motörhead etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
motörhead etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2023 Çarşamba

Motörhead'den Lemmy ile Thin Lizzy'den Phill Lynott'ın Buluşması...



Motörhead denilince Lemmy Kilmister... Thin Lizzy denilince de akla hemen Phil Lynott gelir. Hard Rock ve Heavy Metal'in bu efsanevi gruplarının bas gitarist ve vokalisti olan bu iki isim ölümlerinden sonra ilk kez bir araya geldiler. Biraz garip bir başlangıç oldu ama açıklayayım...

Rock tarihinin müstesna grubu Thin Lizzy'in beyni Phil Lynot, 1986 yılında daha henüz 36 yaşındayken hayata veda etmişti. Erken yaşta gelen ölümüne rağmen yaptığı albümlerle ardından muhteşem bir müzik hazinesi bırakmıştı. 

Gene Lynott gibi bir bas gitarist ve vokalist olan Lemmy Kilmister de Motörhead'in beyni olmuş ve unutulmaz rock klasikleri oluşturmuştu. 2015 yılında Lemmy'i de 70 yaşındayken kaybetmiştik. 


Bu günlerde ortaya çıkan bir konser kaydı bu iki ustayı bir araya getiriyor. 2007 yılında Motörhead İsviçre'de verdiği bir konserde Thin Lizzy'nin "Fighting" albümünde yer alan "Rosalie" parçasını seslendirmişti. Bu konserde Lemmy, parçaya girmeden önce hem Thin Lizzy hem de Phil Lynott ismini anarak parçaya girecekti. Aslında bu parça Thin Lizzy'nin 1975 tarihi albümünde bir Bob Seger cover'ı olarak yer alıyordu... ancak yıllar içinde hem bu plakta hem de konserlerdeki yorumlarda Phil Lynott'ın sesiyle öyle bütünleşip, yeni anlamlara ulaşacaktı ki, ister istemez bir Thin Lizzy klasiği olacaktı. 

İşte Motörhead'in 16 haziran 2023'te çıkacak olan “Live at the Montreaux Jazz Festival '07” isimli konser albümünde "Rosalie" yorumu ilk kez dinleyici ile buluşacak.   İsviçre'de yapılan dünyaca ünlü Montrö Caz Festivali kapsamında konuk olan Motörhead, 7 Temmuz 2007 tarihinde bir konser vermişti. "Rosalie"nin de yer aldığı bu konserin kayıtları "Live at the Montreaux Jazz Festival '07" adıyla bir hafta sonra piyasaya çıkacak. 

 Lemmy Kilmister, Phil Campbell ve Mikkey Dee üçlüsünden oluşan Motörhead'in Thin Lizzy'nin “Rosalie” şarkısına yaptığı cover'ın yer aldığı bölümü alttaki videodan izleyebilirsiniz. .






Montrö Caz Festivali, Claude Nobs tarafından oluşturulan ve her yıl Temmuz ayında iki hafta boyunca İsviçre'nin Montrö kentinde düzenlenen bir müzik festivalidir. Şimdi 55. yılında olan festival, dünyanın dört bir yanından 250.000 müzikseveri Cenevre Gölü kıyısına çekiyor. Montreux Caz Festivali, endüstrinin yükselen ve çağdaş eylemlerini kutlarken, müziğin efsanevi eylemlerine saygı duruşunda bulunur. Aslen 1967'deki başlangıcından bu yana saf bir caz festivali olan Montreux, on yıllar boyunca diğer müzik tarzlarını sergilemeye başladı ve bugün akla gelebilecek her türden sanatçıyı sunuyor. Montrö sahnesini süsleyen sanatçılar arasında Frank Zappa, Etta James, Bob Dylan, Elton John, Ms Lauren Hill, Aretha Franklin, David Bowie, James Brown, Kendrick Lamar, Leonard Cohen, Marvin Gaye, Miles Davis ve Nina Simone yer alıyor.

Bu notu da düştükten sonra 16 Haziran 2023'te çıkacak olan Motörhead albümü   “Live at the Montreaux Jazz Festival '07”ın içinde yer alacak parçaları da sizlere buradan sunayım:

1. Snaggletooth

2. Stay Clean

3. Be My Baby


4. Killers


5. Metropolis


6. Over the Top


7. One Night Stand

8. I Got Mine


9. In the Name of Tragedy


10. Sword Of Glory


11. Rosalie


12. Sacrifice


13. Just ‘Cos You Got the Power


14. Going to Brazil


15. Killed by Death


16. Iron Fist


17. Whorehouse Blues


18. Ace of Spades


19. Overkill



18 Nisan 2021 Pazar

Kingsmen'in gitaristi Mike Mitchell 77 yaşında öldü.



 Kingsmen'in kurucu gitaristi Mike Mitchell'i cuma (16 Nisan 2021) günü 77 yaşında yitirdik.  

Mitchell'in ölüm haberini grubun 1963'ten beri davulcusu olan Dick Peterson tarafından , Rolling Stone dergisine açıklandı (1)

Kingsmen grubundan arkadaşı Peterson, "Mike'ın ölümü beni çok üzdü. O dünyanın en nazik insanıydı. 60 yıldır birlikte rock'n roll yaptık. Mike yeri doldurulamayacak bir adamdı, o sadece iyi bir müzisyen değil, tanıdığım en komik adamdı." sözleriyle onu anlatacaktı. 

Eagles'ın gitaristi Joe Walsh ise Mike Mitchell için, "O benim ve benim neslimin gitaristlerini etkilemiş olan bir isimdi. Mike Mitchell sayesinde gitar çalmayı öğrendim." diyecekti. 

Mike Mitchell ve Kingsmen denilince akla hemen Richard Berry'nin bestesi "Louie Louie" şarkısı gelir. 1963'te plak olarak Kingsmen tarafından çıkan bu plak o dönem listelerde üst sıralara yükselmiş ve bugüne kadar da unutulmaz bir klasik haline gelmiştir. 

"Louie Louie" parçasını yeni kuşak ( tabi gene old school) dinleyici Motorhead'ın yaptığı cover'la hatırlayacaktır. 

Yazının sonunda ilk olarak Kingsmen'in "Louie Louie" parçasını yayınladıktan sonra Motorhead'ın 1978'de yaptığı cover'a yer vereceğiz. 







16 Ocak 2020 Perşembe

Thin Lizzy ve Motorhead The Rock and Roll of Fame'e Giremedi


The Rock and Roll Hall of Fame (Rock'n Roll Onur Listesi) 'in 2020 listesine T. Rex, The Doobie Brothers, Depeche Mode, Nine Inch Nails, The Notorious B.I.G.ve Whitney Houston'un girdiği açıklandı.

Bu çarşamba günü öğle saatlerinde bu altı grup ve sanatçı basına sunuldu. 2 Mayıs Cumartesi günü Cleveland Halk Salonunda düzenlenen törenle seçilenler The Rock and Roll Hall of Fame'e kabul edilecekler.

Daha önce 2018'de ve bu yıl da ikinci kez aday gösterilen Judas Priest, Rock Hall'a ikinci kez giremedi . 

Motörhead ve Thin Lizzy ilk kez aday gösterildi; ancak, Rock and Roll Hall of Fame oylamasında kaybettiler.  


Soundgarden, Kraftwerk, MC5 grupları da kaybedenler arasında.

Sanatçılar, ilk stüdyo albümlerinin yayınlanmasından 25 yıl sonra Rock and Roll Hall of Fame'e aday gösterilebiliyor. Rock and Roll Onur Listesi Vakfı, 20 Nisan 1983 tarihinde Atlantic Records'un kurucusu Ahmet Ertegun tarafından rock n 'roll tarihinin şekillendirilmesine yardımcı olan sanatçıları onurlandırmak için kuruldu.
Geçen yıl Def Leppard, Radiohead, Roxy Music, The Cure, The Zombies, Stevie Nicks ve Janet Jackson ile birlikte Rock and Roll Onur Listesi'ne girdi.

2005 yılından bu yana uygun olmasına rağmen Rock and Roll of Fame ile alay eden Iron Maiden aday gösterilmiyor.


27 Aralık 2018 Perşembe

Lemmy üzerine: Biyografi değil duygusal bir yazı



28 Aralık 2015 tarihinde Lemmy Kilmister'i yitirmiştik. 
Ölümünün 3 yılında Meral Akman'ın yazısıyla onu anıyoruz.





UMUTSUZ BİR AŞK HİKAYESİ


Ian Fraser Kilmister, resmi kayıtlara göre 24 Aralık 1945 yılında Burslem, Stoke-on-Trent İngiltere’de doğdu, ama hepinizin bildiği gibi eski çağlardan beri Odin, Zeus, Seth ya da Crom gibi isimlerle biliniyor. Son tezahüründe bize kovboy şapkası ve çizmeleri ile göründü, yıldırımlar saçmak için bas gitar kullanıyor ve gücünü yüzündeki bende saklıyor. Üç yıldır fiziksel suretine bürünmeden aramızda dolaşıyor, başka boyutlarda dişine göre bir rakip arıyor. Hepiniz şakayı biliyorsunuz
       - Tanrı ile Lemmy güreşse kim kazanır?
       - Bu mümkün değil çünkü Lemmy Tanrıdır.
Bu yazı bir bilgilendirme yazısı olmayacak, bir faninin, bir Tanrı hakkında “güzellemesi” diyebilirsiniz, “umutsuz bir aşk hikayesi” diyebilirsiniz, hatta “o kadar da abartma” bile diyebilirsiniz, ama siz ne derseniz deyin, bu duygusal bir yazı olacak.
Erkeklerden hoşlanan cinstenseniz, bir rock yıldızından etkilenmemek için...rock müzik dinlemiyor olmanız gerekir. Nitekim Lemmy Bey de bu varsayımdan yola çıkarak, rock’n roll sever hatunları baştan çıkartmak için müzisyen olmaya karar vermiş. Her ne kadar bir büyük içtikten sonra bu beyanatlarda bulunmuş olsa da, en sevdiği parçalarını, popülerlikten çok uzak, şöhret iddiası olmayan Sam Gopal gibi Malezyalı bir tabla üstadı tarafından yürütülen projede yapması, büyük göğüslere olduğu kadar müzisyenliğe de hayran olduğunu gösteriyor bence. Kısa süreli Sam Gopal birlikteliği ve bir albümden sonra Hawkwind’e geçer. Kafası kendinden dumanlı bu gruptan ayrılma sebebinin, “kafası dumanlı olduğu için” konseri kaçırması olması ironik olarak görülebilir. Bu ayrılığın hemen arkasından Motörhead gelir, Hawkwind’e nasıl kızmışsa yeni grubunun adını, Hawkwind için bestelediği son parça olarak seçer. Bir Tanrıyı kızdırmak hiç akıllıca bir şey değil, her ne kadar Hawkwind sürekli değişen ilk on listemde sık sık yer alsa da, bir seçim yapmam gerektiğinde Motörhead seçmek için fazla düşünmem. Yani Motörhead bir süre sonra Hawkwind’den biraz daha fazla meşhur olur.

Bu duygusal bir yazı olacak, çünkü, “sex and drugs and (bilhassa) rock’n roll” düsturundan bir an bile ödün vermeyen, buna karşılık, "bütün hayatın boyunca kullandığın alkolün, uyuşturucunun, sigaranın haddi hesabi yokken hala hayatta olmanı neye borçlusun” diye soranlara "bu soruya cevap verip, sevdiğim çok insanın ölümüne sebep olan bir yasam tarzının reklamını yapmayacağım" diye cevap verecek kadar sorumluluk sahibi olan, ama bir süt reklamında bolca küfür edebilen birinden bahsetmeye çalışıyorum. 
Üniformalara, silahlara ve bıçaklara meraklı olan ama hiç bir canlı varlığı incitmemiş, “kadın düşkünlüğü” dillere destan ama hakkında tek bir taciz haberi olmayan, dünyanın en gürülütlü grubunda çalmasına rağmen kendini bir punkçı ve grubunu blues grubu olarak gören, karşısında önünü ilikleyen yeni nesil rock tayfasnının parçalarını yorumlamaktan çekinmeyen mütevazi bir Tanrı hakkında yazıyorum. Sıradan bir insan gibi, her gün aynı bara gidiyor, viski ve kolasını içiyor, tek kollu ile oyun oynuyor, sonra bir konserde hırlayarak, Crom gibi kaderine müdahale etmediği insanlığın son durumunu özetliyor.
“We are worse than animals, we hunger for the kill.
 We put our faith in maniacs the triumph of the will,
 We kill for money, wealth and lust, for this we should be damned.
 We are disease upon the world, brotherhood of man.”
.... farkında mısınız, geçmiş zaman kullanamadım bu yazıda....



Yazacak çok şey var ama bu bir biyografi değil. Bir Tanrı’ya yakarma yazısı, gittiği boyutlarda bizi hatırlaması için evrenlere bir mesaj, bir gün bir şarkısını dinlerken sigarasını yakmam için yanımda belirmesini beklediğim hayalete açık mektup...

Ian Fraser (Lemmy) Kilmister, 49% p.ç, 51% o.ç., tam zamanlı Tanrı, ölümsüz ruh, hiç bitmeyen enerji, rock’n roll piliçlerinin ıslak, erkeklerin korkulu rüyası, deri pantolonlu punk filozofu, sahnede utangaçlıktan seyircilerin yüzüne bakamayan, her yaptığı taklit edilen, buna rağmen “Metallica bizim şarkılarımızı yorumlayıncaya kadar pek de tanınmıyorduk” diyecek kadar mütevazi, motör kafa, motör yürek, motör yaşam, mutlu sön... 

Meral Akman

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...