Carson McCullers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Carson McCullers etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2021 Pazar

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 168



Carson McCullers
 "Yalnız Bir Avcıdır Yürek"
İş Bankası Kültür Yayınları
Çeviri:Mehmet H. Doğan
  (2017)

 Carson McCullers ile iki ay önce bir tanıştım ve ardı ardına kitaplarını birbiri ardına götürdüm. Her şey bir tesadüf eseri "Altın Gözde Yansımalar "romanını elime almamla başladı. Açıkcası bir iki sayfaya söyle bir baktıktan sonra sıkılarak, bırakacağımı bile sanmıştım. İtiraf edeyim ki bu tip kitap isimleri beni gıcık edecek nitelikteydi. Hoş bunların hepsi de İngilizce orijinaline sadık olarak yapılmış Türkçe çeviri başlıklardı. 

"Altın Gözde Yansımalar"ın ardından hikaye tarzında kaleme aldığı "Küskün Kahvenin Türküsü" ile devam ettim. Kitapla aynı adı taşıyan bir nevi novella diyeceğimiz uzun öykü gene de bir roman tadındaydı. Bana kalırsa Carson McCullers kelimenin tam anlamıyla bir romancı, hikaye hiç onun işi değil. Zaten yazmaya kalktığında da hikaye ister istemez roman oluyor. 

Bu iki kitabın ardından Güney Amerika'dan insan galerisi diyebileceğim, "Kadransız Saat" romanını okuyacaktım. Bu üç kitabın ardından da en son olarak "Yalnız Bir Avcıdır Yürek" romanını okudum. Böylelikle de yazarın dilimize çevrilmiş bütün eserlerini okumuş oldum. Ben her ne kadar en son bu kitabı okumuş olsam da bu roman yazarın ilk eseriymiş. Kitabın bana göre tek handikapı romanın kahramanlarının sayıca bolluğu oldu. Diğer eserlerindede bol karekter olsa da en çok beş karektere yoğunlaşıyordunuz. Burada ise kahramanlar o kadar bol ve öyküleri birbirinin içine geçiyor. Bu oldukça keyifli ama kitap vaktinizi fazlasıyla alıyor. Bunca kahramana rağmen herkesin sevgi ve saygısını kazanan sağır adam toparlayıcı etkide. Bir de siyahi bir doktor var ki, oldukça ilgi çekici, Marksist dünya görüşüne sahip bu doktor çocuklarından birine de Karl Marks adını vermiş. Romanın 14 yaşlarındaki kız karekteri ise bizzat yazarın kendisi. Zaten bu yüzden "Yalnız Bir Avcıdır Yürek" romanı aynı zamanda yazarın otobiyofrafisi gibi de.  

Aptulika


20 Şubat 2021 Cumartesi

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 166


 
Carson McCullers
 "Kadransız Saat"
İş Bankası Kültür Yayınları
Çeviri: Can Moralı
  (2019)

İlk defa dinlediğim ve beğendiğim bir grup olursa, hemen onların bütün albümlerini merak eder ve dinlerim. Bu hiç kuşkusuz bütün eski kuşak rock dinleyicileri için takıntılı bir alışkanlıktır. Bende bu takıntı sadece müzikle sınırlı kalmıyor, kitaplarda da sürüyor. Üç hafta önce elime geçen Carson McCullers'in "Altın Gözde Yansımalar" romanının ardından "Küskün Kahvenin Türküsü" isimli öykü kitabını da okuyacaktım. Bu hafta da yazarın "Kadransız Saat" romanını okudum. Şimdilik bu yazarın dilimize çevrilmiş bir kitabı daha var ama kendimi tedavi etmek adına okumamak için şimdilik direniyorum, sonuç ne olur, açıkcası tam bilemiyorum. 

Geçen hafta McCullers'in "Altın Gözde Yansımalar" isimli romanını tanıtmıştım. Bu hafta yer verdiğim " Kadransız Saat" ise yazarın 1961 yılında yazdığı son romanıymış. Benim başlangıç yaptığım "Altın Gözde Yansımalar" ve ardından okuduğum "Küşkün Kahvenin Türküsü"ne bakarsam, bu roman bir kreşendo etkisinde gümbür gümbür bir finale yakışıyor. Şimdi romana girmeden önce yazarla ilgili biraz bilgi vermem gerektiğini düşündüm. Hoş geçen haftaki yazımda da biraz bahsetmiştim ama yayınevinin tanıtımından ufak bir alıntıyla biraz daha tanıtmam gerektiğini düşündüm. Buyrun o tanıtım yazısından alıntıyla Carson McCullers:

"1917 yılında Georgia’nın Columbus şehrinde doğdu. Beş yaşından itibaren piyano dersleri almaya başladı. 17 yaşında New York Juilliard School of Music’e müzik eğitimi için gitti, ancak okula devam etmeyerek kendini yazı çalışmalarına verdi. Columbia ve New York Üniversiteleri’nde yaratıcı yazım dersleri aldı. Story dergisinde öyküleri yayımlandı. 1937 yılında pek başarılı olmayan bir yazar olan Reeves McCullers ile evlendi. 30’lu yaşların başında geçirdiği felç nedeniyle sol tarafını kullanamayan McCculers 1967 yılında öldü." 

Kitabı okuduktan sonra bir arkadaşıma önerirken kitabın kapağını göstererek soldan sağa romandaki ana kahramanları birer birer saydım. Arkadaşımda bana, "Ben böyle romanı tek çizimde sunan kapak görmedim." diyerek nazire yapacaktı. Kitap kapağı, ilgimizi çekmek ve merak uyandırmak içindir ama romanı bütünüyle anlatması beklenmez. Bu kapakta da öyle, okumadan önce baktığımızda, hafif soyut denilebilecek ve renklerle ifade edilmiş dört figür karşımızda arzı endam ediyor. Bu görüntü açıkcası romanla ilgili merak uyandırmak dışında bir bilgi vermiyor. Kitabı okuyup bitirdiğinizde ise karşınızda romanının resimsel özetini buluyorsunuz. Özellikle İş Bankası kitaplarının kapaklarını yapan Birol Bayram'ın bu ustalığını kutlamak isterim. 

Carson McCullers 1961'de yazdığı bu son romanında ABD’nin Güney ve Kuzey eyaletleri arasındaki çatışmanının iç savaş sonrasında da bir kopuşu andırır şekilde sürdüğü 1950'li yılların tutucu ve gerici Güney eyaletlerinden birine gidiyoruz. Dört karekterin üzerinden akan roman ırk, sınıf ve adalet konusuna derin bir bakışı sunuyor.  Georgia eyaletinin küçük bir kasabası olan Milan'da 1950'lere gelinmiş olsa da ırk ayrımı hala hayatın akışındadır. Güney'in muhafazakar ortamında kasabanın dört insanının yaşama bakışları ve sınıfsal konumları farklı olsa da romanın akışı içinde hayatları birbirine bağlanır. 70'li yaşlarında eskilerin dirayetli siyasetçisi Fox Clane, tam anlamıyla Güney'in gerici değerlerinin savunucusu. Fox Clane her ne kadar eski dönemlerdeki gibi şahin olamasa da siyah ile beyazın aynı okullara gittiği Kuzey eyaletlerindeki değişime direniyor ve bir yandan da Güney bayrağının ilan edeceği bağımsızlık hayallerinde. Eski siyasetçi Yargıç Clane her ne kadar siyasete bir şahin olarak dönmenin düşleri içinde olsa da çok sevdiği torunu Jester ise ondan çok farklı düşünmektedir. Torun Jester'ın da yakınlık kurduğu mavi gözlü siyahi genç Sherman Pew ise ait olduğu yeri bulmaya çalışan biri. Dördüncü karekter ise orta yaşlarına gelen J.T. Malone. Bir eczacı olan J.T. Malone, hiç beklemediği bir anda kanser olduğunu öğrenenen biri. Yaşlandığını hisseden Malone, bir de bir senelik ya da 15 aylık bir ömrü kaldığını öğrenecektir. Yargıç Clane'in yakın dostudur ama o kadar şahin değildir ama adalet konusunda da çok ilgili olmayan sıradan bir Amerikalıyı simgeler gibidir.   

Yukarda kısaca anlattığım bu dört karekterin iç içe geçen öyküleriyle ABD'nin ırk ayrımı, sınıf çelişkileri, tutucu - ilerici çatışması, hak ve adalet konuları çok güzel işleniyor. 

Aptulika


13 Şubat 2021 Cumartesi

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 165



Carson McCullers
 "Altın Gözde Yansımalar"
İş Bankası Kültür Yayınları
Çeviri: İpek Babacan
  (2. Baskı: 2017)

Bu kitabı ne bir tavsiye ne de bir meraktan hareketle alıp okumadım. Carson McCullers hakkında da en ufak bir bilgim yoktu. Hatta  asıl okumak istediğim yazar Wirginia Wolf''du. Bu sebeple kitaplara bakarken karşıma bu kitap çıkacaktı, yani niyetim Wolf ya da bir başka kadın yazarın romanını okumaktı. Kitaba şöyle bir bakarken, arka kapaktaki tanıtımda yazarın resmini görüp, "Büyük ihtimalle sıkılıp, bırakırım" diye bile düşündüm. Resime baktığımda kırılgan bir kadın yazarla karşı karşıya olacağım ön yargısı hakimdi. Yazarın ABD'nin güney eyaletlerinde yaşamış olduğunu öğrenmem beni kitabı okumaktan iyice uzaklaştıracaktı. Şöyle bir ilk sayfaya bakayım derken, bir anafora takılır gibi okuyup bitirecektim.

1917 ile 1967 yılları arasında yaşayan Carson McCullers, kısa ömründe bol sağlık sorunu geçirmiş ve bolca da yazmış. Dört roman, bir kısa roman, iki oyun, yirmi öykü ve bir o kadar da şiir ve denemeler yazan sanatçının bazı eserleri de sinemaya uyarlanmış. 

Yazarımızın Güneyli bir kadın yazar olduğunu söylemiştim. ABD'nin muhafazakar eyaletlerinden çıkmasına rağmen McCullers, tutuculuğa meydan okuyan sıra dışı bir yazar. 1941 yılında yazdığı bu roman barış zamanında ABD'nin güneydoğu eyaletlerinden birinde bir ordugahta beş kişinin hayatını işliyor.

"Altın Gözde Yansımalar"dan sonra yazarın "Küskün Kahvenin Türküsü"nü de okumaya başladım. Onu da bitirdikten sonra şimdi de "Kadransız Saat" isimli romanına başladım. Carson McCullers'in muhafazakarlığı, kasabalılığı ve ahlaki tutuculuğu sorgulayan çok değişik bir anlatımı var. Romanlarında anlattığı karekterlerinin portrelerini sunarken, onları birbirine bağladığı öykü örgüsüyle bizi etkisi altına alıyor. Yeni okumaya başladığım "Kadransız Saat" ise ırk, sınıf ve adalet konusunda keskin eleştirileri barındırıyor. ABD'nin ırk ayrımcığının en yoğun olduğu güney eyaletlerinden bir kadın yazarın ırk ayrımcılığına karşı çıkan ve sorgulayan bir konuyu işlemesi de dikkate değer olsa gerek. 
 
Aptulika

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...