Buddy Guy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Buddy Guy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2025 Pazartesi

Buddy Guy 89 Yaşında: Ain't Done With The Blues


 

Buddy Guy'ın "Ain't Done With The Blues" adını taşıyan yeni stüdyo albümü 30 Temmuz 2025 tarihinde çıktı. Bu sıradan bir takvim yaprağı olmanın ötesinde usta blues gitaristinin doğum günü yani 89 yaşına girdiği tarihti. Sadece albümün çıkış tarihi değil ismi de anlamlıydı. Doksan yaşına bir kala yaşayan en büyük blues efsanesi yeni çalışmasında gururla, "Ben daha blues ile işimi bitirmedim!" diye haykırıyordu. 

Evet Buddy Guy bir asırlık ömründe blues tarihini bugünlere taşıyan bir görgü tanığı ya da ayaklı bir müze. Muddy Waters'ın yanında aynı sahneyi paylaşarak başladığı müzik yaşamından bu güne blues ustalarının izlerini taşımaya devam ediyor. Albümün açılışını yapan "Hooker Thing" , kısa, sade ama bir o kadar da anlamlı bir John Lee Hooker saygı duruşu. Gene albümde yer alan "One From Lightnin'" ise Lightnin' Hopkins'e adanmış. Bu her iki saygı duruşunda da Buddy Guy tek başına ve sanki biraz önce onların yanındaymış da gelmiş gibi, onları gülümsemeyle anlatıyor. Bu her iki dokunuşta kısa ve fazlasıyla yaşanmışlık barındırıyor. 



"Ain't Done With The Blues" albümü 2 CD'den oluşuyor ve 18 şarkı yer alıyor. Albümde ayrıca Joe Walsh, Joe Bonamassa, Peter Frampton, Christone 'Kingfish' Ingram gibi rock ve blues dünyasının usta gitaristleri bir parçada konuk olarak yer alıyor.

Albümün prodüktör koltuğunda Buddy Guy ile uzun süre çalışan ve blues adına kaliteli işlerde mutlaka imzası olan Tom Hambridge bulunuyor. Aynı zamanda usta bir davulcu da olan Hambridge, bu çalışmanın tümünde bateri, perküsyon ve geri vokallerde de yer almış. 

Albümde yer alan daimi müzisyen kadrosuna tam tekmil yeniden bir bakalım: 

Buddy Guy - gitar, vokal

Tom Hambridge - Davul, perküsyon, geri vokaller (prodüktör)

Kevin McKendree - Klavye (piyano, Hammond B‑3, Wurlitzer)

Mike Rojas - Klavye (piyano, Wurlitzer)

Glen Worf - Bas gitar

Tal Wilkenfeld - Bas gitar (bazı parçalarda)

Rob McNelley - gitar

Max Abrams - Saksafon

Steve Patrick - Trompet

Chuck Leavell - Hammond B‑3, Wurlitzer (klavye enstrümanları)

Müzisyen kadrosu da mükemmel ve bir çoğunuza bazı tanıdık isimler de gelebilir ama Tal Wilkenfeld isminde ister istemez duruyoruz. Bu bas gitaristi Jeff Back'in elemanı olarak tanıyoruz. 

Buddy Guy, bugün Chicago Blues'un yaşayan en büyük tanığı. O gençliğinde Muddy Waters'ın ekibinde yer almış... Ancak o Chicago Blues'u rock ile buluşturmuştu. 

Yani Buddy Guy, o devraldığı bayrağı yeni zirvelere doğru taşıyor. Evet, "taşıdı" demek yerine "taşıyor" dedim. Usta gitarist bugün 90 yaşına doğru yol alıyor ama "Daha blues ile işim bitmedi!" diyor. Bu geliş güzel söylenmiş bir laf değil, albümü dinlediğinizde bu lafın gerçek olduğunu çok iyi anlayacaksınız. 

Aptulika



22 Haziran 2023 Perşembe

Ally Venable 16 yaşından beri Blues Rock Sahnesinde


Oldukça genç bir blues rock gitaristi ve vokalisti olan Ally Venable,  yeni albümü "Real Gone"da Buddy Guy ve Joe Bonamassa'nın desteğiyle geliyor. 

Üstelik bu ilk kez olmuyor, Ally Venable 16 yaşından beri müziğin içinde ve bu iki usta ile çok kez aynı sahneye çıkmış.


Ally Venable, 23 yaşında kadın blues rock gitaristi ve vokalisti yeni albümü "Real Gone" ile umutları yeşertiyor. 

Teksaslı sanatçı ilk olarak 16 yaşında sahneye çıkmış. Sahneyi birlikte paylaştığı isimler arasında Buddy Guy ve Joe Bonamassa gibi ustalar da varmış ki, bu iki isim "Real Gone" albümünde konuk olarak iki ayrı parçada destek vermiş.  Buddy Guy, "Texas Louisiana"da vokal ve gitarıyla konuk olurken, "Broken and Blue"da Joe Bonamassa  gitarıyla yerini almış. Bu konuk katılımları, öyle "bir iki usta isme yer verelim de albüm çok kişiye ulaşsın" mantığıyla yapılmamış. Açıkcası bu ustalar da yeni bir yeteneği farkedip gönülden destek vermişler. Öyle ki Buddy Guy ve daha bir çok isimle çalışan davulcu Tom Hambridge hem albümde çalmış hem prodüktörlüğü üstlenmiş hem de Venable ile birlikte besteleri yapmış. 


Albüm "Real Gone" ile açılıyor ve  wah wah pedalı ile gürleyen gitarlarla rock dolu bir merhaba oluyor bizlere. Ardından gelen "Going Home" ile Venable'ın vokalinin rock ve blues dışındaki türlere de mahir bir uyum sağlayabileceğine şahit oluyoruz. Tabi başlangıçtaki bu etkiden sonra gelen gitar bize asıl yerimizi belli ediyor. Akabinde gelen “Justifyin'” de sadece müzik olarak değil şarkı sözleriyle de dünyadaki adaletsizliklere dokunulması ayrıca önemli. 

Joe Bonamassa'nın konuk olarak gitarıyla harikalaştırdığı "Broken and Blue" dan sonra, Buddy Guy'ın konuk olduğu "Texas Louisiana" geliyor. Burada Ally Venable'ın "Texas" derken Buddy Guy'ın "Louisiana" demesi tatlı bir atışma gibi olmuş. Tabi parça aralarında Stevie Ray Vaughan'ın da olduğu blues ustalarına bir saygı resmigeçiti gibi. 

Ally Venable "Real Gone" albümünde blues rock gitaristliği adına önem kazandığı gibi vokal kullanımındaki ses rengiyle de ayrıcalık gösteriyor.  




21 Ekim 2022 Cuma

Buddy Guy, "The Blues Don't Lie" albümüyle dobra dobra!



 Buddy Guy ismini bilmeyeniniz varsa, kelimenin tam anlamıyla çok şey kaybediyor demektir. Blues'un yaşayan en eski efsanelerinden biri olup, 86 yaşında olmasına rağmen yaptığı albümlerle bizi heyecanlandırmaya devam ediyor. Bu çok kıymetli bir şey çünkü o hiç bir şey yapmasa bile rock ve blues tarihine oturmuş ve yeri dolamayacak bir isim. Muddy Waters günlerinden bir tarihin canlı şahidi olan Buddy Guy blues gitarı ve vokalinin büyük ustası olmasının yanı sıra efsane rock gruplarının ve müzisyenlerinin de ilham kaynağı. Hem de bugün bile. 

Yazıya bu şekilde girdim diye bana, "Herife bak, bu ne yağlama" diyecek olanınız varsa ona, Buddy Guy'ı anlatmak için kelime haznemin yetersiz kalması yüzünden kendime kahrediyorum diyebilirim. 

Buddy Guy'ın yeni albümü "The Blues Don't Lie", 30 Eylül 2022  tarihinde piyasaya çıktı. Açıkcası o günden bugüne her gün dinliyorum ama üç hafta geçmesine rağmen bir yazı yazamadım. Ancak şimdi oturup, yazıyorum. 

Öncelikle albümde  yer alan üç kavır parçaya şöyle bir göz atalım.  Beatles parçası olan ve 1970 tarihli "Let it Be" albümünde yer alan "I' have Got a Feeling" parçası Buddy Guy'ın yorumuyla karşımıza çıkıyor. Lennon ve McCartney imzalı bu parçanın asıl yorumunu dinlemediyseniz bir dinleyin derim. Ondan sonra da bu Buddy Guy yorumunu dinleyin ve bir büyük ustanın bir klasiği zedelemeden kendi imzasıyla işleyebilmesine şahit olun. İnsan Buddy Guy'ın neden büyük bir bluesçu olduğunu böylece daha iyi anlayabiliyor. 

Albümdeki kavırlardan biri de BB King'e ait olan "Sweet Thing. Buddy Guy'ın BB King'in ölümünden sonra yaptığı muhteşem bir saygı sunuşu olan 2015 tarihli "Born To Play Guitar" unutamayacağım çalışmalardan biridir. Orada BB King'e olan sevgisi iki parçada nefis bir şekilde hissediliyordu. Bu yeni albümde de BB King'in bir parçasını yorumluyor. King'in bas sesine tezat oluşturacak tiz sesiyle Guy nefis bir yorum otaya koyuyor. 

Üçüncü kavır çalışmada albümün sonunda yer alan "King Bee". James Moore imzalı bu blues klasiği daha önce Muddy Waters'tan Rolling Stone'a kadar bir çok isim tarafından seslendirilmişti. Buddy Guy bu yorumda sadece akustik gitarla takılarak harika bir yorumla finali oluşturmuş. 

The Blues Don't Lie" albümü aynı zamanda bir yıldönümü albümü aynı zamanda. Buddy Guy 60 yıl önce memleketi Louisiana'yı terkedip Chicago'ya gelmişti. Bu sıradan bir göç değildi ve blues'ın tarihinde bir kilometre taşıydı. Bu yüzden de albümün çıkış tarihini Buddy Guy'ın 60 yıl önce Chicago'ya geldiği gün olan 30 Eylül tarihine rast getirmişlerdi. İşte albümün açılış parçası olan "I Let My Guitar Do The Talking" de bu konuyu çok güzel anlatıyor. Söz ve müziği Buddy Guy tarafından yapılan ikinci parça da "The World Needs Love" olmakta ki anlattığı konu itibarıyla oldukça anlamlı doğrusu, dünyanın gerçekten sevgiye ihtiyacı var. Lanet olası ahmaklar buna gülebilir ama gerçekten dünyanın canına okunuyor.

16 parçanın yer aldığı albümde üstte yazdığım iki parça Buddy Guy'a ait o ve üç kavır parça haricinde geriye kalan 11 parça tamamen Tom Hambridge imzalı. Yılların dostluğu öyle güzel bir işbirliğne dönüşmüş ki Hambridge bestesi olan "Blues Don't Lie" tam anlamıyla Buddy Guy üzerine dikilmiş elbise gibi. Bu yüzden ilk üç parça albümün açılışında güzel bir birliktelik oluşturuyor. 

Albümün güzelliklerinden biri de konuk olan 6 müzisyenin resmi geçidi. Şimdi de sırasıyla onlara bir bakalım... "We Go Back" in açılışında Buddy Guy vokaliyle nerdeyse bir teatral davetle Mavis Staples'i konuk ediyor. Soul blues'un güzel atmosferinde harika bir düet oluşuyor. Arada konuşur gibi Staples'in "Buddy hatırlıyor musun" demesi çok hoşuma gitti. 

Kalp atışı gibi bir ritmle başlayan “Symptoms of Love” da Elvis Costello konuk oluyor. Bu konuklukta parça Hovlin' Wolf vari bir etkiye giriyor. Yumuşak tonda akan “Follow The Money”de  Buddy ile James Taylor'ın uyumlu düeti akıp gidiyor. Ardından gene aynı mahalleden yani blues'un yaşanmışlığından Boby Rush'ın konuk olduğu “What's Wrong With That” geliyor ki 70'leri hatırlatan funky temalı ritm gitar ve akıp giden solo gitar ikinci bir düeti oluşturuyor. Konuk listesinde yer alan beşinci isim olan Jason Isbell'i tanımıyorum ama konuk olduğu "Gunsmoke Blues" silahlanmaya getirdiği eleştri ile dikkat çekici güzel bir parça. Konuk listesindeki son isim Wendy Moten ve Buddy Guy ile seslendirdikleri "House Party" ile bir boogie ziyafetine giriveriyoruz. 

Buddy Guy'ın albümündeki en büyük paylardan biri de  davul ve perküsyonda yer alan  Tom Hambridge'e ait. Yılların dostluğu içinde prodüksiyonu üstlenen Hambridge şarkılardan 11'ini de bestelemiş ve çalışmaya anlam katmış. Ruh katmış demiyorum zira o zaten Buddy Guy'ın işi. Albümdeki daimi müzisyen kadrosuna şöyle bir bakarsak: Michael Rhodes ve Glenn Worf bas gitarist olarak iş bölümü yapmışlar, Kevin McKendrie ve Reese Wynans çeşitli klavye enstrümanlarında değişiyor, Rob McNelley gitarıyla, Max Abrams ve Steve Patrick nefesli enstrümanlarda yerlerini alıyor.  

Şimdi gene albümün kalan parçalarına dönelim. Bu arada belirtmeliyim ki; bu albüm için bir yazı değil, her parça için ayrı ayrı yazı yazmak isterim (ki bu en azından 16 yazı olur ki hepsi de bu uzunlukta olur) ama size acırım. 

Şu anda albümün geri kalan parçalarını yazayım diye oturdum ama gerçekten korktum. Bu yazdığım kadar yazı yazabilirim endişesiyle burada kesmeye karar verdim. Kendinize bir iyilik yapmak istiyorsanız, kıçınızı kaldırın ve Buddy Guy'ın yeni albümü "The Blues Don't Lie" ı dinleyin, derim. 

Aptulika

17 Ekim 2022 Pazartesi

Buddy Guy diyorki: DÜNYANIN SEVGİYE İHTİYACI VAR!



 Buddy Guy'ın yeni çıkan albümü hakkında iki haftadır bir şeyler yazmak istiyorum ama hep en iyisi olsun diye erteliyorum ama bir baktım ki albümün ilk iki parçasını şarkı. sözleriyle yazmışım bile. Bu gecede albümü dinlerken üçüncü parçada yaşadığımız hayata çok güzel oturuverdi. Hani o "ilaç gibi" denilen bir sözcük vardır ya tam ona uygun... Ne uygunu be, gibi falan değil tam tamına çağımızın ilacı. 

ilk önce Buddy Guy'ın yeni albümü " The Blues Don't Lie"ın üçüncü parçasının adına bir bakalım hele... "The World Needs Love". Bu işte bugünkü dünyamızın neye ihtiyacı olduğunu anlamadınız mı hala. O halde dinleyin ufak bir özetini:

Dünyanın aşka ihtiyacı var

Daha önce hiç olmadığı kadar

 Dünyanın aşka ihtiyacı var 

Ormanın yağmura ihtiyacı olduğu gibi

Dünyanın aşka ihtiyacı var

Albümün ismi "The Blues Don't Lie" yani blues yalan söylemez. Zaten yalanı daha başından fark edersiniz. 

 


 


13 Ekim 2022 Perşembe

Blues Don't Lie ya da Blues Yalan Söylemez



Sen hazır olsan da olmasan da 

Hayat vardır

Gece bir yankesici gibi 

Son kuruşuna kadar seni yolar

Saklanacak bir yer yok

Hüznün sana yalan söylemez


Babamı 1967'de kaybettim

Bir yıl sonra annem, ardından gitti

Ben de vurdum kendimi San Fransiko'ya

Orada Sonny ile tanıştım

O bana,

"Blues yalan söylemez"

dedi


Sonny Boy doğru söyledi:

Blues yalan söylemez

...

Buddy Guy'ın son albümü "Blues Don't Lie" ile aynı adı taşıyan bu parçanın sözlerini sizlerle. paylaşayım dedim. Bu arada Buddy Aganın yaptığı güzel bir albüm.  Çıkalı iki hafta oldu, niyetim bir kritik yazmaktı ama olamadı. O zaman dedim,  albümün birinci parçasını iki hafta önce yazdım madem, bu sefer de ikinci parçayı da yazayım dedim. 

Bu arada bu albüme ilgisiz kalmayın derim. 


 

29 Eylül 2022 Perşembe

Buddy Guy'ın "The Blues Don't Lie" albümünün çıkışına dakikalar kala...


Bugün Buddy Guy'ın resmi facebook sayfasında bu fotografı görünce heyecanım daha da arttı. Adeta saniyeleri sayıyorum. Çünkü yaklaşık bir saat sonra Eylül'ün 29'unu bitireceğiz ve 30 Eylül olacak.  

Eh ne var bu tarihte ? derseniz...alın size cevap:

86 yaşındaki yaşayan en büyük blues efsanesi Buddy Guy'ın 34. stüdyo albümü "The Blues Don't Lie" 30 Eylül 2022'de çıkıyor! İşte bu yüzden ben de şu anda saatlerin bir anda 00.00'ı göstermesini bekliyorum Ve hemen spotfy'den albümü dinlemeye başlayacağım. 

Peki bu albümü bu kadar merakla beklemenin nedeni nedir? 

Derseniz...

2018 yılı albümü "The Blues Is Alive And Well"in devamı niteliğinde olması. O 2018  albümünde BB King'in anısına yaptığı bir parça ile Muddy Waters ile geçen günlerini de anlatan parçalar yer alıyordu. Bu yeni çıkacaktan da geçen hafta yayınlanan single'ı yayınlamıştım. Alttaki linke tıklayıp, hem o yazıyı hem de o tarihsel öneme haiz o parçayı da dinleyebilirsiniz. 

https://bluesperisan.blogspot.com/2022/09/buddy-guy-konusmaz-ama-gitar-konusur.html


Bu arada albümü dinlemem için 52 dakika kalmış. Merakla bekliyorum.  


Aptulika

29 Eylül 2022

23:08



25 Eylül 2022 Pazar

Buddy Guy Konuşmaz ama Gitarı Konuşur!



 Eski alışkanlıkla her hafta çıkan teklilere bakmayıp, albüm olarak çıkmasını bekliyorum. Bu hafta değişik bir şey yapayım dedim ve çıkan single - teklileri dinlemeye karar verdim. Karşıma çıkan isim Buddy Guy'dı. Söz konusu Buddy Guy olunca, tekli değil isterse her hafta bir nota yayınlasa dinlenir. İşte bu hafta çıkan teklisinden bahsedeyim. 

Yaşayan en büyük blues efsanesi Buddy Guy'ın yakında çıkacak olan  "The Blues Don't Lie" albümünün son single'ı olan "I Let My Guitar Do The Talking", hem hikayesi hem de gitaristin kendine has  wah pedalının incelikli kullanıldığı bir çalışma.  

Şimdi sözü fazla uzatmadan bu harika şarkının sözlerinin Türkçe mealini paylaşayım:

 

60 yıl kadar önce Louisiana'yı terkettim

Sadece gidiş bileti aldım 

Tatlı evime Chicago'ya

Yolumu kaybettiğimde

Parmaklarım yürüdü

yürüdüm Çok fazla konuşmam 

Gitarımın konuşmasına izin verdim


sadece ilkokula gittim

onu da yarıda bıraktım

doğma büyüme Louisiana'lıyım

Kendi kurallarımı koydum

Kimse bana kapısını açmadı

Kimse bana bir şey vermedi

Çok fazla söylemem

Konuşmayı gitarımın yapmasına izin verdim 

Gitarım konuşur

 

Doğu Sahilinden Batı Sahiline

New York'a San Fransisko

Interstate 80 sonuna kadar

Grubumla  minibüste yattım kalktım

Bazen çaldığımı kimse dinlemedi

Ama ben sadece sallanmaya devam ettim,

 uzun zaman önce öğrendim,

 konuşmayı gitarımın yapmasına izin verdim...


"I Let My Guitar Do The Talking" adlı parça, 86 yaşındaki müzisyenin bu ay içinde çıkacak olan 34. stüdyo albümü The Blues Don't Lie'da yer alacak. Parçanın sözlerine de baktığımızda anlaşılacağı üzere 2018 yılı albümü "The Blues Is Alive And Well"in devamı niteliğinde. O albümde BB King'in anısına yaptığı bir parça ile Muddy Waters ile geçen günlerini de anlatan parçalar yer alıyordu.   







7 Mart 2022 Pazartesi

Aksi İhtiyar radyo programı çalma listesi



Aksi İhtiyar Radyo Programı 4 Playlist

Mart 2022 Çalma Listesi

(Kooperatif)

1. Are You Ready  - Grand Funk Railroad 

2. Taş Var Köpek Yok - Bunalımlar

3. San Francisco Girls  - Fever Tree

4. Oy Babo - Cem Karaca

5. Cem Abi - Gür Akad

6. İstanbul'a Ait - Yavuz Çetin

7 . Spinning Wheel - Blood, Sweat and Tears

8. I Talk To The Wind - King Crimson

9. Crash Course In Brain Surgery - Budgie

10 . Black Napkins - Frank Zappa

11. Come Back Muddy - Buddy Guy


AKSİ İHTİYAR bir KOOPERATİF yapımıdır.

Mart 2022 programını alttaki linkten dinleyebilirsiniz:

https://archive.org/details/aksiihtiyar-4


Programda sorduğum soruyu doğru cevaplayan ilk kişi Önder Bozok oldu. Kendisine ilgisi için çok teşekkür ederiz. Önder Bozok, doğru cevabı hızla ve ilk olarak bulan kişi olarak bizden bir orijinal çizim kazandı. 




12 Şubat 2019 Salı

Buddy Guy'ı Prag konserinde izlemek


Chuck Berry'nin ardından kaleme aldığı nefis yazısıyla Blues Perişan blog'da yer alan Yiğit Elvis İlgü uzun bir aradam sonra Prag'da izlediği Buddy Guy konserinin izlenimleriyle gene bizlerle. Dilerim İlgü bundan sonra arayı açmaz ve bizi yazısız bırakmaz. Biz şimdiden Yiğit Elvis İlgü'nün yeni yazılarıyla buluşmak dileğimizi buradan seslendirelim.
Evet iki gün önce Grammy ödülünü kazanan Buddy Guy'ın yakın dönemdeki bir konserinin yazısını okumaya başlayalım.


Fotoğraf Yiğit Elvis İlgü





Eski bir opera salonu. Uzun kadife perdeler ve bordo renkli koltuklar birbiriyle ahenk içerisinde. Salonu çevreleyen sütunlar, altın kaplama akantus yapraklarıyla bezenmiş. Duvarlar ve tavan detaylı süslemelerle kaplı. Yüzlerinden mutluluk okunan seyirciler tatlı bir telaşla yerlerini alırken ben merdivenlere yöneliyorum. Hemen birinci kattaki locanın önündeyim. Şatafatlı kapılar yavaşça aralanıyor ve içeri adımımı atar atmaz önce bir soluğum kesiliyor: Küçük yuvarlak masanın başında iki sandalye var, ve birinde Buddy Guy oturuyor! Masada buzlar içerisinde bir şişe şampanya ve iki kadeh. Buddy Guy'ın karşısında elimi ayağımı nereye koyacağımı bilemezken o konuşmaya başlıyor. Kırk yıllık ahbapmışız gibi, o içten gülümseyişiyle benimle konuşmaya başlayınca sakinleşiyorum. Konuşurken ellerine bakıyorum, parmaklarındaki büyük yüzükler göz kamaştırıcı. Sohbete koyuluyoruz. Sonra perde açılıyor ve sahneye Rolling Stones çıkıyor. Sanırım Champagne and Reefer çalıyorlar. Konser süresince çalınan parçalar, gitarlar hakkında muhabbet ediyoruz. Birlikte delta blues'u övüyoruz, bazı şeyleri eleştiriyoruz. "Ne olacak bu blues'un hali?" diyoruz. Hayatımdan inanılmaz memnunum. O akşam hiç bitmesin istiyorum. Derken uyanıyorum...


8 Kasım 2018 Palác Lucerna, Prag

Yıllar önce gördüğüm rüya, geçen yıl adeta gerçek oldu. BG ile tanışamadım, fakat hayatım boyunca unutmayacağım bir konser yaşadım. Onun Prag'daki 8 Kasım 2018 konserinden en az BB King, Jerry Lee Lewis ya da Chuck Berry'yi canlı izlediğim günlerdeki gibi zevk aldım.
Chicago blues'un yaratıcılarından bugün hayatta olan tek müzisyen Buddy Guy. Yani bluesu elektrikli gitarla ilk çalan nesilden. Bluesun çıkış noktası olarak bilinen Mississippi deltasının bağrından kopup 21 yaşında Chicago'ya gelen George Buddy Guy da ilk olarak Chess Records'un yolunu tutmuş. Burada Muddy Waters, Howlin Wolf, Little Walter, Sonny Boy Williamson, Junior Wells gibi efsanelerle tanışıp kaynaşarak onlarla stüdyoya girmiş ve sahne almaya başlamış. 60'lı yılların ortasında American Folk Blues Festival ile Avrupa turnelerine çıkarak bluesun dünyaya yayılmasına da büyük katkısı olmuş.
Ancak son yıllarda ABD dışındaki konserleri çok sınırlı. Son beş yılda üç yüze yakın konser vermiş olan 82 yaşındaki bu delikanlının geçen yıl Avrupa'da verdiği dört konserden biri Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'daydı. Palác Lucerna salonundaki konser için aylar öncesinden bilet almak gerekiyordu.


Benekli Blues

Damn Right, I've Got The Blues parçasıyla sahneye çıktığı andan itibaren, tıka basa dolu olan salondaki tüm seyircileri avucunun içine aldı Buddy Guy. Kısa süre sonra gitarının teli koptu. Parçanın sonuna kadar beş telle devam etmek onun için pek sorun olmadı. İlk enstrümanını (iki telli bir diddley bow) çocuk yaşta kendi yapmış biri için, beş tel yeter de artardı bile!

Ardından kendisiyle özdeşleşmiş siyah benekli gitarına geçti ve müzik dünyasının en gaz, en akılda kalıcı rifflerinden birini çalmaya başladı: Willie Dixon imzalı, 1954 yılında ilk kez Muddy Waters'ın çalıp söylediği Hoochie Coochie Man. Hemen ardından gelen She's Nineteen Years Old parçasında "Ben ne yapayım, şarkının sözleri böyle!.." diye bir açıklama yapma gereği de duydu. Bilindiği gibi, diğer müzik türlerinden farklı olarak, blues camiasında herkes birbirinin parçasını coverlar. Hatta birçok şarkının gerçek bestecisinin kim olduğu, ilk kim tarafından kayıt edildiği tartışmalıdır. Doğrusu pek de umursanmaz. Tüm gösteri blues efsanelerine bir saygı şöleni gibiydi. Sırada Chicago bluesun ağababası Muddy Waters'ın bir diğer parçası Close To You vardı.

Buddy Guy anlatıyor: Muddy Waters'ın hasta olduğunu öğrendiğimde onu aradım ve "yoldayım, size doğru geliyorum" dedim. Bana söylediği son sözlerden biri şu oldu: Gelmene hiç gerek yok. Ben iyiyim. Bluesu hayatta tut yeter (Just keep the damn blues alive!). Burada olduğum sürece onu hayatta tutmak için elimden geleni yapacağım.

Kaydını 1938 yılında Tampa Red'in yaptığı Love Her With a Feeling ve bir Hendrix klasiği Purple Haze ile BG izleyicileri iyice coşturdu. İletişimi inanılmazdı. Konser boyunca kimi zaman şarkı sözlerini değiştirerek, kimi zaman araya komik hikayeler ekleyerek seyirciyle sürekli dialog halindeydi. Şarkıları haleti ruhiyesine göre kısaltıyor veya uzatıyordu. Gözlerini kırpmadan onu takip eden grubuna verdiği tek bir işaretiyle şarkı sonlanabiliyor veya bir sonraki parçaya geçilebiliyordu. John Lee Hooker'ı dinleyerek gitar çalmayı öğrendiğini söyleyen Guy, Boom Boom parçasını çalarken çoğu izleyici artık ayaktaydı. 2018 yılında çıkardığı The Blues is Alive and Well albümünden ise sadece Cognac vardı.
Gösterinin doruk noktası, BG'ın sahneden inerek gitarıyla seyircilerin arasına katılması oldu. Salonun sonundaki çıkışa kadar dans eden insanların arasından sololar atarak gitti ve döndü. Çek müzikseverlerin selfie çılgınlığına girmemesi takdire şayandı. Cream'den BB King'e, Denise LaSalle'den Peggy Lee'ye birçok efsanenin parçasını çalarak farklı tarzlardan geniş bir repertuar sundu Buddy Guy. Cream'den Sunshine Of Your Love ile benekli gömlekli amca artık veda ederken, elindeki gitarını imzalatmak için sahneye bir genç fırladı. Onun bu isteğini tabii ki kırmadı.

Jimi Hendrix, Stevie Ray Vaughan gibi gitar dehalarının etkilendiği isimlerin başında geliyor Buddy Guy. "O yaşayan en iyi gitarist!" diyen Eric Clapton ekliyor: Diğer insanlar için Elvis Presley ne ise, benim için Buddy Guy odur.
  


KONSERDEN BİR VİDEO




Setlist:
Damn Right I've Got the Blues-Jam/Medley
Hoochie Coochie Man / Nineteen Years Old / Love Her With a Feeling / Purple Haze
Close to You
Boom Boom
Five Long Years
I Just Want to Make Love to You
Cognac
Someone Else Is Steppin' In
Sweet Sixteen
(You Give Me) Fever
Skin Deep
Strange Brew
Voodoo Child
Sunshine of Your Love

Grammy'de Blues ödülü BUDDY GUY'ın


Rock dinleyen biri olarak, Grammy ödüllerine pek önem veren biri değilimdir. Daha doğrusu her yıl kazanan isimler bana referans olmamıştır. Ancak bu sene verilen bir ödül beni daha önce olmadığı kadar ilgilendirdi. Bu yıl 61'incisi yapılan Grammy'nin "En İyi Geleneksel Blues Albümü" kategorisinde ödülü Buddy Guy, "The Blues is Alive and Well" albümüyle kazanacaktı.

Blues Tarihinin yaşayan en eski ismi olan Buddy Guy, son yıllarda yaptığı albümlerle Muddy Waters'la çalıştığı Chess Records günlerinin anılarını da içindeki özlemle günümüze taşıyor. Geçen yıl çıkan "The Blues is Alive and Well" de de bu geleneği sürdüren Buddy Guy, ödül töreninden sonra yaptığı açıklamada "Bu ödülü siyahi insanlar adına" aldığını söyledikten sonra "Muddy Waters, T-Bone Walker, Walker Crudup ve diğer kaybettiğimiz dostlarım adınadır bu ödül, Her baktığımda onlar da sanki bana bakıyor gibi, Onlar hala kalbimde." diye sözlerini tamamlayacaktı. 

Aptulika

4 Aralık 2018 Salı

Bu Cumartesi BUDDY GUY GÜNÜ oluyor!


Bu hafta sonu 8 Aralık 2018, cumartesi günü Louissiana'da yapılacak bir törenle  blues'ın büyük ustası Buddy Guy onurlandırılacak. 
 Louisiana ve Mississippi'li yöneticiler o günü  "Buddy Guy Günü" olarak  ilan edecek. 
Ayrıca Buddy Guy'ın Louissiana'da doğduğu evin önünden geçen otoyolda "Buddy Guy Yolu" adını alacakmış.  


4 Mayıs 2018 Cuma

Buddy Guy : "Blues yaşıyor ve de iyi"


Buddy Guy'ın çıkaracağı yeni albümü  "The Blues Is Alive and Well"de üç İngiliz rock devi Jeff Beck ve  Rolling Stones'tan  Mick Jagger ile Keith Richards'ı 
konuk olarak göreceğiz. 



BB King ve James Cotton'u kaybettiğimize göre Buddy Guy için "Blues'ın yaşayan en eski efsanesi" tanımını rahatlıkla yapabiliriz. 
81 yaşındaki büyük blues ustası hala birbiri ardına albümler çıkartmaya devam ediyor. 

Bundan üç yıl önce "Born To Play Guitar" albümünü yapan Buddy Guy, bu çalışmayı BB King'e ithaf etmişti. 
"Born To Play Guitar"da B.B. King'in haricinde Chicago Blues'ın anıt ismi Muddy Waters ile ilgili bir parça da yeralmaktaydı. 

Buddy Guy  ismi blues tarzı için ne kadar öneme haiz ise bir dönemin rock kuşağı için de ilham kaynağı olmuştu. Öyle ki ülkesi ABD'yi aşarak, İngiliz rock müzisyenlerinin filizlenmesine vesile olacaktı. Bu büyük ustadan etkilenenlerin arasında Rolling Stones grubu en başta gelir.  

Buddy Guy'ın çıkaracağı yeni albümü  "The Blues Is Alive and Well"de üç İngiliz rock devi Jeff Beck ve  Rolling Stones'tan  Mick Jagger ile Keith Richards'ı konuk olarak göreceğiz. 

Mick Jagger vokaliyle   "You Did the Crime," da konuk olurken,   Richards ve Beck  "Cognac." da gitarlarıyla büyük usta Buddy Guy'a destek verecekler.  Albümün çıkış tarihi ise 15 Haziran 2018 olacakmış. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...