Eric Clapton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eric Clapton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2025 Çarşamba

Hayatımızın en güzel anlarında olan GÖRÜNMEZ ADAM

 

ANDY FAIRWEATHER LOW ismiyle belki de ilk kez karşılaşıyoruz ama o hayatımıza dokunan bir çok albüm ve konserde iz bıraktı. O vardı ama hep görünmezliği seçti. 



 Andy Fairweather Low gerçekten de Görünmez Blues'cu !

 

Andy Fairweather Low'ın yeni çıkan "The Invisible Bluesman" albümünü ilk gördüğümde kapağa bakıp, bunun 1950 ya da 60'larda yaşamış keşfedilmemiş ya da az sayıda insanın bildiği bir blues adamına ithafen yapılmış bir tür tribute albümü olduğunu sandım. Ya da buna benzer düşünceler içinde gezindim. Gün geçtikçe albümü daha fazla dinler oldum. Hatta kafama göre, "Eh be Eric Clapton popvari işler yapmaktansa şöyle blues tadında bir albüm yapsan ne olur" gibi serzenişlerde bile bulunacaktım. 

Sonra aklıma, "Kimdir bu Andy Fairweather Low?" gibi sorular takılacak ve devamında da, "Daha önce niye duymadım?" diye kendi kendimi hırpalayacaktım. Kimi zamanda bu adamın müziği bana hiç yabancı gelmeyecekti. Eh her şey zaten albümün isminde gizliydi... "The Invisible Bluesman". Evet sonuçta o sadece benim için değil cümle alem için de "Görünmez Bluescu"uydu. 


Oysa biz bu adamı çok iyi tanıyormuşuz aslında...

hem de o doksanlı yılların başındaki güzel günlerden. 

Durun bir yol hatırlatayım. 

Doksanlı yıllara yenilikleriyle adım attığımız zamanlar... yıl 1992 ve MTV hayatımıza "fişsiz" denilen bir konser biçimini yani "unplugged"i sokmuştu. İşte o modanın ilk örneği de Eric Clapton'unkiydi. Onun "Unplugged" isimli konseri hem albüm hem de konser videoları olarak yaşamımıza yeni bir boyut katarken, farklı bir bakış  da sunacaktı. 

O albümü bugüne kadar unutamamışızdır. Eric Clapton'un "Unplugged" isimli o konser albümünde ustaya akustik gitar, mandolin, mızıka ve kazoo ile eşlik eden bir adem vardı ya, işte o Andy Fairweather Low'dan başkası değilmiş. O konserin videosunda bile görüp hayran olduğumuz adam yıllar içinde nasıl bizden saklanmış. Harbiden görünmez adammış. Şimdi onunla yeni çıkan "The Invisible Bluesman" albümüyle tekrar karşılaşmak muhteşem bir buluşma doğrusu.  



Andy Fairweather Low hayatımıza sadece Eric Clapton'ın "Unplugged" konseri ve albümünde girip sonra kaybolup gitmedi. Şimdi sıkı durum... onu 22 yıl boyunca Roger Waters'ın destek grubu olan The Bleeding Heart Band'da  gitarist olarak dinleyecektik. Fairweather Low, Waters ile 1985'teki Amerika'daki "The Pros and Cons of Hitchhiking" albümü turnesinin konserlerinde çalacaktı. Ayrıca Waters'ın 1987'deki "Radio KAOS" ve 1992'deki "Amused to Death" albümlerinde de yer alacaktı. Bu kadar mı? Değil tabi, Roger Waters'ın 21 Temmuz 1990'daki The Wall - Live in Berlin'deki all-star performansında , 1999-2002 In the Flesh dünya turunda gitar ve bas çaldı. 2006 ile 2007'deki Waters'ın Dark Side of the Moon Live dünya turunda çaldı.  

Andy Fairweather Low işte böyle çok yakınımızdan geçti ama o yeni albümüne verdiği isim gibi görünmez adamdı. 



Aslında Andy Fairweather Low'ı sadece bu iki isimle anamayız. Onun müzik kariyerinin içinde kimler yok ki. İsterseniz onları bir bir sayalım:  BB King, Benmont Tench, Bill Wyman, Bob Dylan, Bonnie Raitt, Buddy Guy, Charlie Watts, Chris Barber, Chris Rea, Clarence 'Gatemouth' Brown, Dave Edmunds, David Crosby, David Gilmour, David Sanborn, Donald 'Duck' Dunn, Edie Brickell, Elton John, Emmylou Harris, Garth Hudson, George Harrison, Georgie Fame, Gerry Rafferty, Jackson Browne, Jeff Beck, Jimi Hendrix, Jimmy Page, Joe Cocker, Joe Satriani, John Mayall, Kate Bush, Levon Helm, Linda Ronstadt, Lonnie Donegan, Mary J. Blige, Mick Hucknall, Otis Rush, Paul Weller, Paul Young, Pete Townshend, Phil Collins, Richard ve Linda Thompson, Rick Danko, Ringo Starr, Roger Waters, Ronnie Lane, Sheryl Crow, Steve Gadd, Steve Winwood, Stevie Nicks, The Impressions, The Who, Van Morrison, Warren Zevon ve daha yüzlercesi onunla birlikte çalışmıştı.



Görünmez Blues Adamı Andy Fairweather Low, müzik hayatına Amen Corner'ın solisti olarak başladı. Bu grup oldukça popülerleşti ama Low bir şekilde ünden ve göz önünde olmaktan kaçınarak kendini gizlemeyi seçecekti. Buna rağmen onun gitaristliği ve blues hakimiyetinden dolayı  dünyanın en iyi sanatçıları onunla çalışmak için peşinden koşacaklardı. Böylece Andy, plak şirketleri ve prodüktörlerin vazgeçilmezler listesinde en baş sırada yer alacaktı.

 Kendi adına solo çalışmalar da yapan sanatçı, blues birikimine rağmen bugüne kadar hiç blues albümü yayınlamamıştı. Bu sebeple yeni çıkardığı  "The Invisible Bluesman" albümü muhteşem bir tanışmaya vesile oldu.  Albüm sanatçının , Clapton'ın işinden ayrıldığından beri kaydettiği materyalleri bir araya getiriyor. Ayrıca bu albümde ona  bas gitarist Dave Bronze ve Ian Jennings , klavyede Chris Stainton ve Richard Milner ve davulda Paul Beavis ve Henry Spinetti gibi usta isimler eşlik ediyor. 

Galli Andy Fairweather Low, İngiliz müzik sektörünün gizli kahramanı. Onun blues dehasıyla tanıştığımız bu albümde Junior Parker, Jimmy Reed, Arthur "Big Boy" Crudup, Muddy Waters, Big Bill Broonzy ve Carl Perkins gibi blues ustalarının coverlarından oluşan  12 parça yer alıyor. Daha önceden bildiğimiz ve bir çok grup, sanatçıdan bildiğimiz bu parçalar Low'ın yorumuyla ayrıcalıklanıyor. Onun gitarının yanısıra vokali de dikkat çekici.  

Albümü dinlerken, aklımdan geçen hep Eric Clapton oldu ve ister istemez, "Yahu Eric Aga böyle bir blues albümü yapsan ya" dedikten sonra, "Vakti zamanında  From The Cradle diye böyle bir albüm yapmıştın da..." diyerek serzenişte bulunuyordum. Tam o sıra 1994 tarihli yüzde yüz blues albümü "From The Cradle"da da bu bizim "Görünmez Blues Adam" yani Andy Fairweather Low'ın da yer aldığını öğrenecektim. Issız bir adaya gittiğimde yanıma alacağım tek Eric Clapton albümü "From The Cradle" olurdu... şimdi onun yanına bir de Andy Fairweather Low'ın "The Invisible Bluesman" albümünü de ekleyeceğim. 

Aptulika 




26 Mart 2024 Salı

1950'de yapılan "Buketli Kız" tablosu... Pattie ve Eric Aşkı ve Layla



Eric Clapton denilince ilk akla gelen şarkılardan biri "Layla" olsa gerek.  Aslında bu şarkı Derek and the Dominos grubunun 1970 tarihli "Layla and Other Assorted Love Songs" albümünde bulunan bir parçaydı ve o dönem grupta yer alan Eric Clapton'un hayatında derin öneme haiz olan bir yapıttı. 

"Layla" tutkulu bir aşkın şarkısıdır  ama biraz bizdeki "Arkadaşımım Aşkısın" tarzında yasak bir aşk. 

Eric Clapton yakın arkadaşı olan Beatles'ın gitaristi George Harrison'un karısı Pattie Boyd 'e aşıktır... Hatta ona yakın olmak için Pattie'nin kız kardeşiyle bile çıkar. İşte bu şarkı da o aşk için yani Pattie'ye yapılmıştır. Sonra Harrison'dan ayrılan Pattie, Eric Clapton ile evlenir. 

"Layla" şarkısının yer aldığı Derek and the Dominos'ın  "Layla and Other Assorted Love Songs" albümünün kapağı da o günden bu güne hafızalara kazınmıştır.  Albüme kapak olan bu yapıt, Fransız ressam Émile Théodore Frandsen (1902 - 1969)'in 1950 yılında yaptığı   "La Fille au Bouquet" (Buketli Kız) isimli yağlıboya bir tablodur. 

Ressam Frandsen'in oğluyla arkadaş olan  Eric Clapton, bu tabloyu onun evinde görünce ilgilenecekti. Tablodaki sarı saçlı kadını aşık olduğu   Pattie Boyd'e benzeten Clapton bunu albümün kapağı yapmak ister ve arkadaşı da buna izin verir. 

Derek and the Dominos'ın  "Layla and Other Assorted Love Songs" plağının kapağında ne grup ismi yer alır ne de başka bir yazı. Bu Eric Clapton'un özel olarak istediği bir şeydir... zira tabloyu öyle sevmiştir ki aslına hiç bir eklemeyle zarar vermek istemez ve bunda da israr eder. 

Eric Clapton tabloya bu denli önem vermesine rağmen yıllar geçer ve oğul Frandsen'in tabloyu Eric Clapton'a vermesinden 46 yıl sonra, Fransa'da açılan bir davada Clapton'ın, albümün 40. yıl dönümünde yeniden basımında kullanılan karton pop-up'taki resmi değiştirdiği gerekçesiyle aile dava açar. Mahkeme sonucu  1969'da ölen ressam  Frandsen de Schomberg'in ailesine  tazminat ödenecektir.   

Albümün 1970 yılında çıkışından sonra tablo Clapton'da olacaktı. Gitarist, Patti Boyd'dan ayrıldıktan sonra  tabloyu George Harrison'a verdi. Harrison da daha sonra bu tabloyu Boyd'a hediye edecekti. Resim sanatı içinde unutulup gidecek bir tablo, rock tarihi içinde bir başyapıta dönecekti. 

Tablonun macerası bu kadarla da kalmıyordu, geçen ay yapılan bir müzayede de 40.000 dolar değer biçilen bu tablo bir anda yükselerek 2,5 milyon dolara alıcı bulacaktı. 



 

11 Şubat 2024 Pazar

Eric Clapton, Filistinli Çocuklar İçin Konser Verdi.



Eric Clapton'ın "To Save A Child" (Bir Çocuğu Kurtarmak İçin) adıyla Gazze'de savaşın yıkımına maruz kalan Filistinli çocuklar için konser verdi. 




Bu Cuma günü aziz dostum Oğuz Koloğlu bana Cem Karaca'nın 1987 yılında  Türkiye'ye dönüşünde verdiği Gülhane'deki tarihi konserinde bizzat kendisinin çektiği fotoğrafları bana gönderdi. Bunu benimle paylaşması inanılmaz güzeldi, bu yüzden kendisine minnettarım. Bu paylaşımın ardından Oğuz bir de Eric Clapton'ın  Gazze'deki çocuklara yardım için verdiği konserin görüntülerini de "Eric Clapton geçen hafta online da izlenebilen bir konser yaptı Gazze için, pek duyulmadı ama belki seversin." notuyla  gönderecekti. 

İşte Eric Clapton'un "To Save A Child" isimli bu yardım konserini Oğuz sayesinde öğrendim ve izledim. 

Eric Clapton'ın "To Save A Child" (Bir Çocuğu Kurtarmak İçin) adıyla Gazze'de savaşın yıkımına maruz kalan Filistinli çocuklar için konser verdi. 

Gitarist, "To Save A Child" adıyla yaptığı yardım konserini şöyle açıklamış: 

“'Bir Çocuğu Kurtarmak İçin' Gazzeli çocuklara yardım amaçlı. 17 Ocak ~ Eric'in samimi konserinin çok özel bir filmi Aralık 2023'te Londra'da küçük bir izleyici kitlesi önünde çekildi. Eric'in setinde 'Tears In Heaven',  ‘Got To Get Better In A Little While,’ ve  George Harrison’ın ‘Give Me Love (Give Me Peace On Earth)’  parçaları  yer alıyor.  Elde edilen gelir Gazze'deki çocuklara yardım amacıyla bağışlanacak."


Bu konserle ilgili  Clapton'ı, 

 "Doğru olanı yapıyorsun Eric Clapton. Bu konuda tartışan herkes kötüdür.”

...

“Vicdanlı insanlar her zaman insan hakları için, özellikle de çocukların yaşamı için mücadele eder. Çok teşekkürler, Sör Eric Clapton."

gibi mesajlarla destekleyenler olduğu gibi mesajının yorum bölümünde olumlu tepkilerin yanı sıra hayranlardan rockçıya yönelik olumsuz tepkiler de gelmiş.

Tepki veren mesajlardan biri :

“Aşağılık, iğrenç ve Yahudi düşmanı. Konserin adını 'Hamas'a Finansman' olarak değiştirmelisiniz. Kendinizi eğitmeniz ve İsrail halkının başına gelenlere gözlerinizi açmanız gerekiyor. Bu senin hakkındaki fikrimi sonsuza dek değiştirecek."

Yazarken bir başka kişi yorum bölümüne şunları yazacaktı: 

“Bu açıkcası içimi acıtıyor. EC benim her zaman favorimdir. Ve şimdi onun, dolaylı olarak antisemitizmi destekliyor olması beni üzüyor. Peki ya İsrailli çocuklar? Bazıları tecavüze uğradı, yakıldı, işkence gördü. Kahramanımın gerçeği görmemesi kalbimi kırıyor.”


Clapton'ın Londra'da verdiği bu özel konseri, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarında hayatını kaybedenleri anmak için olduğunu özellikle belirtecekti.  Etkinliğin amacı savaşın sivil kurbanlarına tıbbi yardım sağlamak için fon toplamaktı. Müzisyen, ölen çocukları anmak için Fender tasarımı, Filistin bayrağıyla süslenmiş bir gitar kullandı. Clapton geçtiğimiz günlerde İsrail saldırılarından etkilenen Filistinli çocukların görüntülerini içeren bir müzik videosuyla birlikte "Voice of a Child" adlı bir şarkı yayınladı.


Eric Clapton'ın Filistinli çocuklar için yaptığı "Voice of a Child" parçası ve videosu: 



Bu konserden aziz dostum gazeteci ve TV yapımcısı Oğuz Koloğlu sayesinde haberdar olduğumu yazının başında belirtmiştim. Bunu öğrendikten sonra internetten gezinip haberlerine bakmak istedim. Bu olayı benim devamlı baktığım müzik sitelerinde görmediğim gibi bu habere yönelik yeni araştırmalarımda da iğneyle kuyu kazar gibi aradım. Bizim medyada zaten hiç bir şey yoktu... yabancı medyada ise denizde kum tanesi kadar denilebilecek azlıkta bilgi bulabildim. Yukarda da belirttiğim gibi Eric Clapton bu yardım konseri yüzünden (övgüler aldığı gibi) tepkiler de almış. Nasıl garip bir dünya olduk... Çocuklar ölmesin demek bile zor mu artık dünyamızda. 

Benim kuşağımın abileri Filistin'e destek veriyorlar diye  sağcıların, gericilerin saldırısına maruz kalırdı. Polis copu yerlerdi. Müzisyenlerimizden Cem Karaca o yıllarda "Bir gün Mutlaka" parçasını İngilizce olarak Arafat'ın Filistin Kurtuluş Örgütü için seslendirdiğinde sağcıların saldırısına uğramıştı. Şimdi o günlerden bugünlere geldik ve sahtekarlık diz boyu. Ezilenlerin yanında olmak aynı zamanda ortaçağ karanlığına, gericiliğe de karşı çıkmaktır. Bizim bildiğimiz buydu şimdi ise nerelere gelmişiz. Eric Clapton'ın kendi sanatçı bakışından, rockçı duyarlılığından Gazze'deki çocuklara sahip çıkması bile anlaşılamıyor. 

Aptulika



Eric Clapton'ın Gazze'de ölen ve savaşın yıkımına maruz kalan çocuklar için verdiği yardım konserinden görüntülere yer verelim şimdi de:

 Concert SAVE A CHILD (For GAZA Victims) Live 2024



15 Temmuz 2023 Cumartesi

Eric Clapton'ın yeni single'ı: “How Could We Know”



Eric Clapton,  bu hafta “How Could We Know” adlı yeni bir single yayınladı.  Bu aslında iki şarkılık bir single ve birincisi "Moon River" adıyla yayınlanmıştı. 



İlk şarkı "Moon River", Clapton ile  Jeff Beck birlikte çalmışlardı ve  Beck'in ölümünden kısa bir süre önce kaydedilen  cover bir parçaydı.  Single'ın öteki yüzünde bulunan ve bu hafta çıkan, "How Could We Know", Judith Hill (vokal), Simon Climie (vokal) ve Daniel Santiago'nun (akustik gitar) yer aldığı bir çalışma.  


 Eric Clapton'ın yeni single'ını aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz.

 




26 Ocak 2023 Perşembe

The Yardbirds'ün 15 yaşında ilk gitaristi olmak yerine fırçayı seçmek

 


Rock tarihine damga vurmuş bir grubun ilk gitaristi olmakla birlikte bir karar verme durumunda kalmak... 

Resim mi Müzik mi?

İşte İngiliz sanatçı Top Topham'ın öyküsü. 




Dünyaca ünlü olacak bir rock grubunun kuruluşunda çok küçük yaşlarda yer alan bir gitarist olmak, hiç kuşku yoktur ki önemlidir. Üstelik bu grubun özelliğinin kadrosunda yer bulan üç gitaristin de dünya gitar tarihinin ilk sayılabilecek isimleri olduğunu da söylemeliyiz. Bu isimleri sayarsam dediğim daha iyi anlaşılacak: Eric Clapton, Jeff Beck ve Jimmy Page.

Rock tarihine ismini altın harflerle yazdıran bu üç gitarist ilk çıkışını The Yardbirds isimli grup ile yapmışlardı. Ancak bu üç isim grubun kuruluş kadrosunda yer almıyordu. Grup 1963 Mayıs'ında kurulduğunda gitarist olarak Anthony 'Top' Topham bulunmaktaydı. Daha sonra efsaneleşecek bir grubun kadrosunda gitarist olarak (hem de bu grubun çatısı altında yer alan üç gitaristin de alanlarının en usta isimleri olacağı düşünüldüğünde) müzik yapmak önemliydi. Ancak henüz 15 yaşında olan Topham, hem müzik hem de resim yeteneğine sahip olan biriydi. Yani bu ikisinden birine devam etmek için bir seçim yapmak zorundaydı. O da resmi seçerek The Yardbirds'ten ayrıldı. Böylece resim eğitimine devam eden Topham, müzikten tamamen kopmasa da hayatını ressam ve iç mimar olarak sürdürecekti. 


 "The Yardbirds kurulduğunda 15 yaşındaydım, yani diğer elemanlardan üç ya da dört yaş küçüktüm..." sözleriyle o günleri anlatan Topham, grubun geceleri barda çalması sebebiyle    "...ailemin haftada beş ya da altı gece müzik çalmam için dışarı çıkmama izin vermeleri olanaksız olabiliyordu." diye durumunu özetliyordu.  O sıralar Epsom Sanat Okulu'na giden gitarist okulunu ve resmi ciddiye almaya karar vererek The Yardbirds'ten ayrılacaktı. 

Böylece Topham'ın yerine The Yardbirds'e gitarist olarak Eric Clapton gelecekti. Yıllar sonra yapılan bir röportajda Topham'a ayrıldığına pişman olup olmadığı sorulunca, "Ayrıldığıma pişman olmadım çünkü benim ilgi alanım olan blues müziğinden uzaklaştılar,"dedikten sonra,  "Müzikte kariyer yapmak ve profesyonel  olmak için onlarla kalsaydım bile, sanırım daha sonra Eric'in bıraktığı nedenlerin aynısıyla ayrılırdım." sözlerini ekleyecekti. 


 Resmi seçen Topham müzikten de tam anlamıyla kopmadı.   Marc Bolan , Peter Green ve Christine McVie gibi müzisyenlerle birlikte çalıştı. 1970 yılında yaşadığı bir sağlık sorunu sebebiyle müzikten koptu, ancak 1988'de eski Yardbirds elemanı  McCarty ile blues grubu Topham-McCarty'yi kurdular.

Topham, 2013 yılında Yardbirds'e resmi üye olarak geri döndü. 50 yıl aradan sonra kurucusu olduğu efsanevi grupta iki yıl çalıştıktan sonra  Topham gruptan 2015 yılında ayrılarak müzik hayatını noktalayacaktı. 

15 yaşındayken rock tarihinin en önemli gruplarından biri olan Yardbirds'ün kuruluşunda yer alan gitaristi Anthony 'Top' Topham bu haftanın başında 75 yaşında hayatını kaybetti.  Sanatçının ölüm haberi resmi sosyal medya hesabından, 

"Antony 'Top' Topham yani asıl adıyla Sanderson Rasjid Topham, 23 Ocak Pazartesi günü  huzur içinde vefat etti." 

diye duyurulacaktı.

Hayatında sevdiği işi yapmayı seçen ama müzikten de kopmayan Anthony Topham'a bizler de huzur içinde yatsın diyelim.






 

3 Ocak 2020 Cuma

Eric Clapton'un grubundan Marty Grebb öldü


Amerikalı bir klavyeci, gitarist, saksofoncu Marty  Grebb dün ( 2 Ocak 2020) hayata veda etti. Grebb'i bizler daha çok Eric Clapton'un albüm ve sahne grubunun elemanı olmasıyla tanıyoruz. Grebb müzik hayatı boyunca ayrıca, Bill Payne, Bonnie Raitt, Etta James ve Leon Russell gibi müzisyenlerle birlikte de çalışmıştı.  

74 yaşındayken ölen Grebb, 2 Eylül 1945'te Chicago'da doğdu ve genç yaşta piyano ve saksafonda blues seansları yapmaya başladı.  1966'da garaj-rock'ı  pop ile kaynaştıran Buckinghams grubunda klavye çalarak katıldı.

1968'de Buckinghams'dan  ayrıldıktan sonra Band, Leon Russell , Taj Mahal, Rufus Wainwright ve Chicago gibi sanatçı ve gruplarla yapımcı, besteci, aranjör, tur üyesi ve stüdyo müzisyeni olarak çalıştı.  







28 Kasım 2019 Perşembe

Eric Clapton'dan Ginger Baker'ın anısına konser


Eric Clapton, efsanevi rock triosu The Cream'den arkadaşı  Ginger Baker'ın müzik hayatı ve anısı için çok özel bir 'tribute' konser hazırladığı duyuruldu.  

"Eric Clapton & Friends: Ginger Baker'a Bir Övgü" adını taşıyacak olan bu konserin 17 Şubat 2020 Pazartesi günü Batı Londra'daki 5.000 kişilik Eventim Apollo Hammersmith'te yapılması planlanıyor.  

Yapılacak bu konserde Ginger Baker’ın efsanevi müzik kariyerine Clapton ve Baker’ın Cream ve Blind Faith’le birlikte yaptığı dönem çalışmaları da dahil olacak. Bu anma konserinin sürpriz konukları da yakın zamanda duyurulacakmış. 

Biletler Eventim Apollo'nun internet sitesinden saat 10: 00'da 29 Kasım Cuma günü satışa sunuluyor.

Etkinlikten elde edilen gelir, Baker ailesinin isteği üzerine, bir sağlık ve sosyal yardım kuruluşu olan Leonard Cheshire'a gidecek.

1948'de Kraliyet Hava Kuvvetleri subayı Leonard Cheshire tarafından kurulan İngiltere merkezli hayır kurumu, bireylerin yetenekleri ne olursa olsun, seçtikleri şekilde bağımsız yaşamasını, öğrenmesini ve çalışmasını destekliyor.

Ginger Baker'ı 6 Ekim 2019'da 80 yaşında yitirmiştik. 

19 Aralık 2018 Çarşamba

Büyük Orkestra ile HAWKWIND


Space Rock'ın büyük grubu Hawkwind son albümü "Road To Utopia"da kendi parçalarını büyük bir klasik orkestra'yla seslendiriyor. Büyük orkestrayı Mike Batt yönetirken,  "The Watcher" parçasında da gitarıyla Eric Clapton konuk olarak Hawkwind ile birlikte çalıyor. 

Hawkwind'in kuruluşundan bu yana gitaristi olan Dave Brock albümle ilgili,  
“Bu bizim için farklı ve hayacan verici bir deneyim oldu. Yıllar önceki çalışmalarımızı şimdi yapmısız gibi bir durum yaşadık. ilginç ve deneysel bir şeydi bu. Umarız bizim parçalarımızı bilen dinleyicimiz de sever." 
sözlerini söyleyecekti. 



Hawkwind 31. stüdyo albümü olan "Road To Utopia"da  Dave Brock, Richard Chadwick, Mr Dibs, Haz Wheaton ve Magnus Martin'den oluşan kadrosuyla karşımıza çıkıyor. 

Cherry Red plak şirketi tarafından 14 Eylül 2018 tarihinde yayınlanan albümde Hawkwind'in saykodelik, deneysel ve space rock tarzını orkestra eşliğinde dinlemek gerçekten heyecan verici. 

Albümün dikkat çekici kapağını da çocuk kitapları resimleyen   Hilary Harron yapmış.


Hawkwind - "Road To Utopia"
1. Quark, Strangeness And Charm
2. The Watcher
3. We Took The Wrong Step Years Ago
4. Flying Doctor
5. Psychic Power
6. Hymn To The Sun
7. The Age Of The Micro Man
8. Intro The Night
9. Down Through The Night


Quark, Strangeness And Charm





5 Şubat 2017 Pazar

Tavanarasında bulunan hazine : "Reverence"





Caz basçısı Nathan East`in yeni solo albümü  Eric Clapton, Phil Collins, Chick Corea gibi bir çok ünlü ismi konuk ediyor ama bu onlar için de bir sürpriz.

Nathan East, yeni albümü "Reverence'ta rock, pop ve caz müziğinden bir çok ünlü isimle, onların haberi olmadan çalmış. 
Aslında bu tatlı ve yirmi küsur yıllık bir sürpriz. 
Buyrun bakalım, "Reverence" albümünün maceralı öyküsüne: 








 
Smooth cazın unutulmaz grubu Fourplay'in basçısı Nathan East yeni solo albümü "Reverence"i çıkarttı. Sanatçının ikinci solo çalışması olan bu albüm, ilginç bir şekilde rock, pop ve caz yıldızlarını biraraya getirmiş. Ancak bu albüm için oluşan buluşmayı, yani konukluğu o yıldızlar da bilmiyor. East'ın yeni albümü "Reverence"ta Eric Clapton, Phil Collins, Chick Corea, Yolanda Adams, Nikki Yanofsky, Kirk Whalum, Philip Bailey gibi birbirinden ünlü müzisyen bilmeden konuk olmuşlar.  

Basçı Nathan East, 25 yıllık müzik kariyeri içinde Fourplay grubu haricinde bir çok müzisyene de hem konser hem de albüm kaydında eşlik etmiş. Zaman içinde East'in çeşitli sanatçılarla yaptığı kayıtlardan bazıları yayınlanmamış ve unutulmuş. Sanatçı bir gün tozlu raflar arasında bu unutulmuş kayıtları buluyor.  Derhal stüdyoya koşan Nathan East, bu kayıtları dijital ortama aktarıyor. Bu kayıtlar üzerine Philip Bailey, Verdin White, Ralph Johnson gibi müzisyenlerin de stüdyoda çalarak eklenmesiyle Türkçesi "Saygı ile eğilme"anlamına gelen "Reverence" albümü ortaya çıkmış. 

"Reverence" albümünün konukları arasında herkesin dikkatini çeken ilk iki isim hiç kuşku yok ki, Eric Clapton ve Phil Collins. Üstelik bu albümde Phil Collins'in davul çaldığını söylersek olayın sürprizi daha da büyüyor gibi.  25 yıl öncesine yani Collins'in davulu bırakmadığı zamanlara gidiyoruz. Rock'ın efsanevi grubu Genesis'te de davul çalmış olan Phill Collins, 1991 yılında Nathan East ile birlikte Earth, Wind & Fire grubunun "Serpentine Fire" isimli parçasını yorumlayarak kaydetmiş. Nathan East'ın kardeşi tarafından yapılan bu kayıt, yayınlanmamış ve zaman içinde unutulmuş. Usta basçı East bu albümü hazırlarken aklına bu kayıt da gelmiş ama bir türlü bulamamış.  Uzun aramalardan sonra bu kaydın ünlü şarkıcı Patti Austin`in bodrum katındaki deposunda olduğu anlaşılıyor. Ve böylece ortaya 25 yıllık bir bilinmeyen Phill Collins davul kaydı çıkıyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...