metallica etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
metallica etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2023 Perşembe

Metallica'dan Lars Ulrich'in babası Torben Ulrich hayata veda etti.



Metallica'nın davulcusu Lars Ulrich'in babası Torben Ulrich , 95 yaşında hayata veda etti.

Babasını ölümünün ardından Lars, Instagram'da paylaştığı mesajında, ​​ “95 yıllık muhteşem bir yaşam, eşsiz deneyimler, tutku, sınırları zorlamak, statükoya meydan okumak, tenis, müzik, sanat, yazı…. ve biraz da Danimarka'nın karşıt tavrı, Sonsuza kadar teşekkür ederim! Seni seviyorum baba." diyerek anısına saygı sunacaktı.



1928'de Kopenhag'da doğan Torben, Danimarka'nın önemli tenisçilerinden biriydi.  İki defa Antwerp Uluslararası tekler şampiyonluğunu kazandı ve birkaç yılını Danimarka Davis Kupası takımının bir üyesi olarak geçirdi. Spor kariyerinin yanısıra Danimarka gazete ve dergilerinde yazılar yazarak müzik gazetecisi olarak kariyerine devam etti.

Müzisyenliği de olan baba Ulrich    klarnet ve saksafon başta olmak üzere bir çok enstrümanı da çalıyordu.    



27 Nisan 2023 Perşembe

Albümleri Artık Yapay Zeka mı Yapıyor? - 2

 


MASKELENMİŞ MİTOS


 

"Senin zorba ellerinde öldü o: ve şimdi, eski şatafatlı Herakles'in maymunu gibi yalnızca süslenmek için kullanmasını bilen ,  taklit edilmiş,  maskelenmiş  bir mitosa gerek duydun. Ve mitos nasıl sende öldüyse, müziğin dehası da sende öldü: Hırslı mücadelenle, müziğin tüm bahçelerini yağmalamak istediğinde, onu da taklit edilmiş, maskelenmiş bir müzik haline soktun... Senin kahramanlarının da yalnızca taklit edilmiş, maskelenmiş tutkuları var ve yalnızca taklit edilmiş, maskelenmiş sözler söylüyorlar."                                                                                        Friedrich NIETZSCHE.                                                     -Tragedyanın Doğuşu - 1872

 

 

Sporda ve bazı sanat dallarında yaş sınırlaması, ister istemez vardır. Mesela 50 yaşında balerin ya da balet göremezsiniz. Futbolda 40 yaşına kadar oynayan efsane kaleciler olmuştur ama daha ötesi pek olmaz. Ama gelin görünki, rock sahnesinde 60 yaşını aşmış olanlara genç gözüyle bakıyorlar. Bazı efsanevi grupların yaş ortalaması yetmişi aşıyor. Şimdi burada bir virgül koyup devam edelim.

Elbetteki futbol ya da başka spor dalları veya bale gibi sanat dalları vücut yapısıyla alakalı ama müzik öyle değil. 60 değil 100 yaşında bile yapılabiliyor. 86 yaşındaki Buddy Guy ve ile 90 yaşına bir kalan John Mayall hala üretiyor ve her yeni albümü benim açımdan heyecan yaratıyor. Bu arada Frank Zappa erken (53 yaşında) hayata veda etmeseydi, şu anda 83 yaşında ve hala harika işler üretiyor olacaktı. 

"Peki be adam... derdin ne!" dediğinizi duyar gibiyim. Derdim şudur: Altmışından sonra rock yapılır ama 20'li yaşlardaymış gibi yapılmaz. Ortalık saç boyasından ağır bir bataklık kütlesine döndü. O kadar çok simsiyah saç boyası harcanıyorki, bir gün sıcaktan eriyecek ve stadyuma yayılacak, millet belediye asfalt döktü sanacak. 

Geçen yıl eskilerin efsane glam (hair metal) grupları bir araya geldi ve turne yaptı. İyi güzel de o pörsümüş suratlara istediğin kadar boya sür yaşlı bir kokonadan farkın kalmıyor. Hele ki o gruplardan birinin elemanı mikrofondan cinsel bir vurguyla meydan okuması da akla ziyan bir komiklik içermiyor muydu? Herkes böyle mi, değil tabiki. O Van Halen konserlerinde solist olarak akrobatik hareketler yapan David Le Roth bembeyaz kısa saçlarıyla ağır abi olarak takılıyor. Adamım o akrobatik hareketleri yapmaya kalksa müzik endüstrisi kasa dolacak diye ne sevinirdi hani. Dinleyicilerde de durum farklı değil, onlar da "Vay adama bak müziğinden taviz vermiyor" derlerdi. Bir de şu taviz verme konusu var. Yahu 20 yaşındaki halini taklit etmek, taviz vermemek, sıkı takılmak diye geçiyorsa vay haline. Müzik endüstrisinin çarklarında öyle tavizler verildi ki...

Şu an bile AC/DC konsere geliyor dersek, herkes çığlık çığlığa kalır. Angus'un otuz yıl önceki performansını göstermesini beklerler. Yahu grubun kurucu gitaristi bundan on yıl önce demans oldu be. Vokalist Brian gene aynı zamanlarda sağır olma tehlikesine girdi. Nazareth'in vokalisti Dan McCafferty konser esnasında felç geçirecek ve müziği bırakacaktı. 

Dinleyici de bir garip hani. Konserlerde oturma yerleri olunca, "Rock konseri, oturarak izlenir mi?" der. Sanırsın göt, göbek olmuş (bir çoğu devasa şirketlerde CEO ya da yönetici) bu zatı muhteremler head bang, pogo yapacak! Bir de anlamam ki 1970'lerde Deep Purple hard rock'ın dibine vurduğu konserleri verirken millet salonlarda oturarak konseri izlerdi. 

Şimdi gene gelelim Metallica'ya... İlk dört albümle dikkatleri çeken gruba müzik endüstrisi el atacaktı. İlk iş olarak Kanadalı prodüktör Bob Rock bulundu. Eh hani adamın çalıştığı grupların her biri rock starlarıydı. Adam ilk geldiğinde "Metallica'nın asıl müzikal boyutu çıkmıyor" gibisinden bir laf attı ortaya. Oysa bugün Jon Zazula'nın ufacık şirketinde çıkan ilk dört albümün gücü yakalanamıyor. Neyse akla evvel Bob Rock grubun müziğinin sinir uçlarına fazla dokunmadan siyah kapaklı albümü yaparak işe başlayacaktı. Hakkını teslim edelim, bundan sonra Metallica dünyanın en tanınan ve bilinen grubu olacaktı. Bundan sonra albümler birbiri ardına geldi ama konserlerde gene o ilk dört albümden parçalar çalınacaktı. Sonra grubun bunalım dönemi başladı ve canlı yayınla bir belgesele bağlandı. Evet bir canavar yaratılmıştı ama kimse mutlu değildi, sadece kasa memnundu. Stadyumlar doluyor, albümler yok satıyordu ama... aması vardı. Sonra Bob Rock efendi, yeni bir yöntem deneyecek ve o ilk dört albümün izini sürmeye karar verecekti. İyi de o bu işi "gürültülü bir sound" olarak anladı ve "St Anger" çıktı. Sonuç gene fos. Sonra Bob efendi gitti yerine vakti zamanının Thrash gruplarının unutulmaz prodüktörü Rick Rubin bulundu, sonuç gene hüsrandı. Ve geldik bu son albüme...olmuyor olamıyordu. Metallica'yı yakalamanın yolu hep "en gürültülü", "en sert" albümü yapmak olarak algılandı. Oysa grup artık siyah dar pantolonları ile asi gençler değildi ki. Onlar artık parmak arası terlik ayağında Armani'den alışverişte.  

Dikkat ediyor musunuz bu geçen zamanda Metallica'nın yaptığı en keyifli çalışma ikinci "Garage Days" albümüydü. Çünkü orada özledikleri gençlik yıllarının coverlarını yapıyorlardı ve işte o zaman kendileri olabiliyorlardı. 60 yaşına gelmiş bu adamlara yirmili yaşlarındaki heyecanı taklit ettirmeye uğraşmak sevdanızdan o Frankeştayn en sonunda sizi ( burada "siz" ile kastedilen müzik sanayinin aklı evvelleri) de ısıracak. Halbuki her şeyi kendi haline bıraksanız olay hallolacak, korkmayın kasanız hemen boşalmaz.

APTULİKA

APNOT: Bu arada yıllar içinde olduğu gibi rock yapan iki figür olan Bryan Ferry ve Teoman'a saygılarla. 



26 Nisan 2023 Çarşamba

Albümleri Artık Yapay Zeka mı Yapıyor?

 


Size bir şey itiraf edeyim: Yaklaşık otuz yıldır her yeni çıkan Metallica albümünde umutlanırım. Bu 1992'den beridir iflah olmaz bir şekilde sürer gider. 2003'te çıkan "St. Anger"da öyle heyecanlanmıştım ki... Bir iki kere dinledikten sonra umudum yerle yeksan olmuştu. Sonrasında hiç bir iz kalmadığı gibi anlamsız bir soru işareti kalacaktı bana. 2008'de "Death Magnetic" ve 2016'daki "Hardwired..." albümleri de iki üç dinlemeden sonra kolonyanın uçup gitmesi gibi uçtu gitti. 

Bu yıl Metallica'nın yeni bir albüm yapacağını duyduğumda da ümitlendim. Şimdi çıkan 1972 Yazı albümünü de günlerdir dinliyorum... hatta kendime işkence edercesine baskı yaparak. Ama olmuyor, belki çok harika bir çalışma ama ben bir türlü o harika şeye giremiyorum. Bir ara yaşlandığımı ve thrash sounduna kulağım artık elvermediğini düşündüm ama geçen yıl çıkan Megadeth albümünü dinleyebilmiştim. Bu arada Overkill de fena değil ama 1972 yazını yaşamış biri olarak Metallica'nın son albümünün kapısı açıldığı anda kuru bir soğuk etkisi ile geriliyorum.

Yazımın başlığındaki gibi; Acaba bu albümü yapay zeka mı yaptı diyorum. 

Jethro Tull'ın başyapıtı "Thick As A Brick"in sözlerinde şöyle bir bölüm vardır:

"Bakın bir adam doğar ve biz...

...İçindeki çocuğu çekip alırız, sınava çeker

nasıl akıllı bir adam olacağını, öbürlerini

nasıl aldatacağını öğretiriz...."

Ian Anderson barış dönemini böyle anlatırken savaş dönemi için de şöyle der:

"Bak! Bir çocuk doğar ve biz

Onun savaşa hazır olduğunu bildiririz .

Omuzlarında sivilceler vardır, geceleri 

altına kaçırır. Biz onu adam ederiz.

Ticarete bulaştırıp, vurgunculuğa ve 

yağmurda nasıl şarkı söyleneceğini öğretiriz."


Metallica 1988 yılına kadar yaptığı dört albümle çok az kişinin bildiği bir gruptu. Ama sonrasında keşfedildi. Müzik sanayi ona el attı. Bütün olanakları açıverdi ama yetmez dedi biraz oraya şuraya ekler yapmak gerekir dedi. Sonrasında Bob Rock prodüktörlüğe geçti ve o meşhur 1991 tarihli siyah albüm geldi. Ondan sonra Metallica süper bir grup ama "Yükle", olmadı "Yeniden Yükle", ve bir dizi albüm ama hiç biri hatırlanmıyor. Varsa yoksa gene o ilk 4 artı 1 albüm. Peki o zaman bu müzik sanayi ne halt etti!

Bu arada itiraf etmeliyim ki o müzik sanayi de onlara kanca atmasıydı şimdi onları gene az bir kitle dinlerdi. Yani zalim ve salak bir dünya bizimkisi. Ne zaman akılanacağız bilinmez. 

Tekrar Metallica'nın "72 Seasons" albümüne dönelim. Hiç bir elemanı tanıyamıyorum. Parçaları yapay zeka üretmiş, bir makina da elemanları taklit ederek çalıyor gibi. Bu yazıyı okuyanlar bana kızacak ama demeden edemeyeceğim. Grupta bir tek Lars Ulrich'in davulu gerçek gibi. 

Bunca zamandan sonra artık Metallica'dan yeni albüm beklentimi kapıyorum. Sadece cover albüm yaparsa heyecanlanırım. Kendi adıma  o ilk dört albüm (Kill 'Em All, Ride the Lightning, Master of Puppets  ve ...And Justice for All)'ı koruma altına alırım ve çeker giderim.

Bu kapitalizm nasıl bir şey... öyle aç bir kurtki doymak bilmiyor müziğe de el atabiliyor yaşama da... hep daha fazla hep daha fazla... kasa hep dolsun. Sahneler büyüyor, her birimiz bir kum tanesiyiz. O her şeyi belirliyor. Müzik sanayi bir dev aygıt her. şeyi kesip biçiyor ve Dr. Frankeştayn'ın ürettiği amorf canavarlar çıkıyor. Yapacak bir şey var mı? Bilemiyorum, zira biz o kum taneleri de bundan mesut bahtiyarız. 


Siz bana kızmayın, bunlara bir delinin hatıra defteri olarak bakın. Keşke haksız olsaydım keşke.

Aptulika

Öneme haiz not: Bu yazıdan eskiye özlem duyduğumu çıkaranlar varsa yuh olsun derim. Yapay Zeka dedim diye yeniliğe ve gelişmeye karşı çıktığımı sanmayın ben yeni bir şeylere imkan tanıma yerine eskileri yaldızlayıp yeni gibi sunan, kasayı doldurmak için yeniye, keşfetmeye ve sürprize imkan bırakmayan sömürgenlerden illallah dedim... hala anlayamadınız mı!





1 Ocak 2023 Pazar

Spotify'da geçen yılın en çok dinleneni Metallica oldu.



 Metallica'nın 1991 yılında yaptığı "Enter Sandman" parçası Spotify'da 1 milyar kez dinlenerek, 2022'nin en çok dinlenen rock şarkısı oldu. 

Grubun kendi adını taşıyan beşinci albümünün (insanlar tarafından Siyah Albüm diye de tanımlanan) liste başı parçası olan 1991 yılı klasiği "Enter Sandman",  en çok dinlenen yapıt oldu.  

Metallica ayrıca 2022'nin en çok dinlenen metal grubu oldu ve   12 ayda toplam 1,6 milyar kez çalınarak 2021'deki toplam 1,3 milyar dinlenme rekorunu aştılar.  

(Haber: Metal Hammer magazine)


29 Kasım 2022 Salı

Metallica'ın devasa M72 dünya turnesi

 


Metallica'nın Nisan 2023 tarihinde çıkacak olan "72 Seasons" albümü ardından  2023-2024 arasını kapsayacak olan devasa bir dünya turnesi gelecek. Adını Metallica'nın yeni duyurulan 72 Seasons albümünden alan M72 turnesinin tarihleri aşağıda görülebilir: 

 

 Metallica M72 Dünya Turu 2023-2024


27 Nisan 2023 - Amsterdam, Hollanda @ Johan Cruijff Arena ( Architects ve Mammoth WVH ile)

29 Nisan 2023 - Amsterdam, Hollanda @ Johan Cruijff Arena (Five Finger Death Punch ve Ice Nine Kills ile)


17 Mayıs 2023 - Paris, Fransa @ Stade de France (FFDP ve Ice Nine Kills ile)

19 Mayıs 2023 - Paris, Fransa @ Stade de France ( Architects ve Mammoth ile WVH)


26 Mayıs 2023 - Hamburg, Almanya @ Volksparkstadion ( Architects & Mammoth WVH ile)

28 Mayıs 2023 - Hamburg, Almanya @ Volksparkstadion (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


16 Haziran 2023 - Göteborg, İsveç @ Ullevi Stadyumu (Volbeat ve Mammoth WVH ile)

18 Haziran 2023 - Göteborg, İsveç @ Ullevi Stadyumu (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


4 Ağustos 2023 - East Rutherford, NJ @ MetLife Stadyumu (Pantera ve Mammoth WVH ile)

6 Ağustos 2023 - East Rutherford, NJ @ MetLife Stadyumu (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


11 Ağustos 2023 - Montreal, Quebec @ Stade Olympique (Pantera ve Mammoth WVH ile)

13 Ağustos 2023 - Montreal, Quebec @ Stade Olympique (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


18 Ağustos 2023 - Arlington, Texas @ AT&T Stadyumu (Pantera ve Mammoth WVH ile)


20 Ağustos 2023 - Arlington,Teksas @ AT&T Stadyumu (FFDP ve Ice Nine Kills ile)

25 Ağustos 2023 - Inglewood, Kaliforniya @ SoFi Stadyumu (Pantera ve Mammoth WVH ile)

27 Ağustos 2023 - Inglewood, Kaliforniya @ SoFi Stadyumu (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


1 Eylül 2023 - Glendale, Arizona @ State Farm Stadyumu (Pantera ve Mammoth WVH ile)

3 Eylül 2023 - Glendale, Arizona @ State Farm Stadyumu (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


3 Kasım 2023 - St. Louis, Mo. @ The Dome at America's Center (Pantera ve Mammoth WVH ile)

5 Kasım 2023 - St. Louis, Mo. @ The Dome at America's Center (FFDP ve Ice ile birlikte) Dokuz Öldürme)


10 Kasım 2023 - Detroit, Mich. @ Ford Field (Pantera ve Mammoth WVH ile)

12 Kasım 2023 - Detroit, Mich. @ Ford Field (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


24 Mayıs 2024 - Münih, Almanya @ Olympiastadion ( Architects ve Mammoth WVH ile)

26 Mayıs 2024 - Münih, Almanya @ Olympiastadion (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


7 Haziran 2024 - Helsinki, Finlandiya @ Olimpiyat Stadyumu ( Architects & Mammoth WVH ile)

9 Haziran 2024 - Helsinki, Finlandiya @ Olimpiyat Stadı (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


14 Haziran 2024 - Kopenhag, Danimarka @ Parken Stadyumu ( Architects & Mammoth WVH ile)

16 Haziran 2024 - Kopenhag, Danimarka @ Parken Stadyumu (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


5 Temmuz 2024 - Varşova, Polonya @ PGE Narodowy ( Architects ve Mammoth WVH ile)

7 Temmuz 2024 - Varşova, Polonya @ PGE Narodowy (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


12 Temmuz 2024 - Madrid, İspanya @ Estadio Cívitas Metropolitano ( Architects ve Mammoth WVH ile)

14 Temmuz 2024 - Madrid, İspanya @ Estadio Cívitas Metropolitano (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


2 Ağustos 2024 - Foxborough, Mass. @ Gillette Stadyumu (Pantera ve Mammoth WVH ile)

4 Ağustos 2024 - Foxborough, Mass. @ Gillette Stadyumu (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


9 Ağustos 2024 - Chicago, Illinois @ Soldier Field (Pantera ve Mammoth WVH ile)

11 Ağustos 2024 - Chicago, Illinois @ Soldier Field (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


16 Ağustos 2024 - Minneapolis, Minn. - US Bank Stadyumu (Pantera ve Mammoth WVH ile)

18 Ağustos 2024 - Minneapolis, Minn. - US Bank Stadyumu (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


23 Ağustos 2024 - Edmonton, Alberta @ Commonwealth Stadyumu (Pantera ve Mammoth WVH ile)

25 Ağustos 2024 - Edmonton, Alberta @ Commonwealth Stadyumu (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


30 Ağustos 2024 - Seattle, Wash. @ Lumen Field (Pantera ve Mammoth WVH ile)


1 Eylül 2024 - Seattle, Wash. @ Lumen Field (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


20 Eylül 2024 - Mexico City, Meksika @ Foro Sol (Greta Van Fleet ve Mammoth WVH ile)

22 Eylül 2024 - Mexico City, Meksika @ Foro Sol (FFDP ve Ice Nine Kills ile)

27 Eylül 2024 - Mexico City, Meksika @ Foro Sol (Greta Van Fleet ve Mammoth WVH ile)

29 Eylül 2024 - Mexico City, Meksika @ Foro Sol (FFDP ve Ice Nine Kills ile)


 

Metallica'dan altı yıl sonra ilk yeni şarkı: "Lux Æterna"



Metallica'nın 2023 baharında çıkacak olan "72 Seasons" albümünde yer alan  "Lux Æterna"yı ilk tekli olarak yayınlandı .  Parçayı aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz.

  


 

Metallica'dan yeni albüm müjdesi: "72 Seasons"



Metallica , altı yıllık bir aradan sonra yeni bir stüdyo albümü çıkaracağını duyurdu. "72 Seasons" adını taşıyacak olan albüm,  14 Nisan 2023 tarihinde Blackened Recording etiketiyle piyasaya çıkacak. 

 Metallica'nın 2016 yayınlanan  "Hardwired ... to Self-Destruct" albümünden altı yıl sonra çıkacak olan "72 Seasons"un produktörlüğünü  James Hetfield, Lars Ulrich ve Greg Fieldman üstleniyor.   

 Grubun vokalisti ve gitaristi Hetfield, albümün konsept bir çalışma olduğunu belirtiyor. Grup 1972 yılının yaz aylarına yani çocukluk yıllarına gidiyor.   

Albümün çıkışından sonra Metallica,  72 Seasons'ı devasa M72 dünya turu ile konserllere başlayacak. Bu konserlerde açılış grubu olarak Pantera , Mammoth WVH  ve Greta Van Fleet gibi gruplarda değişimli olarak yer alacak. 


Metallica, '72 Seasons' albümü parça listesi ise şu şekilde:

1. "72 Seasons"

2. "Shadows Follow"


3. "Screaming Suicide"

4. "Sleepwalk My Life Away"

5. "You Must Burn!"

6. "Lux Æterna"

7. "Crown of Barbed Wire"

8. "Chasing Light"

9. "If Darkness Had a Son"

10. "Too Far Gone?"

11. "Room of Mirrors"

12. "Inamorata"


 

10 Ekim 2022 Pazartesi

Kirk Hammett, Journey konserine konuk olunca...



Geçtiğimiz Perşembe gecesi ( 6 Ekim 2022) Journey'in Hawaii konserinde inanılmaz bir sürpriz olacaktı. Journey tam "Wheel in the Sky" şarkısına gireceği sırada Neal Schon sahneye başka bir gitaristi konuk olarak çağıracaktı. Bu konuk gitarist Metallica'dan Kirk Hammett  idi ve  Journey'in "Wheel in the Sky" parçasını birlikte seslendireceklerdi. Sadece bununla kalsa iyi ara vermeden grup bu sefer de Metallica'nın "Enter Sandman"ini Hammett'in konukluğuyla yorumlayacaktı.   

 Konserden bir gün sonra Journey'in gitaristi Neal Schon, Cuma sabahı Twitter'da "Dün gece Hawaii'deki konserimizde Metallica'dan Kirk Hammett ile harika vakit geçirdim"diye duygularını paylaşacaktı .


 Aşağıdaki videodan Kirk Hammett'in katıldığı anı izleyebilirsiniz: 




 Bu Haberden Sonra Kısa bir Analiz.

Uzunca bir süredir Kirk Hammett'ın yeni bir şeyler yapmak istediğini tahmin ediyorum. Bu yılın başında çıkardığı solo albüm... Ve galiba şu sıralarda da yeni bir film müziği üzerine çalışıyor. Açıkcası yeni bir şeyler yapmak istiyor... Sadece o mu, açıkcası bende dinleyici olarak onu dinlemek istiyorum.

Kirk Hammett, bir iki ay önce verdiği bir röportajda, Metallica'nın uzun aralarla albüm yapmasından sıkıldığını ima etmişti. Gitaristin sadece üstteki haberde yer alan Journey konserine konuk olması değil, benim şimdi hatırladığım John Mayall anma konserinde de yer aldığı güzel örneklerden biridir.

Bir çok okuyucu ve dinleyici bana kızacak ama Metallica'nın ilk dört albümü ve "Garage Days"leri dışında bende heyecan uyandıracak bir yanı kalmadı. Konserler muhteşem ama bir şey eksik. Bu arada benim o eksik dediğim şey tamam olursa da grubun konserlerine giden sayısı o dört albümün yapıldığı yıllardaki kadar kalır. Yani kapitalizm böyle bir şey... Metallica bir dev organizasyon ve o devi oluşturan kahramanlar o dev çarkın içinde  dondurulmuş şekilde kalıyor. İşte Kirk Hammett bunlardan biri ve ilk ses vereni. Kimi zaman fısıltıyla kimi zamanda gitarına kapanıp sessiz çığlıklarıyla bunu seslendiriyor. 

Elbet Metallica büyük bir grup... Üstelik bir marka...Büyük bir sanayi adeta. Bu an bir konseri olsa stadyumun tıka basa dolması garantinin de ötesinde. Ama Kirk Hammett'in yetenekleri ve ilgilendiklerini yansıtabildiğine inanıyor musunuz?

Tamam sustum. Kimsenin hayalleriyle uğraşmak istemem ama be dostlarım, şu Kirk Hammett'a bakar mısınız? Adam Metallica'nın dev stadyum sahnesinin neredeyse onda biri kadar bir dinleyiciye çalmaktan ne kadar mutlu. Yahu Kirk neredeyse 19 yaşındaki bir genç kadar heyecanlı ve mutlu. Bu da mı gol değil, bu da mı ofsayt.  

Aptulika



1 Ekim 2022 Cumartesi

Country vokalisti Mickey Guyton'dan "Nothing Else Matters" yorumu



 Geçtiğimiz hafta sonu 24 Eylül 2022, Cumartesi gecesi New York'ta düzenlenen Global Citizen Festival'de “Nothing Else Matters”ı  sürpriz bir konukla seslendirdiler. Konserde bu parça çalınacağı zaman sahneye country sanatçısı  Mickey Guyton davet edilecekti.   

Global Citizen Festival'de  Mickey Guyton, Metallica'nın bu unutulmaz şarkısını  James Hetfield ile birlikte düet yaparak seslendirdi.   

Global Citizen, küresel liderleri ve şirketleri aşırı yoksulluğu sona erdirmek için milyarlarca taahhütte bulunmaya teşvik etmeye kendini adamıştır. 2022 festivali, iklim krizi ve gıda kıtlığıyla mücadele etmenin yanı sıra misyonunun bir parçası   kadınları güçlendirmeye odaklandı. Bu yıl onuncusu yapılan Küresel Vatandaş Festivali, New York City'deki Central Park'ta ve Gana, Accra'daki Black Star Meydanı'nda düzenlendi. 

Aşağıdaki videoda 24 Eylül 2022'de New York'ta düzenlenen Global Citizen Festival'de “Nothing Else Matters”ı  country sanatçısı  Mickey Guyton vokaliyle izleyebilirsiniz.




27 Eylül 2022 Salı

Metallica'yı ilk keşfeden çift: Jon ve Marsha Zazula

Foto (Photo Credit) : Mark Weisss

Jon Zazula, 1982 kışında  bit pazarında tezgahının başında çalışırken,  yeni bir grup underground olarak kaydedilmiş  demolarını ona getirecekti. Bu demo kaseti getiren grubun adı Metallica'ydı ve onları o  ana kadar kimse ciddiye bile almamıştı. Bu demoyu dinleyen Zazula, onların müziğini tüm dünyaya duyurmak gibi (o zaman bir çok arkadaşına göre"akla ziyan") bir karar alır. 


Foto (Photo Credit) : Richard Likong


Başlıkta  "Metallica'yı ilk keşfeden çift" dedik ama Zazulalar denilince,  Anthrax, Testament,  Raven, Overkill gibi thrash gruplarının ilk kez sesini duyuran kişiler akla gelir. Onlar thrash gibi yeni bir türe imkan açmakla kalmadı, Warren Haynes gibi uzun doğaçlama (Jam Sessions) lara meraklı bir rockçının ilk solo albümüne  de imkan tanıdılar. Şimdi herkesin meraklısı olduğu Rap Metal'i o 1984'te şaka yollu bir şekilde ilk kez Jon Zazula icat edecekti.  Bu arada funk metal'i de unutmayalım...

Foto (Photo Credit) : Mike Ruswuk
en arkadaki Jon Zazula


Jon Zazula'nın New York sokaklarında başlayan hayatı Wall Street'te iş dünyasıyla keşişecekti. Borsa, para hareketlerinin kontrolü, kapitalizmin göbeğinde yükselme hayalleriyle bezeli bu beyaz yakalı dünya onun ilgisini çekmiyordu. O hayallerinin peşine takılacak ve bu gökdelenler, plazalarla donanmış dünyayı terk edip, bit pazarına bir tezgah kurup, plakların dünyasına gidecekti. Sonra iç güveysinden hallice bir plakçı ve underground piyasanın izini süren  Megaforce isimli bir plak şirketi kurarak yeni türlere ve gruplara fırsat imkanı olacaktı. Kimine göre masal gibi, kiminin de akıl karı değil, bu filmlerde olur" diyerek kestirip atacağı bir seçim yani hayat... İşte size  Jonny Zazula!

Karısı Marsha ile birlikte Jon Zazula, New Jersey'deki bir bit pazarından Megaforce Records'u kurdukları süreçte Heavy Metal'in kapsamını genişleterek, en önemli albümlerin yayınlanmasına vesile olan iki insan ve rock adına oluşturdukları "Altın Çağ"ın mimarları.   

Jon Zazula, 1982 kışında  bit pazarında tezgahının başında çalışırken,  yeni bir grup underground olarak kaydedilmiş  demolarını ona getirecekti. Bu demo kaseti getiren grubun adı Metallica'ydı ve onları o  ana kadar kimse ciddiye bile almamıştı. Bu demoyu dinleyen Zazula, onların müziğini tüm dünyaya duyurmak gibi (o zaman bir çok arkadaşına göre"akla ziyan") bir karar alır.  Jon ve Marsha, 1983'te Megaforce Records'u kuracaktır ve ilk iş olarak da bu gençlerin yani Metallica'nın ilk albümü  "Kill 'Em All"ı kaydedecekti. Bu albümün çıkışı Megaforce için bir başlangıç oldu. Ardından  Anthrax, Testament, Raven, Overkill, Exciter,  King's X,  Mindfunk albümleri gelecekti. 


Foto (Photo Credit) : Bob Nalbandian

Zazula ailesi bir dönemin "Altın Çağı"nı oluşturacaklardı ve inanıp çıkardıkları gruplar dünya çapında isimler haline gelecekti. Bir müzik tutkunu, plak meraklısı olan Jon Zazula hayallerini plak şirketiyle gerçekleştirdikten sonra sessiz sedasız Orlando'ya çekilip karısı Marsha ile birlikte Florida'daki evlerinde ölene dek emekliliklerini yaşayacaklardı.  

Marsha, 2021'in Ocak ayında kanser nedeniyle hayata veda edecekti, ondan bir yıl sonra 1 Şubat günü de Jon Zazula 69 yaşında KOAH hastalığı sonucu ölecekti. 

Zazulaların kızı Rikki sosyal medyadan şunları yazacaktı: "Dünya bugün gerçek bir efsaneyi kaybetti... Babamız dünyaya getirdiği müzik kadar hızlı, sert, ağır, güçlü ve etkili bir hayat yaşadı. Tutkusu ve azmi, tartışmasız en etkili metal grupları ve bir neslin endüstri büyükleri. Bizim için sadece babaydı... Babamız ve annemiz aşkta, hayatta ve ticarette güçlü bir ortaktı. Birlikte inanılmaza, tutkularına, asi bakış açılarına ve ısrarla, bit pazarında bir kutu plaktan bir imparatorluk kuracaklardı. Baba, gerçekten çok özleneceksin, ama asla unutulmayacaksın…  Sadece bizde ve torunlarınızda değil, sonsuza kadar bu gezegendeki her kafa dengi insan içinde yaşayacaksın!"

Jon Zazula yaşamının sonuna doğru  otobiyografisi "Heavy Tales: The Metal. The Music. The Madness. As Lived By Jon Zazula"yı yazdı ve  Ekim 2019'da piyasaya çıkardı. Kitap, Zazula'ların efsane olacak gruplara nasıl yer açtığını anlatıyor: "Çok çalışıp akıllı kaldığınızda ve oyuna girdiğinizde ve sonunda yolunuza bir şey çıktığında ve bunun için hazır olduğunuzda hepsi bir nimettir.  Marsha ve ben, dünyanın en büyükleri haline gelen grupları keşfettiğimiz için çok şanslıydık . Tarih yazan diğer büyük gruplardan bahsetmiyorum bile."

Megaforce , Metallica'nın Elektra ile büyük bir plak anlaşması imzalamadan önce , grubun ilk iki albümü olan 1983'te "Kill 'Em All" ve 1984'te "Ride The Lightning"i çıkararak Metallica'nın kariyerini başlattığı için büyük itibar gördü. Önümüzdeki Kasım ayında da Metallica, Zazula çiftinin anısına bir konser yapacak. 

Jon ve Marsha Zazula...  iki güzel insan bizde sizlere müzik ve rock tutkunu insanlar olarak minnettarız. O yıllar iyi ki oldu ve unutulmaz Megaforce etiketiyle çıkan plaklarda ne güzel grupları dinlemiş ve keşfetmenin inanılmaz duygusunu yaşamıştık. Çok Teşekkürler.

Aptulika


Kaynaklar: 

* Heavy Tales - As Lived By Jon Zazula

Zazula'nın bu otobiyografisini alttaki linkten edinebileceğiniz gibi bir çok anıyı da okuyabilirsiniz.

https://www.jonzazula.com/



26 Eylül 2022 Pazartesi

Metallica, 1983 playlistiyle Zazula Çiftini anmak için konsere çıkıyor.




Metallica, son otuz yılın en tanınmış grubu olması konusunda herkes hemfikirdir. Sadece rock dinleyenlerin değil, rock'ın yanından bile geçmeyenlerin ismini bildiği dünya çapında bir tanınmışlık. 

Oysa onlar bundan kırk yıl önce ilk çıktıklarında kimsenin dikkate almadığını yüzlerce yeni gruptan biriydi. Daha yeni yeni filizlenen thrash tarzında yaptıkları müziği ufak konser salonlarında, o da genellikle açılış grubu  olarak çıkarak yapıyorlardı. İlk albümleri "Kill 'Em All"ı çıkartmak için hiç bir plak şirketi yanaşmıyordu. İşte bu süreçte onlara bir tek New Jarsey'deki plak şirketi Megaforce yeşil ışık yakacaktı. Plak şirketinin sahibi Jonny Zazula ve karısı Marsha, böylece dünya devi bir grubun sessiz sedasız çıkışına vesile olacaktı.

Metallica, onların müziğine ilk güvenen ve çıkış imkanı veren Zazula çiftini anmak için bir konser vermeye hazırlanıyor. Bu anma konserinde "old school" yani ilk konserlerindeki  (1983 ve 1984 yıllarını kapsayan) bir playlistle çıkacaklar. 

 Metallica'nın ilk albümleri  "Kill 'Em All"ı tanıtmak için İngiliz metal grubu Raven'ın ABD turnesindeki konserlere açılış grubu olarak çıkacaklardı. 1983 yılında gerçekleşen bu konserleri yeniden yaşatmayı amaçlayan Metallica, aynı zamanda iki yıl içinde kaybettiğimiz Jonn ve Marsha Zazula'yı böylece anacaklar. Çiftin plak şirketi Megaforce  hem "Kill 'Em All"ı hem de 1984'teki  "Ride the Lightning"i Metallica'nın büyük bir plak şirketiyle anlaşmadan önce yayınlamıştı.

Konser 6 Kasım'da Florida, Hollywood'daki 7.000 kişilik Hard Rock Live'da gerçekleşecek. Biletler Cuma günü saat 10:00 ET'de satışa çıkacak . Bilet bilgileri grubun web sitesinde yer almaktadır .

Metallica yaptığı açıklamada, "Jonn bize New York'ta ilk imkanımızı verdi, ilk albümlerimizi Megaforce Records etiketiyle yayınladı ve ilk gerçek turumuz için bizi yola çıkardı" dedi. “Marsha yanındayken Jonny hepimiz için bir akıl hocası, bir yönetici, bir şirket başkanı ve bir baba figürüydü…. ikisi olmasaydı bugün olduğumuz yerde olmazdık. Ne yazık ki, yakın zamanda hem Jonn'u hem de Marsha'yı bir yıldan biraz daha uzun bir süre arayla kaybettik."

Grup, Zazula çifti adına düzenlenen konserden elde ettikleri gelirin bir kısmını, Recording Academy'nin ihtiyaç sahibi müzisyenlere sağlık, ruh sağlığı ve yaşam giderleri için destek sağlayan hayır kurumu MusiCares'e bağışlayacak. Grubun All Within My Hands Vakfı da Feeding South Florida gıda bankasına bağışta bulunacak.


Haber kaynağı: Rolling Stone

 

21 Ağustos 2022 Pazar

Kirk Hammett, Metallica'nın az albüm çıkarmasından şikayetçi.

 


Kirk Hammett, Goldmine dergisine verdiği röportajda, grubu Metallica'nın 40 yılda 10 albüm yaptığını söyleyerek bu durumdan yakındı, 

" Ben müzik yapmak istiyorum.  Harika bir müzik yapmak istiyorum. hiç duyulmamış bir müzik. Sadece kendimi yaratıcı bir şekilde ifade etmek istiyorum. Her gün gitar çalarım, bu yüzden üzerine bir mikrofon koysam iyi olur." sözleriyle kaygısını ortaya döktü.

 Kirk Hammett , Metallica'nın 40 yıllık kariyerinde sadece 10 albüm yapmasını vurgulayarak  grupla albüm yapma konusunda yavaş ilerlediklerini söyledi. En son yaptıkları " Hardwired… to Self-Destruct"ın üzerinden neredeyse neredeyse altı yıl geçti ve bu kayıt ile önceki "Death Magnetic" arasında sekiz yıllık bir boşluk olduğunu belirten Hammett, grup üyelerinin tempoyu artırma konusunda tartıştıklarını  ama bir sonuç alınmadığını söyledi. 

Bu yıl solo bir EP çıkartan Kirk Hammett, " Solo albümüm "Portals"ı çıkarmam benim için harika oldu. Bu sayede üretebildim ve bunu insanlara sundum. Başka çalışmalarım da var ve bunları  kaydedebilir ve yayınlayabilirim. Bunu gruptan tamamen farklı bir zaman çizelgesinde yapabilirim. Bu grupla çalışmalarımı da etkilemez." diyerek yeni solo albümlere de göz kırpar gibi. 

  

(https://shop.goldminemag.com/products/goldmine-magazine-kirk-hammett-cover-edition-june-july-2022)

23 Ocak 2020 Perşembe

Cliff'in babası Ray Burton'un ardından


Metallica'ının unutulmaz basgitaristi Cliff Borton'u 27 Eylül 1986 tarihinde kaybetmiştik. Aradan geçen 34 yıla rağmen onun önemi unutulmamış hatta daha da özlemle artmıştır. 
15 Ocak 2020'de Cliff'in babası Ray Burton'u da yitirdik. 
Ray Burton'un ardından onun fotoğraflarını paylaşarak anmayı uygun bulduk. 



































Torben Ulrich (Lars'ın babası), Ray Burton, Lars Ulrich



















Cliff Burton'un babası Ray'in ölümü Metallica'yı yasa boğdu.


 Metallica'nın efsanevi basgitaristi Cliff Burton'ın babası Ray Burton 94 yaşında öldü.

Ray Burton'ın 15 Ocak Çarşamba günü ölümünün haberi, kızı ve Cliff'in ablası Connie Burton tarafından Pazar akşamı bir Facebook gönderisiyle yapıldı.   

Bu ölüm haberinin üzerine Metallica elemanları geçtiğimiz Pazartesi günü resmi web sitesinde Ray Burton'un ardından şunları yazacaktı: 

“Geçen hafta Cliff'in babası Ray Burton'un ölüm haberiyle inanılmaz üzüntü duyuyoruz. 38 yıldır Ray'ın enerjisi, bilgeliği ve ışığı bize çok şey katmıştı. Yaşam felsefesi, pozitifliği ve acımasız gülümsemesiyle har daim gençliğiyle hem inanılmaz derecede güçlü hem de örnek gösterilebilecek kadar dürüst bir insandı. Konser turnelerimizde ülkelerden ülkelere,  denizaşırı yerlere gittiğimizde  Ray'ın telefonlarıyla  gelen selamları, seyahatlerimize sıcaklık  katardı.  Metallica söz konusu olduğunda hepimizi kendi olarak gördü. Vefat ettiği için tanımlanamayan bir üzüntü ve kayıp hissi oldu bizde.  Ray'in 94 yıllık hayatıyla Ray bize çok şey verdi.  
 Seni seviyoruz Ray,
Huzur içinde yat." 

Metallica'da  James Hetfield ayrıca Ray'e adanmış dokunaklı bir şiir yazdı: 


"Mr. Ray Burton is a hero of mine
In earthly form, his end of the line
He weathered many a difficult storm
A strong compass 
true and gracefully worn
To his last breath, I’ve not met a more positive man
And to his son there was not a more loyal fan
So he leaves the material world to be with his sons and wife
I feel so very blessed to have had him grace my life
In earthly form, his end of the line
Mr. Ray Burton is a hero of mine

"May peace be yours.

"Love and Respect,

"James." 

Instagram'daki mesajında Metallica'nın davulcusu Lars Ulrich, Ray Burton ile beraber çekilmiş bir fotoğrafı paylaşarak, şunları yazdı:
 "Ray ... Adımını attığın her odayı aydınlattığın, hepinize pozitif enerji verdiğin ve hepimizi rahatlandırdığın için teşekkür ederiz. Huzurunda ... ve elbette, dünyaya Cliff gibi bir güzel insanı verdiğin  ve onun eşsiz yeteneklerinin çıkmasında destek olduğun için  teşekkür ederim. Onun yanında çalmak benim için bir onurdu. oynamayı ve ayakta durmayı onurlandırdım."


Grubun gitaristi Kirk Hammett ise Ray Burton'un aşağıdaki fotoğrafını paylaşarak şunları yazdı:

"Seni çok seviyoruz Ray...  Sen bize Cliff'ten sonra kalan bir parçaydın. Seni çok ama çok özleyeceğiz. ",



27 Eylül 1986'da Metallica İsveç'te konser vermek tur otobüsü ile giderken bir kaza geçirirler. Bu kazada sadece basçı Cliff Burton hayatını kaybeder.  24 yaşında olan küçük oğlu Cliff Burton'ın ölümünden sonra Ray Burton, Metallica'ya çok yakın oldu ve grubun en sadık destekçisi oldu. 

2009'da James Hetfield, Lars Ulrich, Kirk Hammett, Jason Newsted ve Robert Trujillo'katıldığı, Metallica'nın Rock and Roll Onur Listesi'ne girmesi sebebiyle yapılan törene Cliff Burton'u temsilen babası Ray Burton da davet edilecekti. 
Törende mikrofona davet edilen Ray Burton, "Benim adım Ray Burton. Ben Cliff Burton'un babasıyım.”diyerek konuşmasına başlayacaktı.


Metallica sevenler 10 Şubat 2018 tarihinda Kaliforniya'daki yetkililere dilekçe yazarak, Cliff Burton'un doğum günü olan 10 Şubat'ı  Cliff Burton Günü olarak kabul ettirdiler.
Baba Ray Burton, bu olayın ardından şöyle diyecekti: “Cliff hayatta olsaydı, bu gün için yüzünde kocaman bir gülümseme yaşayacağından şüphe duymuyorum. 10 Şubat benim için her zaman çok özel bir gün oldu ve şimdi bu günü Castro Valley'deki herkesle paylaşmaktan onur duyuyorum. "

Ray Burton oğlunun plaklarından gelen telif ile lise müzik burslarını finanse ediyordu.   "Aldığım telifleri  Cliff'in gittiği  Castro Valley Lisesi'ne müzik için burs olarak veriyorum. Kazanan çocuklar her zaman yazıyor ve bana teşekkür ediyorlar. Ve bence Cliff muhtemelen parasıyla bunu yapmış olurdu, çünkü hiçbir şekilde eğitime karşı değildi. Çok hoşuma gitti. "


*


Yazının sonuna bizde şöyle bir not düşelim:

Cliff Burton ve babası iki güzel insan. Yaşadıkları kısa ve uzun yaşamda dünyaya kattıkları her şey için minnettarlık ve teşekkürlerle.
Cliff ve Ray Burton hatıranız hep yaşayacak. 


5 Haziran 2019 Çarşamba

Eski Fotoğrafların Solmayan Grubu DIAMOND HEAD


NWBOHM türünün kahraman ismi ve mucidi Diamond Head bugünlerde yeni yayınlanan bir stüdyo albümüyle gene bizlerle. 
Diamond Head'ın yeni albümü "The Coffin Train" adını taşıyor.


 Bundan kırk küsur yıl önce yepyeni bir tınıyı dünya sahnesine ilk kez sunan birileri Britanya adasında boy gösterecekti. Medya desteğinden ve pohpohlamadan ziyadesiyle nasipsiz bu gruplara kısa haliyle NWOBHM, uzun haliyle de "New Wave Of British Heavy Metal" diyorlardı. Onlar seksenlerden sonra parlayacak heavy metal'in "erken öten horozları"ydı ve şölen sofrası kurulduktan sonra da onları pek hatırlayan da kalmadı. Oysa onları tesadüf eseri dinleyen fena halde hayran oluyordu ama bunlar bir elin parmaklarını geçmiyordu. Ta ki seksenli yılların sonuna geldiğimizde Metallica bu gruplardan bazılarının kavır (cover)larını yapana dek. Ondan sonra bu gruplar tekrar hatırlanacaktı. Bunlardan en hası da, Diamond Head'dı.
Brain Tatler, Metallica ile "Am I Evil"da aynı sahnede

Metallica'nın konserlerinde hala seslendirilen "Am I Evil" başta olmak üzere "Helpless" ve "It's Electric" (Metallica'nın da yorumladığı) harika Diamond Head parçalarıdır. Grubun 1976 tarihli "Lightning To The Nations" albümünde yer alan bu parçalar hala unutulmadı ve biliniyorsa, bunda Metallica'nın ilk göz ağrılarına duyduğu minnetin payı vardır ve bu yüzden Metallica'ya şapka çıkarmak zorundayız hani. 

Sadece Metallica grubu hatırlattığı için değil, Diamond Head öncü çalışmalarıyla bir dönüm noktasıdır ve dinlemeye doyulmaz. O ilk efsanevi kadroda sesine hayranlık duyulası vokal Sean Harris, neredeyse grubun alameti farikası gibiydi. Sadece sesi mi? Harris, grubun diğer bir önemli ismi gitarist Brain Tatler ile birlikte müzikal alt yapı (söz ve müzik) konusunda da söz sahibiydi. İlk efsanevi kadroda Colin Scott bas gitarıyla yerini alırken, o "Am I Evil" parçasındaki davul imzasının sahibi Ducan Scott da bu Diamond Head güzelliğinin dördüncü elemanı olarak yerini alıyordu. 
BRAIN TATLER

NWBOHM türünün kahraman ismi ve mucidi Diamond Head bugünlerde yeni yayınlanan bir stüdyo albümüyle gene bizlerle. 
Diamond Head'ın yeni albümü "The Coffin Train" adını taşıyor. Albümün ilk çıkış parçası da aynı ismi taşıyor. Gitarist Brain Tatler, bu parçayla ilgili,
"Bu şarkıdan çok gurur duyuyorum ve yeni albümüzün de favorisi." 
dedikten sonra sözlerini,
"Birlikte yaptığımız en iyi şarkılardan biri ve insanların duyması için sabırsızlanıyorum. Altı dakikadan biraz fazla süren işitsel bir şölen." 
diye tamamlıyor.
SEAN HARRIS

Çok harika bir klip ile sundukları bu parçayı dinlemeye başladığımda açıkcası biraz hayal kırıklığına uğrar gibi olacaktım ta ki parçanın ortalarındaki "Am I Evil" vari davul ritmini duyana kadar. İlk dinleyişte "The Coffin Train" parçası 90'ların sonundaki alternatif, grunge yaklaşımlarını hatırlatır gibi oluyor ama sonrasındaki dinleyişlerde ve albümün tümünü yuttuktan sonra bu parçaya alışmıştım ve de sevmiştim. Bana kalsa "The Messenger"ı çıkış parçası yapardım ama açıkcası onların yaptıkları daha doğru olmuş, çünkü yeni kuşağı da yakalayabilirler. 
RASMUS ANDERSEN

Gruba 2014 yılında katılan vokalist Rasmus Bom Andersen'in yer aldığı ikinci Diamond Head albümü oluyor, "The Coffin Train"Sean Harris vokalini taklit etmek yerine Andersen kendi dik sesini grubun yapısında eriterek harika bir sonuca ulaşılmasına sebep olmuş. 
Diamond Head'ın ilk kadrosundan bugüne emektarı olan gitarist Brain Tatler yeni vokalist Rasmus Andersen için,
"Hem albüm hem de grup için onun sesi çok önemli. Rasmus, harika bir vokal ve ses yelpazesi çok geniş, ne yapacağını çok iyi biliyor; bu konuda da inanılmaz derecede bilgili." 
sözleriyle özetliyor.
Diamond Head yeni albümünde eski birikime yeni fikirleri de eklemiş. Kimi yerlerde davul "Am I Evil" imzasını bol kullanmış ama o da tadı kaçırmamış. Bu albümü dinleyen yeni kulaklara tavsiyem,  mutlaka eski efsane albümleri de dinlemeleridir. 


Diamond Head

BRAIN TATLER - gitarlar
RASMUS BOM ANDERSEN - vokal
KARL WILCOX - davul
ANDY 'ABBZ' ABBERLEY - gitarlar
DEAN ASHTON - bas


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...