lemmy kilmister etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lemmy kilmister etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2024 Salı

Hawkwind 80'lik Kaptanıyla Hala Uzayda


Bu yazıyı Nisan ayının başında yazmıştım. Ama araya bir sürü şey girdi ve yayınlanmak için sıra beklerken az daha unutuluyordu.





Space Rock'ın tek numunesi Hawkwind'in yeni albümü "Stories From Time And Space", 5 Nisan 2024 tarihinde yayınlandı. 

Hawkwind denildi mi, 60'ların sonuna gideriz ve onca albüm onca uzay keşfi anlat anlat bitmez. 1970'lerin başında Lemmy Kilmister'i de orada tanıdık, hatta "Motorhead" o zamanların Hawkwind parçasıydı. Sonra Lemmy bu uzay gemisinden indi yolculuğuna Motorhead ile devam etti. Lemmy rock'n roll'u ile "kıçımızı tekmelerken, Hawkwind uzay yolculuğunda yarım asır boyunca keşiflerine devam etti. Bu seferki son buluşmada yeni keşifler yerine "Zaman ve Uzaydan Hikayeler"le geçmişten bugüne bir muhasebe yapıyor. 

1970'li Lemmy Kilmister yıllarından HAWKWIND

Hawkwind müzikal yolculuğuna 1969'da başladı ve o günden bu güne bu uzay gemisinin kaptanı Dave Brock değişmeyen tek eleman olarak kaldı. Bu yılın Ağustos ayında 83 yaşına girecek olan 'Kaptan' Brock, uzay keşiflerinden pek vazgeçeceğe benzemiyor. Gitarı, klavyeleri ve synth'sini başında vokalleri de üstlenen Kaptan'ın yanında  davulcu Richard Chadwick,  gitarist Magnus Martin, klavyeci Thighpaulsandra (diğer adıyla Tim Lewis) ve basçı Doug MacKinnon, Hawkwind'in kadrosunu oluşturuyor.

Dünden Bugüne  DAVE BROCK


Hawkwind'in bu son albümüyle ilgili kritiğinde Sputnik Music yazarı Anne Verwoed, yenilik arayışında olmayan ve eski caz albümlerinde rahat bir hava yakalamak gibi dedikten sonra şu yorumu yapmış. 

"Bu plağı dinlerken size bir önerim olacak; havanın kararmasını ve akşam olmasını bekleyin... ama huzurlu bir akşam... kendinize bir içki seçimi yapın, rahat bir koltuk bulun, ışıkları kapayın.  Pencerenizi açıp, kafanızı gökyüzüne çevirin ve  karanlığı derinleşmesini izlerken bu plağı çalmaya başlayın.  'Stories From Time And Space' yani Zaman ve Uzaydan Hikayeler tam da bu ortam için çok değerli bir yol arkadaşı olacak sizlere. Bu yaşlanan rock'çılardan size getirilen nefis bir hediye."

Bunca yıl, bunca albümden sonra Hawkwind zaten yapacağını yapmış ve şimdi de bu albümde rahat ve dingin uzay hikayeleriyle karşımızda. Sputnik yazarı "kahrolsun yaşlılık" demiş ama yaşlanıyoruz ve yapacak bir şey yok. Ancak her şeye rağmen Hawkind'in son albümü "Stories From Time And Space" ı dinlemeye başlar başlamaz heyecanım gene de arttı. Ancak yazarın dediği gibi gece olunca bir kadehe içkimi koyup, Hawkwind'le yeni keşifler yerine uzay anılarından oluşan hikayeleri dinleyeceğim. 

Bu arada uyarayım albüm tam tamına 59 dakika yani bir saatten bir dakika eksik, içki kadehlerini ona göre ayarlayın, zira hikayeler soluksuz ve yerinizden ayrılamazsınız. 

İyi Yolculuklar!


Aptulika



7 Haziran 2023 Çarşamba

Motörhead'den Lemmy ile Thin Lizzy'den Phill Lynott'ın Buluşması...



Motörhead denilince Lemmy Kilmister... Thin Lizzy denilince de akla hemen Phil Lynott gelir. Hard Rock ve Heavy Metal'in bu efsanevi gruplarının bas gitarist ve vokalisti olan bu iki isim ölümlerinden sonra ilk kez bir araya geldiler. Biraz garip bir başlangıç oldu ama açıklayayım...

Rock tarihinin müstesna grubu Thin Lizzy'in beyni Phil Lynot, 1986 yılında daha henüz 36 yaşındayken hayata veda etmişti. Erken yaşta gelen ölümüne rağmen yaptığı albümlerle ardından muhteşem bir müzik hazinesi bırakmıştı. 

Gene Lynott gibi bir bas gitarist ve vokalist olan Lemmy Kilmister de Motörhead'in beyni olmuş ve unutulmaz rock klasikleri oluşturmuştu. 2015 yılında Lemmy'i de 70 yaşındayken kaybetmiştik. 


Bu günlerde ortaya çıkan bir konser kaydı bu iki ustayı bir araya getiriyor. 2007 yılında Motörhead İsviçre'de verdiği bir konserde Thin Lizzy'nin "Fighting" albümünde yer alan "Rosalie" parçasını seslendirmişti. Bu konserde Lemmy, parçaya girmeden önce hem Thin Lizzy hem de Phil Lynott ismini anarak parçaya girecekti. Aslında bu parça Thin Lizzy'nin 1975 tarihi albümünde bir Bob Seger cover'ı olarak yer alıyordu... ancak yıllar içinde hem bu plakta hem de konserlerdeki yorumlarda Phil Lynott'ın sesiyle öyle bütünleşip, yeni anlamlara ulaşacaktı ki, ister istemez bir Thin Lizzy klasiği olacaktı. 

İşte Motörhead'in 16 haziran 2023'te çıkacak olan “Live at the Montreaux Jazz Festival '07” isimli konser albümünde "Rosalie" yorumu ilk kez dinleyici ile buluşacak.   İsviçre'de yapılan dünyaca ünlü Montrö Caz Festivali kapsamında konuk olan Motörhead, 7 Temmuz 2007 tarihinde bir konser vermişti. "Rosalie"nin de yer aldığı bu konserin kayıtları "Live at the Montreaux Jazz Festival '07" adıyla bir hafta sonra piyasaya çıkacak. 

 Lemmy Kilmister, Phil Campbell ve Mikkey Dee üçlüsünden oluşan Motörhead'in Thin Lizzy'nin “Rosalie” şarkısına yaptığı cover'ın yer aldığı bölümü alttaki videodan izleyebilirsiniz. .






Montrö Caz Festivali, Claude Nobs tarafından oluşturulan ve her yıl Temmuz ayında iki hafta boyunca İsviçre'nin Montrö kentinde düzenlenen bir müzik festivalidir. Şimdi 55. yılında olan festival, dünyanın dört bir yanından 250.000 müzikseveri Cenevre Gölü kıyısına çekiyor. Montreux Caz Festivali, endüstrinin yükselen ve çağdaş eylemlerini kutlarken, müziğin efsanevi eylemlerine saygı duruşunda bulunur. Aslen 1967'deki başlangıcından bu yana saf bir caz festivali olan Montreux, on yıllar boyunca diğer müzik tarzlarını sergilemeye başladı ve bugün akla gelebilecek her türden sanatçıyı sunuyor. Montrö sahnesini süsleyen sanatçılar arasında Frank Zappa, Etta James, Bob Dylan, Elton John, Ms Lauren Hill, Aretha Franklin, David Bowie, James Brown, Kendrick Lamar, Leonard Cohen, Marvin Gaye, Miles Davis ve Nina Simone yer alıyor.

Bu notu da düştükten sonra 16 Haziran 2023'te çıkacak olan Motörhead albümü   “Live at the Montreaux Jazz Festival '07”ın içinde yer alacak parçaları da sizlere buradan sunayım:

1. Snaggletooth

2. Stay Clean

3. Be My Baby


4. Killers


5. Metropolis


6. Over the Top


7. One Night Stand

8. I Got Mine


9. In the Name of Tragedy


10. Sword Of Glory


11. Rosalie


12. Sacrifice


13. Just ‘Cos You Got the Power


14. Going to Brazil


15. Killed by Death


16. Iron Fist


17. Whorehouse Blues


18. Ace of Spades


19. Overkill



20 Mart 2023 Pazartesi

Uzaya ilk yolculuğu yapan rockçılar!...


1960'ların sonu ile 70'lerin başı tamamen bir uzay macerasına dönmüştü. Macera dedim ama aslında durumu açıklayacak asıl tanım iki süper gücün rekabeti ya da mücadelesi diye yapılabilir. Ne kadar nazikleşmişim ki, buna rekabet diyorum, bu soğuk şavaş dediğimiz dönemin uzayda kapışmasıydı. Bir yanda kapitalist dünyanın temsilcisi ABD, diğer yanda ise sosyalizmin temsilcisi S.S.C.B. yani Sovyet Rusya dünya üzerindeki kapışmalarını uzayda da sürdüreceklerdi. Aya ilk ayak basan astronot Amerikalı olsa da aya ilk defa çıkan ama ayak basmayan kozmonotlar ise  Sovyetlerdendi (Bu arada nasıl gaza geldiğime bakar mısınız...Aklımca ilk golü biz attık diyesim gelmiş). 

Evet Amerika ile Sovyet Rusya arasında aya araç göndermek ayak basmak üzerine büyük bir mücadele sunarken, 1969 yılında Londra'dan bir ekip ne avam ne  Lordlar kamarasından  ne de kraliçeden icazet almadan... hatta İngiliz hükümetinden bile habersiz aya çıkmakla kalmayacak, uzayın en derin ve sonsuz noktalarına seyahat edeceklerdi. 

O dönemlerde ABD'nin aya gittiği aracın ismi Apollo iken Sovyet Rusya'nın ki Sputnik'ti. Londra'daki bir barda şahin kanatlarına binip kendilerini rüzgara bırakarak uzaya çıkan İngilizlerin uzay gemisinin ismi de "Hawkwind" idi. İşte o ilk uzay yolculuğunu gerçekleştirmeye karar veren iki İngiliz'den biri Mick Slattery, 17  mart 2023 tarihinde 77 yaşındayken hayata veda etti. 

Mick Slattery, sol baştaki gözlüklü ve güzelim fovorili adam. 

Hawkwind, 1969'da vokalist Dave Brock ve gitarist Slattery tarafından kurulan İngiliz rock grubuydu.  Onlar dönemin psychedelic rock tarzını progressive, acid ve hard rock ile buluşturarak yekününde Space rock denilecek bir tarzı oluşturdular. Böylece rock tarihinde başka örneği olmayacak uzay rock'ı oluşturdular. Bu arada bu adamlar proto punk'ın da ilk erken öten horozları olacaktı. Olur olmaz kafa ütüleyen elektronikçiler de bu grubun albümlerini terennüm etsinler derim, zira alacakları bir hayli şeyler var.

Şimdi bu yazıyı okuyanlar ( kimisi başlıktan kimisi resimden tav olup tıklamış olanlar - hoş onların bile bir çoğu bu paragrafa bile gelmemiştir ya neyse) bana kalkıp, "Abi bunlardan bize ne... sen bize baba grupları yazsana" derse onlara diyeceğim tek şey başlığın altındaki resme baksanıza demektir. O resimde en sağda yer alan adamı tanımadınız mı? 

Hawkwind, 1975 yılında "Warrior on the Edge of Time" isimli beşinci albümünü çıkartmıştı. Bu albümde yer alan bir parça efsanevi bir heavy metal ( ama üzerine basarak belirtmeliyim rock'n roll özlü) grubunun doğuşuna vesile olacaktı. Bu Hawkwind parçası "Motorhead"di ve Lemmy Kilmister de bu grubun 1972 ile 1975 yılları arasında bas gitaristiydi. 

Hawkwind grubunun parçası "Motorhead" efsanevi bir grubun doğuşuna neden olacaktı. Ondan sonra Lemmy, Motorhead ile birlikte çok kıç tekmeledi ama onun müzikal birikimi blues'tan punk'a punk'tan space rock'a kadar gider. 

Evet bu hafta Hawkwind grubunun kurucu elemanı gitarist Mick Slattery'i kaybettik.  Grubun vokalisti ve kurucu arkadaşı Dave Brock, Slattery'nin ardından Facebook'ta yaptığı bir gönderide, "Eski dostumuz ve Hawkwind'in kurucu üyesi Mick Slattery'nin dün 17 Mart 2023 St Patrick Günü'nde 77 yaşında kısa bir hastalıktan sonra evinde huzur içinde vefat ettiğine dair üzücü haberi paylaştığımız için üzgünüz." dedikten sonra Slattery'ye mesajını "Özgürce uç eski dostum." diyerek noktaladı. 

Yazının sonunda diyeceğim şudur ki, vaktiniz olursa bir ara Hawkwind albümlerinden birine kulak verin.  

Aptulika



 

18 Ocak 2020 Cumartesi

Cumartesi karikatürü





facebook: @aptulika
twitter : @aptulika_blues
instagram : blues_perisan

www.aptulika.com
https://bluesperisan.blogsot.com/

aptulelcioglu@gmail.com
bluesperisan@gmail.com





27 Aralık 2018 Perşembe

Lemmy üzerine: Biyografi değil duygusal bir yazı



28 Aralık 2015 tarihinde Lemmy Kilmister'i yitirmiştik. 
Ölümünün 3 yılında Meral Akman'ın yazısıyla onu anıyoruz.





UMUTSUZ BİR AŞK HİKAYESİ


Ian Fraser Kilmister, resmi kayıtlara göre 24 Aralık 1945 yılında Burslem, Stoke-on-Trent İngiltere’de doğdu, ama hepinizin bildiği gibi eski çağlardan beri Odin, Zeus, Seth ya da Crom gibi isimlerle biliniyor. Son tezahüründe bize kovboy şapkası ve çizmeleri ile göründü, yıldırımlar saçmak için bas gitar kullanıyor ve gücünü yüzündeki bende saklıyor. Üç yıldır fiziksel suretine bürünmeden aramızda dolaşıyor, başka boyutlarda dişine göre bir rakip arıyor. Hepiniz şakayı biliyorsunuz
       - Tanrı ile Lemmy güreşse kim kazanır?
       - Bu mümkün değil çünkü Lemmy Tanrıdır.
Bu yazı bir bilgilendirme yazısı olmayacak, bir faninin, bir Tanrı hakkında “güzellemesi” diyebilirsiniz, “umutsuz bir aşk hikayesi” diyebilirsiniz, hatta “o kadar da abartma” bile diyebilirsiniz, ama siz ne derseniz deyin, bu duygusal bir yazı olacak.
Erkeklerden hoşlanan cinstenseniz, bir rock yıldızından etkilenmemek için...rock müzik dinlemiyor olmanız gerekir. Nitekim Lemmy Bey de bu varsayımdan yola çıkarak, rock’n roll sever hatunları baştan çıkartmak için müzisyen olmaya karar vermiş. Her ne kadar bir büyük içtikten sonra bu beyanatlarda bulunmuş olsa da, en sevdiği parçalarını, popülerlikten çok uzak, şöhret iddiası olmayan Sam Gopal gibi Malezyalı bir tabla üstadı tarafından yürütülen projede yapması, büyük göğüslere olduğu kadar müzisyenliğe de hayran olduğunu gösteriyor bence. Kısa süreli Sam Gopal birlikteliği ve bir albümden sonra Hawkwind’e geçer. Kafası kendinden dumanlı bu gruptan ayrılma sebebinin, “kafası dumanlı olduğu için” konseri kaçırması olması ironik olarak görülebilir. Bu ayrılığın hemen arkasından Motörhead gelir, Hawkwind’e nasıl kızmışsa yeni grubunun adını, Hawkwind için bestelediği son parça olarak seçer. Bir Tanrıyı kızdırmak hiç akıllıca bir şey değil, her ne kadar Hawkwind sürekli değişen ilk on listemde sık sık yer alsa da, bir seçim yapmam gerektiğinde Motörhead seçmek için fazla düşünmem. Yani Motörhead bir süre sonra Hawkwind’den biraz daha fazla meşhur olur.

Bu duygusal bir yazı olacak, çünkü, “sex and drugs and (bilhassa) rock’n roll” düsturundan bir an bile ödün vermeyen, buna karşılık, "bütün hayatın boyunca kullandığın alkolün, uyuşturucunun, sigaranın haddi hesabi yokken hala hayatta olmanı neye borçlusun” diye soranlara "bu soruya cevap verip, sevdiğim çok insanın ölümüne sebep olan bir yasam tarzının reklamını yapmayacağım" diye cevap verecek kadar sorumluluk sahibi olan, ama bir süt reklamında bolca küfür edebilen birinden bahsetmeye çalışıyorum. 
Üniformalara, silahlara ve bıçaklara meraklı olan ama hiç bir canlı varlığı incitmemiş, “kadın düşkünlüğü” dillere destan ama hakkında tek bir taciz haberi olmayan, dünyanın en gürülütlü grubunda çalmasına rağmen kendini bir punkçı ve grubunu blues grubu olarak gören, karşısında önünü ilikleyen yeni nesil rock tayfasnının parçalarını yorumlamaktan çekinmeyen mütevazi bir Tanrı hakkında yazıyorum. Sıradan bir insan gibi, her gün aynı bara gidiyor, viski ve kolasını içiyor, tek kollu ile oyun oynuyor, sonra bir konserde hırlayarak, Crom gibi kaderine müdahale etmediği insanlığın son durumunu özetliyor.
“We are worse than animals, we hunger for the kill.
 We put our faith in maniacs the triumph of the will,
 We kill for money, wealth and lust, for this we should be damned.
 We are disease upon the world, brotherhood of man.”
.... farkında mısınız, geçmiş zaman kullanamadım bu yazıda....



Yazacak çok şey var ama bu bir biyografi değil. Bir Tanrı’ya yakarma yazısı, gittiği boyutlarda bizi hatırlaması için evrenlere bir mesaj, bir gün bir şarkısını dinlerken sigarasını yakmam için yanımda belirmesini beklediğim hayalete açık mektup...

Ian Fraser (Lemmy) Kilmister, 49% p.ç, 51% o.ç., tam zamanlı Tanrı, ölümsüz ruh, hiç bitmeyen enerji, rock’n roll piliçlerinin ıslak, erkeklerin korkulu rüyası, deri pantolonlu punk filozofu, sahnede utangaçlıktan seyircilerin yüzüne bakamayan, her yaptığı taklit edilen, buna rağmen “Metallica bizim şarkılarımızı yorumlayıncaya kadar pek de tanınmıyorduk” diyecek kadar mütevazi, motör kafa, motör yürek, motör yaşam, mutlu sön... 

Meral Akman

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...