Rick Wakeman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rick Wakeman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2023 Cuma

Rick Wakeman ile hem müzik hem de anılara yolcuk



 Onu progresif rock grubu Yes'in klavyesinde oluşturduğu alameti farikasından tanırız. Buna ek olarak sahneye çıkıp tuşların başına geçtiğinde üzerindeki peleriniyle oluşan görüntüsüyle de ayrıcalıklıdır. Değerli dostum Meral'le (Akman) birlikte oluşturduğumuz moda kreasyonunda  onu "Pelerin Rock" kategorisinde birinci ve tek eleman olarak seçmişizdir.

Evet Rick Wakeman'dan bahsediyorum. Şaka bir yana rock tarihinde bir çok usta vardır ama rock klavyesinde Wakeman beyni klasik müzik kompozitörü gibi işleyen  nevi şahsına mahsus bir kişiliktir. Yes albümlerinde öyle bir katkı yapar ki, o albümlerin kapaklarındaki Roger Dean imzalı fantastik ve sürrealist illustrasyonları klavyesiyle adeta üç boyutlu hale getirerek canlandırırdı. 

Rick Wakeman son yıllarda akustik piyano ile tek başına klasik müzik etkisinde beste ve yorumlarıyla solo albüm de yapmıştı. Sanatçı pandemi öncesinde farklı bir etkinliğe de imza atarak, sohbetli ve tek başına konserler de vermişti. Hem canlı performans hem de anılardan oluşan sohbetlerin yeraldığı bu gösteriler şimdilerde "Music And Stories" adını taşıyan bir turneye dönüştü. 

Rick Wakeman'ın "Music And Stories" adını taşıyan  canlı şovu Mart ve Nisan boyunca ABD'de bir turne ile devam edecek. Sanatçının müzik hayatında Yes ile yaptığı çalışmalar ve konserlerden anıları anlatılacağı gibi; solo dönemlerinden ve  David Bowie başta olmak üzere çalıştığı diğer müzisyenlerle yaşadığı anekdotlar ve anıları da yer alacak.

Son yıllarda yaptığı gelenekselleşen piyano şovlarından farklı olarak "Music And Stories"de sahneye bir kaç elektronik klavye de taşıyacak olan Wakeman,  "Bu sayede bana çalma listemi  değiştirme fırsatı verecek..." dedikten sonra  üzerine basa basa, "...klavyelerin eklenmesiyle playlistte olmayan parçaları da  çalmayı dört gözle bekliyorum" diye heyacanını yansıtarak ekliyor. 

Aptulika

15 Şubat 2022 Salı

Rick Wakeman ve Özdemir Asaf bir radyo programında buluşunca ortaya çıkan Pelerinli anı

 


Şubat ayının Aksi İhtiyar programını hazırlarken Rick Wakeman'ın bir parçasına yer vermeye karar vermiştim. Yes grubunun klavyesinde görkemleşen Wakeman'ın en bariz özelliği de sahneye pelerinle çıkmasıydı (ki bu hala da sürer). 

Söz konusu pelerin olunca birden gerçek hayatta pelerinle ile gördüğüm ilk ve tek adam aklıma gelecekti. Daha  orta okul yıllarımdaydım. O dönemde bir gün okuldan kaçıp Arnavutköy ile Bebek arasındaki sırtlarda gezinip, hergelelik yapıyorduk. Yolun kenarında set üstüne oturup bir de sigara yakmaz mıyız. İşte o sıra tepemizde bir gölge hasıl oldu. Ne oluyor diye kafamızı çevirip baktığımızda pelerinli bir adam dikiliyordu. Bu pelerini tanımlamak gerekirse Sherlock Holmes'un ki gibiydi ama ondan daha pelerini bol olanıydı.  Hani okuldan kaçtıkları her halinden belli olan dört beş çocuğu, bir yetişkin gördüğünde, "Hiç utanmıyor musunuz okulu asıp, bu yaşta sigara tüttürmeye" derdi... ama bu pelerinli amca hiç bir şey demeden bize sadece baktı ama bağırsaydı daha iyiydi. Utanarak sigaraları söndürdük palas pandıras oradan uzaklaştık. 

O pelerinli amca aklımdan hiç çıkmamıştı ve bir iki sene sonra bir sanat dergisinde resmini görecektim. Bu kişi Özdemir Asaf'tı. O günkü haytalığımdan iyicene utanmıştım çünkü şiirlerini severek okuduğum bir şairdi artık o. Ardından onun Bebek'te oturduğunu da öğrenince o pelerinli kahramanın kesinlikle o olduğunu anlayacaktım. 

İşte radyo programımın parçalarını hazırlarken aklıma bu çocukluk anısı gelince, radyo programına şiiri de katmalıyım dedim ve Rick Wakeman'ın parçasını anons ederken, Özdemir Asaf'ın bir şiirine de yer verdim. Şiirin alt fona müzik eklenip okunmasından hiç  haz etmem... bu sebeple de şiiri parçanın üzerine değil anonsta okudum ve ardından parçayı yayımladım.  Bunu radyo yayınlarını Kooperatif aracılığıyla  podcast haline getiren Cenk Akyol'a söylediğimde bana, "işte abi böyle şeyler yap" diyecekti. Tabi bir iki gün sonra da radyo duyurusu için yaptığım çizimi gönderince de Rick Wakeman ve Özdemir Asaf'ın pelerin kardeşliğini görünce bana hemen mesaj atarak şunları yazacaktı:

"Üç ya da dört yıl öce sanırım KAFA dergisinde İlhan İrem yazmıştı... Özdemir Asaf, 1970'lerde  Bebek'te bar işletiyormuş." 

dedikten sonra o dergiden şu alıntıları bana anlatacaktı, 

İlhan İrem, GECE KÜTÜPHANESİ dediği barı şöyle anlatıyor:

"İçkiler tezgahın altında, barın arkasındaki raflarda sadece kitaplar var. Her yerde koyu renk ahşap kokusu. Üzerinde ziyaretçilerin yazdığı isimler, şiirler. Duvarda akrep yelkovanı olmayan, yalnızca saniyesi dönen saat. 


Giriş kapısında, 

Bana ıslak bir bez verin

Dünyanın tozunu alayım


yazan, duvarları şiirlerle dolu olan bu bar, maddi sıkıntılar nedeniyle bir kaç kez kapanmasının ardından son kapanışını 1980 yılında yaptı." 

Yazıda bahsedilen barı 1970'lerin sonunda liseye giderken ben de duymuştum. Biraz daha büyüyecek ve 18'imi de aştıktan sonra o bara gidecek küçükken yaptığımız o haytalıklar için özür dileyecektim ama 1980'lerden sonra o bar kalmayacaktı ne yazık ki. Aradan geçen yıllarda o KAFA dergisindeki İlhan İrem yazısından anektodları Cenk aracılıyla duyduğumda içimden keşke her şey öyle kalsaydı dedim. İçmek ve bir bara gitmek kitapla, şiirle neden olmasın. Hep kafa cacığa düşmek zorunda mı; aşırılıklardan uzak, bir güzel müziğe, şiire kapılıp gitmek ve bir kaç kadeh parıldatmak, niye olmasın ki... artık bunlar çok uzağımızda. 

Bir radyo programı hazırlanırken her şey böyle dallanıp budaklanıyor işte. Radyo programı sadece bir program değildir, yaşamın bir saatte damıtılmasıdır. Çalınan müziklerde o ağaca dökülen su gibidir ve ağaç yaşamla dallanıp budaklanır, işte böyle. 

APTULİKA

Yazıya dipnot değil DİPRESİMNOT:

O gece Cenk'in bana gönderdiği görselleri de paylaşayım dedim...







Şimdi de DİPNOT:

* Cenk'in alıntıladığı ve gıyaben bana anlattığını dergiyi bulamadığımız için alıntı bölümünde yazamadık. 

* Yazıda bahsi geçen Aksi İhtiyar radyo programını dinlemek isterseniz :

https://archive.org/details/aptul-3


Bu da SONDİPNOT:

* Yazıyı birirdim ve yayınladım ama yarım saat sonra aklıma geleni de yazayım dedim. Şimdi bu bar tekrar açılıp butik bir Özdemir Asaf Müzesi yapılsa nasıl olur derim. 



8 Şubat 2022 Salı

Aksi İhtiyar Radyo Programı Şubat 2022 Çalma Listesi


 

Aksi İhtiyar Radyo Programı 3 Playlist

Şubat 2022 Çalma Listesi

(Kooperatif)

1. Oh Well - Deep Purple 

2. War Child - Jethro Tull

3. Ace Of Winds - Steve Hackett

4. Catherine Of Aragon - Rick Wakeman

5. Heart Of Sunrise - Yes

6. Shine On You Crazy Diamond - Pink Floyd

7 . Leafy Meadows - John Paul Jones

8. Kayleigh - Marillion


AKSİ İHTİYAR bir KOOPERATİF yapımıdır.

Şubat 2022 programını alttaki linkten dinleyebilirsiniz:

https://archive.org/details/aptul-3


7 Şubat 2022 Pazartesi

Aksi İhtiyar Radyo Programı 3 yayında



Aksi İhtiyar radyo programı internette 3. yayınına da adım attı. 7 Şubat 2022 tarihinde podcast marifetiyle yayına giren programı istediğiniz zaman dinleyebileceksiniz. Bu arada Aksi İhtiyar podcast olsa da bir radyo programı... radyo istasyonu da Kooperatif yani aziz dostum Cenk Akyol'un alameti farikası. 

Cenk sadece Kooperatif'i bir büyük yayın platformuna dönüştürmekle kalmamış ve her program için de tek tek tanıtım hazırlamayı ihmal etmemiş. Tabi ki benim Aksi İhtiyar ( programın isim babası da odur) programı için de hem İngilizce hem de Türkçe tanıtım yazısı hazırlamış. O zaman yeni programın tanıtımı için sözü ona bırakalım:

 Old grumpy gets used to idea of podcast. Child of radio days, today's grandpa Aptulika (Aptulkadir Elçioğlu) is adapted himself easily to modern times' broadcast. This week he serves British rock from 70s with his tasty geordie accent 😉 The playlist's surprise his memoir with poet Özdemir Asaf and his cloak. If we mentioned about an cloak another old grumpy comes to minds immediately huh? Check Aptul's illustration below 

Cloak brotherhood from cold waters' of Bosphorus to Atlantic shores 👇

https://archive.org/details/aptul-3




Aksi İhtiyar podcast fikrine alışıyor

Radyo zamanlarının çocuğu, günümüzün aksi ihtiyarı asri zamanların yayıncılığına hemen adapte oldu. Aptulika tamamıyla İngiliz müzisyenlerden oluşan bu haftaki programda nefis geordie aksanıyla kulaklarımızın pasını alıyor. Bu arada programın sürprizi Özdemir Asaf ve pelerini 

Şayet pelerinden bahis açılırsa tabi ki bir başka aksi ihtiyar da hemen aklımıza düşer. Aşağıdaki resimde bize göz kırpan 😉

Boğaziçi'nin soğuk sularından Atlantik kıyılarına pelerin kardeşliği 👇

https://archive.org/details/aptul-3

Ak sakallımız, nur yüzlümüz program ile ilgili istek, öneri ve görüşlerinizi bluesperisan@gmail.com adresine bekliyor.


Cenk anlatımıyla Aksi İhtiyar radyo programının üçüncüsünün muhtevası bu şekilde... Umarım beğenirsiniz. Bir sonraki paylaşımda programın playlisti'ni de yazacağım. Ancak Cenk'in de dedği gibi program hakkında görüşlerinizi blogdaki yorum bölümüne yazarsanız ya da bluesperisan@gmail.com adresine mail atarsanız bendenizi bahtiyar eresiniz. 

Selamlarımla ve bir başka programda (Mart) buluşmak üzere. 

APTULİKA



5 Şubat 2022 Cumartesi

Kulak Misafiri: Kalk kalbe karşıdır!



 Bazı anlar vardır ve o yaşanan için "iyi ki olmuş" dersiniz. 2017'de yaptığım "Sait Faik'ten Kafka'ya" sergimi İstanbul'un ardından Ankara'ya taşımıştım.  İşte orada yaşanan bir an benim için çok önemliydi ve bu sergiyi iyi ki Ankara'da da yapmışım diyecektim. O sayede çok güzel bir insanla tanıştım. Bu kişi Bülent Seyitdanlıoğlu'ydu. Ondan sonra beş yıllık bir güzel dostluğumuz oldu. Dostluğun yekünü beş yıl olsa da sanki yüzyıla bedel gibi. Kendi adıma Bülent'le keşke daha önce tanışmış olsaydım derim. 

Bülent her hafta Radyo ODTÜ'de Kulak Misafiri isimli programı hazırlayan bir radyocudur. Ancak o her gün aksatmadan facebook sayfasında rock adına paylaşımlar yapar. Bu paylaşımlar ve oluşturduğu tarihsel görseller da bir radyo programı gibidir. Sadece kendi yaptıklarını değil, benim blogdak yazdığım bir yazı ya da bir çizim varsa paylaşıp, insanlara ulaştırır. sadece o mu, yaptığım bir etkinlik, çizim her ne varsa insanlara ulaştırır. Açık konuşmak gerekirse Bülent'ten başka hiç kimse de böyle yapmamıştır. 

Bu hafta bu dostluğun bir güzel yansıması daha olacaktı. Durun hele bir anlatayım: Benim radyo aşkımı bilirsiniz. Bu hastalığıma bir başka güzel dostum Cenk Akyol kurduğu Kooperatif"le ilaç oldu. Yeni iletişim sözcüğüyle podcast olarak ayda bir radyo programı hazırlıyorum ve bu ayın programı da bu pazartesi yayına girecek. İçimde bir heyecanla bekliyorum. 

Benim radyo sevdam sadece kendi yaptığım radyo programıyla sınırlı değildir, dinleyici olarak da tutkum sürer. Pandemi vesaire derken Bülent'in radyo programı Kulak Misafiri'ni de uzun süredir dinleyememiştim.. Bugün içimden bir ses yarın geceki Kulak Misafiri'nde acaba neler var diye beni dürtecekti. Hemen Bülent'in facebook'taki sayfasına baktım. Bir de ne göreyim, bu öyle bir şeydi ki, hani "kalp kalbe karşıdır" deyimi var ya aynen doğrulanacaktı. Nasıl mı? Buyrun aşağıdaki Kulak Misafiri programının tanıtımına bakın:

1975 rock tarihi açısından çok önemli bir yıl olmuştu. Bu yıl  çıkan albümlerden birisi de Pink Floyd'a ait  Wish You Were Here idi. 

Wish You Were Here tam 46 yıl sonra efsane isimlerle  yeniden yorumlandı.

Klavyede Yes'den  Rick Wakeman, davulda  Deep Purple'dan Ian Paice bunlardan yalnızca ikisi.

Bu albümde yer alan diğer isimler kimler ve albümün hikayesi bu Pazar Radyo ODTÜ 103.1'de.

Canlı dinlemek için: www.radyoodtu.com.tr

 Bülent yarın ki yani bu pazar günkü programında Pink Floyd'un "Wish You Were Here" albümünün efsane isimlerle 46 yıl sonraki bir yorumuna yer verecek.  Peki benim bir sonraki gün yayına girecek programımda ise 1975'teki bu albümün benim için ne derece öneme haiz olduğunu anlatan bir sunum ve buradan albümle aynı adı taşıyan parçaya yer vereceğim. Gene benim programda konuk olan isimlerden biri de Rick Wakeman ve onun da eski bir parçası yer alacak. Yani programlarımızın listelerini hazırlarken birbirimizden habersiz böylesi bir noktada buluşmuşuz. Açıkçası ne ben ne de Bülent birbirimizin yapacağı programın içeriğinden haberimiz yoktu. Hani yeni moda bir laf var ya, "Pişti Olmak" diye ama bizimki öyle bir şey değil... tam tersine birbirini takip edecek iki program oluşturmuşuz. Bundan güzel şey var mı hani. 

Kalp kalbe karşıdır... Bülent dostum seni iyi ki tanımışım. Rock ve müzik sevgisi içinde kulak misafiri olmak gibisi var mı?  Bu pazar can kulağı ile programa kulak misafiri olacağım ardından da pazartesi günü  benim "Aksi İhtiyar" programı başlayacak. Bu çok güzel bir buluşma oldu doğrusu.

Aptulika

28 Mayıs 2019 Salı

Noel Baba Rick Wakeman



Progresif Rock'ı en önemli tuşlu çalgılar ustası Rick Wakeman, Yes grubunda yaptığı albümlerle olduğu gibi solo çalışmalarıyla da zihin açıcıdır. Öyle ki, bundan bir kaç yıl önce yaptığı klasik müzik albümüyle de beni mest etmişti.
Büyük usta şimdilerde de değişik bir şov ile karşımıza çıkacak. "The Grumpy Old Christmas Show" adını taşıyacak bu gösteri Aralık ayında, bir turne şeklinde olacakmış. Bir noel şovu olacak bu etkinlik alışılmış bir konserden bir hayli farklı. Müzik kariyerinde önemli yer tutan Yes klasiklerinin yanısıra David Bowie, Beatles gibi grupların da parçalarına yer verecek olan Wakeman, bu gösteride hem anılarıyla sohbet edecek hem de onun mizahi yönünü de göreceğiz. Tabi biz değil, çünkü bu turne sadece İngiltere'de olacakmış.

Aralık ayında  gerçekleşecek bu ekinliklerden önce de Rick Wakeman'ı 13 ve 14 Temmuz 2019'da vereceği konserde 1974 yılı konser albümü ‘Journey to the Centre of the Earth’  deki eserlerini seslendirecek. Bu konserde Rick, Orion Orkestrası, İngiliz Oda Korosu ve İngiliz Rock Ensemble eşlik edecekmiş.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...