Led Zeppelin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Led Zeppelin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2023 Pazartesi

Link Wray ismini bilir misiniz?



Led Zeppelin'in efsanevi gitaristi Jimmy Page 3 Kasım 2023, Cuma gecesi Rock And Roll Hall of Fame'a sürpriz bir katılım yaparak, ustası (kahramanı) Link Wray'e vefa borcunu ödeyerek, onurlandırmıştı. 



 Rock tarihinin en büyük gruplarından biri olan Led Zeppelin ve onun 79 yaşındaki gitaristi Jimmy Page,  1950'lerin gitar ustası Link Wray'in öncü kariyerini anlatan bir videosunun ardında önceden kaydedilmiş bir mesajla ekranda göründü . Mesajında ​​Page , Wray'in klasik enstrümantal "Rumble" parçasını ilk kez ergenlik çağında duyduğunu ve şöyle düşündüğünü hatırlattı: "Link Wray'ın "Rumble" plağını ilk dinlediğimde, 'bu nedir yahu' dedim.  O zamana kadar çok sayıda enstrümantal gitar parçası dinlemiştim ama bu çok farklıydı. O zaman 14 yaşında gitara merak sarmış, zar zor çalmaya çalışan bir çocuktum. İşte o an duyduğum Link Wray beni fena halde etkileyecekti. Link Wray'in gitarında canlılık, kuvvet ve güç vardı." diyerek anlatacaktı. 

Rock And Roll Hall of Fame töreninde büyük ekrana verilen görüntüsünden sonra bir anda sahnede Jimmy Page  görülecekti. Gibson çift saplı gitarıyla sahneye çıkan gitarist,  "Rumble" ı çalmaya başlayacaktı.  



 Link Wray, 1929 ile 2005 yılları arasında yaşamış Amerikalı bir gitarist. O 1950'lerde tanınmış erken öten bir horoz. Horoz'dan kastım bir yenilikçi ve mucit olması. Wray ünlü olduğu yıllarda yaptığı bir yenilik 1970'ler ve sonrasında, hatta bu güne kadar hakimiyeti süren distorsın gitarı ilk kullananlardan biriydi. Bu mucitliğine bir de tremola tekniğini kullanması eklenince bu adama fena halde bir vefa borcumuz olduğu kaçınılmazdır. Bu arada bu kimin umrunda ola ki, elbet kimsenin umrunda değildir ama Jimmy Page 14 yaşından beri bu ufkunu açan ustayı hiçbir zaman unutmadı. Belki de bu yüzden dünyanın en büyük sayılı rock grubundan biri olan Led Zeppelin'in ayrıcalıklı gitaristi Jimmy Page olmak bu yüzden boşuna değil. Teşekkürler güzel abi, seni her ne kadar plaklardan ( bir İstanbul konseri öncesinde basın toplantısında görme bahtiyarlığına erişmiş) tanımış olsam da, büyüksün be Aga. 

Şimdi aşağıdaki video linkinde Jimmy Page'in geçtiğimiz Cumartesi gecesi Rock'n' Roll of Fame töreninde yaptığı sürprizi paylaşıyorum. 

 Bu arada Link Wray ismini bir yere not edin derim. Onun  1958 yılında plak olarak çıkardığı single'ı " Rumble " ,  rock müzikte distorşın ve tremolo kullanılan ilk yapıtlardan biriydi. Burada linkini falan paylaşmayacağım. siz bir ara kıçınızı kaldırın da bu yapıtı bir zahmet dinleyin.

Bu arada bir skandal anektod daha vereyim. 2005 yılında hayata veda eden Link Wray, ölümünden 10 yıl sonra Rock and Roll Onur Listesi'ne iki kez aday gösterildi. Ama sonuç nanay. İşte Jimmy Page o gece törene aniden giriş yaparak Link Wray ustayı gündemin göbeğine oturttu. Bir kez daha söylüyorum: Led Zeppelin'in ve gitaristi Jimmy Page'in büyük olması boşuna değil. 

Aptulika

 











3 Şubat 2023 Cuma

L.A. Bu Led Zeppelin GUNS!

 


1980'lerin hard'n heavy grubu bugün öyle bir single ile geldi ki, "Neler oluyor, Led Zeppelin tekrar mı dönüyor" demeden edemedim. 

LA Guns , yakında çıkacak olan "Black Diamonds" albümünden ilk single olarak "You Betray" ı bu sabahtan yayınladı.  Dinler dinlemez karşımda sanki Led Zeppelin vardı, hem de 1980 yılında ölen efsanevi davulcusu John Bonham da hayata tekrar dönmüş olarak kadroya katılmış gibiydi.  

LA Guns'ın yeni parçası "You Betray" her şeyiyle  Led Zeppelin'in "Immigrant Song"unu akla getiriyordu. Hoş grup da bu benzerliği saklamıyor, hatta single çıkmadan bir gün önce grubun gitaristi Tracii Guns attığı tweet'te "Yeni single'ımız yarın çıkıyor. Bu parça Adam Hamilton'ın bana davul parçalarını göndermesi ve onunla bir şeyler yapıp yapamayacağımı sormasıyla başladı. Davullara müzik yazdım ve bu benim için bir ilkti. Bariz bir 'Immigrant Song' ritmi var ki bu canavarca bir şey. " diyerek bu benzerliğin bir tesadüf olmadığını söyleyecekti.

 


 

26 Ocak 2023 Perşembe

The Yardbirds'ün 15 yaşında ilk gitaristi olmak yerine fırçayı seçmek

 


Rock tarihine damga vurmuş bir grubun ilk gitaristi olmakla birlikte bir karar verme durumunda kalmak... 

Resim mi Müzik mi?

İşte İngiliz sanatçı Top Topham'ın öyküsü. 




Dünyaca ünlü olacak bir rock grubunun kuruluşunda çok küçük yaşlarda yer alan bir gitarist olmak, hiç kuşku yoktur ki önemlidir. Üstelik bu grubun özelliğinin kadrosunda yer bulan üç gitaristin de dünya gitar tarihinin ilk sayılabilecek isimleri olduğunu da söylemeliyiz. Bu isimleri sayarsam dediğim daha iyi anlaşılacak: Eric Clapton, Jeff Beck ve Jimmy Page.

Rock tarihine ismini altın harflerle yazdıran bu üç gitarist ilk çıkışını The Yardbirds isimli grup ile yapmışlardı. Ancak bu üç isim grubun kuruluş kadrosunda yer almıyordu. Grup 1963 Mayıs'ında kurulduğunda gitarist olarak Anthony 'Top' Topham bulunmaktaydı. Daha sonra efsaneleşecek bir grubun kadrosunda gitarist olarak (hem de bu grubun çatısı altında yer alan üç gitaristin de alanlarının en usta isimleri olacağı düşünüldüğünde) müzik yapmak önemliydi. Ancak henüz 15 yaşında olan Topham, hem müzik hem de resim yeteneğine sahip olan biriydi. Yani bu ikisinden birine devam etmek için bir seçim yapmak zorundaydı. O da resmi seçerek The Yardbirds'ten ayrıldı. Böylece resim eğitimine devam eden Topham, müzikten tamamen kopmasa da hayatını ressam ve iç mimar olarak sürdürecekti. 


 "The Yardbirds kurulduğunda 15 yaşındaydım, yani diğer elemanlardan üç ya da dört yaş küçüktüm..." sözleriyle o günleri anlatan Topham, grubun geceleri barda çalması sebebiyle    "...ailemin haftada beş ya da altı gece müzik çalmam için dışarı çıkmama izin vermeleri olanaksız olabiliyordu." diye durumunu özetliyordu.  O sıralar Epsom Sanat Okulu'na giden gitarist okulunu ve resmi ciddiye almaya karar vererek The Yardbirds'ten ayrılacaktı. 

Böylece Topham'ın yerine The Yardbirds'e gitarist olarak Eric Clapton gelecekti. Yıllar sonra yapılan bir röportajda Topham'a ayrıldığına pişman olup olmadığı sorulunca, "Ayrıldığıma pişman olmadım çünkü benim ilgi alanım olan blues müziğinden uzaklaştılar,"dedikten sonra,  "Müzikte kariyer yapmak ve profesyonel  olmak için onlarla kalsaydım bile, sanırım daha sonra Eric'in bıraktığı nedenlerin aynısıyla ayrılırdım." sözlerini ekleyecekti. 


 Resmi seçen Topham müzikten de tam anlamıyla kopmadı.   Marc Bolan , Peter Green ve Christine McVie gibi müzisyenlerle birlikte çalıştı. 1970 yılında yaşadığı bir sağlık sorunu sebebiyle müzikten koptu, ancak 1988'de eski Yardbirds elemanı  McCarty ile blues grubu Topham-McCarty'yi kurdular.

Topham, 2013 yılında Yardbirds'e resmi üye olarak geri döndü. 50 yıl aradan sonra kurucusu olduğu efsanevi grupta iki yıl çalıştıktan sonra  Topham gruptan 2015 yılında ayrılarak müzik hayatını noktalayacaktı. 

15 yaşındayken rock tarihinin en önemli gruplarından biri olan Yardbirds'ün kuruluşunda yer alan gitaristi Anthony 'Top' Topham bu haftanın başında 75 yaşında hayatını kaybetti.  Sanatçının ölüm haberi resmi sosyal medya hesabından, 

"Antony 'Top' Topham yani asıl adıyla Sanderson Rasjid Topham, 23 Ocak Pazartesi günü  huzur içinde vefat etti." 

diye duyurulacaktı.

Hayatında sevdiği işi yapmayı seçen ama müzikten de kopmayan Anthony Topham'a bizler de huzur içinde yatsın diyelim.






 

6 Nisan 2022 Çarşamba

Beth Hart: "Ünlü olma tehlikesini atlattığım için çok şanslıyım."

Beth Hart yeni albümünde Led Zeppelin klasiklerini yorumladı. "A Tribute To Led Zeppelin" albümü ile ilgili Blues Blast dergisi müzisyenle çok güzel bir röportaj yapmış. Bucky O'Hare tarafından yapılan bu röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.


 


“Ünlü olmak tehlikesini atlattığım için çok şanslıyım. Bunun ne kadar zor olacağını aklıma getirmek bile istemiyorum. Paparazzilerin peşinizde olmaları yüzünden hiç bir yere rahat gidememek ama en korkuncu insanların sizden bir şeyler beklemesi ve sizin onları hayal kırıklığına uğratmanız.   Oysa benimleyken kimse böyle bir şey bekleyemez çünkü ben hiç hit almadım. Yani bu harika, yapmak istediğim her şeyi yapabilirim. Hareket etmemi, sallanmamı ve nereye gitmek istersem oraya gitmemi sağlıyor ve hiçbir endişem yok.”

Beth Hart kesinlikle rol yapan biri değil, rahat hareket ediyor, kendisini popüler imajlarla perdelemiyor. Yaşamı güçlü yankılanan sesi, piyano çalması ve  şarkı yazımı ile eşleşiyor. Sert ve asi Punk tavrıyla 1990'ların başında yola çıkan Beth, 2000'lerin başında geniş bir kesim tarafından da tanınmaya başladı. Onunla yaptığımız röportajda ilk olarak çocukluk yıllarına dönüyoruz:

"Dört yaşında falandım ve ilk resitalime (konserime) çıkacaktım.(1) Piyano öğretmenim Bayan Davis  'Mary Had a Little Lamb' saçmalığını ya da bize öğrettikleri o bok her neyse onu çalmamı istiyordu ama çalmadım. Yazdığım bazı orijinal şeyleri çalmalıyım diyordum. Şarkı söylemiyordum, sadece piyano çalıyordum. Kız kardeşim Sharon, o ilk resitalimde piyanoda yanıma oturan kişi oldu ve konseri verdik.” 

4 yaşında piyano resitali

Daha çocukluk yıllarından beri Beth her zaman asiydi. O müzikte belirleneni , önüne konanı uygulamaktan haz etmiyordu, kendi kişiliğini ortaya koymak istiyordu.   

“Öğretmenim, eve gitmeden önce bana öğrettiği parçayı çalma hatası yaptı. Bu yüzden müzik okumayı öğrenemiyordum çünkü gençken duyduğun her şeyi doğru hatırlıyorsun. Bu yüzden eve gidip ne çalacağını hatırlayacak ve okuyormuş gibi yapacaktım.  4 yıl geçmişti ve ben müziği okumayı öğrenememiştim.”


Beth sonunda müzik okumayı öğrendi ve Bayan Davis'in tepkisini aştı. (2) Bugün artık Beth Hart müzik alanında önemli bir isim, dikkate değer solo albümler üreten bir kariyere sahip  : 2010'da yaptığı  "My California", rock'ın köklerine inen ve çağdaş müzik yazarlığının birleşimiydi. Joe Banamassa ile yaptığı sayısız işbirliği, Blues Rock türünde onu önemli noktalara getirdi.  

“Yapımcı kim olursa olsun ne zaman yeni bir kayıt yapsam, her zaman bir sürü şarkı açarım. Bu yüzden her hangi bir projede en az 50 şarkı üzerine çalışırım. ”

Beth'in birlikte çalıştığı isimler aynı olsa da  şarkı yazarlığı sesi tekil ve farklıdır. Şarkı yazarlığı, Beth'in teknik, klasik, temel ve duygusal kullanılabilirliğinin kesiştiği başka bir kesişme noktasıdır.

"Genelde mesele şu ki, her gün evimin alt katına inerim ve piyanonun başına geçerim. Bu hep piyano olacak demek de değildir, gitar ya da bas hepsinin etrafında dolanırım.   Ve sonra bir şarkıyı çalarken hata yaptığım olur. Bu benim ya da başka birinin şarkısı olabilir, hiç farketmez. Hata yaptığım an yeni bir akor duyuyorum. Nedense bu yeni akor bana ön sevişme gibi heyecanlı bir his veriyor. Ve şimdi bununla dalga geçmek istiyorum. 

Yani her zaman önce müzik yazılır, akorlar ve ardından melodiler devreye girer ve melodilere karşı koyar. Ve sonra olacak, bu her neyse, hangi türde olursa olsun, bana ya eski bir acımı ya da benimle paylaştıkları bir başkasını hatırlatacak. Ya da şu anda olan bir şeye dair bir umut, bir arzu, bir korku hissine kapılırım... Ya da geleceğin bir projeksiyonu. Genelde ya benim hikayem ya da kendi hayatımla bağlantı kurduğum bir başkasının hikayesi.... Müziğin yaptığı şey bu, müzik bana anlatının ne olduğunu, bu şeyin genel olarak ne hakkında olduğunu söylüyor."

Sadece sesiyle değil, piyano yorumculuğuyla da  anılmak

Beth Hart, sadece vokaliyle değil piyano yorumculuğuyla da anılmak isteyen biri. Konserlerinde onu piyanonun başında da görebiliyoruz. Beste yaparken de çalışmalarını piyano ile yapıyor.

"Şarkı sözü  ya da beste üzerinde çalışacağım zaman hep piyano başında olurum. Bu parçanın son halini verecek olan düzenleme (aranjman) aşamasında da böyledir.  Piyanoda en sevdiğim şey, piyanonun size tüm bateri kısımlarını, bas kısımlarını, yaylı kısımlarını, gitar kısımlarını verebiliyor olmasıdır.  Tıpkı Klasik bestecilerin aynı nedenle piyano çalması gibi. Bütün bir orkestra için yazabilirsin çünkü bir piyanoda ihtiyacın olan her şeye sahipsin.”

Bazı şarkı yazarları için bestecinin tıkanması yıkıcıdır. Bu duruma düşen sanatçı, ilham perisine bir daha asla erişemeyeceği hissine kapılabilir. Ama Beth Hart gibi kalıcı sanatçılar, zaman içinde yenilenir ve kendini geliştirir.

“Yazarlık blokajıyla artık farklı bir ilişkim var. Eskiden böyle bir tıkanma yaşadığımda panikler ve her şeyin bittiğini düşünürdüm.  Şimdi öğrendim ki aynı kuyudan çektiğin su gelmiyor yani kuyu kurumuş. İşte o zaman yeni bir kuyu bulmanız gerekiyor. Peki o yeni kuyu nasıl bulacaksınız? Ben bunun için  farklı bir sanatçıyı dinlemek isterim ve yeni sanatçıları keşfetmeye başlarım. Bununla da bitmez... eski sanatçılara dönerim, farklı türler dinlerim.. Ya da bir sürü film izleyip bir sürü yeni film müziği dinleyeceksiniz. En son film müziği söz yazarlarını ve bestecilerini dinlemek, bunun gibi şeyler.”

Rob Cavallo ile tanışma

Hart, en son büyük çıkışını 2018'da yayımladığı "War in My Mind" albümü ile yapmıştı. Bu çalışmada müzik endüstrisinin büyük prodüktörü Rob Cavallo yer almaktaydı. Cavallo ile başlayan bu işbirliği son çıkan "A Tribute To Led Zeppelin" albümüyle de sürecekti.   

“O sıralar biraz daha geriye dönüyordum ve klasikleri dinlemeye başlamıştım Bunların başında da Beethoven geliyordu.  Blues işlerinden uzaklaşıyordum, daha çok Klasik ya da Caz üzerine yoğunlaşıyordum. O dönemde ayrıca bazı zihinsel kargaşalardan da geçiyordum. Bu yüzden çok daha koyu akorlar kullanmak mantıklıydı. İşte bu aşamada Cavallo ile tanıştım .


Bir akşam yemeğinde tanışan Hart ve Cavallo'nun ilk buluşması adeta bir filmden fırlamış gibiydi.

“Bir arkadaşımın evinde düzenlediği partiye katılmıştım. O arkadaşımın kız kardeşi de  Rob Cavallo'nun karısıydı. O gece yemekten sonra orada bulunan bir piyanoda yeni yaptığım  'Sister Dear', 'War In My Mind' ve 'Woman Down'u  ilk defa seslendirdim. Piyanodan kalktıktan sonra Rob Cavallo yanımda bitmişti ve bana 'Bu şarkıları kaydetmeyi gerçekten çok isterim' diyecekti.” 


Beth Hart piyanonun başına oturup o şarkıları ilk kez herkesin önünde çaldığında insan o odada olmayı çok isterdi. Ancak bu ilk görüşmeden sonra yaratıcı bir ilişki kurma işi zaman, sabır ve belki de biraz aldatma gerektirir.


"Rob gerçekten çok tatlı ve kibardı. O dönemlerde duygusal yönden yıpranmış ve gerçekten güvensizdim. Ne kadar gergin olduğumu anlayabiliyordu ve çok sabırlıydı. Sadece o değil, birlikte çalıştığı ses mühendisi Doug da anlayışlı ve sabırlıydı.  Müzik konusunda üst düzeydeki bu insanlarla çalışmam elbetteki büyük şanstı ama asıl önemlisi onlar  kendim olabilmemi sağlayacaklardı. Biliyorsun, daha önce , piyano çalma şeklimi sevmeyen bazı yapımcılar oldu ve onların da devreye girip bütün boklarımı çalan harika piyanistleri vardı. ”

“Ben lanet olası bir bağımlıyım (3), tabii ki biz bağımlılar manipülasyonda çok iyiyiz, bu yüzden bir gün bir plan yapıyorum (o konuşurken gülüyor) ortaya çıkıp şöyle oluyorum: (aptal bir sesle Masum sesi taklit ediyor) Rob, um, acaba piyanonun başına geçip arka arkaya 9 şarkı çalabilir miyim diye merak ediyordum ve belki onları kaydedip kaydetmemek sana kalmış. Sonra diğer piyanoya gideceğim ve iyi bir ses için görebilelim diye bu 9'u aşağı çalacağım. O kesinlikle sorun değil. Ben de piyanoya gittim, en çok sevdiğini biliyordum, (masum ses) ah, önce bunun için gideceğim. 9'u kaydettim ve işim bittiğinde bunların hepsinin tutulacağını ve gruba onları inşa ettireceğimi söyledi. Ve ben böyleyim… evet! İçeride, doğru. Demek bomba buydu, işe yaradı.” 

Pandemi dönemi ve ruh sağlığı

Salgın herkes için zor bir mücadele oldu. Çoğu zaman altta yatan mücadeleleri şiddetlendiren izolasyon, zaman zaman tanımlayıcı ve dayanılmazdı. Beth, zamanına terapötik olarak düşünülebilecek şeyleri yaparak, şarkılar yazarak başladı.  

“Sağlıklı değilmiş gibi bir sürü saplantılı şarkı yazarlığı yapıyordum. Sadece günlerce ve günlerce ayakta kalıp yazmak. Fentermin denen bu diyet hapını aldığım için manik olmaya başlamıştım. Bu beni gerçekten manik yapıyordu ve Chopin gibi olduğumu ve bunun gibi saçmalıkların olduğunu düşünmek, tüm bu boklar çok parlaktı (gülüyor). Sonunda fentermin beni çok hasta etti, ben de bunu bıraktım ve aman Tanrım, bütün bu şarkılar boktan."


Beth, pandeminin sunduğu fırsattan yararlanarak ruh sağlığı yolculuğuna devam etti. Akıl sağlığı hakkında açıkça konuşmak, herkesin yalnız olmadığını bilmesini sağlar. Beth, pandemi konusundaki deneyimleri konusunda açık ve dürüst.



“14 yıldır kullandığım antipsikotik ilaçlarımdan nihayet kurtuldum. Antipsikotikler gerçekten tehlikelidir, sisteminizde lityum birikene kadar sadece 5 hafta boyunca onları kullanmanız gerekir. Lityum kullanmayı reddettim çünkü birkaç kez gerçekten çok sinirlendim ve agresifleştim, bu yüzden o ilaç gerçekten bende işe yaramadı. Beni bipolar 1 olduğuma ikna eden bir psikiyatristle birlikteydim. 28 yaşımdan beri birlikte çalıştığım travma uzmanım olarak, kesinlikle bipolar değilsin 1 dedin, sen borderline kişilik bozukluğu ve kronik PTSD'sin. ilaca ihtiyaç duymaz. Ama buna inanmayı reddettim, bu yüzden sonsuza kadar lanet seroquel'i aldım.” 

"Seroquel'den o kadar çok organ sorunum ve o kadar çok hastalığım vardı ki sonunda pandemi yüzünden ondan kurtulabildim ve kalbim için beta blokerlere devam etmek zorunda kaldım. Çünkü seroquel'den çıkmak, kendimi bırakmama rağmen istirahat halindeyken kalp atışımı dakikada 150'ye çıkardı. Beta blokerlerde bile ahbap, nabzım en düşük 130'du, istirahatte. Tanrıya şükür, kalıcı beyin hasarı olan Tardive Diskinezi almadım. Bir daha asla piyano çalmazdım. O lanet psikiyatristi kovdum ve travma uzmanımla çok derine daldım. Yani beynim şimdi uyum sağlıyor çünkü son 14-15 yıldır duygusal olarak o kadar bastırılmaya alışkınım ki şimdi her şeyi yeniden hissediyorum. Bu yüzden bununla mücadele ediyorum.”


Bu psikolojik yıpranma içinde  Beth de öfke içindeydi. Neyse ki Rob Cavallo'nun kafasında Led Zeppelin şarkılarından oluşan bir kavır albüm projesi vardı ve bunun merkezinde de   Beth Hart vardı. 

"Tanrıya şükür üzerinde çalışmam gereken bir Zeppelin kaydı vardı. Bu, tüm o öfkeyi ve korkuyu dışarı atacak bir şeydi. Pandemi tarafından ve seroquel'den ayrılarak projeye adapte oldum. İlk başlarda yapabileceğimi düşünmüyordum ve her an kayıttan vazgeçebilirdim.  Ama, bütün o enerjiyi hissederek toparlandım. "

"Jimmy Page bir dahi"

Led Zeppelin üzerine bir saygı albümü hazırlanacaktı. 12 Zeppelin klasiği Beth Hart'ın yorumuyla seslendirilecekti.  

“Ben Zeppelin dinleyerek büyümedim çünkü çocukken tüm müziklerim Klasik, Caz, Blues, Soul, Baptist ve Reggae idi, ben büyük bir Reggae delisiydim, ah Punk ve sonra Black Sabbath gibiydim. Black Sabbath'ı sevdim, Rush'ı sevdim, bu tür şeyleri. Ama Zeppelin hakkında ‘Babe I’m Gonna Leave You,’ ve ‘Black Dog.’ ı biliyordum. Yani topu topu iki parça.  30 yaşıma geldiğimde grubum bana 'Whole Lotta Love'ı öğretti, ama o kadar."

“Bu benim için yepyeni bir dünyaydı ve aklım duruyordu dostum. Çünkü o zaman kadar Page'in bu çapta bir dahi olduğunu bilmiyordum. Onun müziğini dinlerken klasik müziğin içine giriyorsun...Yavaş yavaş  Beethoven'ı duyabilirsin, Rachmaninoff'u duyabilirsin, klasik orkestrasyonun Siyah Amerikan Blues'u ile buluştuğunu duyabilirsin. Bunların ardından grubun üretme yeteneğine hayranlık duydum.   Robert Plant'in sesine ne demeli... birçok siyahi blues şarkıcısını özümsediğini anlarsınız. Bu meziyetlerin yanında Plant'in üst düzey bir şair olduğunu da anlıyorsunuz.  Derin bir şeyler yazıyordu. Vay canına, 'No Quarter' gibiydim, inanılmazdı. Demek istediğim, 'Stairway to Heaven' inanılmaz derecede ruhani ve güzel.  ”

Starway To Heaven

  Rob Cavolla albümdeki parçaları Led Zeppelin'in aslına uygun düzenlenmesini istiyordu. Beth Hart, “Stairway to Heaven”ı  yeniden yorumlayarak değil, hissederek dönüştürüyordu. Şarkıyı söylüyor ve duyguyla kendi kişiliğini ortaya koyuyordu. Ben de ona bunun nasıl başardığını sordum.

“Bunu söylemenden çok mutlu oldum... çünkü bu benim en sevdiğim şarkıydı. Ama beni bu parçaya çeken şey, ölen kız kardeşim Sharon'u hatırlatmasıydı. (4) Şarkı benim için ölen kız kardeşim Sharon hakkındaydı. 12 yıl AIDS'le savaşırken onun çok yavaş ölmesini izlemek zorunda kaldım ve sonunda ölümü geldi. Ve o zamanlarda insanların bu hastalığa karşı hiç bir şey yapamıyor olması çok acıydı.  Bu yüzden bu şarkıyı sadece kız kardeşim için söylüyorum.”



Beth Hart'ın Led Zeppelin kaydı işe yarıyor çünkü o ve Cavallo müziği yeniden yorumlamıyor. Şarkıları bozmuyor ve onları Sambas'a ya da funky 'e  çevirmiyorlar (bu arada böyle yapılmasında da bence yanlış bir şey yok). Bu kaydın parlaklığı, özünde modern bir Klasik süit olmasıdır. Kaynak materyalden ipucu alan Zeppelin, modern repertuar müziği olarak görülebilir. Ancak, doğru yapmak için en azını söylemek zor.

"Böylesi bir albüm yapmak için birçok zorluk vardı.  En başta geleni de teknikti.  Robert Plant'in çok geniş bir menzili var. Onu daha önce tanımamış olsam da sanki 16 yaşımdan beri ustam olan biriyle birlikteymişim gibi geldi. O yıllar boyunca beni aramıştı sanki.  Böylesi hayran olduğum bir sesi  kopyalama yapmadan söyleme biçimine saygı duymaktı, önemli olan. Bu yüzden,  benim için kişisel olarak kim ve ne olacağını o şarkıları yazsaydım gibi yapmam gerektiğini biliyordum. Ve bu çok ince bir çizgi çünkü çok kutsal bir yer ve bu bir endişe kaynağıydı. Siz olun ama bunun kutsal toprak olduğuna saygı gösterin. Rob Cavallo'nun miks aşamasına kadar aynı şekilde hissettiğini fark etmemiş olmam komikti, yapımcı olarak aynı şey için endişeleniyordu. Zor, kesinlikle zor.”

Jeff Beck'in Öğüdü

Beth şu sonuca varıyor: “Ya insanlar bundan hoşlanacak ya da  beni lanetleyeceklerdi. Yani benim için dua etmeliydi. Freakin' Zep hayranları çok sıkıdır, bilirsiniz. Adamı affetmezler." 


Beth Hart hareketli ve güçlü bir sanatçıdır. O yoğun. Müziği, eğlenceli ve eğlenceli olsa bile, derin ve ciddi. Beth bir müzik bilgini, bir dahi çocuk, kendini işine adamış bir piyanist ve pervasız bir Punk. Sanatında çatışan kimlikler barındırıyor ve şüpheleniliyor ki kendi içinde. Müziğini bu kadar hareketli, bu kadar yaygın yapan da bu. İlerlemeye devam ediyor ve hayatta kalmaya devam ediyor.


“Şimdiye kadar aldığım en iyi tavsiye Jeff Beck'ten geldi.  Jeff bana, 'Rahatlamaya başladığın ya da bir şey hakkında çok övgü aldığın an, sola dön ve oradan bir an önce siktir olup git' dedi. 'Çünkü böyle yapmazsan, sanatın tamamen egonla ilgili olacak ve çalıştığını bildiğin şeyin egosunu sürekli beslemeye çalışacak ve işte o zaman yeteneğin tekdüzeleşecek ve yitecek.' dedikten sonra , 'O  yüzden çok rahatsız olma cesaretini göster ve kendini rahatsız etmeye devam et.' öğütünü verecekti.” 

“Bu yüzden yeni yapımcılarla çok çalışıyorum. Çünkü çok rahatsız edici. Bazen yeni bir yapımcıyla çalışırken oldukça acımasız olabiliyorlar. Ama bunun için minnettarım çünkü olağanüstü derecede alçakgönüllü, meydan okuyucu, beni dövüyor. Beni her şeyi taze tutan ve ilerlemeye devam eden o rahatsızlıkta tutuyor.” 


Röportajı yapan: BUCKY O'HARE (5)

BluesBlast Magazine 2 Nisan 2022

Beth Hart – Courage to be Uncomfortable

https://www.bluesblastmagazine.com/beth-hart-courage-to-be-uncomfortable/



(1) Beth Hart, 4 yaşında piyano çalmaya başladı. Klasik müzik üzerine eğitim alıyor ve Bach, Beethoven eserlerini yorumluyordu.

(2) Klasik müzik üzerine piyano eğitimiyle müziğe küçük yaşlarda başlayan Hart, büyüdükçe Etta James , Otis Redding,  Bessie Smith ve Janis Joplin gibi blues ve rock müzisyenlerinin eserlerine ilgi duyacaktı.   

(3) Hart, uyuşturucu bağımlılığı ve bipolar bozuklukla mücadele etti.

(4) Beth Hart, 1992 yılında kız kardeşi Sharon'u AIDS komplikasyonları sonucunda kaybetmişti. O yıllarda 20 yaşında olan Beth, bu kaybın etkisini yıllarca taşıyacaktı. 

(5) Müzik eleştirmeni olan Bucky O'Hare, aynı zamanda bir slayt gitaristi, söz yazarı ve şarkıcıdır. Güney Doğu Massachusetts merkezli Bucky, New England'ın her yerinde 60'lar ve 70'lerin müziğinden ilham alan Slide Guitar Soul Jazz ve Funk Blues çalıyor.



18 Ocak 2022 Salı

Beth Hart'tan Led Zeppelin Sürprizi: 25 Şubat 2022'yi bekleyin!

 


Beth Hart son yılların en dikkat çeken sesi. Ülkemize de konser için gelen ve muhteşem dakikalar yaşatan Hart, sadece rock ve blues değil her tarzdan dinleyicinin ilgisine mazhar olan bir kadın sesi. Onu ilk kez Joe Bonamassa ile yaptığı ortak çalışmalarla tanımıştık. Bu muhteşem ses bir ay sonra çıkacak yeni çalışmasıyla ortalığı yeniden sarsacağa benzer.

 Beth Hart , Robert Plant'in efsanevi sesini A Tribute To Led Zeppelin'de  kanalize ederek bugüne kadarki en derin girişimlerinden birini üstleniyor . Provogue/Mascot Label Group  aracılığıyla 25 Şubat 2022'de piyasaya çıkacak olan albüm,   dijital, CD ve 3 farklı vinil renkte satışa sunulacak.

Dokuz parçalık albümde, Led Zeppelin'in unutulmaz yapıtları Beth Hart'ın sesiyle kulaklarımızda yankılanacak.  


27 Mayıs 2020 Çarşamba

Led Zeppelin severlere müjde efsane konser bu hafta sonu Youtube'da








Birlikte oldukları 10 yıl boyunca 8 albüm ve sayısız konser verdiler ve davulcu John Bonham'ın 1980 yılında ölümünün ardından topluluğa noktayı koydular.
Bu tarihten tam 27 yıl sonra 10 Aralık 2007 tarihinde birararaya geldi Robert Plant, Jimmy Page ve John Paul Jones ve çok özel bir konser verdiler.
Bu konserde John Bonham'ın yerini hepinizin bildiği gibi oğul Jason Bonham almıştı.
Led Zeppelin'in yıllar sonra bu bir araya gelişi, kendileri için çok özel bir isim olan Atlantic Records'un sahibi Ahmet Ertegün'ün ardından bir saygı duruşuydu ve bu konser daha sonra Calebration Day ismiyle albüme de dönüşmüş, ayrıca DVD olarak da yayınlanmıştı.
İşte, söz konusu konser bu hafta sonu Cumartesi günü Türkiye saati ile saat 22'de Led Zeppelin'in resmi Youtube kanalından izleyicisi ile buluşacak ve tam 3 gün gösterimde kalacak.
Bu konserde Led Zeppelin, içerisinde Black Dog, Dazed And Confused, Kashmir, Whole Lotta Love, No Quarter and Stairway To Heaven'da olduğu toplam 16 şarkısını seslendirmişti.
Biz bu konseri Radyo ODTÜ'de Kulak Misafiri'nde daha önce konuşmuş ve birlikte dinlemiştik.
Son söz olarak bu konser kaçmaz diyelim ve heyecanlandığımızı belirtelim.



28 Ocak 2020 Salı

Zeppelin Symphonic için vokalde Joey Tempest



Led Zeppelin'in klasikleşmiş yapıtlarının senfonik bir orkestra ile seslendirileceği haberini buradan duyurmuştuk. 

18 Nisan'da Londra Palladium'da yapılması planlanan konserde şarkıları seslendirecek isim de şu günlerde belirlendi. 

"Led Zeppelin müziği ile bir rock kutlaması" alt başlığı ile afişe çıkan Zeppelin Symphonic konserinde Europe'ın vokalisti Joey Tempest şarkıları seslendirecekmiş. 

Şimdi çok iyi biliyorum, bazı okuyucular:
"Bu böyle olur mu!" 
diye itiraz ettikten sonra,
" Bence bu konserde vokali şu yapmalıydı" diye ekleyecekler.

Peki sizce Zeppelin Symphonic konserinde vokali kim yapmalıydı?

Cevaplarınızı yorum bölümünde yazabilir ya da 
bluesperisan@gmail.com
adresine gönderebilirsiniz.


8 Ocak 2020 Çarşamba

9 Ocak 1944 ... Jimmy Page





Yıl 1968, İngiltere'de bir topluluk kurulur.
Topluluğu kuran isim gitarist  Jimmy Page'dir ve amacı dağılan Yardbirds grubunun ideallerini devam ettirmektir.
Ama bunu yaparken daha maceracı,  daha dinamik ve daha güçlü bir ses örgüsünü amaçlamıştır Page.
Önce bas ve tuşlu çalgılarda John Paul Jones ardından iki deneyimsiz isim  şarkıcı Robert Plant ve davulcu John Bonham'ın katılımıyla oluşur bu grup ve artık isimleri New Yardbirds'tür.
Bu dönemde Jimmy Page'le yaptığı bir prova sırasında Keith Moon
"...Bu grup bu gidişle havalanmadan yere çakılır, tıpkı kurşundan bir balon gibi..." 
deyince Page bu sözleri  ciddiye alır ve grubun ismi  artık Led Zeppelin'dir. 
Led Zeppelin ses örgüsü, doğulu ezgiler, folk unsurlar, doğaçlamalar ve blues ve rock alt yapısıyla dikkat çeker. 
Kuşku yok, Led Zeppelin kuruluşundan davulcu John Bonham'ın ölümüne kadar yaklaşık  10 yılda 10 albümlük külliyatı ile rock tarihinin en önemli gruplarından birisidir.

Evet bugün gitarist Jimmy Page'in doğum günü...
İyi ki doğdun Jimmy Page.
Jimmy Page'e buradan Aptulika'nın çizgileriyle selam çakıyoruz.

Bülent Seyitdanlıoğlu
(Kulak Misafiri)


2 Ocak 2020 Perşembe

3 Ocak 1946 ... John Paul Jones


Led Zeppelin'in en sessizi... Basgitarist ve klavyecisi JOHN PAUL JONES, Sidcup'ta 3 Ocak 1946'da dünyaya gelmişti.

4 Şubat 2019 Pazartesi

"En sevdiğiniz Led Zeppelin şarkısı" Anketi Sonuçları



 Blues Perişan blog'da yaptığımız "En sevdiğiniz Led Zeppelin şarkısı" anketi sonuçlandı.  Ankete katılan bütün herkesin arasından çektiğimiz kura ile 4 kişi  Led Zeppelin elemanlarının  4 orijinal çiziminden birini kazandı. 

Kazanan isimler ve kazandıkları çizimler ise şöyle sıralanıyor:


Robert Plant  - İlke Keskin


*


John Paul Jones  - Canan Baza




John Bonham  - Necdet Turan


*




Jimmy Page  - Kemal Kor

Kazanan isimler bluesperisan@gmail.com adresine mail atıp, adreslerini gönderirlerse orijinal çizimler adreslerine gönderilecek. Katılan herkese sonsuz teşekkürler.

Ve şimdi de "En sevdiğiniz Led Zeppelin şarkısı" Anketinin sonuçlarını yayınlayalım. En alt sıradan birinci sıraya doğru yayınlıyoruz. Ankete 523 kişi katıldı. Parçaların yanında aldıkları oyu da görebilirsiniz.




"En sevdiğiniz Led Zeppelin şarkısı"

15. In My Time Of Dying (2)

      The Ocean (2)

      Good Times Bad Times (2)

      When The Levee Breaks (2)




14. Dazed Of My Love (3)

      The Battle Of Evermore (3)



13. D'yer Mak'er (4)

         Rock'n Roll (4)



12. Ayırım yapamam... Bütün parçaları (8)
      


11. Ramble On (9)

      The Rain Song(9)  



10. Babe I'm Gonna Leave You (10)
   


9. Going To California (12)



8. No Quarter  (30)



7. Archiles Last Stand  (36)

       


6. Black Dog  (35)



5. Immigrant Song  (38)



4. Since I've Been I Love  (55)



3. Kashmir  (62)



2. Whole Lotta Love (64)



1. Stairway To Heaven (83)



Sonuçlar bu şekilde oldu. Bundan sonra her ay bir anket yapacağız. Şubat ayını da Deep Purple'a ayıracağız. Önümüzdeki günlerde Deep Purple anketinin ayrıntılarını da duyuracağız. 

18 Ocak 2019 Cuma

"En sevdiğiniz Led Zeppelin şarkısı" anketi İkinci Tur


Blues Perişan blog'da yaptığımız "En sevdiğiniz Led Zeppelin şarkısı" anketine gelen oylar sayıldı. neredeyse 50'nin üzerinde Led Zeppelin şarkısı sizlerden oy aldı. Ancak ilk 8 parça ikinci tura kaldı. İkinci tur olmasının sebebi de ilk üç için eşit oylar çıkmasıydı ve bu yüzden anketi ikinci tura taşıdık. 

İkinci tur için oylanacak parçalar ise alfabetik sıraya göre şöyle sıralanıyor:

 Archiles Last Stand

Black Dog

Immigrant Song

Kashmir

No Quarter

Since I've Been Loving You

Stairway To Heaven

Whole Lotta Love


Yukardaki 8 parçadan birini yazının altındaki yorum bölümüne yazın ve en sevilen Led Zeppelin şarkısını seçelim. 

Sonuçlar belli olduktan sonra hem bu anketin sonuçlarını hem de dünya üzerinde en sevilen Led Zeppelin şarkılarının listesini yayınlayalım. Bunlara ek olarak da Led Zeppelin'in başlangıçtan bu güne kadar en çok satış yapan ve gruba en çok telif getiren parçalarının listesini de sırasıyla yazalım. 

12 Ocak 2019 Cumartesi

En Sevdiğiniz LED ZEPPELIN Şarkısı Anketi Sürüyor!


Bu hafta yayınlanan  Bülent Seyitdanlıoğlu' nun "Bugün Jimmy Page tam 75 yaşında." isimli yazısının sonunda "Benim en iyi Led Zeppelin şarkım aşağıdaki videoda... ya senin ki? Yorum kısmında yazabilirsin." demişti. 
Yazıyı paylaştığım Facebook gibi sitelerde sizlerden yorumlar geldi. 50'in üzerinde yorumu bir kenara yazdık ve şimdi blog okurlarını da bu ankete davet ediyoruz. En sevdiğiniz Led Zeppelin şarkısını bu yazının altındaki yorum bölümüne yazın ve en sevilen Led Zeppelin şarkısını seçelim. Sonuçlar belli olduktan sonra hem bu anketin sonuçlarını hem de dünya üzerinde en sevilen Led Zeppelin şarkılarının listesini yayınlayalım. Bunlara ek olarak da Led Zeppelin'in başlangıçtan bu güne kadar en çok satış yapan ve gruba en çok telif getiren parçalarının listesini de sırasıyla yazalım. 

9 Ocak 2019 Çarşamba

Bugün Jimmy Page tam 75 yaşında.


"Ekonomik nedenlerle yalnızca 30 saatte kaydettikleri ilk albümleri yayınlandığında grup artık Led Zeppelin adını almıştı."





Bugün Jimmy Page tam 75 yaşında.

Yardbirds, Eric Clapton ve Jimmy Page gibi iki efsane gitariste okul olmuş bir İngiliz blues grubudur. 

Jimmy Page, daha sonra daha açılımlı ve dinamik bir sese kavuşturmak ve Amerika pazarına açılmak için New Yardbirds grubuna dönüştürdü. Kadroda, aranjör, bascı, klavyeci John Paul Jones, davulu büyük ustalıkla, içinde caz'la çalan John Bonham ve vokalde Midlans grubundan Robert Plant yer alıyordu.
Ekonomik nedenlerle yalnızca 30 saatte kaydettikleri ilk albümleri yayınlandığında grup artık Led Zeppelin adını almıştı.

12 yıllık kariyerleri davulcuları John Bonham'ın ölümüyle sona erdiğinde efsane mertebesine ulaşmıştı topluluk.

İyi ki doğdun Jimmy...

Benim en iyi Led Zeppelin şarkım aşağıdaki videoda... ya senin ki? Yorum kısmında yazabilirsin.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...