Laneth Bir Gece - 3 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Laneth Bir Gece - 3 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2020 Pazartesi

Anılarda Dondurulmak İstemeyenler!



Kebap kokuları arasındaki tavernadan devşirilmiş ocakbaşı mekanında sahneye bir piyanist şantör çıkar, viskisinden bir yudum alır ve ekolu mikrofonuna eğilerek, "Ooo, Ali Bey de buradaymış, sefalar getirdiniz efendim." terennümünü yaptıktan sonra tuşlara basarak fantezi şarkısına başlar:

Anılar, anılar, şimdi gözümde canlandılar

Anılar, anılar, beni bu akşam ağlattılar


Facebook, instagram, twitter ve her ne varsa rock adına paylaşımları gördüğümde hep bu sahne aklıma geliyor. Kimi zaman bir bakıyorsunuz telefonunuza bir mesaj gelmiş, merakla bakıyorsunuz, cukkadank biri eski bir fotoğrafı burnunuza sokuveriyor. 

Anılar güzel ama hayat devam ediyor, üretiyoruz ve yeni yaptıklarımızı paylaşmak istiyoruz, ne gezer...varsa yoksa anılar. 

Diyelim eski bir grup yeni çalışmalarıyla bir konsere çıkıyor. Konseri kimse dinlemiyor herkes o eski günler üzerine sohbette. Konser oluyor mu sana Falan Lisesi Pilav Günü.  Dünyaca meşhur bir rock grubu yeni albümlerinin turnesi kapsamında geliyor. Yeni albümden değil herkes 50 yıl önceki parçalarını istiyor. Anılar güzel ama yeni işler üreten insanlar için bir zulme de dönmesi kaçınılmaz.  

Objektif yılların rock grubu ve onları hala "Samsunlu grup" diye biliriz. İlk albümleri "Tımarlı Hastane"den kapak fotoları ve video, ses kayıtlarını temcit pilavı gibi paylaşmaya doyamayız. Oysa Objektif bu güne kadar onlarca albüm yayınladı. Konserleri ise her an daha yenilenerek ve çıtayı yükselterek sürdü.  Bu korona duvarı olmasaydı kesinlikle bu yıla Objektif konserleri damga vuracaktı. Peki bunu nerden mi çıkardım? O zaman anılara dönelim ama öyle 30 yıl öncesine falan değil, bir yıl öncesine. Hoş o bir yıl ara öyle bir ara oldu ki...Korona, pandemi, kovit derken bir sene değil on sene gibi geldi. 

2019 yılı ülkemiz rock müziği adına önemli konserlerin olduğu bir yıldı. Erken yaşta kaybettiğimiz Çağlan Tekil'in mimarı olduğu konserlerle rock adına çok ciddi buluşmalar sağlanmıştı. "Laneth Bir Gece" adıyla yapılan konserlerden birinde de Objektif yer almıştı. IF/ Beşiktaş'ta yapılan bu konserin görüntü kayıtları video olarak yayınlanmıştı. Bu ayda o konserin kayıtlarının ilk bölümü "Açmıyor Yeşil Vol.1 " olarak yayınlandı. 

30 yıl önceki "Lanetli Konserleri" yeniden günümüze "Laneth Bir Gece" diye taşıyan Çağlan, bu konser dizsinde müzik hayatına uzun süredir ara vermiş olan grupları da sahneye getirmişti. Hatta bunlar arasında her elemanı profesör olan Dr. Skull'ı tam tekmil konsere çıkacak coşkuya getirmişti. Değişik zamanlarda "Laneth Bir Konser" adıyla değişik tarihlerde sanırım 4  konserle bir çok eski grubu yıllar sonra bizle buluşturmuştu. Bunlar arasında müziğe ara vermemiş gruplar da vardı... işte Objektif'te onlardan biriydi. 2019'daki o konserde sahne tasarımı, ses mühendisliği, kostüm ve tabi bütünüyle performans harikaydı. Konseri izlerken tam fark edememiştim ama sonradan çıkan video kayıtlarını izlediğimde parça sürelerinin işlenerek bilinen sürelerinin iki, üç katına çıktığını bile görecektim. O gün o konseri izleyenler de bu performansı görüp, "Vay be yıllar sonra adamlar nasıl şeyler yapıyorlar" bile demiştir. Ben grubun her dönemini bildiğim için böyle bir şey demesem de o gün orada çıkan performansa gerçekten şaşırmıştım. Açıkcası Objektif'in bu konserden bir iki ay önce verdiği Taksim DoRock (hani o uzun koridor gibi olan yer) konserini izlememiş olsam çıkan ses kalitesini sadece IF/ Beşiktaş konserinin organizasyonunun profesyonelliğinin kalitesine yükleyecektim. Bilenler bilir o  uzun koridordan oluşan canlı müzik yapmak için ses tesisatı için sorunlu bir mekanda Objektif'i o koridorun en kapıya yakın bölümünde dinlediğimde açıkcası kalp krizi geçirebileceğimden korkmuştum. Sahneye oldukça uzak olmama rağmen müziğin sesini göğsümden yukarı doğru bir basınçla hissedecektim. Sonra IF/ Beşiktaş konserinde bu soundu daha geniş bir konser mekanında daha rafine bir şekilde hissedecektim. 

Bundan 20 yıl önce falandı ve Objektif'in "Sokağın Sesi" ya da "Künye" albümü zamanları albümü zamanı olabilir, Maslak Venue'de yapılan bir konserde de çıkan ses mühendisliği başarışına şaşırmıştım. Sonrasında Deep Purple'ın Antalya konserinde açılış grubu olduklarında da bu çıta daha da yükselmişti. Geçen yılki IF / Beşiktaş konserinde ise bu daha da ötelere varmıştı. Şimdilerde o konserin kayıtlarının ilki "Açmıyor Yeşil VOL.1" adıyla albüm olarak yayınlandı. Yani Objektif başladığı günden bu yana hiç durmadı... yoluna devam ediyor hala!

Peki siz orda mısınız?

Aslında bu yazıya görsel olarak Objektif'in Tımarlı Hastane kasetinin kapağını koyup, bir de eski anı patlatsaydım, bol tıklama alırdım... Ama yapmıyorum, çünkü ben bu zamandayım ve bu zaman için yeni yazı ve çizgi üretmek istiyorum.

Selamlar.

Nokta

Aptulika

28 Aralık 2020

Şimdiki ve Gelecek Zaman 


17 Mart 2019 Pazar

Laneth Bir Gece-3 de 90'lara seyahat



Doksanlı yılların müzikteki bereketli  günlerine doğru yine bir zamanda yolculuğa çıktık, geçen akşamların birinde. 
Kısa bir süre önce Kerim Çaplı ile ilgili yazarken de bahsetmiştim ama, bu konserde başka bazı anıları depreştirdi, biraz da onlardan bahsedip, onları analım yazının başında ...



90'lar  “Rock, metal dergi ve fanzinleri ile beslenen yıllar “ 

90'ların rock coşkusunun zirve günlerinde özellikle bilgi kaynaklarının sınırlı olduğu dönem şartlarında fanzinler önemli bir misyon görmüş ve de katalizör olmuşlardır. Stüdyo İmge, Rock Kazanı, Güneş Gençlik ve Çalıntı  gibi (adını hatırlayamadıklarım da vardır) içerikleri, tarzları ve kaliteleri farklı resmi dergiler,  ayrıca uzun süredir muhalif olmak ve de farklılıkların sesi gibi önemli işlev gören dönemin mizah dergilerindeki (Hıbır , Şebek vb ) bazı köşeler yanı sıra  birçok ve de fotokopi ile hayatına başlayıp zaman içerisinde matbaalarda basılıp rekor baskılar yapan fanzin/dergilere de bu işin içinde en önemli yerleri almışlardır.  Dolayısı ile konsere geçmeden kısaca onlardan bahsetmek gerekir. Aralarından  en önemlilerinden ikisinin adını anarak (Biri bu konsere de ismini vermesi nedeniyle Laneth, diğeri de benim de içinde yer almam  yanı sıra kaliteli içeriği ile de Rock Dünyası. Mondo Trasho , Mega Metal vb. )  diğerlerine bir selam çalıp her birine emek vermiş olanları da selamlayalım. Çünkü o dönem için çok önemli bir  kaynak olmak gibi bir misyonu üstlendiler. Hatta,  ta ki internetin hayatın içine iyice girmesine kadar da değerlerini ve kıymetlerini sürdürdüler. Çünkü rock, metal ve punk gibi türlerin resmi yayınlar ile süreli ve sürdürülebilir mücadelelerinin zorluğunu ve neredeyse imkansızlıklarını o işin içinde olan herkes yakinen bilir. Mizah dergileriyle başlayıp, rock kültürü dergi ve fanzinleri ile devam eden bu dönem ayrıca bir yeraltı edebiyatının gelişmesine de ciddi katkılar yapmıştır. Bu dönem hem müzik dergileri, hem fanzinlerin hem de bir süredir zaten çok başarılı giden mizah dergilerinin altın çağıdır denilebilir. Üzerine dünyadan örnekleri birbiri ardına çevirilenlerle beraber gelişen Türk Yeralatı edebiyatı örnekleri de bu dönem eserleridir. Dönemi böyle hatırlayınca keşke bugün de hafif aksak düzen de  bir fanzin çıkarabilsek, ah keşke demek mümkün tabii. Ama artık dijital çağdayız, o dönemler geride kaldı, gerçek olan bu. Aslında Blues Perişan Blog’da benzerleri ile beraber ( Deli Kasap, Meridyen , Rotka vb )  bir nevi günümüzün internet üzerindeki benzer yayını da sayılmalıdır. Şimdilerdeki  yirmili yaşlardaki gençlerde muhtemel bir 25 yıl sonra bir araya geldiklerinde “Ah nerede bizim o dijital uygulamalar üzerinden paylaştığımız müzik, oyun, film, dizi  vs  günlerimiz “ deyip bir araya gelip yad edecekler hiç şüphesiz ... Biz de  bu defa   BLOG sayfalarımızı anmak için etkinlik düzenleriz, napalım ! 

  Laneth ve Rock Dünyası örnekleri 

Laneth dönemin en popüler ve bilindik heavy metal fanziniydi, ben o dönem daha çok klasik rock, hard rock ve rock kültürünün temel taşlarını olan ekiplere yoğunlaştığım için "Rock Dünyası" kadrosu ile tanışmıştım. Benim de Janis Joplin'i yazdığım sayının yedi, sekiz ( hatta belki daha fazla ) baskı yaptığını anımsarım. Bir fanzin dergiyi yaratmak gerçekten hiç kolay değildi. Rock Dünyası fotokopi sürecini aşıp dizgi ve matbaa baskı aşamalarına geçmiş ve   ciddi bir dergi havası ve kalitesini yakalamıştı son zamanlarında, bu vesile ile Süleyman'ın da bu uğurdaki kişisel, özverili çabalarını ve mücadelesini anmak ve bir selam göndermek isterim.  Bu dergilerin ortaya çıkarılmasında  harika bir ruh, enerji, heyecan ve komünal bir  çalışma ve görev dağılımı olurdu.  Yazmaya karar verilen grup ya da  müzisyeni araştırmak, hakkında bilgi  bulmak hiç kolay değildi.  Açık kitap pazarlarında ( Beyazıt meydanı , sahaflar vb )  ikinci el dergi tezgahlarında ki yabancı dergiler, eski Stüdyo İmge dergileri , plak kapaklarının iç yüzlerinde varsa eğer grup biyografileri, fotoğrafları, fotokopilerle çoğaltılmış  rock kitap ya da ansiklopedileri  elden ele dolaşırdı ( Bunlara ulaşmakta öyle kolay değildi tabi, kaset tezgahlarında, ara sıra yapılan konserlerde ya da  yeni yeni açılan barlardaki ortamlardaki tanışıklıklar paylaşımları da beraberinde getirebiliyordu.  En azından ben  yazılarımda bu yolları izlediğimi hatırlarım, büyük bir keyifle  elimde sözlük, kaynakları derler ve sarı teksir kağıtlarına sayfalarca tükenmez kalemler yazar, sonra son temize geçirilmiş halini, en sonra imkanımız varsa  bilgisayar ( büyük bir firmada çalıştığım için vardı )  ya da daktilo ile yazar son halini verirdik.   Hey gidi günler hey ...
Laneth 'de bu dönem heavy metalin katalizörüydü .. Ben de daha ziyade o dönem türe olan mesafemden de dolayı  göz gezdirici bir Laneth  takipçisiydim diyebilirim. 


Konser  : Laneth Bir Gece - 3 

İşte  8 Mart 2019  Cuma akşamı da  Laneth'in yaratıcısı  Cağlan Tekil'in üçüncüsünü düzenlediği (ilk ikisini maalesef kaçırmıştım)  bu efsane buluşmaya katılma şansını yakaladım.  Öncekileri, Aptulika'nın, Murat Beşer'in yazılarından, giden arkadaşlardan duymuştum şüphesiz.  Konserin misyonu, uzun  süredir müzik piyasasından uzak duran dönemin önemli gruplarını yeniden sahneye çıkarmak  ve  ( Cultus , Pagan , The Climp , Kramp gibi )   halen devam eden şahane gruplara da  (Razor ve Objektif) seyirci ile buluşma şansı vermesi ve bir saygı gecesi hüviyetindeydi. 
Doğrusu kapıya vardığımda  Razor ve Pagan bitmişti. Zaten, sevgili Nezih Onur'un aramızdan ayrılmasından sonra Kramp şarkıları bana bir tuhaf gelir olmuştu ! ( Lan ne bu be !) Bu vesile ile Nezih üstadı rahmet ve saygıyla analım.  

Neyse birkaç soğuk takviye ile kendimize gelip,  Caltus 'u izlemek için içeri girdik, ilk dikkatimi çeken vokalistin mikrofonu oldu. Kafa- kulaklık mikrofonu kullanıyordu.  Yerecek bir şey değil ama yine de  gözüme ve algıma tuhaf geldi, mikrofon bana göre sahnede müzisyenler kadar olmasa da yine de bir figür gibidir derim ben. Müzik ve ses temiz geliyordu, yirmibeş yıl sonra bu konser için bir araya geldikleri söyleniyordu bu açıdan bakıldığında sürdürülmeyen bir kariyer için bu performansa sadece şapka çıkarıp saygı göstermek gerekirdi, ben de tam da bunu yapıyor ve kendilerini ayakta alkışlıyorum.  
Ara oldu , bizde  90'lardan gelen, o yukarıda bahsettiğim  günleri paylaştığım ve  uzun zamandır  görüşemediğim kadim dostum  Ozzy ( Ümit Özgür ) ile  dışarıya çıktık. Katılımcı tayfasının yaş ortalaması ve muhabbeti  90'lara zaman tünelinde ışınlanmak istercesine enerji doluydu. Belki de gelenler o yıllarda ki  gençliklerini arıyordu biraz da, kim bilir ? Ama şu bir gerçek ki, o akşam orada olan herkesin  vefalı birer dost olduğunu da unutmamak gerekir, Türk Rock Müziği'nin samimi  ve vefakar dostları.



Ve Objektif 

Şimdi sırada  benim o akşam orada performansı için geldiğim yegane grup olan Objektif vardı. Uzun rock yürüyüşüne 80’li yıllarda  Samsun’dan başlayan Vecdi ile  bu sayfaların yaratıcısı sevgili dostum Aptulika 'nın Taksim Baraka'da ki Blues Perişan akşamlarında dostluğumuzu pekiştirme şansı bulmuştum, resmi  tanışıklığım ise  90'larda bir Gitar Cafe akşamına dayanır, ama unutulmuştur. Objektif aslında bana göre Vecdi demek, otuz yıllık bir macerada  - konserde de ifade ettiği gibi -  çok yoldaşları olmuştu ama yegane o hep oradaydı.  Grubun adı sanki  onun misyonuydu da,  aynı zamanda rock ile de bağdaşan bir objektifliği vardı. Objektif'te  Vecdi'nin  bestelediği ve yazdığı parçalarda hep hayata dair  hikayeler bulursunuz, hiç bir şarkı boş değildir, nakaratı bile manidardır. Bir şeyleri ya da bazı şeyleri  idare etmez Objektif parçaları, onlara direkt temas eder, dokunur, yeri geldi mi bodoslama tam yerinden girer, silkeler, sarsar, gerek görürse yıkar geçer ...  ( Ansızın bir infilak, burada akılma Break On Through gelir - The Doors'dan. Gerçi Objektif daha ziyade  Black Sabbath, Deep Purple'dır bence ya, olsun varsın .)  Bu yüzdendir ki Vecdi ile özdeşleşmiş alameti farikası da  her konserde  tekrarladığı gibi "Rakın Roll böyle bişey" dir.  Rakınroll böyle bir şey olmamış olsaydı bilirim ki Objektif'de olmazdı. Ama O bunu söyleyecek başka bir yol, mecra  bulmuş olurdu.  Neyse ki rakın roll  vardı ve böyle bir şeydi !

Sahne’deki Dev 

Yoksa, "Yuh", "Loş Akşamlar", "Fahişe", "Hayal-et", "Künye", "Yorgunsan Vazgeç", "Dağlarda Sitem Var", "Mutlu Ölüm",   "Tımarlı Hastane"  ve diğerleri de  olmazdı.  O akşam bir kez daha gördüm ki  Vecdi'de  ustalarının en başında gelen Cem Karaca ve ekolü gibi  sahneye çıktığında, müzik başladığında ve o mikrofona uzandığında; söylemeye başladığında devleşiyor, büyüyor da büyüyor ve sahneyi de kaplıyordu.  O akşam da öyle oldu.  Ona eşlik eden  Umut , Murat , Çağlar , Onur 'un da büyük katkılarını unutmadan hiç şüphesiz.  İyi ki vardınız bu  Laneth Bir Gece'de!  İyi ki varsın ve de iyi ki dostumsun be Vecdi ve de iyi ki yelkeni Samsun’dan İstanbul’a çevirmişsin  ve de gitarın ve rock müziğin peşine düşmüşsün  iyi ki ...  
Kulaklarımızın ve ruhumuzun pasını sildiniz o akşam orada, hepinize binlerce teşekkür. 

Not:  Maalesef ki  gecenin yorgunluğunun bedenimize yaptığı baskının da nedeniyle son grup Climb’a  kalamadım, benzer organizasyonlarda, grup sayısı azalmasa da sahne süresi ve parça sayısına bir bakmak gerekebilir belki de, ya da bir sonrakini daha ılıman bir günde açık havalı bir yerde tertipleyip gündüzleyin başlamak daha  bir şenlik havası da verebilir. 

13 Mart 2019 - Üsküdar 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...