Joe Bonamassa, Glenn Hughes, Jason Bonham ve Derek Sherinian isimleri yan yana geldiğinde bunun adı futbol terimiyle "Şöhretler Kadrosu", ama bize en yakışan haliyle 1970'lerden kalma rock terimiyle "Süper Grup" akla gelir... ve bu grubun ismi de Black Country Communion.
Black Country Communion şu sıralar yeni albümleri "V"ı çıkartmaya hazırlanıyor. Grubun beşinci stüdyo albümü olacak bu çalışma 14 Haziran 2024 tarihinde yayınlacak.
Yeni albümün duyurusunu bugün yapan grup, albümde yer alacak parçalardan birini de single olarak yayınladı.
"Stay Free" adını taşıyan ilk teklide Black Country Communion, funk'ın dibine vurarak ortalığı hareketlendiriyor.
Bize Haziran'ın 14'ünü beklemek düşüyor. Demek ki bu yaz sıcak olacak.
Glenn Hughes, Deep Purple'ın "Burn" albümünün 50. yıl dönümü sebebiyle yaptığı turne kapsamında ülkemize geliyor.
Deep Purple'ın "Burn" albümünde yer alan eski basçısı ve solisti Glenn Hughes, “Glenn Hughes performs Deep Purple Classics Live” projesiyle Deep Purple şarkılarını seslendirmek için 6 Ekim 2023 Cuma gecesi Ankara ODTU Vişnelik'de, 7 Ekim Cumartesi gecesi ise İstanbul'da Maximum Uniq Açıkhava'da konserler verecek. Epifoni organizasyonuyla ülkemize gelen Glenn Hughes konser biletleri 17 Mayıs Çarşamba günü satışa çıkacak.
Deep Purple kadro değişiklikleri Mark diye isimlendirilir ve en fırtınalı dönemi de Mark III dönemidir. Hard rock'ın zirvesine çıkan grup 1973 yılında büyük bir güç kaybına girecekti, simgeleşmiş sesi ile Ian Gillan ve grubun bas gitaristliğinin yanısıra prodüktörlüğü ile de öneme haiz Roger Glover ile Deep Purple'ın yolları ayrılacaktı.
Onların yerine daha önce tanınmayan David Coverdale vokale geçerken, bas gitara da Trapez grubundan Glenn Hughes katılacaktı. Coverdale bugünkü gibi bilinen bir isim olmadığı için Hughes de vokale zaman zaman katılacaktı. Böylece grubun Mark III dönemi başlayacaktı ama bu grubun bazı hayranlarını da pek mutlu etmeyecekti. Zira Gillan'ın hard rock rengindeki sesi David Coverdale ile boogie odaklı bir yaklaşıma girerek Deep Purple'ın müziğine soul, R&B ve funk etkileşimine sokacaktı. Bu değişimde diğer mimarın ismi de hiç kuşku yoktur ki, Glenn Hughes idi.
Bu değişim "Burn" albümüyle gelecekti ve ne oluyor derken "Strombringer" ile hard rock zirvesine tekrar oturacaktı. 1974 yılında çıkan "Burn" her ne kadar Deep Purple'a yeni tatlar kattıysa da Deep Purple'ın soluk almasını sağlamış ve geçen yarım asır içinde de unutulmazlar arasına girmiştir. O dönem içinde listelere üst sıradan giren "Burn" albümü 4 milyon kopyalık bir satışla da zirveye oturmuştu.
İşte bu efsanevi albümün bu yıl çıkışının 50. yıldönümü ve grubun o dönemdeki bas gitaristi ve vokalisti Glenn Hughes, "Burn" isimli bir turneyle vereceği konserlerde Deep Purple dönemi şarkılarını seslendirecek. Yaz sonunda ABD'de başlayacak bu turne, Ankara ve İstanbul'da da devam edecek.
Glenn Hughes'in Ankara ve İstanbul'da konser vereceği haberi duyulunca, ülkemizdeki haber sitelerinde karmakarışık akla ziyan başlıklar görülür oldu:
"Rock Efsanesi Deep Purple Türkiye'ye Geliyor."...
"Deep Purple'ın Gitaristi Glenn Hughes yeni albümü Burn'ün turnesiyle konsere geliyor." ...
"Rock müziğinin meşhur temsilcilerinden Deep Purple, "Burn" albümünün 50. yıldönümü vesilesiyle bir turne düzenleyecek." ve daha niceleri.
Aslına bakılırsa onların da kabahati yok... Deep Purple'ın bu dönemi ile ilgili konserleri daha önce David Coverdale de yaptı ve kim yapıyor nedir falan derken akıllar bir hayli çorba oluyor haliyle. Anlaşılan o ki bu eski çorbalar daha çok ısıtılıp sunulacak.
6 Ekim'de Ankara ODTÜ Vişnelik, 7 Ekim'de ise İstanbul Maximum Uniq Açık Hava 'da verilecek konserlerde Glenn Hughes'e gitarda Soren Andersen, davulda Ash Sheehan ve orgda da Bob Fridzema eşlik edecek.
Yngwie Malmsteen ve Glenn Hughes, Ağustos ve Eylül ayları için ortak bir ABD turnesi yapacaklarını duyurdular.
Konserlerde gitarist Malmsteen en iyi hit şarkılarından oluşan bir seti seslendirecek, şarkıcı ve basçı Hughes ise Deep Purple'ın sekizinci albümü "Burn" de yer aldığı yıllara gönderme yaparak sahneye çıkacak. Hughes'in kadrosunda bulunduğu "Burn" albümü 1974 yılında çıkmıştı, yani bu albümün yayınlanışının 50. yıl dönümü anısına Deep Purple klasiklerinden bir seçki sunacak .
Ortak turne haberini Glenn Hughes, sosyal medyada "Bu yaz ABD turunu duyurmaktan çok mutluyum" dedikten sonra, “Ağustos-Eylül tarihlerinde Amerika'da mümkün olduğu kadar çok kişiye konser vermek istiyorum. Yakınınızdaki bir şehirde daha fazla ek gösteri için bizi izlemeye devam edin.” sözleriyle duyuracaktı.
Efsane doğulmaz, efsane olunur ve o da böyle olur! Bir kez daha bir rock vokalistliği nedir, nasıldır ? Nasıl olur da elli koca yıl geçmesine ve her gün onlarcası çıkmasına rağmen halen ROCK STAR kalınır dersini izledik desem az kalır. Glenn babanın bu performansına, sıcaklığına, sempatikliğine, mütevaziliğine ancak şapka çıkarılır, önünde saygıyla eğilirim…
Glenn Hughes‘dan Deep Purple Klasikleri Performansı Konserine dair …
Önce ilk haberi düştüğünde, neden Deep Purple klasikleri, kendi solo şarkılarıyla gelse olmaz mıydı? Ya da Joe Bonamassa ile oluşturdukları proje grupları Black Country Communion‘la gelmeleri zaten bir hayaldi ama keşke demiştik … Deep Purple’ı zaten orjinalinden dinlemiştik birçok kez, Glenn Hughes’in rock tarihinin en efsane vokalistlerinden bir olduğuna da hiç şüphemiz yoktu ama , bu nedenler de aklımızdan geçmişti işte … Başta da dediğimi gibi bu aslında geçmişten anıların geceye karışacağı bir masal gecesi gibi olacaktı. O halde bu masaldan bir on beş sene öncesini de hatırlayalım, tarihlerin 2 Şubat 2004’ü bir kış gecesini gösterdiği. Bir GS-FB maçı sonrası apar topar yetiştiğimiz ve yine iki ex. Deep Purple’lının projeleri olan Glenn Hughes & Joe Lynn Turner Project'in Maslak’ta ki rock gecesini. İlk orada izlemiş ve hayranlığımız bir kat daha artmışken, dün gece yani tam tamına 15 sene sonraki performansını gerçekten anlatacak tarif edecek kelimeler bulamıyorum. Şöyle deneyeyim, Efsane doğulmaz, efsane olunur ve o da böyle olur! Bir kez daha bir rock vokalistliği nedir, nasıldır ? Nasıl olur da elli koca yıl geçmesine ve her gün onlarcası çıkmasına rağmen halen ROCK STAR kalınır dersini izledik desem az kalır. Glenn babanın bu performansına, sıcaklığına, sempatikliğine, mütevaziliğine ancak şapka çıkarılır, önünde saygıyla eğilirim… “ Siz bu akşam buraya benim için gelmediniz , Ben sizin için geldim “ Glenn Hughes ( 11 Temmuz 2019 İstanbul ) Ve ekledi ardından reçetesini de “ Be safe , be free , be loved , be happy …”
Görsellerde de görüleceği üzere “Stormbringer” ile şahane bir giriş yaptı konsere baba. Öncesinde biz de biraz çalışmıştık tabi, ardından da “Might Just Take Your Life” ve “Sail Away” in geleceğini de bekleyerek. Bir Deep Purple masalı anlatıyordu, Glenn dede bize sahnede, derken önceki listelerinde pek sık çalmadığı harika temposu ve ritmi ile “ You Fool No One” geldi … Arada seyirci çığlıklar eşliğinde “You Keep On Moovin “dediğinde de “Sakin olun , bağırmayın , duyuyorum , görüyorum , kalbimde hissediyor ve seviyorum sizleri” diye de çok hoş tepkiler verdi Hughes ve tabi sonra “ ….Keepppp on mooooovinn…. “
Parçalar gayet uzun doyurucu ama hepsinden önemlisi Glenn Hughes ‘in sesinin sınırlarını zorladığı ve gerçekten vokal şovu yaptığı performansları ile her biri bir başka masala dönüştü gecenin karanlığında … Sonra ne olduysa bambaşka bir şey oldu , gruba nefes alma molası olarak genelde tasarlanan davul solo başladı, ama o nasıl davul solodur öyle! Nerdeyse on beş dakika süren, bir ara farkına varıp yüzümü seyircilere döndüğümde neredeyse tüm salonun nefes almadan, kıpırdamadan sanki hipnotize olmuş ya da transa geçmiş halde bu performansı izlediğini gördüm, hemen yüzümü sahneye kulağımı ve gözümü davula verip kaldığım yerden ben de onlara katıldım … Usta arada güzel bir bass solosu, bir vokal şovu daha ekledi ve tabi saatler ilerliyor , her ne kadar bitmesini istemiyoruz desek de büyük ve beklenen üçlüye sıranın geldiğini biliyordum. Bu arada kızım tam önümdeydi, bir ara baktığımda ful konsantre olmuş ve bu muhteşem rock ayinine kendini kaptırmış soluksuz şekilde müziği doyasıya yaşıyordu ki bu da hissiyatıma ve bu güzel masala bir zirve daha ekliyordu . Ve
…. I've been mistreated…. Duyuldu ve sahne ve salon bir kez daha sarsıldı deprem gibi, Hughes baba vokaliyle özel ruh kattığı bu muhteşem parçayı armağan ediyordu hepimize … … I've been losing my mind… Ve tabi onsuz asla düşünülemeyecek bir Deep Purple gecesi ve Rock N Roll’un belkide en büyük MARŞI başladı “ Smoke On The Waaater” fire in the sky ….. Benim için belkide gecenin en sönük performası bu parça olmasına rağmen, ne şartta ve ne durumda olursa olsun haykırmamak mümkün olmazdı … Geceyi ateşe vermeden salon ve sahne terk edilemezdi, gecenin sonu şovun ve masalın bitimi alev alev oldu “ Burn “ Dün gece çok tekrarladın bizi sevdiğini Glenn Baba , ama şimdi sıra bizde “ We love you too Glenn , we love you too Man ! THANK YOU VERY MUCH ! “
Konser başı , sonu ve ekibimize dair kısa not : Emre ilk konserimize 1993 ‘de gittiğimiz ayrılmaz konser partnerlerimdendir , dün akşam bu defa 26 yıl sonra babalar ve kızları ile bu konser deneyimini yaşamanın tarifsiz keyfindeydik, anlatılmaz yaşanır cinsinden. Byfuss , Filiz ve değerli dostum radyocu, gitarist Okan Meriç ‘le de beraberdik . Konser önü ne bulacağımızı tahmin ediyorduk, ama konser sonrası herkes , ama herkes beklentilerinin çok çok ötesinde bir performans dinlemenin şaşkınlığı ve mutluluğunu henüz kulaklarında ki çınlamalar geçmeden birbirine anlatmaya çalışıyordu, yüzlerdeki müthiş bir haz ifadesi ile . Hele ki bu güzel ifadeleri kızlarımız Doğa ve Yankı’dan da duymak, görmek tarifsizdi … Rock ile kalın … Geronimo Yalnızkartal 12 Temmuz 2019 İstanbul