23 Nisan Çocuk Bayramı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Nisan Çocuk Bayramı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2020 Çarşamba

Sadece bizim değil DÜNYANIN ÇOCUKLARI için



Bu 23 Nisan ve ellili yaşlarımı tamamlayacağım bir çocuk gibi hala heyecanlanabiliyorum. Aslında bu heyecan hiç bitmedi, her 23 Nisan geldiğinde sanki şiir okuyacak, folklor ekibiyle alana çıkacak bir bayram çocuğuna dönerim. Bir bayram, insanın çocukluğuna bu denli oturur ve onun hayatında iz bırakır mı? 
İlkokuldayken hep üzülürdüm, dünyadaki başka ülkelerin çocukları ne bahtsız diye. Öyle ya Çocuk Bayramı olan tek ülkeydik. 
İlkokul bittiğinde 23 Nisan'ın aslında Meclis'in kurulduğu yıl olduğunu kavrayacaktım. Peki neden çocuk bayramı? Kurtuluş Savaşı'nın kararları bile oradan alınmış, bir ülkenin bağımsızlığının ve egemenliğinin simgesi... Çocuk ne alaka?  İşte bu soruya eskiden beri bildiğimiz bir fotoğraf cevap verecekti.  İsterseniz şimdi fotoğrafın öyküsünü dinleyelim, hem de oradaki çocuğun dilinden...

”Fotoğrafın çekildiği gün okuldaydım. İkinci sınıftaydım. Atatürk Konya Mevlana Türbesi’ne yakın bir yerde olan Şems isimli güzel okulumuza geldi. 1922 senesiydi. Yengem ve dayılarım benim için şapka yaptırmışlardı. Atatürk geldiğinde o şapkayı takmıştım. Öğretmenlerim Atatürk’e götürmem için bana bir buket çiçek verdiler, yanına gittim, korkuyla çiçekleri takdim ettim.
Bana kimin kızı olduğumu sordu, sevinçle beni kucağına alarak ‘Aferin, ilk şapka giyen sen oldun. Arkadaşlarını, çocukları, okulunu seviyor musun?’ diye sordu. ‘Çok seviyorum Paşam’ dedim. Atatürk de ‘O halde her sene dünyanın her yerinden çocukları davet edelim birlikte oynayın, kaynaşın’ dedi. 23 Nisan Çocuk Bayramı’nın oluşumunda benim Atatürk ile olan bu diyaloğumun da payı olmasının sevinç ve gururunu yaşıyorum.

O fotoğrafta Atatürk'ün yanındaki sevimli küçük çocuk Nuriye İdil böyle anlatmıştı. Doksanlı yaşlarının son çeyreğinde Nuriye İdil, 23 Nisan 1922’de Konya’daki okullarına gelen Atatürk ile yaşadığı o anı pırıl pırıl bir zihinle en ince ayrıntısına kadar hatırlayıp, bizlere anlatıyordu. 

İzmir’in Urla ilçesinde 2013 yılında, 102 yaşında kaybettiğimiz Nuriye İdil,  kendisiyle yapılan son röportajda Atatürk’ün fotoğrafı daha sonra Konya’ya kendisine hediye olarak gönderdiğini söyleyerek;

”Fotoğraf çekilirken Atatürk’ün yanında olduğumdan çok heyecanlıydım, zangır zangır titriyordum. Atatürk öyle bir adamdı ki gözlerine bakamazdınız. Projektör gibi gözleriyle içinizi okuyan çok yakışıklı, çok güzel bir adamdı. Sesi gayet mülayim, otoriter bir asker sesi değil, tatlı bir sesi vardı” diye konuşmuştu.

Bir devlet adamı olmanıza bile gerek yok, bir yetişkin olarak bir çocuğu böylesi ciddiye alıp, ona fotoğrafı ulaştırmak bile başlıbaşına büyük incelik. Mustafa Kemal, çocukları önemsiyordu çünkü bir ülkenin geleceğiydi onlar. İlericilik bu demekti ve TBMM'nin kurulduğu günü çocuklara bayram olarak adıyordu. Çünkü o aydınlanma devrimini yeni nesiller ileriye taşıyacaktı. Nuriye İdil'in röportajında, "Atatürk de ‘O halde her sene dünyanın her yerinden çocukları davet edelim birlikte oynayın, kaynaşın’ dedi." bölümü de can alıcıydı hani. Mustafa Kemal, sadece bizim çocuklarımızı değil tüm dünyanın çocuklarını, renk, dil, ırk, sınıf ayrımı yapmaksızın kavrayan bir devrimciydi. Hani bizim hamaset dolu nutuklarımızda savaşlardan bahsederiz ama Mustafa Kemal bağımsızlık ve kurtuluş için savaşmıştı. O savaş bitince de tüm dünyanın (hatta savaştığı ülkelerin bile) çocuklarını sevgiyle kavrayacaktı. Çünkü çocuklar yarın demekti. Kurtuluş Savaşından sonra uygarlık, aydılanma için mücadele edilecekti. 23 Nisan benim aklıma hep bunları getiriyordu ve şimdi bu yüzyıl önceki fotoğraf da bunu iyice netleştirdi. 

Yazının başında Nuriye idil'in o yüzyıl önceki resminin yanına son fotoğrafını da koydum. O hamasi nutuklardan daha çok şey anlatıyor. Hiç bir zaman geçmişe değil ileriye bakmak ve tabi ilerici, devrimci olmak. Çok teşekkürler Nuriye İdil, bizlere 23 Nisan'ın önemini hatırlattığınız için. Saygılarımla

Aptulika 
22 Nisan 2020
23:29
(Yüzyıla yarım saat kala)


Nuriye İdil röportajının yer aldığı kaynak :
https://mustafakemalim.com/ataturkun-kucagindaki-sevimli-kiz-nuriye-idil/



1970'lerden bir 23 Nisan fotoğrafı.


Facebook'un arada sırada yaptığı, "3 yıl önce şunu paylaşmışsın" gibi bir etkinliği oluyor. Ara sıra bunlardan biri çıkar, "eh" deyip, geçer giderdim. Bu sabah, gene böyle bir hatırlatma yapıp, "Üç yıl önce bu resmi paylaşmışsınız" diyerek bir çizimimi koymuşlar. Bu seferki resmi görünce durdum ve heyecanlandım. Daha üç yıl olmuş ama sanki aradan geçen zaman 30 yıl olmuş gibiydi. 

Üç yıl önce 23 Nisan'dan bir gün önce paylaşmışım. Yaptığım çizimde benim çocukluğumda yani 1970'lerden simgesel bir fotoğraf karesi çizimi ile o eski çoşkuyu sunmak istemiştim. Oysa şimdi evlerde olmak zorundayız ve törenlerde olamıyoruz. Hepimizin sağlığı için evde olmak zorundayız ve evlerimizden o coşkuyu hissedeceğiz. 

Bu yıl 23 Nisan daha da anlamlı, çünkü 100. Yılı... Ulusal egemenliğimizin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yüzüncü yılı.

 İçimiz buruk olsa da o coşkuyu içimizde yaşayacağız. Geçen yıl da bağımsızlık mücadelemizin başladığı 19 Mayıs'ın 100. yılıydı ve onu daha görkemli kutlamamız gerekirdi. Şimdi 23 Nisan'da o görkemi içimizde, kalbimizde yaşayacağız ama gelecek yıl yani 23 Nisan'ın 101. yılında bu coşkuyu yaşayalım ! 

Benim çocukluğumda 23 Nisan en unutamadığım bayramdı. Bu büyüdükten sonra da aynı önemini taşımıştır. 

Çocuklar Bayramınız Kutlu Olsun!


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...