Özdemir Asaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özdemir Asaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2022 Cumartesi

Bu da öyle bir Pazar Yazısı işte

 

Geçenlerde bir arkadaşıma espri olsun diye, Özdemir Asaf'ın 

"Yalnızlık paylaşılmaz

Paylaşılsa yalnızlık olmaz"

şiirini söylediğimde, yanımızda oturan diğer bir arkadaş

- Ne bu duvar yazısı mı?

diyecekti. 

İlk anda biraz bozulsam da kısa bir süre sonra hak verecektim. Bir şiir kitabından bir şiirin bir bölümünü aldığınızda onu bütünden kopartırsınız. Adeta bir çiçeği koparmak gibi.

Elbette bu Özdemir Asaf'ın şiirinin tam halidir ama bir sonraki sayfadaki "Yalnız'ın Durumları" şiirini es geçerseniz, bir çok şey eksik kalır. 

*

Nazım Hikmet'in Küba Devrimi için yazdığı "Mutluluğun Resmi" şiirinin,

"Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin


Ama işin kolayına kaçmadan"

bölümünü alırsanız, bütün bir güruh Abidin Dino'nun bu resminin peşine düşer. En sonunda bir uyanık, sıradan bir illüstrasyonu bulur ve bütün millet de bunun Abidin Dino'ya ait ve de isminin "Mutluluğun Resmi" olduğuna inanır. Uzun bir süredir internete girip, Abidin Dino'yu aradığınızda bu resim karşınıza çıkardı. Hatta bir aklı evvel Abidin Dino'nun o hat yazısını andıran güzelim imzasının yerine gelişi güzel bir imza da uydurmasın mı... yani yandı nane keten helva. 

Şiiri kendi sesimizle kitaptan okumanın güzelliğini vurgulayan bir yazı yazmıştım, şimdi de aklıma şiirlerin bütünlüğü takılıverdi yazayım dedim. Şairler belirli dönemlerde şiirlerini bir kitapta toplar ve bir isim vererek yayımlardı. Bu müzikteki albüm gibi bir şeydi ve o onların o dönemdeki yapılarını ortaya koyardı. Şimdiler de ise sanki bir "best of" gibi seçkiler yapılıyor. Bunlar o şairle tanışmak için güzeldir ama asıl güzel olanı her dönem çıkan şiir kitaplarını tam haliyle ve sırasıyla okumaktır....tıpkı müzik albümlerinde olduğu gibi. 

Çiçekleri koparmayın hele ki söz konusu şiir ise o vazoya konulmaz.

Bu şiire niye taktım ki...

Bilemiyorum işte... bu da öyle bir pazar yazısı.

APTULİKA

15 Şubat 2022 Salı

Rick Wakeman ve Özdemir Asaf bir radyo programında buluşunca ortaya çıkan Pelerinli anı

 


Şubat ayının Aksi İhtiyar programını hazırlarken Rick Wakeman'ın bir parçasına yer vermeye karar vermiştim. Yes grubunun klavyesinde görkemleşen Wakeman'ın en bariz özelliği de sahneye pelerinle çıkmasıydı (ki bu hala da sürer). 

Söz konusu pelerin olunca birden gerçek hayatta pelerinle ile gördüğüm ilk ve tek adam aklıma gelecekti. Daha  orta okul yıllarımdaydım. O dönemde bir gün okuldan kaçıp Arnavutköy ile Bebek arasındaki sırtlarda gezinip, hergelelik yapıyorduk. Yolun kenarında set üstüne oturup bir de sigara yakmaz mıyız. İşte o sıra tepemizde bir gölge hasıl oldu. Ne oluyor diye kafamızı çevirip baktığımızda pelerinli bir adam dikiliyordu. Bu pelerini tanımlamak gerekirse Sherlock Holmes'un ki gibiydi ama ondan daha pelerini bol olanıydı.  Hani okuldan kaçtıkları her halinden belli olan dört beş çocuğu, bir yetişkin gördüğünde, "Hiç utanmıyor musunuz okulu asıp, bu yaşta sigara tüttürmeye" derdi... ama bu pelerinli amca hiç bir şey demeden bize sadece baktı ama bağırsaydı daha iyiydi. Utanarak sigaraları söndürdük palas pandıras oradan uzaklaştık. 

O pelerinli amca aklımdan hiç çıkmamıştı ve bir iki sene sonra bir sanat dergisinde resmini görecektim. Bu kişi Özdemir Asaf'tı. O günkü haytalığımdan iyicene utanmıştım çünkü şiirlerini severek okuduğum bir şairdi artık o. Ardından onun Bebek'te oturduğunu da öğrenince o pelerinli kahramanın kesinlikle o olduğunu anlayacaktım. 

İşte radyo programımın parçalarını hazırlarken aklıma bu çocukluk anısı gelince, radyo programına şiiri de katmalıyım dedim ve Rick Wakeman'ın parçasını anons ederken, Özdemir Asaf'ın bir şiirine de yer verdim. Şiirin alt fona müzik eklenip okunmasından hiç  haz etmem... bu sebeple de şiiri parçanın üzerine değil anonsta okudum ve ardından parçayı yayımladım.  Bunu radyo yayınlarını Kooperatif aracılığıyla  podcast haline getiren Cenk Akyol'a söylediğimde bana, "işte abi böyle şeyler yap" diyecekti. Tabi bir iki gün sonra da radyo duyurusu için yaptığım çizimi gönderince de Rick Wakeman ve Özdemir Asaf'ın pelerin kardeşliğini görünce bana hemen mesaj atarak şunları yazacaktı:

"Üç ya da dört yıl öce sanırım KAFA dergisinde İlhan İrem yazmıştı... Özdemir Asaf, 1970'lerde  Bebek'te bar işletiyormuş." 

dedikten sonra o dergiden şu alıntıları bana anlatacaktı, 

İlhan İrem, GECE KÜTÜPHANESİ dediği barı şöyle anlatıyor:

"İçkiler tezgahın altında, barın arkasındaki raflarda sadece kitaplar var. Her yerde koyu renk ahşap kokusu. Üzerinde ziyaretçilerin yazdığı isimler, şiirler. Duvarda akrep yelkovanı olmayan, yalnızca saniyesi dönen saat. 


Giriş kapısında, 

Bana ıslak bir bez verin

Dünyanın tozunu alayım


yazan, duvarları şiirlerle dolu olan bu bar, maddi sıkıntılar nedeniyle bir kaç kez kapanmasının ardından son kapanışını 1980 yılında yaptı." 

Yazıda bahsedilen barı 1970'lerin sonunda liseye giderken ben de duymuştum. Biraz daha büyüyecek ve 18'imi de aştıktan sonra o bara gidecek küçükken yaptığımız o haytalıklar için özür dileyecektim ama 1980'lerden sonra o bar kalmayacaktı ne yazık ki. Aradan geçen yıllarda o KAFA dergisindeki İlhan İrem yazısından anektodları Cenk aracılıyla duyduğumda içimden keşke her şey öyle kalsaydı dedim. İçmek ve bir bara gitmek kitapla, şiirle neden olmasın. Hep kafa cacığa düşmek zorunda mı; aşırılıklardan uzak, bir güzel müziğe, şiire kapılıp gitmek ve bir kaç kadeh parıldatmak, niye olmasın ki... artık bunlar çok uzağımızda. 

Bir radyo programı hazırlanırken her şey böyle dallanıp budaklanıyor işte. Radyo programı sadece bir program değildir, yaşamın bir saatte damıtılmasıdır. Çalınan müziklerde o ağaca dökülen su gibidir ve ağaç yaşamla dallanıp budaklanır, işte böyle. 

APTULİKA

Yazıya dipnot değil DİPRESİMNOT:

O gece Cenk'in bana gönderdiği görselleri de paylaşayım dedim...







Şimdi de DİPNOT:

* Cenk'in alıntıladığı ve gıyaben bana anlattığını dergiyi bulamadığımız için alıntı bölümünde yazamadık. 

* Yazıda bahsi geçen Aksi İhtiyar radyo programını dinlemek isterseniz :

https://archive.org/details/aptul-3


Bu da SONDİPNOT:

* Yazıyı birirdim ve yayınladım ama yarım saat sonra aklıma geleni de yazayım dedim. Şimdi bu bar tekrar açılıp butik bir Özdemir Asaf Müzesi yapılsa nasıl olur derim. 



8 Şubat 2022 Salı

Aksi İhtiyar Radyo Programı Şubat 2022 Çalma Listesi


 

Aksi İhtiyar Radyo Programı 3 Playlist

Şubat 2022 Çalma Listesi

(Kooperatif)

1. Oh Well - Deep Purple 

2. War Child - Jethro Tull

3. Ace Of Winds - Steve Hackett

4. Catherine Of Aragon - Rick Wakeman

5. Heart Of Sunrise - Yes

6. Shine On You Crazy Diamond - Pink Floyd

7 . Leafy Meadows - John Paul Jones

8. Kayleigh - Marillion


AKSİ İHTİYAR bir KOOPERATİF yapımıdır.

Şubat 2022 programını alttaki linkten dinleyebilirsiniz:

https://archive.org/details/aptul-3


7 Şubat 2022 Pazartesi

Aksi İhtiyar Radyo Programı 3 yayında



Aksi İhtiyar radyo programı internette 3. yayınına da adım attı. 7 Şubat 2022 tarihinde podcast marifetiyle yayına giren programı istediğiniz zaman dinleyebileceksiniz. Bu arada Aksi İhtiyar podcast olsa da bir radyo programı... radyo istasyonu da Kooperatif yani aziz dostum Cenk Akyol'un alameti farikası. 

Cenk sadece Kooperatif'i bir büyük yayın platformuna dönüştürmekle kalmamış ve her program için de tek tek tanıtım hazırlamayı ihmal etmemiş. Tabi ki benim Aksi İhtiyar ( programın isim babası da odur) programı için de hem İngilizce hem de Türkçe tanıtım yazısı hazırlamış. O zaman yeni programın tanıtımı için sözü ona bırakalım:

 Old grumpy gets used to idea of podcast. Child of radio days, today's grandpa Aptulika (Aptulkadir Elçioğlu) is adapted himself easily to modern times' broadcast. This week he serves British rock from 70s with his tasty geordie accent 😉 The playlist's surprise his memoir with poet Özdemir Asaf and his cloak. If we mentioned about an cloak another old grumpy comes to minds immediately huh? Check Aptul's illustration below 

Cloak brotherhood from cold waters' of Bosphorus to Atlantic shores 👇

https://archive.org/details/aptul-3




Aksi İhtiyar podcast fikrine alışıyor

Radyo zamanlarının çocuğu, günümüzün aksi ihtiyarı asri zamanların yayıncılığına hemen adapte oldu. Aptulika tamamıyla İngiliz müzisyenlerden oluşan bu haftaki programda nefis geordie aksanıyla kulaklarımızın pasını alıyor. Bu arada programın sürprizi Özdemir Asaf ve pelerini 

Şayet pelerinden bahis açılırsa tabi ki bir başka aksi ihtiyar da hemen aklımıza düşer. Aşağıdaki resimde bize göz kırpan 😉

Boğaziçi'nin soğuk sularından Atlantik kıyılarına pelerin kardeşliği 👇

https://archive.org/details/aptul-3

Ak sakallımız, nur yüzlümüz program ile ilgili istek, öneri ve görüşlerinizi bluesperisan@gmail.com adresine bekliyor.


Cenk anlatımıyla Aksi İhtiyar radyo programının üçüncüsünün muhtevası bu şekilde... Umarım beğenirsiniz. Bir sonraki paylaşımda programın playlisti'ni de yazacağım. Ancak Cenk'in de dedği gibi program hakkında görüşlerinizi blogdaki yorum bölümüne yazarsanız ya da bluesperisan@gmail.com adresine mail atarsanız bendenizi bahtiyar eresiniz. 

Selamlarımla ve bir başka programda (Mart) buluşmak üzere. 

APTULİKA



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...