6 Haziran 2023 Salı

Dörtlü Uyum ya da Uyumlu Dörtlü

 


Caz müziğinde neler var diye bakarken bulduğum bir isim, Wayne Escoffery ve son albümü "Like Minds"ı dinlemekteyim. 

2000 yılından bu yana 10 albüm yapan saksafoncu ilk yıllarda Eric Reed ve Mingus Big Band  ile çalışmış. 2014'te Tenor Saksafon'da yükselen yıldız olarak 62. Yıllık Downbeat Eleştirmenler Anketini kazandı ve 2010'da The Mingus Big Band ile Grammy kazandı. 2016 yılında The Yale School of Music'te Caz Doğaçlama ve Combo Eğitmeni olarak atandı.

Saksafoncu Wayne Escoffery'nin son albümü Like Minds ilk dinleyişte birbirine uyumlu harika bir dörtlüyü görüyorsunuz. 

Wayne Escoffery – tenor ve soprano saksafon

David Kikoski – piyano ve Fender Rhodes

Ugonna Okegwo – bas

Mark Whitfield Jr. – davul

 Bu uyumlu dörtlünün albümünde özel konuklarda yerlerini almış. 

Özel konuklar ise şu şekilde sıralanıyor:

Gregory Porter – vokal (4. ve 5. parçalar)

Tom Harrell – trompet (2. ve 4. parçalar)

Mike Moreno – gitar (parça 1, 3, 8 ve 9)

Daniel Sadownick – vurmalı çalgılar (parça 5)

Sözün özü olarak, caz adına gözüme çarpan nitelikli çalışmalardan biri olarak, meraklısına önereyim dedim. 



Bossa Nova ile gelen Brezilya Dalgası ve ASTRUD GILBERTO

 


Müzik devrim yapar mı?

Yapar...

 hem de çıtı pıtı küçücük bir kız o devrimin bayrağını ön saflarda tutar. 

Bu kızın ismi Astrud Gilberto...

Onunla birlikte caz müziğinde Brezilya ve Latin Amerika'nın da var olduğu dünya aleme duyurulacaktı... 

Bu devrimin adı: BOSSA NOVA idi ve dünyayı bir okyanus dalgasıyla ısıtacaktı. 

1963 yılında yaptığı "The Girl from Ipanema" ile tanınan Brezilyalı bossa nova şarkıcısı Astrud Gilberto, 83 yaşında bugün (5 Haziran 2023) hayatını kaybetti.



Bossa Nova'nın ustalarından Stan Getz'in de yer aldığı bu filmin çekildiği tarihte ben henüz 2 yaşındaymışım. Bu filmin bu sahnesini her gördüğümde ve Astrud Gilberto'nun sesini her duyduğumda hep dünyaya biraz erken gelseymişim derim. 
Ve bugün biliyorum ki o tertemiz ve bir deniz dalgası gibi içe akan ses artık dünyamızda olmayacak. 

Aptulika 


Peter Gabriel ile Çinli Çağdaş Sanatçı Ai Weiwei Ortaklığı



Çinli çağdaş sanatçı ve aktivist  Ai Weiwei,  heykel, enstelasyon, kurotörlük, fotoğraf ve film alanlarında da çalışmalarıyla tanınınır. Ülkemize de sergileri ve performanslarıyla gelen sanatçı, sosyal ve siyasal karşı çıkışlarını sanatıyla birlikte yürüttüğü için Çin hükümetinin kara listesinde yer almıştır, sadece o kadarla kalsa iyi gözaltı, tutuklamalar da başına gelen olası durumlardır. 




Ai Weiwei, şimdilerde Peter Gabriel ile buluştu. İsterseniz sözü Peter Gabriel'e bırakıp, bu ortaklığı ondan dinleyelim:    

"Hem sanatçı, hem tasarımcı hem de insan hakları savunucusu olarak Ai Weiwei'nin büyük bir hayranıyım. O inanılmaz derecede cesur bir adam ve yaptığı çalışmalarla düzenli olarak Çin hükümetinin gazabına uğramayı göze alıyor. Yapıtları genellikle politik ve oldukça sıra dışı. Onunla tanışmak istedim ama benim kim olduğum hakkında kesinlikle hiçbir fikri olmadığını düşünüyordum. Bir şekilde tanıştık."  

"Yapacağım albümü yani I/o projesini ona anlattım ve onun da bu işte olmasını istedim. Ai Weiwei, bu projenin bir parçası olmayı kabul etti ve bize üç tasarım gönderdi. İşlerinde çokça kullandığı bu orta parmak imajına sahip ve genellikle iktidardakilere yönelik yaptığı bir çalışmayı seçtik. Yani bu onun için önemli bir semboldü ve yaptığım çalışmanın hikayesi bağlamında, ölüm baskın güç ve kahraman geri dönüyor,  temasına da çok güzel oturuyordu. "

Böylece Peter Gabriel'in yakında çıkacak olan albümü "i/o"nun kapağı Ai Weiwei'nin yapıtıyla sunulacak. Gabriel, bu albümde yer alacak olan "Road to Joy" parçasını da bu hafta single olarak yayınladı. Brian Eno ile birlikte yazdıkları bu parçayı aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz. 




Pandemi öncesinde yaptığımız Görme Biçimleri'nden birini Ai We,wei'ye ayırmıştık. İki saati aşan etkinlikte izleyenlerden yoğun ilgi almıştı. Yakın bir zamanda youtube sitemde orada yapılan çekimlere yer vereceğim. Şimdi o çekimlerin montajları üzerine çalışıyoruz. Pek yakında bölüm bölüm yayınlayacağım ama şimdilik Ai Weiwei'nin sanatıyla tanışmak için aşağıdaki videoyu sizlere sunuyorum.

Aptulika


 





 

John Mellencamp'tan yeni albüm öncesi ilk single.



John Mellencamp ismini yokluk döneminin TRT televizyonunda "Rock Market" ve Dönence" programlarında duymuş ve ondan sonra da. zevkle dinler olmuştuk. "Yokluk dönemi" dedim ama aslında kelimenin tam anlamıyla "bolluk"muş o dönemler ama biz o zaman Heavy ile dolu işlerin peşine düşmüştük. İşte o dönemde heavy metal'in sert tınıları içinde yoğrulurken farklı bir tını ile karşılaşmıştık. Açıkcası onun tarzını bir türlü bulamamıştım, eh hani ilk bakışta country, folk ögesini yüksek buluyordunuz ama bir o kadar da sert rock tınısı arayan beğeni hanemizi de doyuruyordu. O günden bu güne Mellencamp'ı dikkatle takip etmedim ama gözüme çarptığında da kayıtsız kalmadım ve her defasında da karşıma çıkan şey beni mutlu etti. 

Aradan hiç yoksa kemiksiz 35 yıl geçmiştir ve kimi zaman kaset kimi zaman CD kimi zamanda plak olarak Mellencamp'ı takip etmişimdir ama o gün de bugün de bir tarzın içine alamamışımdır. Country, folk ögeleri elbet hakimdir ama bir o kadar da rock ve blues hissedilir. Hani Southern (Güney) Rock diyeceğim ama ona yeltenemiyorum. Şimdilerde yapılan tanımla Americana demek daha doğru olacak ama galiba en doğru tanım, Mellencamp tarzı demek. 

John Mellencamp'ın yeni albümü  Orpheus Descending, 16 Haziran'da Republic Records etiketiyle piyasaya çıkacak. Bu cuma yani 2 Haziran 2023'te bu albümde yeralan ilk single'ını yayınladı.  “Hey God”  adını taşıyan bu parça Mellencamp'ın alameti farikasını bir kez daha bizlere sunuyor... şimdilik slide gitarı duyuyoruz ve tabii o keman dokunuşlarını da hissediyoruz. 

John Mellencamp demek sadece müzikle sınırlı değil, adamımız dünya meseleleriyle de bir hayli ilgili...  Bu nedenle yeni albümde sosyal meseleler Mellencamp'ın şarkılarının mihenk noktası olacak, en azından görünen köy onu gösteriyor.

Merakla bekliyoruz. 

Aptulika





5 Haziran 2023 Pazartesi

Kantolar artık sustu!



 1970'li yılardan 80'lerin sonuna kadar televizyonlarla evimize konuk olan Nurhan Damcıoğlu, eğlence programlarının vazgeçilmeziydi.

 Eğlence deyip geçerdik ama o aslında bir kültür taşıyıcısıydı da aynı zamanda. 

Onunla kantolara erişebiliyorduk. 

Eğlence deyip geçiyorduk ama o aslında geleneksel tiyatromuz olan Ortaoyunu'nun ve Direklerarası'nın içinde  olan kantoları gezici bir müze ve bir akademi gibi oturma odamızda duran televizyonlara taşıyordu. 

Şimdilerde yere göğe sığdıramadığımız hatta saraylarda halılar serilen eğlence dünyasının ünlüleri ile Nurhan Damcıoğlu'nu karıştırmayın derim. 8 yaşında sahne tozuyla tanışmış ve 16 yaşında sahneye çıkmış bir tiyatro sanatçısı olan Damcıoğlu, donanımlı ve usta bir sanatçıydı.

 Onu 82 yaşınada kalp yetmezliğinden bugün kaybetmişiz...Lafın gelişi olarak, "Yeri dolmayacak" denir genellikle ama Nurhan Damcıoğlu'nun yeri gerçekten dolmaz. 




Joan Jett yeni albümü "Mindsets"

 


Akustik olarak takıldığı "Changeup" albümüyle geçen yıla damgasını vurmasa da bir sıcaklık ve tabii samimiyet bırakacaktı, Joan Jett. 

Tümüyle kızlardan kurulu ilk rock gruplarından olan ve bir hayli de sert takılan The Runaways, 1975'ten 1979'a kadar fırtına gibi esmiş ve şimdilerde 60'ını aşmış  bir kuşağın ilk gençlik anılarının silinmez bir hatırası olarak kalmıştı. 

Bu efsane gruptan günümüze iki isim istikrarlı solo kariyerleriyle taşınmıştır. Bunlardan biri Lita Ford ise diğeri de Joan Jett'tir. Ama aslına bakılırsa Jett bir kademe daha ciddi işler çıkarmıştır. Bunu yaparken de tek başına değil grubu The Blackhearts'ı da yıllarca koruyarak bu işi sürdürmüştü. 

Bu Cuma çıkan yeni çalışması "Mindsets", 6 parçalık bir EP(mini albüm). Çıktığı gün sabahtan gördüm ama , itiraf etmeliyim ki ilk anda pek yüz vermedim. Geceleyin şöyle bir bakayım dedim ve albüme bir adım atınca beni bir anda kendine bağladı. 


O 1970'lerin saf rock'n roll'u ve o The Runaways'in kadınsı hard rock'ı, üzerine bir kimyasal alavere sürülmeden çiğ ve saf haliyle günümüze taşınmış. Aslına bakarsanız Joan Jett bunu hep korudu ama biz başka ağaçlarda dal arama peşindeydik ama o dallar bir bir kırılacak çürüklükteydi, o da başka mesele.

Hani ağzı doldurarak, olur olmaz kanadı kırık her şeye punk yaftası asmayı maharet sanan çok bilmişler varya onlara diyeceğim şudur; Joan Jett'e bir kulak verin ve orada 70'lerin rock'n roll'unu bulacaksınız ve orada punk'ın en saf halini yakalarsınız!

Çeyrek asrı çoktan devirmiş bir Joan Jett, 1.66'lık boyu ve bıçkın yapısıyla hala bir köşebaşında kendine sataşacak adamları dövmek için deri ceketiyle bekliyor gibi. 

Joan Jett ve grubu The Blackhearts'ın mini albümü "Mindsets"e bir kulak verin derim. 

Aptulika

1 Haziran 2023 Perşembe

Liste Başı PLAKLAR - 1 Haziran 2023

1. Mirror in the Sky - YES (1) 




2.  Dokuz 1 - OZAN MUSLUOĞLU(6)




3. Tales Of Time - JOE BONAMASSA  (5)


 


4 -Live in Györ - DJABE & STEVS HACKETT (2)
 

5. Guitarists of İstanbul - GUITARIST OF ISTANBUL  (4)
6. Lost Ghost - KEREM GÖRSEV(3)

7. Nobodys Fool - JOANNE SHAW TAYLOR  (Yeni)
8. Eventually - JACOP YOUNG (7)
9. Savoy - TAJ MAHAL (Y)
10. Life is Movie - LAURENT DE WILDE  (Y)
11. Redemption - MYSTERY  (Y)
12. Mile End 2 -ARIEL POSEN(Y)
13.Conjuring - LAUREN HENDERSON  (Y)

14. Voice of the Living - WIM MERTENS  (Y)
 
15. Golden Age of Music - Arjent Lucassen's Supersonic Revolation (Y)
16. Drastic Symphonies -  DEF LEPPARD (8)
17. "72 Seasons" - METALLICA (9)

18. RökFlöte - JETHRO TULL (10)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...