Geçtiğimiz ay Judas Priest'in en sevilen albüm ve parçalarını sizin oylarınızla belirlemiştik. Şimdi de Scorpions üzerine anketimize devam ediyoruz.
23 ve 25 Mayıs tarihlerinde ülkemize gelip, konser verecek olan Scorpions'un en sevdiğiniz albümü ve parçasını bize gönderin, sizin oylarınızla anketimizi belirleyelim.
En sevdiğiniz Scorpions albümü ve parçasını yazarak, Blues Perişan blog'daki yorum bölümüne yazabilirsiniz.
Ya da,
bluesperisan@gmail.com
adresine mail olarak yazabilirsiniz.
29 Şubat 2024 Perşembe
En Sevdiğiniz SCORPIONS Albümü ve Parçası Anketi Başlıyor!
6 Temmuz 2022 Çarşamba
Michael Schenker'ın yeni albümünde vokalde Ronnie Romero
Alman harikası diyebileceğim Michael Schenker, gitar konusunda rock ve metalin en usta isimlerinden biri. Çok küçük yaşlarda Scorpions'ta abisi Rudolf ile başladığı müzikal kariyeri bir İngiliz harikası olan UFO'da devam edecekti. UFO ile unutulmaz işlere imza atan Michael Schenker daha sonra solo çalışmaları ve en nihayetinde de Michael Schenker Group olarak devam etti.
MSG olarak yaptığı çalışmalardan benim için en unutulmazı 1989 tarihli McAuley Schenker Group ismiyle yaptığı "Save Yourself" albümüdür. Tabi bu çalışma Robin McAuley'in muhteşem vokaliyle yapılan ve MSG isimli grubu McAuley S.G. haline getiren bir albümdü. Onun dışında da severek dinlediğim MSG albümleri olmuştu ama o eski tadı onlarda bir türlü bulamayacaktım.
Eski tadı bulamıyorum dedim demesine ama itiraf etmem gerekirse daha sonrasında çıkan albümleri öyle hakkını verecek şekilde de dinlememişimdir hani; şöyle kabasından bir dinleyip geçmişimdir. Sözün özü yeni çıkan MSG albümü "Universal"ı gördüğümde hemen alıp dinlemeye koyulacaktım. Bu arada albümün çıkalı neredeyse bir ayı geçti hani. O gün bugün yazarım derken bekleye bekleye ancak şimdi yazabiliyorum. Böyle de olunca albümü haftalardır dinliyor oldum. İlk olarak yazmaya karar verdiğim tarih Haziran ayının dördüydü ve o zaman albüm için eleştirel bir bakışım hakimdi, hatta gitar virtüözitesine ağırlık verildiğine kanaat getirip, albümün beste kalitesinin yitttiğini bile düşünmüştüm. Oysa şimdi bu kadar uzun bir ara geçip, albümü bunca dinlediğimde sevecek çok şey bulduğumu gördüm. O söz konusu eleştirilerimi de göz ardı etmeden albümü analiz etmeye çalışacağım.
Michael Schenker Group'un "Universal" albümünde beni ilk çeken şey vokallerde Ronnie Romero'nun yer alıyor olmasıydı. Bu vokali ilk kez Richie Blackmore'un Rainbow'unda dinlemiştim. Yer yer Dio yer yer de geleneksel Rainbow vokalini bünyesinde toplayan bu genç vokalisti görünce umudum artmıştı ama bu birliktelik devam etmeyecekti. Blackmore'un aksi ihtiyarlığının bunda payı var mıdır bilinmez ama Romero'nun sesi rock dinleyicisinden de (benim gördüğüm kadarıyla) hak ettiği değeri bulamamıştı. Ancak bu güçlü sesi duyan rock müzisyenleri onu bir çok projede çağıracaklardı ve bu seferde bu ses imaj olarak sıradanlaşacaktı. Sıradanlaşma sözcüğü biraz ağır oldu galiba ama olur olmaz projelerde yer ala ala daha tazeliğini yaşayamadan tohuma kaçmış gibi görülecekti. Çağımız böyle bir şey, artık eskisi gibi uzun uzun ve detaylı dinleyen bir rock dinleyicisi yok gibi. Bunların dışında da Ronnie Romero'nun bir başka talihsizliği de vakti zamanında Blaze Bayley'in Iron Maiden ekolünü takip eden başarılı bir vokal olmasına rağmen Iron Maiden'a girmesiyle her şeyin bitmesi gibiydi. Romero da yedek kulübesinde bekleyen bir futbolcuyu andırıyordu. İşte bu düşüncelerle Romero ismini bu albümde görünce açıkcası eyvah dedim. Albümün tüm ağırlığında yerini alsa da Romero gene de konuk bir elemandı. Oysa albüme çok şey kattığını söyleyebilirim.
Albümde yer alan diğer bir konuk da Helloween'in vokalisti Michael Kiske. Bu katılımla da Michael Schenker Group'un bir anda Helloween' yörüngesine girdiğini söyleyebilirim. Bu da albümle ilgili eleştirilerimden biriydi; hani Schenker gitarıyla maharetlerini dökmeye kafaya takmışken vokale geçen kendi başına rotayı değiştiyordu. İlk dinlemelerimde böyle ağır bir tenkitte bulunacaktım ama onca dinlemeden sonra bu yargımın çok ağır olduğunu düşündümse de Kiske'nin konuk olduğu "A King Has Gone" şarkısı kelimenin tam anlamıyla Helloween parçası gibi... yani Kiske markası her şeyi bir anda değiştirebiliyor.
Albüme ismini veren "Universal" parçasında, Romero'nun MSG vokalisti Gary Barden ile birlikte düet yapması harika bir yorumun ortaya çıkmasına sebep olmuş. Bu parçada Schenker'ın gitarının tadını da fazlasıyla alıyoruz.
Michael Schenker Group'un son albümü "Universal" şimdiden 1989 tarihli "Save Yourself"in yanına yerleşerek beğeni tahtıma oturdu. O albümü seviyor olmamın nedeni vokalde yer alan Robin McAuley'di. Şimdiki albümde ise vokalde yer alan Ronnie Romero ( o da konuk olarak)'nun olması değildi, çünkü bu elemanı daha önceden de biliyordum. Öyle ki bir grupta yer alarak mayayı tutturmasını çok istiyordum. Bu sefer oldu mu? Açıkcası emin değilim ama güzel bir birleşim olmuş ama ötesi ne olur bilemiyorum. Umut deyip, önümüzdeki maçlara bakacağız.
Bu albümü 1989'daki "Save Yourself" kadar çok ve uzun süre dinleyebilir miyim bilemem ama bu buluşma 80'lerin heavy havasını fena halde yakalamışsa da Schenker'ın UFO zamanlarından da bir şeyler bulabilseydik diyor insan. Sözün özü bu albüme kayıtsız kalmayın derim.
Albümle ilgili yazacaklarım bundan ibaret ama bir sonraki yazımda albümün kapağı ile ilgili bir kaç kelam da etmek isterim. Bekleyin bakalım.
Aptulika
12 Nisan 2022 Salı
Scorpions, "Wind Of Change"i "Perestroyka" ediyor!
1990'ların başında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yıkılıp yerine kapitalist Rusya kurulunca bizim Scorpions da "Wind Of Change" adlı slow parçayı yapacaktı.
Bu günlerde Scorpions, "Wind Of Change" şarkısının sözlerini değiştireceğini açıkladı. Grup, Las Vegas'ta verdiği bir konserde bu düşüncesini vokalistleri Klaus Maine, "Bu şarkı barış için yapılmıştı ve bu gece, onu daha yüksek sesle söyleyeceğiz." dedikten sonra şarkıyı sözleri değiştirilmiş olarak okudu. Bu değiştirilmiş sözlerde Rusya ile ilgili bölümler çıkartılıyor ve böylece bu klasik parça ile Ukrayna halkına destek veriliyordu.
Ağustos 1989'da Rusya'da (Sovyetler) yapılan Moskova Müzik Barış Festivali'ne Batılı rock ve hard'n heavy grupları ilk kez gelip konser vermişlerdi. Lenin Stadyumu'nda yapılan ve 100.000 kişinin izlediği bu konserde Scorpions da yer almıştı. 1991 yılında Sovyetler değişerek kapitalist Rusya haline gelince sosyalist Doğu Almanya da Federal (Batı) Almanya ile birleşecekti. Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla birleşen bu deneyim, başlangıçta “Değişim Rüzgarı”na ilham verdi. İşte Scorpions da "Wind Of Change" isimli bu parçayı yapmıştı.
Scorpions'un vokalisti Klaus Maine, Vegas konseri öncesinde verdiği bir röportajda, "Wind of Change'i bunca yıldır çaldığımız şekilde çalmanın nasıl bir his olduğunu düşünüyordum. Şimdi korkunç bir savaş yaşanıyor. Rusya Ukrayna'ya saldırıyor, bu durumda bu parçayı, 'Follow the Moskva / Down to Gorky Park' gibi sözlerle söyleyip Rusya'yı romantikleştirmenin zamanı değil. Bu yüzden bu bölümü değiştirip, 'Now listen to my heart / It says Ukraine, waiting for the wind to change.' diye söyleyeceğiz." demişti.
Grup, 26 Mart'taki Las Vegas konserinde parçayı bu yeni sözlerle seslendirmişti. 16 Nisan'a kadar sürecek olan turne boyunca da "Wind Of Change" bu yeni sözleriyle seslendirilecek.
"Wind Of Change" ile ilgili Meine şunları söyleyecekti: "Bu şarkı, anlamı nedeniyle grubun tarihinde çok özel bir yeri var. Bu şarkıyı yazdığımda, o zamanlar Sovyetler Birliği'nde gördüklerimizden, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden, Berlin Duvarı'nın yıkılmasından çok etkilenmiştim. Bütün dünya, savaşlar ve bu farklılıklar tarafından ayrılmak yerine bir araya gelmenin güzelliğinin yaşandığı, barışçıl bir geleceğe bakıyorduk.”
Klaus Maine sözleri şöyle noktalayacaktı:
“Rusya'daki dinleyicilerimizle çok harika şeyler paylaştık ve harika anlar yaşadık. Onlarla duygusal bağlarımız da var. Ama bizim kızgınlığımız bu rejimle ilgili ve Rusya'da gerçeği bilmeyen bir sürü insan var. Bu sadece bir gerçek ve neler olup bittiğini görmek çok üzücü ve her geçen gün bu kadar çok insan ölüyor. Bu gerçekten üzücü."
Haber: Loudwire Nights ve Ultimateclassicrock.com
***
Scorpions'un "Wind Of Change"i yeni sözlerle seslendirdiği konserini aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.
(Videonun altında da ufak bir notum olacak.)
Parçaya yapıldığı tarihten bu yana hep gıcık olmuşumdur ama bu haliyle ve tabi barışa destek verdiği için heyecanlanmadım desem yalan olur.
Savaşa Hayır! demeliyiz hem de yüksek sesle.
Ben onu
- Savaşsız ve sömürüsüz bir dünya -
diye dillendiriyorum. Sömürünün olduğu bir dünyada savaşlar son bulmuyor... Artık bunu anlamalıyız. Yoksa şarkıların sözlerini yeniler ve günü kurtarırız.
APTULİKA
27 Şubat 2022 Pazar
Scorpions , "Rock Believer" ile gazı köklüyor!
Scorpions denilince akla ister istemez "Still Loving You" gelir... ya da hala gelir mi? Zira o parçanın versiyonlarından çok ekmek yediler; ben "Wind Of Changes"ten sonra defteri kapadım. Kinaye bir yana "Still Loving You" bir heavy başyapıtı olarak önemlidir ve ben çok severim. Biz eskiden "slow metal" derdik şimdi " metal balad" mı derler herneyse, o parça önemliydi. Hadi sözün özü Scorpions hem sert tınılı hard'n heavy'nin hem de yumuşak tınılı baladların alameti farikasıydı.
Neyse onların üzerinden yarım asrı aşan zaman geçti ama benim için grubun vazgeçilmezi Klaus Meine'nin akıl almaz ses rengidir, ikinci olarak da ona tam aksinden yaklaşan Rudolf Schenker'ın hayvani sert gitar fikirleri gelir ki bu iki devin birbirine karşı oluşturduğu tezat gibidir.
Benim Scorpions ile bağlantım yıllar önce kopmuştu. Belki de milat "Wind Of Changes" idi ama gene o parça da güzeldi. Ondan sonra her çıkan albümde bir define bulacak gibi atlasam da sonuç hüzün olacaktı ve ben de uzun yıllar önce bağı kopardım. Hele bir ara "Veda Turnesi" , "Veda Albümü" ayağına oyunlardan sonra selamı sabahı iyice kesiverdim hani. Geçen hafta bir yerlerde yeni Scorpions albümü haberini görünce, ilk önce burun kıvırsam da bir kulak vereyim dedim. Bu arada Klaus ustanın sesini özlemişim ve biraz takıldım. İlk parçaya kulak verdiğimde tamamen "Gaz" olan başlangıçla adeta Manowar'dan hallice bir ajite ile karşı karşıyaydım. Bu arada davul biraz dikkatimi çekti ve bir baktım Motorhead'in davulcusu Mickey Dee orada. Bu yılar süren ilgi kesikliğini bitirmek için iyi bir neden olabilirdi. Hemen takıldım tabi ki. Bu arada Mickey'in katılımı fena olmamış derim.
Öncelikle şöyle bir kadroyu yoklamaya alalım:
Klaus Meine – Vokal
Rudolf Schenker – Ritim gitar
Matthias Jabs – Solo gitar
Paweł Mąciwoda – Bas
Mikkey Dee – Davul
Albümün ismi "Rock Believer" ve hem isim hem kapak resmi Scorpions'a uyar nitelikte. 25 Şubat'ta çıkan bu albüm grubun ondokuzuncu stüdyo albümü. Albüm tam anlamıyla bir gaz ile başlıyor: "Gas In The Dark". Yetmişini aşmış Scorpions, ilk parçada , "Depoda daha fazla gaz olmalı" diyor ve daha hızlı ve sert çalmak için gaz pedelını köklüyor. Eh fena da olmuyor hani altmışlık ben dinlerken kafa sallıyor ve zıplıyorum (tabii bu evde oluyor, dışarda ağırdan alırım ona göre). Ardından gelen "Roots In My Boots" ile gaz pedalı gene kökleniyor ama bu sefer Mickey Dee'nin vitesi virajları rahat almamızı sağlıyor (bu yazıyı yazarken ben de şaşırdım, zira ömrü hayatımda bir araba kullanmışlığım yok, nasıl gider nasıl durur bilmem ama yazarken sanki direksiyona geçtim ve otobanda sürüyorum gibi). Üçüncü parça "Knock 'em Dead" de de gaz devam ediyor ama bu sefer nakaratlarla biraz yükü hafifletiyoruz ve tabii Matthias Aganın gitar solosu yolculuğumuzda etrafa güzel bir seyir atmamızı sağlıyor.Sonrasında albüme adını veren parça bir marş etkisiyle başlıyor ve arabadan inip geniş ovalar içinde ata biniyor ve dört nala gidiyoruz. Klaus Aganın sesi bizi biraz daha Scorpions ortamına çekiyor. "Peacemaker" ve "Hot and Gold" ile hız sınırında yolculuk sürerken diğer yanda "Seventh Sun" ile ufaktan nefesleniyoruz. "Shining Of Your Soul" gitarın helezonları arasında reggea ritmiyle Scorpionsvari bir valse başlıyoruz.
Albümde "When You Know" Where You Come From" u ayrıcalıklı olarak sevdim. Klaus Aganın sesini hala hissetmenin bahtiyarlığı bir de albümün sonuna yerleştirilmiş akustik versiyonla biraz daha barok etkide gelmiş. Olabilir adam tavlama için bir yöntem, ama ne yapalım işler böyle yürüyor.
Sizi bilemem ama ben bu albüme ve Scorpions'a tekrar ısındım bile. Adamların bu yaşa rağmen hala gazın pedalına böyle basmaları övgüye değer doğrusu. Bu arada hız yapıyorlar ama aptalca kaza yapmayacak kadar da iyi sürücüler... bunun adı da yılların deneyimi ve birikimi olsa gerek. Bu da ayrıca önemli. Ne yapalım ki Scorpions böle bişi!
Bu arada Mickey Dee davulda güzel akıyor. Sakin olun her şey yolunda.
Yazıyı grubun albümündeki "When You Know". şarkısının sözlerinden bir bölümle bitirelim: "Kendine karşı dürüst ol, bu senin hayatın"
APTULİKA



