UFO grubunun 1968'deki kuruluşundan beri vokalisti olan Phil Moog, konser turnesi devam ederken, kalp krizi geçirdi. 74 yaşındaki sanatçı, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, doktorların "yeni bir kalp krizi geçirmek istemiyorsan, konserleri bırakman gerekir." dediklerini söyledi.
Böylece UFO'nun Ekim konserleri resmen iptal edildi. Grup elemanları iptal edilen konserlerin 2023'e ertelenip ertelenmeyeceğinin belli olmadığını ve Phil'in tamamen iyileşmesini bekleyeceklerini söylediler.
2019'da başlayan bir veda turunun sonuna yaklaşan UFO, gelecek ay Yunanistan'ın Atina kentinde konser verecekti.
Phil Mogg ile davulcu Andy Parker grubun orijinal kadrosundan kalan elemandı. Gitarist Michael Schenker 2003'te gruptan ayrılmıştı, kurucu kadrodan basçı Pete Way ise 2020'de hayata veda etmişti.
1968 yılında Londra'da kurulmuş İngiliz rock grubu UFO, hard rock'tan heavy metal'e uzanan sürecin NWBOHM (New Wave British Of Heavy Metal) 'e geçisini sağlayan gruptu.
Alman harikası diyebileceğim Michael Schenker, gitar konusunda rock ve metalin en usta isimlerinden biri. Çok küçük yaşlarda Scorpions'ta abisi Rudolf ile başladığı müzikal kariyeri bir İngiliz harikası olan UFO'da devam edecekti. UFO ile unutulmaz işlere imza atan Michael Schenker daha sonra solo çalışmaları ve en nihayetinde de Michael Schenker Group olarak devam etti.
MSG olarak yaptığı çalışmalardan benim için en unutulmazı 1989 tarihli McAuley Schenker Group ismiyle yaptığı "Save Yourself" albümüdür. Tabi bu çalışma Robin McAuley'in muhteşem vokaliyle yapılan ve MSG isimli grubu McAuley S.G. haline getiren bir albümdü. Onun dışında da severek dinlediğim MSG albümleri olmuştu ama o eski tadı onlarda bir türlü bulamayacaktım.
Eski tadı bulamıyorum dedim demesine ama itiraf etmem gerekirse daha sonrasında çıkan albümleri öyle hakkını verecek şekilde de dinlememişimdir hani; şöyle kabasından bir dinleyip geçmişimdir. Sözün özü yeni çıkan MSG albümü "Universal"ı gördüğümde hemen alıp dinlemeye koyulacaktım. Bu arada albümün çıkalı neredeyse bir ayı geçti hani. O gün bugün yazarım derken bekleye bekleye ancak şimdi yazabiliyorum. Böyle de olunca albümü haftalardır dinliyor oldum. İlk olarak yazmaya karar verdiğim tarih Haziran ayının dördüydü ve o zaman albüm için eleştirel bir bakışım hakimdi, hatta gitar virtüözitesine ağırlık verildiğine kanaat getirip, albümün beste kalitesinin yitttiğini bile düşünmüştüm. Oysa şimdi bu kadar uzun bir ara geçip, albümü bunca dinlediğimde sevecek çok şey bulduğumu gördüm. O söz konusu eleştirilerimi de göz ardı etmeden albümü analiz etmeye çalışacağım.
Michael Schenker Group'un "Universal" albümünde beni ilk çeken şey vokallerde Ronnie Romero'nun yer alıyor olmasıydı. Bu vokali ilk kez Richie Blackmore'un Rainbow'unda dinlemiştim. Yer yer Dio yer yer de geleneksel Rainbow vokalini bünyesinde toplayan bu genç vokalisti görünce umudum artmıştı ama bu birliktelik devam etmeyecekti. Blackmore'un aksi ihtiyarlığının bunda payı var mıdır bilinmez ama Romero'nun sesi rock dinleyicisinden de (benim gördüğüm kadarıyla) hak ettiği değeri bulamamıştı. Ancak bu güçlü sesi duyan rock müzisyenleri onu bir çok projede çağıracaklardı ve bu seferde bu ses imaj olarak sıradanlaşacaktı. Sıradanlaşma sözcüğü biraz ağır oldu galiba ama olur olmaz projelerde yer ala ala daha tazeliğini yaşayamadan tohuma kaçmış gibi görülecekti. Çağımız böyle bir şey, artık eskisi gibi uzun uzun ve detaylı dinleyen bir rock dinleyicisi yok gibi. Bunların dışında da Ronnie Romero'nun bir başka talihsizliği de vakti zamanında Blaze Bayley'in Iron Maiden ekolünü takip eden başarılı bir vokal olmasına rağmen Iron Maiden'a girmesiyle her şeyin bitmesi gibiydi. Romero da yedek kulübesinde bekleyen bir futbolcuyu andırıyordu. İşte bu düşüncelerle Romero ismini bu albümde görünce açıkcası eyvah dedim. Albümün tüm ağırlığında yerini alsa da Romero gene de konuk bir elemandı. Oysa albüme çok şey kattığını söyleyebilirim.
Albümde yer alan diğer bir konuk da Helloween'in vokalisti Michael Kiske. Bu katılımla da Michael Schenker Group'un bir anda Helloween' yörüngesine girdiğini söyleyebilirim. Bu da albümle ilgili eleştirilerimden biriydi; hani Schenker gitarıyla maharetlerini dökmeye kafaya takmışken vokale geçen kendi başına rotayı değiştiyordu. İlk dinlemelerimde böyle ağır bir tenkitte bulunacaktım ama onca dinlemeden sonra bu yargımın çok ağır olduğunu düşündümse de Kiske'nin konuk olduğu "A King Has Gone" şarkısı kelimenin tam anlamıyla Helloween parçası gibi... yani Kiske markası her şeyi bir anda değiştirebiliyor.
Albüme ismini veren "Universal" parçasında, Romero'nun MSG vokalisti Gary Barden ile birlikte düet yapması harika bir yorumun ortaya çıkmasına sebep olmuş. Bu parçada Schenker'ın gitarının tadını da fazlasıyla alıyoruz.
Michael Schenker Group'un son albümü "Universal" şimdiden 1989 tarihli "Save Yourself"in yanına yerleşerek beğeni tahtıma oturdu. O albümü seviyor olmamın nedeni vokalde yer alan Robin McAuley'di. Şimdiki albümde ise vokalde yer alan Ronnie Romero ( o da konuk olarak)'nun olması değildi, çünkü bu elemanı daha önceden de biliyordum. Öyle ki bir grupta yer alarak mayayı tutturmasını çok istiyordum. Bu sefer oldu mu? Açıkcası emin değilim ama güzel bir birleşim olmuş ama ötesi ne olur bilemiyorum. Umut deyip, önümüzdeki maçlara bakacağız.
Bu albümü 1989'daki "Save Yourself" kadar çok ve uzun süre dinleyebilir miyim bilemem ama bu buluşma 80'lerin heavy havasını fena halde yakalamışsa da Schenker'ın UFO zamanlarından da bir şeyler bulabilseydik diyor insan. Sözün özü bu albüme kayıtsız kalmayın derim.
Albümle ilgili yazacaklarım bundan ibaret ama bir sonraki yazımda albümün kapağı ile ilgili bir kaç kelam da etmek isterim. Bekleyin bakalım.
UFO'nun eski gitaristi Paul “Tonka” Chapman dün (9 Haziran 2020) hayata veda etti . Chapman 66 yaşındaydı ve doğum gününde yaşamını yitirdi. Galler doğumlu müzisyen 1968'den ölümüne kadar müzik hayatını sürdürdü. 1971'de İngiliz grubu Skid Row'da Gary Moore'un yerini alarak profesyonel kariyerine adım atan sanatçı, 1974'te UFO'ya katıldı. Ancak bir yıl sonra kişisel farklılıklar nedeniyle ayrıldı ve bunun yerine Lone Star'ı kurdu. 1978'de yeniden UFO kadrosuna geçen Chapman, 1983'teki bölünmeden önce dört albümde çalıştı – No Place to Run, The Wild, The Willing and the Innocent, Mechanix ve Making Contact –
Paul Raymond'ın ölümünün ardından UFO, 50'nci yıldönümü için yapılan "Last Orders Tour"una devam edip edemeyeceği konuşuluyordu. Grup yaptığı açıklamada turneye Neil Carter ile devam edeceklerini duyurdu.
Paul Raymond, UFO’nun konserinden sonra 13 Nisan’da kalp krizinden hayata veda etmişti. UFO veda turnesine Neil Carter ile devam edeceğini duyurdu. Seksenlerin başında grupla üç yıl boyunca çalışan ve üç stüdyo albümüne katkıda bulunan Neil Carter, kalan gösteriler için klavye, gitar ve vokal görevlerinde UFO'ya yeniden katılacak. UFO'nun tam açıklaması şöyle: “13 Nisan 2019'da, UFO ailesi grup arkadaşımız Paul Raymond'ın kalp krizinden öldüğü haberi verdi. İngiltere'de “Last Orders Tour” nun ilk ayağını bitirdiğimizden bu yana sadece bir hafta olmuştu. Kaybının yasını tutarken, ne yazık ki grupla ne yapacağımızın gerçeğiyle de yüzleşmek zorunda kaldık. Tura devam etmemizin doğru yol olduğunu düşünüyoruz. Hepimiz biliyoruz ki, Paul bizim yapmamızı isterdi. Bu nedenle, arkadaşımız ve eski grup arkadaşımız Neil Carter'ın bize tekrar katılmayı kabul ettiğini ve turun geri kalanında klavyeleri / gitar ve vokal görevini devraldığından dolayı mutluluk duyuyoruz. Neil, 1981 ve 1983 yılları arasında ailenin bir parçasıydı; “The Wild, The Willing And The Innocent”, “Mechanix” ve “Making Contact”albümlerinde çalmıştı." Avrupa ayağı 7 Haziran Cuma günü Almanya'nın Hannover kentinde bulunan Musik Zentrum'da açılıyor ve aynı zamanda İsveç, Hollanda, İspanya, İsviçre, Belçika ve bir dizi başka konserler de Ağustos ayının başında olacak. 9 Ekim'de San Francisco Great American Music Hall 'da turnenin ABD ayağına başlayacaklar. 19 konserin sonunda da UFO grubu müzik hayatını noktalayacak.
Savoy Brown ve Michael Schenker Group’ta da görev yapan UFO’nun klavyecisi ve gitaristi Paul Raymond, 73 yaşında hayata veda etti. Raymond, UFO grubunun Veda Turnesi'nin Avrupa ayağının bitmesinden birkaç gün sonra öldü. 13 Nisan 2019, Cumartesi gecesi ölen Paul Raymond'un eşi Sandra, bu sabah haberi Facebook sayfasından şöyle duyurdu: “Paul'ü tanıyanlara ve tüm hayranlarına merhaba! Ben, Paul'un hayat arkadaşı Sandra. Çaresiz ve kırılmış bir kalple, gözyaşları ve acılar içinde, size söylemeliyim ki en güzel ve sevgili sevgilim Paul Raymond bugün vefat etti. Kalp krizinden onu kaybettik. Son birkaç haftadır İngiltere ve İrlanda'da UFO'yla konserlere çıkmaktan çok mutluydu ve Turnenin Amerika konserlerini de dört gözle bekliyordu."
Eşi Sandra'nın çektiği en son fotoğrafı
Bu haftanın başlarında çekilmiş, Almanya'daki evlerine dönmeden önce turun son konserinin ardından kaldıkları otelde çekilmiş fotoğrafı da yayınlayan Sandra Raymond, "Onu her zaman seveceğim ve umarım onu diğer tarafta görene kadar huzur içinde yatacağını umuyorum. Seni çok seviyorum Paul" sözleriyle paylaşımını tamamladı.
“Bu veda kararı uzun zamandır vardı, UFO'nun 2016'daki turnesinin sonunda istifa etmeyi bile düşündüm. Bu sözden nefret ettiğim için buna bir veda turu demek istemiyorum, ancak gelecek yılki konserlerle emekliye ayrılıyorum.”
Phil Mogg
Rock tarihinin en önenli hard rock, heavy metal gruplarından UFO kuruluşunun ellinci yılını tamamladı. Grup 50. yıldönümünü kutlamak için ABD'de konser turnesi yapmayı planlıyor. Bu aynı zamanda UFO'nun da son konserleri olacak. Bu yılın sonbaharında başlayacak olan turnenin ilk 10 konserinin tarihleri iki gün önce açıklandı ama bu 10 konserin ardından diğerleri de gelecekmiş. UFO'nun veda turnesi 10 Ekim'de Kaliforniya'daki Grove'da başlıyor ve 2 Kasım'da Uncasville, Conn .'deki Mohegan Sun Casino'da da son buluyor. İlk iki geceki konserde Blue Oyster Cult grubu da açılışı yapacakmış.
UFO'nun geçen yıl biten turnesinden sonra efsane topluluğun dağılacağına yönelik söylentiler ortalığa yayılmıştı. UFO'nun klasik kadrosundan kalan tek eleman olan Phil Mogg, bir ik ay önce Facebook'tan yaptığı açıklamada bu turun sona ermesinden sonra emekli olduğunu söylemişti. İki gün önce yapılan bir basın açıklanmasıyla da bu haber tam anlamıyla resmiyet kazanmış oldu. Grubun kurucusu ve şarkıcı olan Phil Mogg, “Bu veda kararı uzun zamandır vardı, UFO'nun 2016'daki turnesinin sonunda istifa etmeyi bile düşündüm. Bu sözden nefret ettiğim için buna bir veda turu demek istemiyorum, ancak gelecek yılki konserlerle emekliye ayrılıyorum.” diye durumu özetleyecekti. 2019 yılının UFO’nun kuruluşunun 50. yıldönümünü olduğunu belirten Mogg, “Zamanlama bana doğru geliyor. Hem 50. yıl için anlamlı bir turne hem de final olacak. ABD'den sonra İngiltere’de de son kez buluşacağımız konserler olacak. Grubun güçlü bir bağlantısı olan seçilmiş diğer şehirlerde de bazı gösteriler düzenleyeceğiz. Bu uzun bir tur olmayacak. Yolda olmak her zaman çok rahat ve konforlu değil ve konser vermek eskisi kadar harika olsa da, etrafını saran şeyler çok yorucu geliyor. Bırakmak için yerinde ve doğru bir zaman. ” dedikten sonra ise sözlerini şöyle tamamlayacaktı, "Bu durum için belki de kullanılacak en iyi kelime 'acı tatlı' olsa gerek. Ama UFO'dan ayrılmak için artık zamanım geldi ve bundan sonra geriye kalan tek şey harika bir tur attığımızdan emin olmak. ”
UFO 'nun veda turnesinin ABD'de belirlenen konser tarihleri ise şöyle sıralanıyor:
10 Ekim - Anaheim, CA @ The Grove
11 Ekim - Las Vegas, NV @ Blues Home
24 Ekim - Wabash, IN @ Honeywell Centre
25 Ekim - St. Charles, IL @ Arcada Tiyatrosu
26 Ekim - St. Charles, IL @ Arcada Tiyatrosu
27 Ekim - Chesterfield, MI @ Diesel
30 Ekim - New York, NY @ Sony Hall
31 Ekim - Staten Island, NY @ St George Tiyatrosu
1 Kasım - Jim Thorpe, PA @ Penn Hill
2 Kasım - Uncasville, CT @ Wolf'un Den @ Mohegan Sun
Gibson'ın 'Flying V' gitarı bundan 60 yıl önce piyasaya çıkmıştı. 7 Ocak 1958'de patenti alınan bu gitarın yarım yüzyılı aşan macerasına buyrun... 1956 yılında Gibson firmasının yönetim kurulu başkanı Ted Mc Carty, rakip firma Fender'in yeni çıkardığı Stratocaster modeline rekabet edecek bir gitar tasarlanması kararı alır. Böylece çalışmalar başlar ve bir yıl sonra 'Flying V' tasarımı ortaya çıkacaktı. Bu yeni gitar modeli tamamlanarak, 7 Ocak 1958 tarihininde de patenti alınacaktı.
1958'de Indianapolıs'de Amos Arthur'un müzik mağazasında ilk satışa çıktığı günlerde. Amos Arthur, büyük bir heyecanla bizzat kendisi poz vermiş.
Gibson 'Flying V' yi genelde hard rock ve heavy metal gitaristlerinden hatırlasak da bu gitarı ilk kullanan bluesçılar olmuştu. Bu gitar modeli ilk olarak blues ustası Albert King tarafından kullanılmıştır. Ağzında piposu King'in ne kadar değişmeziyse bu gitarı da ölene dek elinden bırakmamıştır. Bu gitar modeli Albert King ile özdeşleşmişti ama uzun yıllar pek rağbet edilmeyecekti. 'Flying V' çıkışından 7 yıl sonra Kinks grubunun gitaristi Dave Davies'in elinde görülecekti. Bu da Davies'in seçiminden değil, mecburiyetten olacaktı. ABD turnesine giden Kinks grubu havaalanında gitarını kaybedince, konsere alel acele bulunan 'Flying V' gitarla çıkmak zorunda kalacaktı.
Albert King
Böylece rock müzisyenlerinin dikkatini çeken 'Flying V'yi 1966 yılında Rolling Stones'ın gitaristi Keith Richards, efsanevi Hyde Park konserinde kullanacaktı. Yavaş yavaş rağbet edilen gitarı 1969 yılında ise Jimi Hendrix'te görecektik.
1970/li yıllarda 'Flying V' gitarı, UFO, Marc Bolan of T.Rex, Bad Company gruplarının vazgeçilmezi haline gelecekti.
'Flying V'nin en çok rağbet gördüğü yıllar 80'ler olacaktı. Dönemin hard'n heavy gitaristlerinin gözdesi olan modeli Scorpions, Judas Priest, Sex Pistols gibi gruplar başta olmak üzere bol bol görecektik. Daha sonra gelen thrash metal tarzında da talep edilen bu modeli Metallica'nın ilk yıllarında James Hetfield ve Kirk Hammett da kullanacaktı.