Roger Waters etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Roger Waters etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2025 Çarşamba

Hayatımızın en güzel anlarında olan GÖRÜNMEZ ADAM

 

ANDY FAIRWEATHER LOW ismiyle belki de ilk kez karşılaşıyoruz ama o hayatımıza dokunan bir çok albüm ve konserde iz bıraktı. O vardı ama hep görünmezliği seçti. 



 Andy Fairweather Low gerçekten de Görünmez Blues'cu !

 

Andy Fairweather Low'ın yeni çıkan "The Invisible Bluesman" albümünü ilk gördüğümde kapağa bakıp, bunun 1950 ya da 60'larda yaşamış keşfedilmemiş ya da az sayıda insanın bildiği bir blues adamına ithafen yapılmış bir tür tribute albümü olduğunu sandım. Ya da buna benzer düşünceler içinde gezindim. Gün geçtikçe albümü daha fazla dinler oldum. Hatta kafama göre, "Eh be Eric Clapton popvari işler yapmaktansa şöyle blues tadında bir albüm yapsan ne olur" gibi serzenişlerde bile bulunacaktım. 

Sonra aklıma, "Kimdir bu Andy Fairweather Low?" gibi sorular takılacak ve devamında da, "Daha önce niye duymadım?" diye kendi kendimi hırpalayacaktım. Kimi zamanda bu adamın müziği bana hiç yabancı gelmeyecekti. Eh her şey zaten albümün isminde gizliydi... "The Invisible Bluesman". Evet sonuçta o sadece benim için değil cümle alem için de "Görünmez Bluescu"uydu. 


Oysa biz bu adamı çok iyi tanıyormuşuz aslında...

hem de o doksanlı yılların başındaki güzel günlerden. 

Durun bir yol hatırlatayım. 

Doksanlı yıllara yenilikleriyle adım attığımız zamanlar... yıl 1992 ve MTV hayatımıza "fişsiz" denilen bir konser biçimini yani "unplugged"i sokmuştu. İşte o modanın ilk örneği de Eric Clapton'unkiydi. Onun "Unplugged" isimli konseri hem albüm hem de konser videoları olarak yaşamımıza yeni bir boyut katarken, farklı bir bakış  da sunacaktı. 

O albümü bugüne kadar unutamamışızdır. Eric Clapton'un "Unplugged" isimli o konser albümünde ustaya akustik gitar, mandolin, mızıka ve kazoo ile eşlik eden bir adem vardı ya, işte o Andy Fairweather Low'dan başkası değilmiş. O konserin videosunda bile görüp hayran olduğumuz adam yıllar içinde nasıl bizden saklanmış. Harbiden görünmez adammış. Şimdi onunla yeni çıkan "The Invisible Bluesman" albümüyle tekrar karşılaşmak muhteşem bir buluşma doğrusu.  



Andy Fairweather Low hayatımıza sadece Eric Clapton'ın "Unplugged" konseri ve albümünde girip sonra kaybolup gitmedi. Şimdi sıkı durum... onu 22 yıl boyunca Roger Waters'ın destek grubu olan The Bleeding Heart Band'da  gitarist olarak dinleyecektik. Fairweather Low, Waters ile 1985'teki Amerika'daki "The Pros and Cons of Hitchhiking" albümü turnesinin konserlerinde çalacaktı. Ayrıca Waters'ın 1987'deki "Radio KAOS" ve 1992'deki "Amused to Death" albümlerinde de yer alacaktı. Bu kadar mı? Değil tabi, Roger Waters'ın 21 Temmuz 1990'daki The Wall - Live in Berlin'deki all-star performansında , 1999-2002 In the Flesh dünya turunda gitar ve bas çaldı. 2006 ile 2007'deki Waters'ın Dark Side of the Moon Live dünya turunda çaldı.  

Andy Fairweather Low işte böyle çok yakınımızdan geçti ama o yeni albümüne verdiği isim gibi görünmez adamdı. 



Aslında Andy Fairweather Low'ı sadece bu iki isimle anamayız. Onun müzik kariyerinin içinde kimler yok ki. İsterseniz onları bir bir sayalım:  BB King, Benmont Tench, Bill Wyman, Bob Dylan, Bonnie Raitt, Buddy Guy, Charlie Watts, Chris Barber, Chris Rea, Clarence 'Gatemouth' Brown, Dave Edmunds, David Crosby, David Gilmour, David Sanborn, Donald 'Duck' Dunn, Edie Brickell, Elton John, Emmylou Harris, Garth Hudson, George Harrison, Georgie Fame, Gerry Rafferty, Jackson Browne, Jeff Beck, Jimi Hendrix, Jimmy Page, Joe Cocker, Joe Satriani, John Mayall, Kate Bush, Levon Helm, Linda Ronstadt, Lonnie Donegan, Mary J. Blige, Mick Hucknall, Otis Rush, Paul Weller, Paul Young, Pete Townshend, Phil Collins, Richard ve Linda Thompson, Rick Danko, Ringo Starr, Roger Waters, Ronnie Lane, Sheryl Crow, Steve Gadd, Steve Winwood, Stevie Nicks, The Impressions, The Who, Van Morrison, Warren Zevon ve daha yüzlercesi onunla birlikte çalışmıştı.



Görünmez Blues Adamı Andy Fairweather Low, müzik hayatına Amen Corner'ın solisti olarak başladı. Bu grup oldukça popülerleşti ama Low bir şekilde ünden ve göz önünde olmaktan kaçınarak kendini gizlemeyi seçecekti. Buna rağmen onun gitaristliği ve blues hakimiyetinden dolayı  dünyanın en iyi sanatçıları onunla çalışmak için peşinden koşacaklardı. Böylece Andy, plak şirketleri ve prodüktörlerin vazgeçilmezler listesinde en baş sırada yer alacaktı.

 Kendi adına solo çalışmalar da yapan sanatçı, blues birikimine rağmen bugüne kadar hiç blues albümü yayınlamamıştı. Bu sebeple yeni çıkardığı  "The Invisible Bluesman" albümü muhteşem bir tanışmaya vesile oldu.  Albüm sanatçının , Clapton'ın işinden ayrıldığından beri kaydettiği materyalleri bir araya getiriyor. Ayrıca bu albümde ona  bas gitarist Dave Bronze ve Ian Jennings , klavyede Chris Stainton ve Richard Milner ve davulda Paul Beavis ve Henry Spinetti gibi usta isimler eşlik ediyor. 

Galli Andy Fairweather Low, İngiliz müzik sektörünün gizli kahramanı. Onun blues dehasıyla tanıştığımız bu albümde Junior Parker, Jimmy Reed, Arthur "Big Boy" Crudup, Muddy Waters, Big Bill Broonzy ve Carl Perkins gibi blues ustalarının coverlarından oluşan  12 parça yer alıyor. Daha önceden bildiğimiz ve bir çok grup, sanatçıdan bildiğimiz bu parçalar Low'ın yorumuyla ayrıcalıklanıyor. Onun gitarının yanısıra vokali de dikkat çekici.  

Albümü dinlerken, aklımdan geçen hep Eric Clapton oldu ve ister istemez, "Yahu Eric Aga böyle bir blues albümü yapsan ya" dedikten sonra, "Vakti zamanında  From The Cradle diye böyle bir albüm yapmıştın da..." diyerek serzenişte bulunuyordum. Tam o sıra 1994 tarihli yüzde yüz blues albümü "From The Cradle"da da bu bizim "Görünmez Blues Adam" yani Andy Fairweather Low'ın da yer aldığını öğrenecektim. Issız bir adaya gittiğimde yanıma alacağım tek Eric Clapton albümü "From The Cradle" olurdu... şimdi onun yanına bir de Andy Fairweather Low'ın "The Invisible Bluesman" albümünü de ekleyeceğim. 

Aptulika 




7 Ekim 2022 Cuma

Variety : "Roger Waters'ın politik çıkışlarının Pink Floyd'un katalog satışlarını etkiliyor."




Roger Waters'ın son zamanlardaki Ukrayna ve Rusya savaşıyla ilgili yaptığı açıklamalar ve ABD'nin bu savaştaki kışkırtıcı tavrına eleştirileri gündemin üst sıralarına oturuyor. Sanatçının bu yorumlarının eski grubu Pink Floyd'un katalog satışı görüşmelerini ekilediği ve hatta durma noktasına geldiği de bildiriliyor .

Variety tarafından yapılan haberde, grubun “kayıtlı müzik kataloglarının ve diğer varlıklarının birkaç aydır  satın alındığını ve bunların değerinin 500 milyon dolara kadar çıktığını” bildirdi. Ancak grubun kurucusu ve eski elemanı Roger Waters'ın politik çıkışlarının, potansiyel alıcıları yani bu işe para yatıracak olanların böyle bir anlaşmanın değerini sorgulamasına yol açtığını ve hatta vazgeçmelerine neden olduğunu bildirdi. 

Waters, dünya siyaseti konusunda her zaman duyarlı olduğu vurgulanan haberde, Waters'ın en son  Rolling Stone'a yaptığı yorumlarının  "başka bir seviyeye çıkmış gibi görünüyor." denilerek - eh hani biraz da "çizmeyi aştı" der gibi - haberde aba altından sopa da gösterilmiş. Variety'nin haberi şöyle devam ediyor: "Waters, ana akım medyayı 'batı propagandası' olarak nitelendirerek, Ukrayna'daki iddia edilen Rus savaş suçlarını 'yalanlar, yalanlar, yalanlar' olarak nitelendirdi ve ABD'yi 'dünyadaki en kötü [ülke]' olarak nitelendirdi.”


Pink Floyd'un katalog satışını Roger Waters'ın politik çıkışının etkileyici olduğunu haberine taşıyan Variety,  vergi sorunları, artan faiz oranları, İngiliz sterlinin değer kaybı, küresel durgunluk endişeleri ve daha da yüksek bir fiyat elde etme olasılığı gibi çeşitli değerlendirmelerin de satış sürecine aynı şekilde etki ettiğini belirtti.  

Waters'ın, Pink Floyd'un katalog satışına dahil olan taraflardan sadece birisi olduğu vurgulanan haberde,  Nick Mason , David Gilmour ve ölen klavyeci Rick Wright'ın varislerinin de  yapılacak herhangi bir anlaşmada söz sahibi olacakları belirtildi. 

 Waters'ın eylemleri şüphesiz eski grubuna yansıyor. Rock'çının yorumları, potansiyel alıcıların duraklamasına, potansiyel olarak ödemeye istekli oldukları fiyatı düşürmesine veya hatta hepsini birlikte çekmesine neden olabilir. Variety , en az bir potansiyel alıcının Waters'ın yorumları nedeniyle teklifini geri çekmeyi düşündüğünü kaydetti.

Habere eşlik eden bir başka kaynakta da “Diğer grup üyeleri öfkeli olmalı” denilerek, Roger Waters ile diğer Pink Floyd üyelerinin birbirine düşürülmesi çabaları da dikkat çekmiyor gibi değil hani. 



Variety'deki haber ve Jem Aswad yorumunun tam halini aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

 https://variety.com/2022/music/news/roger-waters-israel-ukraine-pink-floyd-catalog-sale-1235392886/



5 Ekim 2022 Çarşamba

Roger Waters: "Ölüm listesindeyim"


 

Roger Waters, dün yayınlanan Rolling Stone dergisindeki röportajında savaşa karşı duruşu nedeniyle "Ölüm listesine" alındığını söyledi. Bu ölüm listesinin Ukrayna hükümeti tarafından da desteklendiğini özellikle belirtti.   


Bundan önce Ağustos ayında CNN'de canlı yayına çıkan Roger Waters, Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşla ilgili düşüncelerini söylemişti.  Waters bu söyleşide ABD Başkanı Joe Biden'ı "savaş suçlusu" olarak gördüğünü ve Biden'ın "Ukrayna'daki savaşı körüklediğine" inandığını belirtmişti.  ABD Başkanı'nın Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky'yi Rusya ile anlaşmazlığı sona erdirmek için müzakere etmeye teşvik etmeyerek "büyük bir suç" işlediğini vurgulamıştı.

Waters, CNN sunucusu Michael Smerconish'e verdiği röportajda,  bu savaşın temelde NATO'nun kışkırttığı bir eylem olduğunu söyleyecekti.   

Bu röportajın ardından kara listeye alındığını belirten Waters, Ukrayna hükümeti tarafından onaylanan bir 'Öldürme Listesi'ne' "Ukrayna Düşmanı" olarak yerleştirildiğini iddia etti. Bu listenin de özel bir web sitesinde olduğunu ve bu sitedeki bilgilerin  veritabanının yalnızca “kolluk kuvvetleri ve özel hizmetler için bilgi” sağlamak için var olduğunu  iddia etti. Bu sitenin İngiltere'deki sol görüşlü bir haber sitesi tarafından deşifre olduğunu ve kendi isminin de  "Ukrayna karşıtı propaganda yapmakla" suçlandığı için  listede fiilen yer aldığını  söyledi.

Rolling Stone ile yeni bir röportajda Waters, adının sitede kaldığı gerçeğine atıfta bulunuyor ve Ukrayna'daki cepheden gelen haberlerin en azından bir kısmının "batı propagandası" olduğu inancını paylaşıyor.

 Waters, kısa süre önce Ukrayna devlet başkanının eşi  Olena Zelenska'ya mektup yazarak, Ukrayna'daki "aşırı milliyetçilerin" "ülkenizi bu feci savaşa giden yola soktuğunu" iddia ederek, kocası Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky'yi suçlamıştı. Mektubunda Roger Waters, Donbas bölgesine barış getireceğine dair seçim kampanyası vaatlerini yerine getirmemekle Zelenska'yı suçlamıştı.


Buna karşılık, Bayan Zelensky, şehirlerini yok eden ve sivilleri öldüren şeyin Rusya'nın Ukrayna'yı işgali olduğunu tweetledi ve "Roger Waters, başka bir ülkenin başkanından barış istemelisiniz" dedi.

 
Haber kaynağı: Rolling Stone

Aşağıdaki linkten röportajın tamamını okuyabilirsiniz:





25 Eylül 2022 Pazar

Roger Waters, Polonya Konserlerini İptal Etmediğini Açıkladı.





Roger Waters , Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşına ilişkin daha önce yayınladığı tutumuna yönelik öfke nedeniyle Polonya'daki iki konserini iptal ettiği yönündeki haberleri yalanladı.

www.independent.co.uk sitesinde yayınlanan haberde Roger Waters'ın konserleri iptal etmediğini açıkladığını duyurdu. 

Polonya basını Cumartesi günü, Rogers Waters'ın Krakow'da Nisan 2023'te yapılması planlanan iki konseri iptal ettiğini bildirmişti. Haber, “Roger Waters'ın menajeri   hiçbir neden göstermeden  Polonya'daki iki konseri iptal etti.” diye duyurulmuştu. 

24 Eylül 2022, Cumartesi günü çıkan iptal haberleri üzerine Waters , Facebook'tan bir açıklama yaparak,   Krakow'daki konserlerini iptal etmediğini, yönetimin ve yerel yetkililerin onun konser vermesini engellemeye çalıştığını iddia etti.

Waters, “Krakow'daki bir belediye meclisi üyesi olan  Lukasz Wantuch'un, Ukrayna'daki feci savaşa karşı çıkmam sebebiyle,   beni 'Persona non grata'  (istenmeyen kişi) ilan etmek istediği doğrudur. " dedikten sonra Wantuch'un yerel bir gazeteye yazdığı makalede Krakow halkının konserlere bilet almamasını belirttiğini söyledikten sonra,  " Lukasz Wantuch amacına ulaşırsa ve Krakow'daki yaklaşan konserlerim iptal edilirse, bu benim için çok üzücü bir şey olur,  çünkü barış mesajımı Polonya halkıyla paylaşmak için sabırsızlanıyorum.” diyerek konserlerini iptal etmediğini açıklayacaktı. 


 

https://www.independent.co.uk/arts-entertainment/music/news/roger-waters-poland-concert-cancelled-b2174857.html

Roger Waters'ın Polonya Konserlerini İptal Ettiği Haberleri.



Roger Waters, Rusya ile Ukrayna savaşındaki politikası nedeniyle Polonya konserlerini iptal etti. Haber Polonya medyası tarafından verildi yapıldı ama Roger Waters'ın bu konuda bir iptal açıklaması olmadı. 



Bu Cumartesi günü Polonya basınında Roger Waters'ın  Rusya'nın Ukrayna'daki operasyonuna yönelik tutumu nedeniyle Polonya'da planladığı konserleri iptal ettiği haberleri yer aldı.

"This Is Not a Drill" konser turnesi kapsamında 2023'ün Nisan ayında Roger Waters’ın Polonya'da vermesi planlanan iki konserinin sanatçı tarafından iptal ettiği duyuruldu. Polonya basınında çıkan haberlerde,  “Roger Waters’ın menajeri hiçbir sebep göstermeden çekilmeye karar verdi” başlığıyla sunuldu. 
Söz konusu habere göre  Waters’ın 'This Is Not a Drill' konser turunun web sitesinde daha önce 21-22 Nisan tarihlerinde yapılması planlanan Krakow konserlerinin kaldırıldığıda habere eklendi. 

Bu arada Krakow’daki belediye meclis üyelerinin gelecek hafta, müzisyenin Ukrayna krizine ilişkin görüşleri nedeniyle Waters’ın istenmeyen kişi ilan edileceği de söylentiler arasında. 
Waters, Eylül ayının başında Ukrayna devlet başkanı Vladimir Zelenskiy'in eşi Olena Zelenska’ya, açık mektup yazmış ve Batı’yı Ukrayna’ya silah sağladığı için eleştirirken özellikle de Washington’u suçlamıştı. Waters, daha önce de NATO’yu Rusya’yı kışkırtmakla suçlayarak eleştirmişti.

Haberler bu şekilde ama biraz önce Waters'ın turne programına baktığımda Polonya basınında çıkan haberlerin tersine Krakow konseri tarihleri aynen duruyor ve iptal falan gözükmüyor. Ama Roger Waters ile Polonyalı yöneticiler arasında durumun limoni olduğu muhakkak. Bakalım gidiş ne olacak?


8 Nisan 2021 Perşembe

Roger Waters 2022 Konser Tarihlerini Açıkladı


 Roger Waters Covid-19 salgını sebebiyle iptal edilen  "This Is Not a Drill" konser turnesinin 2022 yılının yaz aylarında yapılacağını duyurdu. Waters bu konserlerin ilk veda turnesi olacağını da söyledi. 



COVID-19  salgını bir çok konseri engelledi. İptal olan bir çok konserin ne zaman başlayacağı büyük merak konusuyken Roger Waters, pandemi nedeniyle ilk olarak 2020'den ertelenen This Is Not a Drill turu için yeni 2022 tarihlerini açıkladı . Yani şimdiki durumda gelecek yılın yaz ayında konser turnesinin başlayacağını duyurdu. 

6 Temmuz 2022'de Pittsburgh'da başlaması planlanan turne 8 Ekim'de Dallas'ta sona ermesi planlanıyormuş.   2020 gösterileri için satın alınan biletler yeni tarihler için geçerli olacakmış.  

2022 için yapılması planlanan konserler için Waters açıklamasında "Hepimizin hayatta kalmak için mücadele ettiği kurumsal distopyanın çarpıcı bir iddianamesi ve sevgiye yönelik bir eylem çağrısı olarak tanımladığı şeyi yaratmak için hem müzik hem de film kullanılarak turnemiz  gerçekleşecek. " dedi.

Waters, konserde Pink Floyd'un "altın çağ" dediği şarkılarla birlikte yeni parçalarını da çalacağını söyledikten sonra  "Sözler ve müzik, aynı yazar, aynı kalp, aynı ruh, aynı adam" diye ekledikten sonra da " İlk veda turum! Kaçırmayın. " diyerek sözlerini tamamladı. 

 


Roger Waters 2022 Tur Tarihleri

6 Temmuz - Pittsburgh, PA @ PPG Paints Arena

8 Temmuz - Toronto, ON @ Scotiabank Arena

9 Temmuz - Toronto, ON @ Scotiabank Arena

12 Temmuz - Boston, MA @ TD Garden

15 Temmuz - Montreal, QC @ Bell Merkez

17 Temmuz - Quebec, QC @ Videotron Center

20 Temmuz - Albany, NY @ Times Union Center

23 Temmuz - Detroit, MI @ Little Caesars Arena

26 Temmuz - Chicago, IL @ United Center

28 Temmuz - Milwaukee, WI @ Fiserv Forum

30 Temmuz - Minneapolis, MN @ Target Center

2 Ağustos - Cincinnati, OH @ Heritage Bank Center

5 Ağustos - Philadelphia, PA @ Wells Fargo Center

6 Ağustos - Philadelphia, PA @ Wells Fargo Center

16 Ağustos - Washington, DC @ Capital One Arena

18 Ağustos - Raleigh, NC @ PNC Arena

20 Ağustos - Atlanta, GA @ State Farm Arena

23 Ağustos - Miami, FL @ AmericanAirlines Arena

25 Ağustos - Orlando, FL @ Amway Center

27 Ağustos - Nashville, TN @ Bridgestone Arena

30 Ağustos - New York, NY @ Madison Square Garden

31 Ağustos - New York, NY @ Madison Square Garden

3 Eylül - Kansas City, MO @ T-Mobile Center

6 Eylül - Denver, CO @ Ball Arena

Eylül. 8 - Salt Lake City, UT @ Vivint Arena

10 Eylül - Portland, OR @ Moda Center

13 Eylül - Edmonton, AB @ Rogers Place

15 Eylül - Vancouver, BC @ Rogers Arena

17 Eylül - Tacoma, WA @ Tacoma Dome

20 Eylül - Sacramento, CA @ Golden 1 Center

23 Eylül - San Francisco, CA @ Chase Center

24 Eylül - San Francisco, CA @ Chase Center

27 Eylül - Los Angeles, CA @ Staples Center

28 Eylül - Los Angeles, CA @ Staples Center

1 Ekim - Las Vegas, NV @ T-Mobile Arena

8 Ekim - Dallas, TX @ American Airlines Center

 

14 Mart 2017 Salı

The Wall’ Klasik Operaya Uyarlandı




 Pink Floyd'un "The Wall"ı klasik bir opera temsili haline geldi. "Another Brick in the Wall: The Opera" ismiyle hazırlanan temsili "Opéra de Montréal" ile birlikte grubun eski basçısı Roger Waters’ın işbirliğiyle hazırlanmış.  Kanada'da yapılan temsil, Quebec’in 375. yıldönümü kutlamaları için düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, 11 Mart’ta Quebec operasında yapıldı. 





Pink Floyd’un bundan 38 yıl önce çıkan albümü "The Wall" şimdi de  operaya uyarlanıyor. 

 The Wall 1979’da piyasaya ikili plak olarak çıktı.  Sadece ABD'de  23 milyon satış yapan albüm, 1982 yılında sinema filmi haline gelecekti. Bugüne kadar da konserler, canlı konser videoları ve lazer ışık gösterileriyle güncelliğini korudu.  
 Pink Floyd'u fikir ayrılığına düşüren ve dağılma sürecini başlatan "The Wall" bir anlamda Roger Waters'ın solo döneminin de ilk eseriydi diyebiliriz. Böyle olunca da yıllar içinde bu albümü taşıyan ve gündemde tutan isim Roger Waters oldu. Dile kolay 40 yıl içinde bu albüm konserleri bir tiyatral gösteri sanatına döndürecekti. Şimdi de bu albümü bir opera gösterisi olarak göreceğiz.  "Another Brick in the Wall: The Opera" ismiyle hazırlanan temsili "Opéra de Montréal" ile birlikte grubun eski basçısı Roger Waters’ın işbirliğiyle hazırlanmış.  Kanada'da yapılan temsil, Quebec’in 375. yıldönümü kutlamaları için düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, 11 Mart’ta Quebec operasında yapıldı. 


The Wall'ın klasik operaya uyarlanması düşüncesi  Opéra de Montréal’in yöneticisi Pierre Dufour  tarafından gelmiş. Bu fikri değerlendiren Roger Waters, bu adaptasyonun çok zor bir iş olduğunu düşündüğünü belirtmiş. Waters, “Zaman içinde gördüğüm kadar  popüler müzik, ama özellikle rock ve senfonik orkestra ortaklığında hazırlanan yapımların çoğunlukla faciayla sonuçlandığını" belirttikten sonra tekliflerinin çok kötü bir fikir olduğunu da belirtmiş. Buna rağmen operacı Pierre Dufour bu fikir üzerine israr edip, bu konu üzerinde görüşmek istemiş. Waters her ne kadar isteksiz de olsa görüşme isteğini kabul etmiş.
Dufour Kanada'dan New York'a gelirken yanında besteci Bilodeau ve yönetmen Dominic Champagne da bulunuyormuş. Görüşme için yanlarında The Wall albümünün unutulmaz iki parçası "Comfortably Numb" ve "Another Brick in The Wall, Part 2"nin opera uyarlamaları ve sahne tasarımını da getirmişler. Waters bunları görünce ister istemez kabul etmiş.  Roger Waters, müziğini Bilodeau’nun bestelediği "The Wall"ın opera halinin ekibine katılmış. Şef Alain Trudel ve Champagne Metropolitan Orkestrası’nı yönetirken, Etienne Dupuis, Roger Waters ve Syd Barrett’tan ilham alınarak yaratılan orijinal rock operasının hayali kahramanı Pink'i canlandırıyor.

The Wall" böylece opera haline gelmiş ve ilk gösterisi de 11 Mart 2017'de Montreal'de yapıldı. Opera'nın ilk Montreal'de yapılması  "The Wall" fikrinin 40 yıl önce çıkışıyla da alakalı ve bu da anlamlı bir başlangıç olmuş diyebiliriz. Pink Floyd'un 1977’de Montreal Olimpik Stadyumu’nda verdiği bir konserde sahneye çıkmaya çalışan bir hayranına sinirlenen Roger Waters, engel olamayınca sinirlenip, suratına tükürecekti. Konser sonrası bu yaptığına üzülen Waters, o günü bir söyleşisinde şöyle dillendirecekti,  
“O an konser vermekten bile soğumuştum. O andaki davranışım üzücüydü. Bunları düşünürken, bir yöntem bulacaktım. 'Konseri bir rock gösterisi haline getirsek ve o adama tükürmeme sebep olan yabancılaşmayı fiziksel bir dışavurumla anlatmak için, grupla dinleyiciler arasına bir duvar inşa etsek nasıl olur acaba?' diye düşündüm. Ardından da The Wall üzerine çalışmaya başladım." 
Bu yaşanan olaydan 40 yıl sonra gene Montreal'de The Wall'ın ilk kez opera halinde temsil edilmesi de anlamlı.



24 Şubat 2017 Cuma

Roger Waters’ın Yeni Albümü 19 Mayıs’ta Çıkıyor.



Roger Waters bu hafta Rolling Stone dergisininin yaptığı röportajda  yeni albümünün adının “ Is This The Life We Want” olacağını ve 19 Mayıs 2017 tarihinde piyasaya çıkacağını açıkladı. 
Roger Waters en son olarak “Ça Ira” isimli klasik müzik yapısında bir opera albümü yapmıştı. Rock yapısında en son çalışmayı bundan 25 yıl önce çıkardığı “Amused To Death” ile yapmıştı. Çeyrek asır sonra gelen bu yeni albüm Waters hayranlarını bir hayli mutlu edeceğe benzer.   
Roger Waters’ın yeni çıkacak albümü “Is This The Life We Want” yani Türkçe karşılıyla ifade edersek,  “Yaşamak İstediğimiz Hayat  Bu mu?”  Sanatçı albüme  bu ismi vermesini ise şu sözlerle açıklıyor, 
”Böyle bir hayat yaşamak istemiyoruz ama bunu ister istemez sürdürüyoruz. Bu sebeple 19 Mayıs’ta yayınlanacak albümüme bu ismi verdim. ‘Gerçekten İstediğim Hayat mı Bu?’ sorusunu kendime sordum. Tabi bu çok önce 2008 yılında yazdığım bir şiirden kaynaklandı. O zaman şeçimleri Obama kazanırsa bir çok şeyin daha iyi olacağını düşünüyordum. Şimdi ise böyle bir soru ile karşı karşıyım.” 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...