Tanju Eren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tanju Eren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2023 Perşembe

"Guitarists of Istanbul"



 Sabih Cangil, 1980'lerde bir döneme sessiz ama derinden damga vuran RA grubunun gitaristi. Hayatımın en büyük övüncü onunla son 20 yıldır sıkı bir dost olmamdır. Bugün rock adına ne yapılıyorsa Sabih ve Ra grubunun yarım asır önce kurduğu temellerden şekillenmiştir.  Bu arada haksızlık yapmış olmayayım sadece RA değil, o dönemde daha nice grup ve isim vardır, burda hepsini tek tek saymak isterdim ama unuttuklarım olabilir endişesiyle tek tek yazamıyorum. O yüzden RA dediğimde İstanbul ve Ankara'da nice öncü grubu andığımı anlayın. 

Sabih Cangil son yirmi yıldır hafızalaramızı canlandırdı ve o öncü isimleri ve grupları tekrar hatırlattı. Bununla kalmadı solo çalışmaları ve grubuyla yeni işler üretti. Bu kadarı bile bir ömre yeterdi ama 60 yaşında kurduğu prodüksiyon şirketiyle yeni ve eski gruplara geniş kapılar açtı. Yetmedi... bi de buna proje üzerine proje ekledi. Yahu adam durmuyor şimdi de İstanbul'da damgasını vurmuş dokuz gitaristi bir araya getirip yeni bir projeye daha adım atıyor. 

Yahu bunca şeyi yapan adam, İngiltere'de olsa Kraliçe (Şimdi ise tabiki Kral) ona şövalyelik ünvanı verir, o da yetişmez sör ünvanı bile verirlerdi. Oysa bizim diyarlarda ise Sabih cebinden, emeğinden ortaya koyarak bunları yapıyor. Kim umursuyor derseniz... yapacak bir şey yok biz öldükten sonra bir kırk yıl geçmesi gerekiyor... o zaman plak seviciler bu yapıtların peşinde koşacak. İnanın bana bizi zaten bu duygu tatmin ediyor. Deli miyiz neyiz, galiba öyleyiz, zira akıl alacak şey değil bunlar. 

Sabih'in son projesi  "Guitarists of Istanbul"  9 usta gitaristi bir araya getirdi. Mart ayının sonunda  ilk teklisi “Orient & Occident”   tüm dijital platformlarda yerini aldı. Çok güzel de bir videoklip çekildi. 28 Nisan 2023'te de 9 gitarist ve 9 parçadan oluşan albümle buluştuk.  "Guitarists of Istanbul" öyle hemen oluşmadı, tamı tamına 14 aylık bir emeğin ürünü.   İleri tarihlerde ise plak olarak piyasaya çıkması da planlanıyor ve bu konuda çalışmalarda başladı.  

Arif Deniz Toker, Can Güney, Gür Akad, Hakan Şavklı, Melih Güzel, Paşa Çelik, Sabih Cangil, Tanju Eren ve Taylan Dedeoğlu... yani İstanbul'un ve Türk Rock tarihinin 9 usta gitaristi ile buluşma zamanıdır derim. 

APTULİKA 




9 Ekim 2022 Pazar

Sabih Cangil Band- Kadıköy The Wall konseri - 7 Ekim 2022



Sabih Cangil, yani o 1980'lerin RA dönemi ve konserleri... O yılların konserleri anılarda kalsa da bugüne bir kaç konser fotoğrafı dışında ne bir kaset ne de albüm kaydı kalmıştır. Son 15 yıl Sabih Cangil'in kimi zaman solo kimi zaman da Sabih Cangil Band olarak yaptıkları bize o aradaki kopukluğu bir nebze de olsa kurtarıyor gibi. Sabih artık RA dönemi işleriyle değil solo kariyeriyle başarılı konserlere ve albümlere imza atıyor ama bir devamlılığı da tek başına sağlıyor.

Sabih ile pandemi öncesi "50" isimli albümünün kapak çalışması için bol bol görüşmüştük. Müzik hayatının 50. yılı için yapılan bu albümde rock dünyamızın önemli isimleri konuk olarak Sabih'in bestelerini seslendirmiştiler. Albüm çıktıktan sonra o konuklarla birlikte tanıtım gecesi konseri de planlanmıştı ama o kahrolası Covid 19 salgını başlayacak ve karantina günlerine girecektik.  Yani o tanıtım gecesi olamadı ve o günden bu yana da Sabih'le görüşememiştik. Konserin haberi gelince hemen harekete geçecek ve gidecektim. ( Bu arada "50"nin tanıtım gecesi "50 + 3" olarak falan yapılsın derim.)

Cuma gecesi konser için Kadıköy The Wall'a geldiğimde daha konser salonuna varmadan girişteki barda bir sürpriz beni bekliyordu. Orada oturmuş birasını yudumlayan kişi 1990'ların başında İTÜ Maçka anfisinde verdikleri konserle unutulmazlarım arasına giren Tears grubunun gitaristi Özgür'dü. Nerdeyse 30 yıldır görmemiştim onu. Bana, "hala metal dinliyor musun?" diye sorduktan sonra da "Ben hala dinliyorum, hatta bu sabah UFO'da bir parça dinleyip kendime geldim." diyecekti. Hey gidinin Özgür'ü  hey... Ona, " İlahi dostum, bugün UFO'yu bir yerde çalsan millet progresif sanır." diyecektim demedim. Bu arada Tears olarak konserler de verdiklerini öğrendim. Dediğine göre gelecek aylarda Dorock'ta bir konserleri olacakmış. 

Bu sohbet bölümünden sonra konser zamanı geldik ve alt kattaki konser salonuna girdik.  Eh hani hatır sayılır bir dinleyici de vardı. Ne olur ne olmaz diye en önde bir masaya yerleştik. İyi ki de öyle yapmışız, konser başladıktan sonra arkaya bir baktım ki muhtemelen arkada bir yere yerleşseydik sahneyi tam göremeyecektik. 

*

 Konser iki İngilizce parçayla açıldı. Bu parçalar bittikten sonra Sabih, "Biz RA grubuyla ilk konserlerimizi verirken basından izlemeye gelip dergide haber yapan gazeteciler vardı. Onlardan biri bizim hep İngilizce parça yaptığımızı vurgulayarak, 'Bunlar konsolos çocuğu mu, niye Türkçe şarkı yapmıyorlar!' diyecekti. Şimdi o gazeteci abimiz Deniz İzgi burada." dedikten sonra ekleyecekti: "Deniz Abi Türkçe parçamız da var, işte onlardan biri dedikten sonra "Farkındayım" parçasına başlayacaktı. Bugün yaşı 50'nin altında olanlar bilmeyebilir ama Deniz İzgi 1970'lerin sonu ve 80'lerin Türk Rock gruplarının izini süren ve destek veren bir isimdi. Onun konsere gelmiş olması harikaydı. Hani bir zaman makinesine binip, o yılların Ambulans, Devil, Egzotik Band, Ra, Whisky konserlerinde gibiydik. 

"Farkındayım" parçası konserde seslendirilmeye başlayınca yer yerinden oynadı. Bu parçayı seven sadece benim sanıyordum ama parça herkesi eline geçirmiş gibiydi. Parçaya bütün dinleyici 7'den 77'ye herkes eşlik ediyordu. 

Ardından gelen "Şişe" isimli parçaydı ve Sabih parçanın bir yerinde sözleri değiştirerek,"Bir şişe keyif açtık, Aptul Abi" diyerek bana da bir selam gönderecekti. Sabih'in grubu artık belli gibi. Her zaman yanında olan Tanju Eren gitarıyla hatırı sayılır sololar atmayı sürdürüyor. Bir rock dervişi ya da bilgesi konumunda ama bir çocuk içtenliğinde her daim rock diyen Tanju, o eskilerin ( Teoman'ın Boğaziçi Üniversitesi yollarındaki grubu) Mirage konserlerinin tadını günümüze taşımaya devam ediyor. 

Konserde klavyede Güven İlter yer alıyordu ki, bazı parçalarda kulağım iyiden iyiye ona gitmeye başlayacaktı. Öyle güzel bir tını kulağıma geliyordu ki, 1970'lerin rock klavyesi tadındaydı. İlter'in katılımı Sabih'in müziğine blues tadını da katıyordu. Konseri dinlerken parçaların biraz daha uzamasını hatta yer yer doğaçlamalarla 10 hatta bilemedin 15 dakikaya çıkmasını bile istedim. İnanın bana abartı değil, Güven İlter'in sololarıyla harika şeyler olur gibi geliyor bana. 

Sabih'in ekibinde bateri de yer alan Erhan Akhan baştaki parçalarda davulun sesini alamadığını tonmaistere hep duyurmak için adeta çırpındı. Parça arasında Tanju bu konuyla ilgilenerek tonmaistere uyarı gönderdikten sonra olay halloldu. Yahu dostlarım, o-ndan sonra davul başka bir şey oluverdi. Doğrusu biz davulu tam dinlemiyormuşuz. Açıkcası ondan sonra davul bir anda Grand Funk Railroad tadında oluverdi. Hatta bir ara AC/DC'nin "Back in Black"i gibi yınladı. Konserde kızı için bestelediği bir parçayı davulun yanısıra vokalide üstlenerek seslendiren Erhan Akhan harika bir an yaşattı. Orada olup, o davulun tınlayışını duymanızı isterdim. Rock haricinde Latin ve blues renklerini de barındıran harika bir baterist. 

Bu arada Sabih Cangil Band'in belki de en genç elemanı bas gitarist  Cenk Tarhan'dı. Konser başlamadan öncesinden beri bir atom karınca misali oradan oraya koşturan bu eleman solak bir bas gitarist olarak Tanju'nun yanında kanat misali yerini alıyordu. 

Konserde "Dr. Gilmour"  biraz uzun bir yorumla gelse de daha da uzasa dediğimiz bir parçaydı. Açıkcası Sabih'te bu parçayı ayrıca severek yorumluyor gibi geldi bana. Yer yer blues ile rock'ın buluştuğu bu parça gerçekten ayrıcalıklıdır. Konserde bir başka blues parçası daha seslendirildi ama bestecisi Güven İlter'in bu parçayı yapmasının bir öyküsü de var. Gitarist Tanju Eren, 5 yıl önce bir ameliyat geçirmişti ve dolayısıyla belirli bir süre gruptan ayrılıp tuvalete gitmesi gerekiyordu. Bu arada çalarken arada birayı da yanında tutması haliyle etkiyi daha arttırıyordu. Tam bu an geldiğinde Sabih mikrofonda eski bir anıyı anlatıyordu ama bir konserde birı anlatılmış bitmiş ortada Tanju yok ve tabi Sabih'te de milleti oyalayacak bir anı kalmamış. Bakmışkar olacak gibi değil bu ara için klavye üstadı Güven bir beste yapmış. Adı "İdrar Blues" olan bu parçanın sözleri de harika esprili ve Tanju'nun yokluğunda bu parça çalındı. Öyle çok sevdim ki konserden sonra bugün bile parçayı okuyorum. 

 Tanju tekrar sahneye gelince  "Umudumuz Var" ve "Bıktım " ile konser devam etti. Bu arada parçalara nakarat bölümlerinde herkes eşlik ediyordu. Konserde benim Osmanlıca Rock dediğim "Namütenahi Mubabbet" biraz daha heavy seslendirildi. Konserin benim için güzel sürprizi "New York New York"du. Bir zamanlar Frank Sinatra'dan dinleyip, sevdiğim bu parçayı Sabih Cangil Band'ın rock yorumuyla dinlemek harikaydı. 

RA'dan bu yana daha sonrasında Sabih'inde konserlerinde final parçası "Rock Fever" olur ve bu defa da gelenek bozulmadı. Hiç yoksa kırk yıllık bu parça yıllar geçtikçe önemini daha da arttırıyor. Konser bitmişti ama salon "Farkındayım" diye tempolu bir şekilde inliyordu. Grup bir kez daha sahneye gelip, "Farkındayım"ı ikinci kez seslendirdi. 

7 Ekim , Cuma gecesi harika bir konserle Sabih Cangil Band ile buluştuk. 

Aptulika

20 Mayıs 2021 Perşembe

Tanju Eren'den "Seslerden resim yapmak"



Tanju Eren rock dünyamızda yılların gitaristi. Ancak o geçmişte yaptıklarıyla kendini sınırlamıyor ve devamlı yeni arayışlar içinde olmaya devam ediyor. Pandemi sebebiyle herşeyin durduğu son bir yılda Tanju durmadan yeni bir şeyler üretmeye devam ediyor. O şimdi de yeni bir albümle karşımızda.

Usta müzisyen "DIGITAL DEMENTIA" ismini verdiği albümünde tüm besteleri yapmakla kalmamış, bütün enstrümanları, mix'i ve masteringleri de kendisi üstlenmiş. Oldukça deneysel olan bu çalışmanın oluşumunu Tanju'dan dinleyelim:

 “Değişen şartlar ruhumuzu eğip bükerken aynı zamanda seçim de sunmakta.

Eğilip bükülüp yeni formlar keşfetmek ya da kırılıp dökülmeyi seçebiliriz.

Son dönem bu seçimlerin ve değişimlerin ağırlığı/hafifliği ile dolu dolu geçti.

Bu yolculuğun ve hissettirdiklerinin seslerden resmini yapmak istedim.

Yeni sesler aradım, bulduklarımı kaydettim.

Dinleyenin maceraları olacak tarifler yaptım kendimce.

İçimden geleni ardıma koymadan…”

 



6 Şubat 2021 Cumartesi

Harakiri Ensemble ile Uzayda Yeni Bir Düzeye Hazır mısınız?

"Herkesin aynı yöntemleri kullandığı günümüz rock müziği alanında farklı bir sesi çıkarmak ve kaliteyi aramak. Bu bugün hiç şansı olmayan bir tavır bir çokları için ama Harakiri Ensemble bunu yapıyor ve bunu bir son nokta olarak değil, aynı seslerin aynı yöntemlerin uygulandığı bir yerde yeni bir kapının da olduğunu göstererek yapıyor."




Harakiri Ensemble

"Bootleg Recordings Vol:1

SCP

(2021)


Ortalıkta her an ismi geçmeyen ama çaldıkları bir grup ya da konserde düzeyi arttıran üç müzik insanı : Bilge Candan, Mümtaz Solmaz ve Tanju Eren. Bu üç ismi birleştiren enstrümanlarına ve müzik yapmaya olan aşkları.... ötesi onların pek ipleyebileceği şeyler değil. Bu anlayış onları Harakiri Ensemble'da buluşturmuş ve ortaya harika bir trio çıkmış.  2019 yılında yaptıkları "Heavy Mental" isimli ilk albümlerinden sonra dün yayınlanan "Bootleg Recordings Vol:1" isimli mini albümleriyle yeniden onlarla buluşuyoruz.

Harakiri Ensemble'ın gitaristi Tanju Eren, konserlerinde, "Beraber çalıyoruz ama ne çaldığımızdan pek emin değilim." diyerek bir anlamda tarzlarını anlatıyordu. Grubun tarzına tek bir isim vermek mümkün olamayacak kadar geniş bir çerçevede. Caz, hard rock, heavy metal ve progresif rock tınılarını onların müziğinde bulmanız mümkün. Ama bu tarzların birleşiminde 1970'lerin deneysel rock anlayışı bir hayli hakim. 

Harakiri Ensemble’ın bu ikinci albümünde (EP) deneysel anlayışı sürdüren grup, bu yeni çalışmasında müzikal amacını şöyle özetliyor: "Uzay ve zamandan bağımsız içten geleni anında kayıt altına almak". Buna bir de karantina günlerinin atmosferi eklenince fırsat bulduklarında, stüdyoya girip,‘’Haydi çalalım’’ demişler ve bunu kayıt altına almışlar.  4 saatlik bir oturumun sonucunda prova edilmemiş, önceden planlanmamış bu kaydı yapmışlar. Grup elemanları bu doğaçlama kaydı, "... kalpleri bir üç müzisyen müzikal olarak nasıl meşk ediyorsa albüme yansıttık" diyerek tanımlıyor ve sözlerine şöyle devam ediyorlar, "Detaylarda kaybolmadan müziğin anlık heyecanını yakalayan bir albüm oldu. Konserlerimizde yaşanan atmosferi malum nedenlerden dinleyiciye ulaştırmanın tek yolu da buydu. Böyle hissettik, böyle çaldık. İlk ve tek olarak."

1960'ların sonu ve 70'lerde görülen doğaçlama "Jam Session" ile deneysel rock örneklerini günümüze yansıtan bu çalışma, müzikal düzey ve kalite hasretinde olanlar için de gerçek anlamda bir ferahlatıcı etki yapıyor. Bir yıl süren konsersizlikte öyle özlemişim ki, Harakiri Ensemble'ı canlı konserde dinlemek için can atıyorum. 

Davulda  Bilge Candan, bas gitarda Mümtaz Solmaz ve gitarda Tanju Eren... yani ülkemizin rock müziğinde yıllarını vermiş üç ismi, Harakiri Ensemble ile bizlere ferahlatıcı bir kapı açıyorlar. Japonları harakirisi elbetteki bir son noktadır ama Harakiri Ensemble bunu bir risk alma olarak grup yapmış gibi geliyor bana. Herkesin aynı yöntemleri kullandığı günümüz rock müziği alanında farklı bir sesi çıkarmak ve kaliteyi aramak. Bu bugün hiç şansı olmayan bir tavır bir çokları için ama Harakiri Ensemble bunu yapıyor ve bunu bir son nokta olarak değil, aynı seslerin aynı yöntemlerin uygulandığı bir yerde yeni bir kapının da olduğunu göstererek yapıyor. Peki bu kapıyı açmak kolay mı? Çok iyi tanıdığım Tanju olduğu için ondan örnek vereyim. Tanju Eren gibi bir ömrü rock sevdasına veren bir birikim ve enstrüman tutkusundaysanız tabi ki kolay. 

Aptulika 

 


2 Mart 2019 Cumartesi

Dün Akşam Sabih Cangil Band Kadıköy'deydi


Sabih Cangil Band dün gece Kadıköy Woodstock'ta konser verdi. Ne yazık ki çok istememe rağmen gidemedim. Hem konsere gidip hem de izlenim yazmak isterdim. Olamadı ama Sabih'in yazdığı notları facebook'ta görünce sizlerle paylaşmak istedim. Bu arada 19 Mart'da da Kadıköy Ağaç Ev'de bir konserleri daha olacakmıış, artık orada buluşmak üzere diyelim ve sözü Sabih'e bırakalım:


Dün Akşam Woodstock Kadıköy' de Çaldık....

Bizim taraftan bakınca olay şöyle görünüyordu.
- Yeni albüm çıkalı 3 ay olmuştu ve albümün gruba kazandırdığı rating iyi görünüyordu, son konserden bu yana 1 yıl geçmişti. Mekanın dolu olmasını bekliyorduk. 
- Sound check için salona girdiğimizde teknik ve fiziki şartlar başta biraz korkuttu. Bizim tarz müzikte sahne soundu yerinde olmazsa sonuç iyi olmuyor. 
- Tonmeister Erhan geldi ve şu ana kadar en kısa süren ve en iyi sonuç veren sound check! lerimizden birini yaptık. Kendisine teşekkür ediyorum. Konser boyunca da izleyenlerin farketmediği ama bizim fazlasıyla farkettiğimiz ince dokunuşlar yaptı sağ olsun.
- Kapı açıldı, salon doldu. Motivasyon tavan:)) 
- Bu performansı sadece Sabih Cangil Band yapmadı, mekanda bulunan herkes yaptı. Bir anda biz dahil 80-100 kişilik bir Rock Band oluştu. Harikaydınız. 

- Gecenin olayı ise gitarcımız Tanju Eren' in çişi gelip tuvalete gittiği sırada klavyecimiz Güven İlter' in önderliğinde tamamen doğaçlama olarak çaldığımız "the urinating blues" du. Bazı izleyicilerin gülmekten yerlere düştüğüne şahit oldum. Demek ki rock ve blues illa ki ağır abilerin tekelinde olan bir müzik türü değilmiş:)) 
- Biraz acelemiz vardı. 14 parça çaldık. Sahneyi 22:00 de bırakmamız rica edildi. Bizden sonra çıkacak gruba saygısızlık etmeme adına 22:07 de sahneyi tertemiz teslim etmiştik. Murat Ersan sağ ol, var ol. 
- Biz mutlu olduk, sanırım izlemeye gelenler de mutlu oldu, duyduğum kadarıyla mekan işletmesi de memnun muş. E daha ne? 
- 19. Mart Salı akşamı aynı sokakta bulunan "Ağaç Ev" de çalacağız. Ondan sonra en erken Ekim ayında tekrar canlı çalarız. Kaçırmayın derim. 
- Sevgilerimizle. Alpay Şalt, Güven İlter, Cenk Tarhan, Tanju Eren, Sabih Cangil


20 Şubat 2019 Çarşamba

Sabih Cangil'den Konser Tadında Yeni Albüm Partisi


Sabih Cangil bu yılın başında yeni albümü "Bu Sefer Böyle Oldu"yu çıkartmıştı. Mart ayına girerken de albümden sonraki ilk konserini verecek.

"Konser Tadında Yeni Albüm Partisi" olarak gerçekleşecek etkinlik 1 Mart (2019), saat 20:30'da Kadıköy Woodstock'ta gerçekleşecek. 

O gece Sabih Cangil Band'la sahneye çıkacak olan yılların rock müzisyeni vokal ve gitarda yer alırken, gitarlarda emektar yol arkadaşı Tanju Eren bulunacak. Sabih Cangil Band'da bas gitarda Cenk Tarhan, Klavyede Güven İlter ve davulda da Alpay Şalt kadroyu tamamlayacak.  



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...