0542 458 30 30

Geçtiğimiz etkinliği yaptığımız yer bir atölye ortamı olduğu için adınızı yazdırma (rezervasyon) yaptırmanız gerekiyordu. ESKİCİ - Gizli Bahçe- de yapılacak olan Görme Biçimleri'nde böyle bir durum yok ve giriş ücretsiz. Cafe Bar ortamı olduğu için içkiniz ve ya kahveniz de olacak. 

https://www.facebook.com/events/2567703556592039/

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...