fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2021 Pazar

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 173


Rachel Ingalls
 "Bayan Caliban"
Jaguar Kitap
Çeviri: Özge Çağlar Aksoy
  (2020)

Bu roman Jaguar Kitap yayınları bünyesinde yer alan diziden çıkan bir kitap. Jaguar'ın oluşturduğu bu dizi "Prospero Kitaplığı" adını taşıyor ve bu seriden şu ana kadar altı kitap yayınlanmış durumda. Böyle ayrı bir seri halinde neden kitap yayınlanma gereği duyulduğuna dair soruya cevap bulmak için yayınevinin yaptığı açıklamaya bir göz atalım:

"Shakespeare’in Fırtına’sında Prospero, kızıyla birlikte on iki yıl yaşamak zorunda kaldığı adadan ayrılırken sihirli asasını ve kitaplarını gömer. Prospero’nun kayıp kitaplarından mahrum kalan insanlığın kendi rüyalarını (ütopya), kâbuslarını (distopya), hayallerini (fantastik) ve geleceğini (bilimkurgu) yazmaktan başka çaresi kalmamıştır artık."

Yayınevi "Prospero Kitaplığı" adını verdiği seriyi bu şekilde açıklamış. Yani bu dizi içinde ütopya, distopya, fantastik ve bilimkurgu üzerine yazılmış yapıtları bulabileceğiz.

Ben bu dizi içinden ilk olarak Rachel Ingalls'ın "Bayan Caliban" isimli bu romanını okudum. Yukardaki türlerden hangilerine uyuyor derseniz; gerçeküstücü ve fantastik diyebilirim. Peki sevdim mi? derseniz. Cevabın hayır olacak. Ama buna rağmen okurken oldukça sürükleyici ve gerilim düzeyinin hiç düşmediğini söyleyebilirim. Benim beklentilerime cevap veremiyor olmasına gelince, eseri biraz 1970'lerin radyo tiyatrolarına uyarlanabilecek nitelikte buldum. Ama bu dediğim sizi yanıltmasın hatta bu romanı okumuş olanlardan bir çoğunun da bu yazdıkların için bana, "Vay hödük, sen ne anlarsın." diyeceklerine bile eminim. 

"Bayan Caliban" romanının kahramanı tipik bir Amerikan ev kadını. Kahramanımız Dorothy, mutsuz evliliği yaşamın tekdüzeliği içinde bir yaşam sürmektedir. O eyalette bulunan bir enstitü vardır ve burada denek olarak kullanılan Larry isimli devasa bir yaratık kaçar. Hem denizde hem de karada yaşayabilen bu yaratık bir gece Dorothy'nin mutfağında ortaya çıkar. Bundan sonra da her ikisinin hayatları birdenbire yön değiştirir. İlişkileri ilerledikçe ve birbirlerini daha yakından tanıdıkça bu iki farklı dünyanın kesişimi, yepyeni bir özgürleşme alanına dönüşmeye başlar.  Toplumsal cinsiyet rolleri, aşk, cinsellik ve kıskançlık gibi konuları gerçeküstü bir atmosferde işlendiğini görürüz. 

Dilimize ilk kez çevrilmiş Rachel Ingalls'ın "Bayan Caliban" romanının çıktığı "Prospero Kitaplığı" dizisini meraklılarına tavsiye ederim. Ben kendi adıma bu diziden çıkan diğer kitapları da fena halde merak ediyorum. 

Aptulika

23 Nisan 2020 Perşembe

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 143




Alice Cooper, Neil Gaiman, Michael Zulli
 "Günaha Son Çağrı"
Çeviri: N. Aslı Can
Marmara Çizgi
 (İlk Baskı: 2015)


Aptul beni kitaplar, özellikle fantastik kitaplar hakkında yazmaya teşvik edince, ben de yüz buldum bir de çizgi roman yazayım dedim. 

Şanslı bir çocuktum, ailem çizgi roman okumama karşı çıkmak şöyle dursun, beni bu konuda cesaretlendirdi. “Teksas, “Tommiks”, “Mandrake”, “Atlantis” derken, zaman içinde grafik roman ile tanıştım. Çok da sevdim. 
İlk okuduğum grafik roman kahramanı “Sandman” oldu. O günden beri “Neil Gaiman”’ın sıkı bir takipçisi olmaya çalışıyorum. Hakkında bir şeyler paylaşmak istediğim kitap da Neil Gaiman eli değmiş bir grafik roman, “Günaha Son Çağrı”. Kitaba geçmeden önce, yazarlar, çizerler ve “Şovmen” hakkında birkaç kelam edeyim. 
Yazar, “Neil Gaiman”, fantastik edebiyatın rock starı, şapkanın hiç yakışmadığı adam. Yazmaya gazeteci olarak başlayan Gaiman’ın ilk kitabı “Duran Duran”ın biyografisi. “Alan Moore” hayranı, kitaplarının cinsiyetleri olduğuna inanıyor, konuşan bir kedisi var ve Terry Prtachett’in söylediğine göre arabasında on beş günden fazla kalan bütün kasetler karışık Queen kasetine dönüşüyor. 
Neil Gaiman

Çizer, “Michael Zulli”, rock müzik dinleyicisi, yeni nesil (karanlık) “Ninja Turtles” çizgi romanlarının çizeri ve çevre savaşçısı.
Şovmen, “Alice Cooper”, dünyalılar arasında “Vincent Damon Furnier” olarak biliniyor. “Metalin Babası”, biraz “Frankenstein”, az bir şey “Dracula”, her şovun sonunda kafası kesilerek infaz ediliyor ve her seferinde yeniden doğuyor.
Alice Cooper ve Neil Gaiman

Cooper ve Gaiman, bir telefon konuşmasıyla tanışır, bir otel odasında bir araya gelir ve kıtalararası görüşmeler sonucunda, Alice Cooper’ın ana hatlarını anlattığı bir hikâye çıkar ortaya. Mike Zulli çizimleri, “Sandman” serisine eli değmiş “Todd Klein”da kaligrafileri tamamlar ve 1994 yılında “Alice Cooper” aynı isimli albümü “The Last Temptation” ile eşzamanlı basılır.
“The Last Temptation” 

Kitabın hikayesi bilindik bir hikâye. Kahramanımız “Steven”ı, Alice Cooper dinleyicileri tanıyorlar. İlk olarak 1975 yılında “Welcome to My Nightmare” albümünde, kabuslar gören küçük bir çocuk olarak tanıştık onunla. “Steven”, sıkıcı kasabasında, ufak tefek ve silik olmanın ağırlığıyla, okulun zorbalarının baskıları altında ergenliğe geçmektedir. Cadılar Bayramından bir gün önce, “Şovmen” tarafından, daha önce orada olmayan bir tiyatroya, “Gerçeğin Tiyatrosu (Grand-Guignol)”na girmesi için ikna edilir. Sınırlı sayıda kişinin içeri girebildiği bu tiyatroda her şey “bedava”dır. Steven orada geleceğini görür. Büyük şehirde öldüğünü, küçük kasabasında çürüyüp gittiğini, makineler, arabalar tarafından ezildiğini, güvendiği ailesinin dağılıp gitmesini, kendisine ait olmayan fikirleri kafasına sokmaya çalışan medyayı izler. Oyunun sonunda “Şovmen” Steven’ı eve yollar ve söz verir, “Şimdi git, ama kaygılanma Çocuk, fazla uzağında olmayacağım”. 

Cadılar Bayramı gecesi Steven tiyatroya geri döner. Gerçekte ne istediğine, hayatına nasıl devam edeceğine karar vermiştir. Yıllardır kasabaya kabuslar yaşatanın ne olduğunu anlamıştır ve “korkak” olmadığını kendine ispatlamaya kararlıdır.
“Günaha Son Çağrı”, bir rock’n roll, baştan çıkarılış ve geleceğe dair kararlar verme hikayesi. “Alice Cooper’ın “yeniden doğuş albümü”, “The Last Temptation” eşliğinde okuması da ayrıca keyifli. Okuyup bitirdikten sonra, çizimlerdeki detaylara, tabelalara, tişörtler üzerindeki yazılara bakmak için geri dönmenizi tavsiye ederim çünkü tahmin edilebilir olsa da sizi sürprizler bekliyor.
Çizgi roman’dan sahnelerinde yer aldığı “Lost In America” parçasının klibi de aşağıda.
https://www.youtube.com/watch?v=8g6zV-FIxGU

KAYNAKLAR
https://kayiprihtim.com/liste/neil-gaiman-hakkinda-bilmediginiz-14-sey/
https://a4d.fandom.com/wiki/Steven_(Alice_Cooper_character)
https://kahramangiller.com/cizgi-roman/gunaha-son-cagri-alice-cooper-ve-neil-gaiman-bir-araya-gelirse/


Meral Akman





16 Nisan 2020 Perşembe

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 142


Bu hafta BLUES PERİŞAN KÜTÜPHANESİ'nde MERAL AKMAN yazdı. Çok da iyi oldu... zira benim fantastik edebiyatla pek ilgim olmadığı için bu alanda kitap önerim olamıyordu. Bu nedenle Meral'in bu köşede yazması güzel oldu.  ( Bu arada aman o duymasın, aramızda kalsın. Daha sonraki haftalarda da ara sıra yazmasını çok isterim). 
Meral bu hafta çok güzel bir kitabı bizlere sunuyor. Sizleri şimdi o yazıyla başbaşa bırakıyorum. 
APT



Terry Pratchett
 "Ruh Müziği"
Çeviri: Niran Elçi
Deli Dolu
 ( 2019)


Merkezinde “müzik” olan en fantastik kitaplardan biri hakkında yazmaya çalışacağım. 

Kitabın içeriğine geçmeden önce size kitabın kapağı ve çevirmeni hakkında birkaç çift laf etmek isterim. 

Kapakta, motosikletinin üzerinde tırpanı ile ölüm meleği ve motosikletin etrafında uçan yarasalar tasvir edilmiş. Tahmin edebileceğiniz gibi, kitabın içinde pek çok esere ve sanatçıya olduğu gibi bu da, “Meat Loaf – Bat Out of Hell" albümüne bir gönderme. Kapak bütün dünyada aynı ancak, Deli Dolu yayınları tarafından basılan versiyonunda kullanılan fontlara dikkat ettiniz mi? Yurtdışından aldığım versiyonu basan firmanın aklına Metallica fontları kullanmak hiç gelmemiş ama Deli Dolu yayınları eserin hakkını daha kapaktan vermeye başlamış. 

Kitabın yurtdışı baskısının kapağı


İkinci lafım ise kitabın (ve Diskdünya serisinin diğer kitaplarının) çevirmeni Niran Elçi’ye. Terry Pratchett’i ana dili İngilizce olanlar bile okurken zorlanmalarına rağmen, Niran Elçi nefis bir uyarlama ile her satırın hakkını vererek okumamızı sağlıyor. Kendisiyle şahsen tanışma fırsatım hiç olmadı ama çok sevdiğim eserlere bu değeri kattığı için kendisine çok teşekkür ederim.

Gelelim kitabımıza. Sir Terry Pratchett’in “Ruh Müziği” (Soul Müzik) bir Diskdünya romanı ve diğer romanlar gibi Büyük A'tuin isimli dev kaplumbağanın sırtındaki dört filin (Berilla, Tubul, Büyük Tphon ve Jerakeen) üzerinde dengede duran yassı bir disk olan Diskdünya'da geçiyor. Diskdünya’da yaşananlar Küredünya’dan çok da farklı değil, sadece biraz daha fazla büyü var ve kutuplar gezegenin ortasında bulunuyor.
Kitabın arka kapağı

Kitap Diskdünya sakinlerinden ölümün… pardon ÖLÜM’ÜN… maceralarından biri. 

ÖLÜM’ÜN evlat edindiği Ysabell ve yardımcısı Mort, Diskdünya’da yaşamayı seçmişlerdir, bir aile kurarlar ve kızlarına Dedesinden hiç bahsetmezler. Ancak, Susan’ın, terbiyeli diğer genç hanımlarda olmayan bir özelliği vardır, görünmez olabilir. ÖLÜM bir varoluşsal kriz içinde Görev ve Anlamsızlık ile uğraşırken, ondan boşalan yeri birinin doldurması gerekir. Susan Death, bütün iyi niyetiyle bu görevi yerine getirmeye çalışmaktadır ama evrenin başka planları vardır. Susan ÖLÜM’ÜN torunu olduğunu sindirmeye çalışırken, genç bir arp sanatçısı, “Llamedos’lu İmp Y Celyn” ünlü olma umuduyla Diskdünya’nın en büyük ve hareketli şehirlerinden Ankh-Morpork gelir. Burada Trol davulcu Kireç Mavitaş (Lias Bluestone) ve cüce trompetçi Atlın Atlınoğlu (Glod Glodsson) ile tanışır. Bir süre sonra Imp önce enstrümanını, aniden duvarda beliren ve sonra kaybolan bir dükkandan aldığı, elinden bıraktığı zaman bile çalmaya devam eden bir gitar ile sonra da  adını “Bud” ile değiştirir. Böylece adının tam karşılığı “Bud A Holly” olur.
İç kapaktaki illüstrasyon
Kireç ise kendini Cliff olarak tanıtmaya başlar. Üçlü gece kulüplerinde, konser salonlarında ve arenalarda çalmakta, şehir dışına kasabalar turneye çıkmaktadır. Yaptıkları öyle bir müzikti ki “kaçmakla yetinmeyen, kaçarken bir de banka soyan müzikti. Kol yenlerini kıvırıp yakasının düğmesini açmış hâlde, sırıtarak gümüşleri çalan müzikti. Bu müzik, beyne uğramadan leğen kemiklerinden geçen ve doğruca ayaklara akan müzikti… Bu müzik tamamen kanunsuz, tamamen ölümsüzdü. Ve Disk’in incecik büyü duvarını aşıp yetenekli bir ozanın kollarına indikten sonra, herkesi ele geçirmesi an meselesi oldu…” Sihirbazlar, siyah deri pantolonlar giyerek parmaklarını şıklatmaya ve ayaklarıyla ritim tutmaya, cadılar, eteklerini biraz kısaltıp gözlerine siyah sürmeler çekmeye başlarlar. Bütün bu şöhretin üzerine düşen ufak bir gölge vardı, İmp’in “canlı”nın tersi olması gerekiyordu. Ancak, Susan onu yakalayan ritme yenik düşmüş ve görevini yerine getirememişti, şimdi İmp’e birlikte “içinde taşlar olan müzik” yolculuğuna çıkması ve doğru zamanda işini yapması bekleniyordu. Bundan sonrası müzik, sahne, seçimler ve aşk üzerine hem gerçek hem fantastik bir hikaye…

Diskdünya’da müzik üzerine bir macera için diğer romanları okumadıysanız bile bu maceraya tanık olmanızı tavsiye ederim. “Çünkü içinde taşlar olan müzik, yaşıyor”
Kitapta ima edilen parçalardan derlemeye çalıştığım listeye aşağıdaki linkden ulaşmayı deneyebilirsiniz. 

https://open.spotify.com/playlist/5fucnzybeqk7T8XLCCCWpq?si=pfD5UjznTjC6-kqcxMRLAQ

Meral Akman


Ruh Müziği parçaları 1
Ruh Müziği parçaları 2


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...