Jeff Beck etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jeff Beck etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2026 Perşembe

Jeff Beck Ayrıcalığı



 Jeff Beck'in ölümünden bu yana tam 3 yıl geçmiş. Rock gitarının bence kesinlikle en büyük kaybı odur diyebilirim ve eklerim sadece yaptıkları ile değil daha yapacaklarıyla da. İşte onu bütün büyük rock gitaristlerinden farklı kılan yönü de  "keşifçiliği" olsa gerekti. 

Evet bu yazdıklarımı, "Ne diyor be bu adam" diye karşılayacaksınız... belki de. "O şöyle bir gitarist, acayip sololar atardı" gibi afilli sözler etsem herkes mutlu olurdu. 

Neyse daha fazla uzatmayayım asıl mevzuya geleyim. İki gün önce Blues Rock Review  https://bluesrockreview.com/ sitesinde yayınlanan Jon Harper'ın "Three Years Without Jeff Beck: Why His Guitar Still Matters"  (Jeff Beck'siz Geçen Üç Yıl: Gitarının Hala Önemi) yazısını görünce bir anda okumak için atıldım. İşte benim de kafama yıllardır takılan Jeff Beck "farklılığı"nı çok güzel ortaya koyuyordu. İşte o yazı şöyle başlıyordu:

"Jeff Beck'in ölümünden üç yıl sonra bile, yokluğu hâlâ garip geliyor. Müziğinin solması yüzünden değil, etkisinin tarihsel bir dipnot haline gelecek kadar uzun süre yavaşlamaması yüzünden. Beck tek bir döneme, sahneye veya akıma ait değildi. O, gitarın kendisine aitti. Trendler değişip türler parçalandıktan çok sonra bile, Jeff Beck, ifade dolu, korkusuz gitar çalmanın ne olabileceğine dair sürekli bir referans noktası olarak kaldı.

Blues Rock Review'da Jeff Beck'in eşsiz bir yeri var. Geleneksel anlamda düz bir blues gitaristi hiç olmadı, ancak blues her zaman onun müziğinin merkezindeydi. Onu genişletti, bozdu, caz, funk, rock ve elektronik dokularla birleştirdi, ancak duygudan asla kopmadı. Beck'in mirası, listelerde zirveye çıkmak veya radyoda çalınan single'lar üzerine kurulu değil. Saygı, merak ve sese olan tavizsiz bağlılığı üzerine kuruludur. "


Yazıyı buradan tam olarak yayınlamak isterdim ama, bu güzel yazıya ve kıymetli görüşleriyle yazarına saygımdan dolayı aşağıda linkini vereceğim, oradan okursunuz. 

https://bluesrockreview.com/2026/01/three-years-without-jeff-beck-why-his-guitar-still-matters.html


Ve bu JON HARPER imzalı yazının son bölümünden de bir alıntı yapmadan edemeyeceğim,

"Jeff Beck, blues temelli müziğin ruhunu kaybetmeden gelişebileceğini kanıtladı. Teknik ustalığın duygu olmadan hiçbir anlam ifade etmediğini gösterdi. Ve bir sanatçının verebileceği en önemli kariyer kararının meraklı kalmak olduğunu ortaya koydu.

Jeff Beck sadece gitarın nasıl çalındığını değiştirmedi, aynı zamanda nasıl anlaşıldığını da değiştirdi. Bu yüzden, üç yıl sonra bile etkisi azalmadı. Her bir bükülmüş nota ile blues rock'ın geleceğini şekillendirmeye devam ediyor."

Evet yukarda verdiğim linkten yazının tamamını okumanız dileğiyle... büyük usta ve güzel insan JEFF BECK' e saygı duruşumuzu da böylece sunalım.  


15 Temmuz 2023 Cumartesi

Eric Clapton'ın yeni single'ı: “How Could We Know”



Eric Clapton,  bu hafta “How Could We Know” adlı yeni bir single yayınladı.  Bu aslında iki şarkılık bir single ve birincisi "Moon River" adıyla yayınlanmıştı. 



İlk şarkı "Moon River", Clapton ile  Jeff Beck birlikte çalmışlardı ve  Beck'in ölümünden kısa bir süre önce kaydedilen  cover bir parçaydı.  Single'ın öteki yüzünde bulunan ve bu hafta çıkan, "How Could We Know", Judith Hill (vokal), Simon Climie (vokal) ve Daniel Santiago'nun (akustik gitar) yer aldığı bir çalışma.  


 Eric Clapton'ın yeni single'ını aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz.

 




5 Temmuz 2023 Çarşamba

Efsanevi stüdyo müzisyeni basçı Mo Foster'i kaybettik.

 


Efsanevi stüdyo müzisyeni basçı Mo Foster'i Pazartesi günü (3Temmuz 2023) 78 yaşındayken kaybettik. 

Şimdi bu haberi tesadüf eseri tıklayıp, buraya kadar okumuş olanlar varsa, "İyi de ne yapalım... tanınmamış adamların haberini yapmanın ne alemi var" ya da "ohoo... o kadar çok stüdyo müzisyeni vardır ki, hepsini nerden bilelim" diyecek ve habere bakmayacaksınız bile. 

Peki o zaman bende size, "Mo Foster'in çaldığı albümlerden birini mutlaka dinlemişsinizdir" demek yerine "kesinlikle onun yer aldığı birden fazla albümü dinlemişsinizdir " diyeceğim. 

Mo Foster 50 yılı aşan müzik hayatı boyunca Jeff Beck , Gary Moore, Gil Evans Michael Schenker Group, Phil Collins , Ringo Starr , Peter Green,  Eric Clapton, Joan Armatrading , Gerry Rafferty , Brian May , Scott Walker ,  Cliff Richard , Meat Loaf , Van Morrison, Dr John gibi grup ve sanatçıların albümlerinde çaldı. Bu albümlerin sayısı 350yi geçiyor. Bunun dışında bir çoğunun turnesinde de grup elemanı olarak yer aldı.   

Mo Foster için bas gitarist dedik ama o kelimenin tam anlamıyla bir multi enstrümantalist. Bas gitarın yanısıra gitar, kontrbas, mandolin, davul, perküsyon, piyano , org gibi enstrümanları ustalıkla çalan sanatçı aynı zamanda da iyi bir prodüktör. 


*


Aşağıda yer alan videoda Jeff Beck'in 1980 tarihli Yunanistan konserinde Mo Foster'i bas gitarda dinleyeceksiniz. Jeff Beck'in unutulmaz klasiği "Cause We've Ended As Lovers" a Mo Foster harika bir bas solosu da eklemiş. 





 

26 Ocak 2023 Perşembe

The Yardbirds'ün 15 yaşında ilk gitaristi olmak yerine fırçayı seçmek

 


Rock tarihine damga vurmuş bir grubun ilk gitaristi olmakla birlikte bir karar verme durumunda kalmak... 

Resim mi Müzik mi?

İşte İngiliz sanatçı Top Topham'ın öyküsü. 




Dünyaca ünlü olacak bir rock grubunun kuruluşunda çok küçük yaşlarda yer alan bir gitarist olmak, hiç kuşku yoktur ki önemlidir. Üstelik bu grubun özelliğinin kadrosunda yer bulan üç gitaristin de dünya gitar tarihinin ilk sayılabilecek isimleri olduğunu da söylemeliyiz. Bu isimleri sayarsam dediğim daha iyi anlaşılacak: Eric Clapton, Jeff Beck ve Jimmy Page.

Rock tarihine ismini altın harflerle yazdıran bu üç gitarist ilk çıkışını The Yardbirds isimli grup ile yapmışlardı. Ancak bu üç isim grubun kuruluş kadrosunda yer almıyordu. Grup 1963 Mayıs'ında kurulduğunda gitarist olarak Anthony 'Top' Topham bulunmaktaydı. Daha sonra efsaneleşecek bir grubun kadrosunda gitarist olarak (hem de bu grubun çatısı altında yer alan üç gitaristin de alanlarının en usta isimleri olacağı düşünüldüğünde) müzik yapmak önemliydi. Ancak henüz 15 yaşında olan Topham, hem müzik hem de resim yeteneğine sahip olan biriydi. Yani bu ikisinden birine devam etmek için bir seçim yapmak zorundaydı. O da resmi seçerek The Yardbirds'ten ayrıldı. Böylece resim eğitimine devam eden Topham, müzikten tamamen kopmasa da hayatını ressam ve iç mimar olarak sürdürecekti. 


 "The Yardbirds kurulduğunda 15 yaşındaydım, yani diğer elemanlardan üç ya da dört yaş küçüktüm..." sözleriyle o günleri anlatan Topham, grubun geceleri barda çalması sebebiyle    "...ailemin haftada beş ya da altı gece müzik çalmam için dışarı çıkmama izin vermeleri olanaksız olabiliyordu." diye durumunu özetliyordu.  O sıralar Epsom Sanat Okulu'na giden gitarist okulunu ve resmi ciddiye almaya karar vererek The Yardbirds'ten ayrılacaktı. 

Böylece Topham'ın yerine The Yardbirds'e gitarist olarak Eric Clapton gelecekti. Yıllar sonra yapılan bir röportajda Topham'a ayrıldığına pişman olup olmadığı sorulunca, "Ayrıldığıma pişman olmadım çünkü benim ilgi alanım olan blues müziğinden uzaklaştılar,"dedikten sonra,  "Müzikte kariyer yapmak ve profesyonel  olmak için onlarla kalsaydım bile, sanırım daha sonra Eric'in bıraktığı nedenlerin aynısıyla ayrılırdım." sözlerini ekleyecekti. 


 Resmi seçen Topham müzikten de tam anlamıyla kopmadı.   Marc Bolan , Peter Green ve Christine McVie gibi müzisyenlerle birlikte çalıştı. 1970 yılında yaşadığı bir sağlık sorunu sebebiyle müzikten koptu, ancak 1988'de eski Yardbirds elemanı  McCarty ile blues grubu Topham-McCarty'yi kurdular.

Topham, 2013 yılında Yardbirds'e resmi üye olarak geri döndü. 50 yıl aradan sonra kurucusu olduğu efsanevi grupta iki yıl çalıştıktan sonra  Topham gruptan 2015 yılında ayrılarak müzik hayatını noktalayacaktı. 

15 yaşındayken rock tarihinin en önemli gruplarından biri olan Yardbirds'ün kuruluşunda yer alan gitaristi Anthony 'Top' Topham bu haftanın başında 75 yaşında hayatını kaybetti.  Sanatçının ölüm haberi resmi sosyal medya hesabından, 

"Antony 'Top' Topham yani asıl adıyla Sanderson Rasjid Topham, 23 Ocak Pazartesi günü  huzur içinde vefat etti." 

diye duyurulacaktı.

Hayatında sevdiği işi yapmayı seçen ama müzikten de kopmayan Anthony Topham'a bizler de huzur içinde yatsın diyelim.






 

12 Ocak 2023 Perşembe

Jeff Beck'in Ardından



"Çaldığım her şarkıda en az 10 kere kuralları çiğnemezsem işimi düzgün yapmıyorum demektir."

2009' yılında verdiği bir röportajda gitar çalma tarzını bu sözlerle anlatan Jeff Beck, daki çalma tarzını anlatan Beck, 

" Kurallar umurumda değil." 

...diyerek devam ediyordu. 

Salı günü kaybettiğimiz Jeff Beck, kuralları o kadar iyi biliyordu ki, elektro gitarda kuralları yerle yeksan ederek kendi kurallarını ortaya koydu. Hatta onları da yıkarak rock gitarının temellerini oluşturdu. 

O temel ki, kuralları çiğne ama kendin gibi çal!

Jeff Beck, kendi gibi çaldı... O bir ekoldü ama takip edebileni olamadı çünkü o ezbere gelen bir gitarist olamayacak kadar kendisini yenileyen bir gitaristti. 


Aptulika

12 Ocak 2023

Saat 23:22






Jeff Beck 78 Yaşında Hayata Veda Etti

 İngiliz rock'ının miladi ismi ve gitar virtüözü Jeff Beck, 78 yaşında (10 Ocak 2023) salı günü hayata veda etti. 



Ailesi tarafında yapılan açıklamada, aniden bakteriyel menenjite yakalanan sanatçı kısa bir süre sonra da ölmüş.

Yazını başında "gitar virtüözü" dedim ama bu tanım Jeff Beck'i anlatmaya yeterli olmasa gerek. Belki de en iyi tanımı sanatçının ölüm haberini, "Gitarın çalınma biçiminde devrim yapan kişi" diye veren Rolling Stone yapmış. https://www.rollingstone.com/music/music-news/jeff-beck-dead-at-78-obit-1234659559/ ) 

 Jeff Beck, gerçekten de rock gitarında devrim yapan biri. Sadece o kadar mı? O 196O'larda British Blues'un doğuş yıllarında blues rock tarzının doğmasına sebep olan bir mucit. Onun müzikal zenginliğine caz rock füzyonunu da eklememiz mümkün. 

Bu adam öylesine bir kilometre taşıdır ki, ne kadar anlatsak yetmez... ama o bu konular üzerine böbürlenmek, ahkam kesmek gibi bir görüntü vermez. Hatta onun konuşmak yerine gitar çalarak iletişim kurduğunu bile düşünmüşümdür. 

Sessizliği de ona çok yakışıyordu. 

Bir büyük isim daha hayatımızdan çekip gitti ama ardında bizlere öyle büyük bir hazine bıraktı ki... dinledikçe daha da geniş keşiflere çıkacağız. 

Aptulika


28 Ocak 2017 Cumartesi

15 parçada Rod Stewart



Asıl adı Roderick David Stewart olan İskoç kökenli İngiliz şarkıcı, müzikten önce profesyonel bir futbolcuydu. Brentford futbol takımında oynayan Stewart 1960 yılında folk müzisyeni Wizz Jones’tan etkilenerek müziğe başlamıştı.
Şimdi Rod Stewart’ı bütün dönemleriyle 15 şarkıda özetleyelim dedim. Bu parçalar öylesi bütün zamanların en iyisi  ya da “best of” seçkisi değil. Tamamen benim sevdiğim örnekleri biraraya getirdim. Zaman içinde bir pop ikonu haline gelen Rod Stewart’ın unutulan ama asıl onu var eden dönemlere de ulaşabileceksiniz.
Buyrun tozlu sayfalarda müzik dünyasının en farklı sesinin rock ve blues izlerindeki çıkışının merdivenleri.



MAGGIE MAY
1971 yılı “Every Picture Talls A Story” albümünden bir şarkı. 45’lik plak (single ) olarak da çıkan bu parça Rod Stewart’a muhteşem bir ün getirip, dünya listelerine bir numaradan çıkartacaktı. Parça İrlanda ve İngiltere listelerinde 5 yıl boyunca üst sıralarda kalarak bir rekora imza atacaktı.
Liverpol menşeli bir folk şarkısı olan “Maggie May”de Rod Stewart  yazdığı sözlerde kendi hayatından izler olduğunu söylemişti. Parçada bir genç delikanlının kendinden yaşca büyük bir kadına duyduğu çaresiz aşk anlatılır.
2004 yılında Rolling Stone dergisinin yaptığı “Bütün Zamanların En İyi 500 şarkısı” sıralamasında 131. sırada yeralacaktı.
Rod Stewart’a bu parçada elektro gitar ve bas gitarda Ronnie Wood, akustik gitarda  Martin Quittenton, bateride Micky Waller, hammond orgda Ian McLagan  ve mandoliniyle de Ray Jackson eşlik etmiş.


“SAILING”
70’lerde ülkemizde de en çok bilinen Rod Stewart parçasıydı. Parça 1975 yılında İngiliz BBC kanalının denizcilikle ilgili bir belgesel dizisinin fon müziği olarak yapılmıştı. Aynı yıl çıkan Stewart’ın “All In The Name Of Rock’n Roll” albümünde bulunan bu parçanın unutulmaz bir klibi de vardır. Bir zamanlar TRT televizyonunda siyap beyaz olarak izlerdik.



“PEOPLE GET READY” – Jeff Beck
Seksenli yıllara gelinmiştir ve artık herşey bir başka olmuştur. Eski rock grupları, müzisyenleri de popüler pazarın kurallarına uyum sağlamaya çalışmaktadır. Rock gitarının en önemli isimlerinden Jeff Beck de yeni döneme ayak uyduruyor ve 1985 tarihinde çıkardığı “Flash” albümüyle uyum sağlıyor. O albümden “People Get Ready” şarkısı da dönemin video klipleri arasında dönüp, duruyor. Parçanın vokalinde de gitaristin eski dostu Rod Stewart da yer alıyor. Parça her ne kadar 80’lerin pop piyasasının ikonları arasında olsa da Beck’in gitar kullanımı gene rock izlerinde. Hatta yıllar geçtikçe rock izleri daha da çıkıyor.


”STAY WITH ME” – The Faces
1971 yılı ve The Faces grubu. Dönemin en ilgi çeken pop rock grubu (glam rock da diyebiliriz). Rod Stewart da bu grubun vokalisti.
“Stay With Me” grubun gitaristi Ron Wood’un güzelliklerinin bir demeti gibi, Boogie ile rock ’n roll hem hal oluyor ve ortaya “Stay With Me” çıkıyor. Basit görünüp, sürekli değişen gitar partisyonları maharetli sololarla birleşiyor.  Ron Wood bu gruptan sonra rock efsanesi Rolling Stones’un gitarına geçecekti.



“ITALIAN GIRL”
Bu 1972 yılı ne verimli bir yıldır, rock tarihinin en güzel çalışmaları o yıla aittir (Bakınız diğer rock gruplarının albümleri).
Rod Stewart’ın kendi adına yaptığı dördüncü solo çalışması.  Bu çalışmada Ian  Mc Lagan’ın piyano ile rock’n roll dokunuşlarına  hayranımdır. Parçanın sonunda Dick "Tricky Dicky" Powell ‘ın kemanı harika bir final oluşturur.



“GASOLINE ALLEY”
Rod Stewart’ın ikinci albümünün ismi. Aynı isimli şarkı ile de albümün açılışı yapılır. Gitarlı, mandolinli İngiliz folk ile blues birleşimi bir güzellik.



“IT’S ALL OVER NOW”
Gene 1970 tarihli “Gasoline Alley” albümünden bir parça. Rolling Stones tarafından da yorumlanan bu parça The Valentinos grubunun 1964 tarihli klasiğidir.




“ MY WAY OF GIVING”
Aynı albümle devam ediyoruz. Herhalde bu albümü bir yerlere not etmeniz gerektiğini anlamıssınızdır. Yani mutlaka dinlenilmesi gereken bir  Rod Stewart albümüdür, “Gasoline Alley”. Tabi plak olması koşuluyla. Ron Wood gitarlarda gene harikalar yaratıyor ama benim favorim Ian Mc Lagan ve harika Hammond orgu, parçanın finalinde de damgasını vuruyor.




"LADY DAY”
”Gasoline Alley” albümünü dinlemeye devam ediyoruz. Dönemin hit parçası “Lady Day”.  Ron Wood’un gitarının tadına varıldığı bu çalışmada Dİck Powell’ın kemanı da finale nefis oturuyor. Şarkının anlattığı konu ise “Maggie May”deki gibi çaresiz aşk. Bu sefer söz konusu olan ağır yaş farkı değil, sınıf farkı. Rod Stewart bu parçada ağır bir hanıma duyulan karşılıksız aşkı anlatıyor.




“YOU’RE MY GİRL”
Led Zeppelin’i hatırlatan bir sound ve funky, boogie ve hard rock karışımı.




“KENT YAŞAMI” – Şenay
Rod Stewart şarkılarından bahsederken Şenay da nerden çıktı diyebilirsiniz. Haklısınız ama önce Şenay’dan bahsedelim, zira tanımayan kişiler olabilir. Onlar da haklıdır ki  zaman akıp gidiyor.
2013 yılında, 62 yaşındayken yitirdiğimiz Şenay yani asıl adıyla Şenay Yüzbaşıoğlu, 45’lik plaklar döneminin unutulmaz sesi. Daha da hatırlamayan var ise “Sev Kardeşim” şarkısını okuyan kişi dediğimizde herkes “O muydu!” diyerek hatırlayacaktır.
Bu açıklamadan sonra dönelim 37 yıl öncesine. 1979’un sonu ile birlikte Türkiye’de müzik yapan Türk Hafif Batı Müziği şarkıcıları dünyaya açılmanın ve kafalarındaki müziği yapmanın peşine düşeceklerdi. (Ancak 12 Eylül 1980 darbesinin zapturaptı, bu hayallerin çok kısa sürmesine sebep olacaktı.) Şenay’da kendi ismini taşıyan ve dünyayı hedefleyen bir albüm yani LP çıkartacaktı. Bu LP’de daha önceden yaptığı 45’likleri değil, yeni besteler ve şarkılarla çıkacaktı. Bu albümde bulunan “Kent Yaşamı” isimli parça da Rod Stewart’ın bir şarkısına Türkçe söz yazılarak yorumlanmıştı. Şenay’ın yazdığı sözler toplumcu ve eleştirel bakış sunuyordu ama parçanın aslı farklı bir konuyu anlatıyordu. Rod Stewart’ın bu parçası “Da Ya Think I’m Sexy” idi.



“DA YA THINK I’M SEXY”
1978 ile 79 arası ve ufaktan seksenli yılların rüzgarları esiyor. İşte bu sırada Rod Stewart da başkalaşıyor. Bu parça ile Stewart’ın blues ve rock köklerine ihanet ettiği söyleniyor. Tam anlamıyla diskoluk bir parça. Amma velakin bu parçanın imarını yapan (bestecisi) hard rock ve heavy’nin güçlü davulcusu Carmine Appice.  Müzik kariyerine 60 sonlarında Vannila Fudge ile başlayan Appice, ardından Rod Stewart ile çalışacaktı. Kardeşi Vinnie de güçlü bir hard’n heavy davulcu olan Carmine Appice müzik kariyerinde Cactus, King Kobra- KGB, Blue Murder, Marty Friedman, Michael Shenker, Rated X, Ted Nugent gibi hard rock,  heavy metal grup ve sanatçılarıyla çalışacaktı.



“MY FUNNY VALENTINE”
En etkileyicisi Chet Baker’dan olan (caz trompetçisi Baker bir dönem vokalde yapmaya çalışmıştı. Bir çok insana göre onun sesi yaşlı bir teyze gibi gelir ve eleştirilir ama ben verdiği hüzünlü duygu sebebiyle severim) bu caz standartı bir çok vokal tarafından ustaca yorumlanmıştır.
2000’lere geldiğimizde Rod Stewart, 4 albüm süren “The Great American Songbook” isimli bir CD dizisi yapmıştı. İşte bu kadife dokulu bunaltıcı dizide içimi en ferahlatan parça bu olmuştu.





“YOU SCHOCK ME” – Jeff Beck Group
Şimdi gelelim Rod Stewart’ın en değerli haline. 1968 yılı ve Stewart bir grubun vokalisti. İngiliz blues’ının ve rock’ının en önemli gitaristi Jeff Beck kurduğu grubuyla rock ve blues tarihinin en nadide mücevherlerini çıkartacaktı. 1968 yılında çıkan “Truth” albümünde büyük blues ustası Willie Dixon’un eseri Rod Stewart’ın sesiyle bir başka güzelliğe dönüyor.



“ I AIN’T SUPERSTITIOUS “ – Jeff Beck Group

Gene Willie Dixon’n bir blues klasiği Stewart’ın sesiyle patlamalar yaratıyor. Var ise aklı şuurunuz 1968 tarihli “Truth” albümünü bulursanız kaçırmayın, mutlaka edinin derim. Hele plak olursa mutlaka.




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...