14 Nisan 2021 Çarşamba

Kulak Misafiri'nde bu pazar

 


Radyo ODTÜ'de yayınlanan Kulak Misafiri programının tanıtım afişini gördüğünüzde kafanız da soru işaretleri oluştuğunu tahmin ediyorum. Ancak biraz daha dikkatli olanlar bu resimdeki erkeğin Neil Young olduğunu farkedeceklerdir. Afişin altında  Pegi Young yazısını görünce de sağdaki kişinin Neil Young'ın eşi olduğunu anlayacaklardır. 

İyi de afişe "Neil ve Pegi Young" yazılabilirdi. Öyle ya bu kişi efsane bir müzik insanın eşi. Hiç öyle değil, zira Pegi Young bir müzisyen olduğu gibi Neil Young'ın efsane albümlerinde de pek azımsanmayacak katkıları olan biri. Bu nedenle de pazar gecesi yayınlacak olan Kulak Misafiri'nde  Neil Young'ın Pegi için yazdığı şarkılar ve Pegi Young yer alacak. 



Pegi Young için özel bir program olacak Kulak Misafiri, 18 Nisan 2021, pazar günü saat 22.00'de Radyo ODTÜ'de yayınlacak. 

Kulak Misafiri'ni hazırlayan Bülent Seyitdanlıoğlu'nun kaleme aldığı Pegi Young yazısına da yarın burada yer vereceğiz. 

Kaçırmamanızı özellikle tavsiye ederim. 

Aptulika


The Black Keys yeni Blues Cover albümü "Delta Kream"ı duyurdu.



The Black Keys, yeni albümünde blues köklerine ineceğini duyurdu. Dün basına yaptıkları açıklamada yeni albümün isminin "Delta Kream" olacağını ve 14 Mayıs 2021 tarihinde de çıkacağını söylediler. 

 Ohio'lu  indie blues-rock ikilisi olan The Black Keys 11 blues kavırının yer alacağı albümde Black Keys'e ilham veren Mississippi hill country blues sanatçılarının şarkılarını seslendirecek.   Gitarist, şarkıcı Dan Auerbach ve davulcu Patrick Carney'den kurulu grup yeni albün 'Delta Kream' da sırasıyla şu paraçalı yorumlayacak:

"Crawling Kingsnake" (John Lee Hooker)

"Louise" (Mississippi Fred McDowell)

"Poor Boy A Long Way From Home" (R. L. Burnside)

"Stay All Night" (Junior Kimbrough)

"Going Down South" (R. L. Burnside)

"Coal Black Mattie" (Ranie Burnette)

"Do the Romp" (Junior Kimbrough)

"Sad Days, Lonely Nights" (Junior Kimbrough)

"Walk with Me" (Junior Kimbrough)

"Mellow Peaches" (Big Joe Williams)

"Come on and Go with Me" (Junior Kimbrough)




 

Sabih Cangil 7 Mayısta "Hadi Başla" diyecek



 Geçen yıl Sabih Cangil'in müzik hayatının ellinci yılına adanan "50" isimli albümü çıkmıştı. İçinde özel konukların da yer aldığı bu albümün çıkışından sonra gerçekleşecek konseri bekliyorduk ki, bir anda hayatımıza korona girdi. 

Evlere kapandığımız ve müziğin canlı olarak yapılamadığı bu karantina sürecinde Sabih'in boş durduğu söylenemez. Turizmciliğinden de gelen bilgi birikimiyle sanat ve gezi üzerine harika bir youtube sayfası oluşturdu. Bununla da kalmayarak Sabih Cangil Project olarak albüm ve single çalışmalarına vesile oldu. 

Bunların dışında tabii ki Sabih Cangil olarak da boş durmuyor. Sahneler açıldığında "50" albümünün promiyeri özel konuklarıyla birlikte gerçekleşecek. Sanırım bu karantina günlerinde de Sabih'in heybesinde yeni besteler de birikmiştir. İşte onlardan birini 7 Mayıs 2021 tarihinde duyacağız. Sabih Cangil resmi facebook adresinden "Hadi Başla" isimli çalışmasının 7 Mayıs 2021 tarihinde yayımlanacağını duyurdu. 

Bizimde bilgimiz bundan ibaret ve mayıs ayının yedisini merakla bekleyeceğiz. 

Aptulika

Mick Jagger ve Dave Grohl'dan karantina için ilaç


 The Rolling Stones'tan Mick Jagger ile Foo Fighters’tan Dave Grohl karantina döneminde sürpriz bir çalışmaya imza atarak “Eazy Sleazy”yi yayımladı.  



Dünyaca ünlü İngiliz rock müzisyeni, besteci, The Rolling Stones'un ana vokalisti ve kurucu üyesi Mick Jagger, Foo Fighters’ ın vokalisti Dave Grohl ile karantina döneminde sürpriz bir çalışmaya imza atarak “Eazy Sleazy”yi yayımladı. Mick Jagger tarafından karantinada yazılan şarkının vokal ve gitarlarında sanatçının kendisi yer alırken, gitar, bas ve kendine has güçlü davul sound’uyla Foo Fighters kurucusu Dave Grohl ona eşlik ediyor.


“Eazy Sleazy”, tam da günümüzü anlatan, enerji dolu, rock’n roll tavırlı bir hiciv şarkısı. Jagger, alaycı mizahla karantinada yaşadığımız hayatı "Zoom görüşmeleri", "bu hapishane duvarlarındaki ev", “gösterişli kitaplar”, “sahte alkışlar” ve “çok fazla TV” sözleriyle yansıtıyor. Şarkıya Jagger’ ın evinde, Grohl'un Foo Fighters stüdyosunda olduğu bir performans video klibi eşik ediyor“


Mick Jagger “Eazy Sleazy” için şunları söylüyor: "Bu, çok ihtiyaç duyulan bir iyimserlikle karantinadan çıkma hakkında yazdığım bir şarkı. Davul, bas ve gitar için Dave Grohl'a teşekkürler, onunla çalışmak çok eğlenceliydi. Umarım hepiniz Eazy Sleazy'den hoşlanırsınız."


Dave Grohl “Eazy Sleazy” için şunları söylüyor: "Bu şarkıyı Sir Mick ile kaydetmenin benim için ne anlama geldiğini kelimelere dökmek zor. Gerçekleşen bir hayalin ötesinde. Tam hayatın daha çılgın olamayacağını düşündüğümde ve şüphesiz yazın şarkısı!"



Haber : Universal Music Turkey


13 Nisan 2021 Salı

AC/DC'nin vokalisti Brian Johnson'ın Otobiyografisi Geliyor!

 


AC/DC'nin vokalisti Brian Johnson hayat hikayesini kaleme aldı. "The Lives of Brian" adını taşıyacak olan otobiyografi kitabı 26 Ekim 2021'de yayınlanacak. 

Brain Johnson, 1980 yılında Bon Scott'ın ölümünden sonra AC/DC'nin vokaline geçecekti. Grubun alameti farikası olmuş Scott gibi bir vokalin yerine geçmek kolay bir şey değildi. Ancak Johnson bu işi hem o geleneği koruyarak hem de kendi kişiliğini ortaya koyarak başardı. Bugün grubun diskografisini bakarsak her iki vokalin dönemi de bir bayrak yarışı gibi uyumlu ve birbirini yok etmez. Böyle olunca da Brian Johnson'un kendi dilinden hayat hikayesi merakımızı fazlasıyla gıdıklıyor. 


Brian Johnson'ın AC/DC'den önceki grubu Geordie'den bir görüntü.
Brian Johnson'u bulmak zor olmasa gerek.

Bu merak sadece AC/DC dönemiyle ilgili değil, Brian'ın önceki grubu Geordie günlerini de bize taşıyacak olması önemli.  

Bize düşen tabiki bu kitabın çıkışını beklemek ama insanın aklına,

"Acaba bu kitabı Türkçeye çevirip, yayınlayacak bir yayınevi olur mu? 

sorusu da gelmiyor değil hani. 

Biz buradan söyleyelim hele belki birileri duyar da bu kitap ülkemizde de basılır. 

Bekleyip, göreceğiz bakalım. 

Aptulika




12 Nisan 2021 Pazartesi

WHISKY’NİN 1993 ALBÜMÜ ATEŞ SUYU YENİDEN KAYDEDİLDİ : ATEŞ SUYU 2.0


  Whisky grubunun 1993 tarihli albümü "Ateş Suyu" ile ilgili güzel bir haber var. İsterseniz lafı fazla uzatmadan tanıtım bültenine kulak verelim. 

1979’da kurulan WHISKY ülkemizin bandrol taşıyan ilk Türkçe sözlü Hard Rock albümü“Babaanne”yi, stüdyoda kaydedilen ilk “unplugged” akustik Rock albümü “Dünyanın Kapısı”nı ve Hard’n’Heavy tarzındaki ilk “re-recorded best of” albümü “Best Of WHISKY” ‘yi yaratan gruptur.
Şimdi de ülkemizin ilk “re-recorded” tüm albümü “Ateş Suyu 2.0” ile diskografisine bir çivi daha çakmak üzere ve aslında bu albüm dünya üzerinde de bir ilk kategorisine giriyor, çünkü dünyada yapay kalp taşıyan ilk Rock solisti olan Serdar Çokuslu tarafından seslendirildi.

WHISKY’nin 1993 tarihinde yayınlanan ikinci albümü “Ateş Suyu” içinde “Binnaz”, “Cadı”, “Cumartesi”, “Yalnız Seninle” gibi sevilen şarkıları barındırıyordu. 90’lı yılların başlarında genç olanların hatırlayacakları gibi bu şarkılar o dönemde TV’lerde çok sık yayınlanıyordu ve belki de ülkemizde yeni palazlanan özel TV’lerde ve kanal sayısı çoğalan TRT’de Türkçe sözlü Hard’n Heavy’yi en çok icra eden grup WHISKY oldu. Yıllardır yeni baskısı yapılamayan ve dijital platformlarda yer almayan “Ateş Suyu” albümü henüz CD tüketiminin yaygınlaşmadığı bir dönemde sadece kaset olarak basılmıştı. Plak formatındaki kısıtlayıcı süre göz önüne alınarak yeniden düzenlenen ve kaydedilen içerik “Ateş Suyu 2.0” adı altında 500 adet elle numaralandırılmış plak olarak basılıyor.

Grubun ilk LP’si olacak bu çalışma uzun bir süreçte kaydedildi ve Eser Taşkıran tarafından özenle mikslendi. Albümde klasik kadroyu oluşturan elemanlar Serdar Çokuslu (gitar ve vokal), Arif Deniztoker (gitar), Çağatay Ateş (bas), Alpay Şalt (davul) ve dönem dönem grubun kadrosunda bulunmuş olan Taner Keleş (gitar) yer alıyor.  

Yurtiçi ve yurtdışı dağıtımı Mega Müzik tarafından yapılacak olan plak mayıs ayı başında seçkin müzik marketlerden ve Kadıköy İstanbul Piano’dan temin edilebilecek.  

11 Nisan 2021 Pazar

Ana Popovic : "Türkiye'ye gidiyorsun, konserde şarkılara eşlik ediyorlar. Gerçekten muhteşem. "




Blues Blast dergisi 8 Nisan 2021 tarihli yeni sayısında Ana Popovic'e kapaktan yer verdi.

 Dergide Ana Popovic'le Steven Ovadia'nın yaptığı uzun bir röportaj yer alıyor.  

O röportajdan bölümleri aşağıda takip edebilirsiniz.






Steven Ovadia (Blues Blast) : Blues şarkıcısı ve gitaristi Ana Popovic, müzisyen olarak çok disiplinli ve yoğun ortamda konserden konsere koşuyordu.  Ve sonra Covid-19 ortaya çıktı.

Ana Popovic : "Şimdiye kadar yaptığım tek şey müzik yapmak, bunun dışında da başka bir uğraş istemedim. Ve bunu da istikrarlı ve başarılı bir şekilde sürdürdük. Geçen 20 yıl içinde en korkuncu 2020 oldu. Bazı zamanlar olumsuzluk olabilir ama bunları çözümler yolumuza devam ederdik. Konserlerimizde her hangi bir aksaklık olsa menejerlerimiz bunu çözümlerdi. Örneğin birkaç yıl Fransa veya İtalya konserlerini yapmadığımızda, diğer bazı ülkeler bizim için çalışmalarımız yoğunlaşırdı. Böylece, ne olursa olsun, her zaman yılda 130 konser mutlaka olurdu. Adımı farklı bölgelere yaymak için çok çalıştık. Böylece her zaman çalmak için yeni yerlere gittik. Sonra da planımıza eskiden gittiğimiz yerleri de koyardı. Bu heyecan vericiydi  ama bu yıl büyük bir boşluk oldu."

Bu sefer konser vermek için gidilebilecek yer yoktu. Bütün dünya kapandı. Ve geçim kaynağınızın büyük bir bölümü kurudu. Bu kapanma Popoviç'in müzik hayatının 20. yılını kutlamasıyla aynı zamana denk geldi. Bu elbette çok kötü bir tesadüf oldu. Bununla birlikte, salgın müzisyenleri vururken, sizin Mart 2020'de piyasaya sürülen bir konser albümü ve de DVD'sinin çıkışı bu döneme rast geldi.. 

“Konserin olmadığı zamanlarda, DVD'mizin evde kalmak zorunda olanlar için harika bir fırsat olduğunu düşünüyorum, dışarı çıkamadığınızda bir konser izliyorsunuz. ”  

Foto: Ruben Tomas


Salgın sırasında neler yaptınız? Zira sizin bir grubu yönetme sorumluluğunuz da var.   

"Çok fazla kayıt yaptık, çok sayıda demo yaptık, birçok şarkı üzerinde çalıştık ve bu bizim müzikten kopmamamızı sağladı. Çünkü bir grup lideriyseniz, kendinizi sadece sizden değil, grup üyelerinden de sorumlu hissedersiniz. Açıkçası, endişelenmem gereken bir ailem var ama grup için de tüm bu müzisyenler farklı yan işlere yöneliyor ve ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar ve tabii ki müzikle hiç ilgisi yok. Ve bunun olduğunu görmek çok yazık. Bu yüzden grubu her zaman meşgul etmeye çalışıyordum." 

 Popoviç, artık Sırbistan olarak bilinen Yugoslavya'nın Belgrad kentinde büyüdü. Blues seven bir grafik sanatçısının kızı, babasının mesleki adımlarını takip edebileceği bir Hollanda sanat okuluna kabul edildi. Bunun yerine bir caz konservatuarına gitmeye karar verdi ve bir grup kurdu. Bir yıl sonra, grup Popovic'in okulu bırakması ve sonunda solo çıkışını Hush! Popovic o zamandan beri sürekli olarak müzik yaptı ve albümler arasındaki en uzun süre sadece dört yıl oldu. Funk'tan etkilenen blues rock'ı Jimi Hendrix'i anımsatıyor, ancak 20 yılda geliştiren kendine özgü müzikal sesiyle.

" Sanırım insanlar gitar çalan bir kadını şaşırarak karşılıyor. Başladığımda pek çok kadın gitarist yoktu. Bu yüzden beni şarkıcı sanıyorlar. Ben öncelikle gitaristim. Şarkı söylemeyi asla öğrenmedim. Bu yüzden şarkı söylemeye asla çalışmam. Ben sadece şarkı söylüyorum. Ne yaptığımı düşünmüyorum. Ben sadece şarkı söylüyorum ve bunları söylediğim sözlere ve söylediğim mesaja uydurmaya çalışıyorum ve farklı ses çıkarmaya çalışıyorum ve sanırım yaptım. "

 

Popovic aynı zamanda  bir slide gitaristi.  Gençliğinden beri çalıyor, ancak hiçbir zaman açık akorlara geçmiyor. 

"Muhtemelen 13 ya da 14 yaşımdayken Elmore James, Roy Rogers ve Duane Allman dinleyerek işe başladım. Bu inanılmaz sanatçılar gibi çalmaya yeni başladım, ancak daha sonra düzenli olarak akor çalıyorum. Bu yüzden, açık ayarlara girmeye başlayacağım o anı her zaman erteliyordum ve sonra asla yapmadım, çünkü kendi tarzımı yarattığımı yeni fark ettim ve bu benim için çok önemli. Bu yüzden her ne oynarsam oynayayım, Ana Popovic tarzını ona katmam konusunda ısrar ediyorum. Düzenli bir akor üzerinde çalışmaya devam etmek ve sadece kendim gibi olmak. Ne hissedersem onu çalmak. "



Pek çok sanatçı, uzun bir kariyer boyunca üretken kalmayı zor buluyor, ancak Popovic müzikten yeni stüdyolara kadar her yerden ilham alıyor.

"Daha bir hafta önce, Los Angeles'ta bu küçük stüdyoyu buldum, evimden arabayla sadece 15 dakika uzaklıkta.  Küçük stüdyo, bizim kayıtlar için  uygun bir alan değildi. Gitmeye karar verdim ve sonuç en iyisiydi. Odada doğru enerjiye sahip olmanız gerekiyor ve doğru insanlar ve mühendisler harikaydı. Ve duydukları şeyi gerçekten desteklediler ve sevdiler, bu yüzden her şey harika bir seansa dönüştü. "

Yeni şehirler de ilham verici olabilir.  

"Grubum Dallas'ta ve Dallas inanılmaz bir müzik sahnesine sahip. Tabii ki Austin, büyük bir müzik merkezidir ama Dallas'ı da küçümsememek gerekir. İnanılmaz bir müzik sahnesi var. Houston'ın sıkı performanslara dönüşen cover gruplarıyla da tanındığını öğrendim. Bu müzisyenler her şeyi çalıyorlar ve bu şarkılara alıştıkları için fikir bakımından çok zenginler ve tüm bu parçalarda davul çalıyorlar, tüm bu parçalarda her gece bas çalıyorlar. Onlar sadece müzikle dolu. Kapatma sırasında Dallas'a defalarca gittim ve bir tür stüdyoya girdim ya da temelde bir prova yeri kiralar ve bazı şarkılarla uğraşırken bir mühendisin gelip bizi kaydetmesini isterdik. Ve genellikle, insanların birçok fikri vardı."



 Eric Johnson ve Joe Satriani gibi gitaristlerin de olduğu  döner bir müzisyen kadrosunun yer aldığı bir  Experience Hendrix turne projesi vardı. Ama bu pandemi sürecinde durdu.

 "Hepimiz birlikte seyahat eder,  bazı Hendrix videoları izler ve tekrar başlardık. Hepimiz gençken Hendrix videolarını izledik, ama şimdi kendi grubunuzla meşgulsünüz ve herkesin kendi gündemleri ve kendi müziği var, kendi kariyerlerinin peşinden gidiyorlar. Yani gerçekten oturup tekrar Jimi Hendrix'i analiz edebileceğiniz çok fazla zaman yok. "

Hendrix, yıllar sonra Popovic'i etkilemeye devam ediyor. 

"Hendrix bu şarkıları üçlü olarak yazdı, hatta şarkılarında farklı müzik tarzlarını duyabiliyorsunuz. Biri rock tarafında, biri blues, diğeri funk. Bu şarkılardan birçok farklı stili çıkarabilirsin. "

Popovic, kendi müziğinden uzaklaştığı ve neredeyse bir yüksek lisans öğrencisi gibi Hendrix çalışma şansı bulduğu için de minnettar. 

"Kendi gösterileriniz veya kendi kariyeriniz dışında biraz zaman ayırmanız gerekiyor ve gidip Hendrix gibi bir dahinin müziğini keşfetmeniz gerekiyor."



 Hendrix gibi Popovic de performanslarda görsellerin öneminin farkında. Onun için bu, etkileyici topuklu ayakkabılar içinde sahnede görünmek anlamına mı geliyor?

“Her zaman topuklu sahneye çıktım, bu yüzden herhangi bir fark görmezdim. Ben böyle başladım. Uzun zaman önce wah-wah pedalıma bastım ve yüksek topuktaydı. Bu yüzden hiç değişmedim. Hiç. "


Avrupa ve Amerika'da blues dinleyicilerinin arasında farklar var mı? Siz her iki kıtada da konserler veriyorsunuz, gözlemlerinizi merak ediyorum

"Dinleyiciye gelirsek, Avrupa gerçekten blues'a girdi. Bu 70'lerde başlamıştı ve artık iyice oturdu. Avrupa'da konserleriniz olduğunda, bunun farklı bir kalabalık olduğunu anlarsınız; küçük bir fark var ama kesinlikle orada. Sadece ona büyük saygı duyuyorlar. Amerika'nın neresinde çalsanız, insanlar onunla sadece eğlenmek istiyor. Ve güzel olan her ikisine de sahip olmak. Bu yüzden okyanusun her iki tarafında çalmaktan gerçekten zevk aldım. Amerika'da daha organik bir şey. Blues zaten buradan geliyor. Amerika'da güzel bir festivalde eğlenmek istiyorlar, dans etmek istiyorlar, rahatlamak istiyorlar ve Avrupa'da size daha çok saygı duyuyorlar. Her iki tavırda benim için harika diyebilirim."



Popoviç ayrıca blues'u yeni yerlere taşımayı seviyor. 

"Her zaman yeni coğrafyalara gidiyoruz.  Dubai'ye gittik, Bahreyn, Bali, Endonezya, Hindistan'a gittik ve insanların oradaki müziği takdir ettiklerini ve sözlerinizi bildiklerini ve birlikte şarkı söylediklerini görmek inanılmaz. Türkiye'ye gidiyorsun, şarkılarınla ​​şarkı söylüyorlar. Gerçekten inanılmaz. "


Şu anda büyük, uluslararası konser turneleri olmasa da, Popovic'in konser için gitmek istediği yerler var mı?

"Avustralya'da konser vermeyi  çok isterim. Hala yapmadım. Afrika'da da konser vermedim ve bunu çok isterim doğrusu. Orada özellikle müziğimi yerel müzisyenlerle birlikte yapmak istediğim için. Afrika'da bulundum, ama orada müzikal olarak hiçbir şey yapmadım. Bu yüzden onu açmayı çok isterim. Hatta sadece ilham almak için ve hatta bazı yerel müzisyenlerle çalışabilmek için bile. "



Popovic için salgın bitmişe benziyor. Yeni bir albüm üzerinde çalışıyor. Ayrıca, en sevdiği Stratocasters'a dayanan ve yakında hazır olacağını söylediği imzalı bir gitar üzerinde çalışıyor. 

"İlhamın bitmemesini istiyorsunuz. Bir müzisyen olarak bunu umuyorsunuz, bu yüzden aynı plakları yayınlamıyorsunuz ve ne tür bir mesajı daha ileri götürmek istediğinizi bilmediğiniz bir yerde sıkışıp kalıyorsunuz. Dünyaya, hayranlarınıza, yeni nesillere yeni mesajlar iletmelisiniz. Ve hala etrafımda ilham buluyorum, bu gerçekten değerli. Sadece müzik değil, her türden sanatta insanlar var. Bu işleri yaparken bir an gelir tıkanırsınız ya da aynı yerde kalırsınız.  Ve sonra atlatır, devam edersiniz. Ama gerçekten, kariyerinizdeki o anı fark edebilmelisiniz. Bu yüzden kesinlikle elimden geldiğince uzun süre müzik çalmaktan yanayım, ancak masaya yeni bir şey getirebilirsem. Bu benim için kesinlikle gerekli; Zaten yaptığım şeyi geri dönüştürmek istemiyorum. "

Steve Ovadia - (Blues Blast Magazine)

 

* Yazının orijinali:   https://www.bluesblastmagazine.com/issue-15-14-april-8-2021/

* Röportajı yapan Steve Ovadia daha öncede aynı dergide Göksenin'in "Women's Blues" albümünün kritik yazısını yazmıştı. Yazıyı aşağıdaki linkten bulabilirsiniz: https://www.bluesblastmagazine.com/goksenin-womens-blues-album-review/

yazının Türkçe bölümü:

https://bluesperisan.blogspot.com/2021/01/goksenin-womens-blues-albumuyle-unlu_19.html



 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...