paul robeson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paul robeson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2018 Pazartesi

Sınır Tanımayan Bluescu: Little Axe


Odamın içine ellerinde renkli mailer dolu kokteyl kadehleriyle hafta sonu bir tekno bara gitmiş dans eden insanlar girdi. Ev zaten bir tekno klüp haline geldi. Amacım biraz blues dinlemekti... gene dinliyorum dinlemesine ama içinden renk renk ışıklar bir yanıp bir sönerken sanki bir diskodayım... Amaney bluesımın fren balataları yandı... Ritm beni esir aldı.

Little Axe'ın "London Blues " albümünü dinlerken bu duygular içindeyim.

Herşey bundan 25 yıl önce 1949 doğumlu bluescu Skip Mc Donald'ın bir anda Little Axe halini almasıyla başladı. O gün kurallar yerle bir olacak ve alışkanlıklar bozulacaktı. 1994 yılında çıkan Little Axe albümü "The House That Wolf Built" dünyaya tanımlanamayan bir meteor gibi inecekti. O gün hip - hop kombinasyonlarıyla blues yapan sanatçı bugüne dek sınırları zorlamaya devam ediyor.
Skip Mc Dohald, Little Axe mahlasıyla farklı işlere imza atmaya devam ediyor. Yeni çıkan "London Blues"ta bunlardan biri. Blues, gospel, reggea, dub,  trip - hop karışarak günümüz müzik biçimlerile buluşuyor. Bunca sınır tanımazlığa rağmen çıkan sonuca baktığımızda blues'ın ilk dönemindeki saflığı, sadeliği Howlin' Wolf'vari yabanıllığı hissediyoruz.


28 Yıl Öncesinden Bir Tanıdık
Little Axe'in bu çalışmasında katkı veren konuklardan biri de Doug Wimbish. 1989 yılında çıkan "Vivid" isimli bir hard'n heavy albümü vardı ve bu çalışma heavy metal ile funk, soul tarzlarını buluşturarak bir ilke adım atıyordu. Sonradan funk metal diye de adlandırılacak bu tarzı mimarı olan bu grubun ismi de Living Colour'du. Ezberleri bozan, sınır tanımayan Living Colour'un basgitaristi Doug Wimbish'u bu çalışmada görmekteyiz.


Paul Robeson'un Mahkemedeki Gürleyişi

Little Axe'in  "London Blue" albümünde benim için sürpriz olan bir parça vardı. "Great Heroes" isimli bu çalışmada vokal bölümü olarak mahkemede yapılan bir savunma aynen kullanılmış.
Paul Robeson
ABD'nin yüzkarası McCarty dönemi yani bilinen adıyla "Cadı Avı". 1950'li yıllarda ABD'de komünizmle mücadele adıyla aydınlar, sanatçılar üzerinde bir av başlamıştı. Dönemin Hollywood oyuncularına kadar varan fişlemeler, komplolar, sorgulamalar. Kimler yoktu ki o yıllarda bu beladan nasibini alan. Kimileri ispiyonculukla kurtulacaktı kimileri dimdik duracaktı. İlginçtir Marilyn Monroe bu dik duranlardan biriydi. İşte o günlerin sorgulananlarından biri de siyahi operacı, aktör, milli atlet olan Paul Robeson'du. Nazım Hikmet'in de arkadaşı olan Paul Robeson (*), sosyalist bir dünya görüşüne sahipti ve bu yüzden de en baştan o mimlenmişti.  Sorgulamalarda "komünist misiz" diye sorarlarken Robeson'a bunu sormayacaklardı. Ona "Niye Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne gidip, konser verdiniz?" diye soracaklardı. Ve tabi ona "vatan haini" suçlamasını yapacaklardı. Bu suçlamalara karşı Paul Robeson mahkemede muhteşem bir savunma yapacaktı. İşte Robeson'un mahkemedeki konuşmasının kayıtları üzerine Little Axe müzik yaparak "
Great Heroes" ismli parçayı oluşturmuş. 

Little Axe ‎– London Blues paarçaları
1 Be Thankful (Amongst The Grateful)
2 London Blues
3 Snake Oil
4 Deep River
5 Factory Girl
6 Next Week Thursday
7 Sparrow's Nest
8 House Of Bones
9 When I Rise
10 Great Heroes
11 Factory Girl (Dub)
12 Deep River (Dub)
13 London Blues (Dub)
14 Next Week Thursday (Dub)
15 Sparrow's Nest (Dub)
16 When I Rise (Dub)


Bas – Doug Wimbish (çaldığı parçalar: 1-8,11-15), George Oban ( 1), Skip McDonald (9-10)
Davul – Keith LeBlanc (2,13), Perry Melius (1,3-12,14-16)
 Gitar – Skip McDonald
Armonika – Alan Glen (6-8,14-15)
 Vokal – Skip McDonald (2,5,8-9)
Slide Gitar – King Size Slim (1,4-5,7,11-12,15)
Vokal – Ghetto Priest ( 9), Paul Robeson (10)





(*)  Nazım Hikmet'in Paul Robeson için yazdığı şiir


Korkuyorlar

Bize türkülerimizi söyletmiyorlar Robson*

İnci dişli, zenci kardeşim,

Kartal kanatlı kanaryam.

Türkülerimizi söyletmiyorlar bize,

Korkuyorlar Robson

Şafaktan korkuyorlar,

Görmekten,

Duymaktan,

Dokunmaktan korkuyorlar

Yağmurda çırılçıplak yıkanır gibi ağlamaktan

Sımsıkı bir ayvayı dişler gibi gülmekten korkuyorlar

Sevmekten korkuyorlar, bizim Ferhat gibi sevmekten

Sizin de bir Ferhatınız vardır elbet

Robson, adı ne

Tohumdan ve topraktan korkuyorlar

Akan sudan ve hatırlamaktan korkuyorlar

Ne iskonto, ne komisyon, ne veda isteyen bir dost eli

Sıcak bir kuş gibi, gelip konmamış ki avuçlarının içine

Ümitten korkuyorlar Robson, ümitten korkuyorlar ümitten

Korkuyorlar kartal kanatlı kanaryam

Türkülerimizden korkuyorlar.

Nazım Hikmet RAN

*Orjinali Robeson. Paul LeRoy Bustill Robeson Nazım Hikmet'in serbest bırakılması için dünya çapında kampanya başlatmış. Nazım'ın dört şiirini bestelemiş, ABD'li oyuncu, atlet, bas - bariton ses sanatçısı, yazar, sivil haklar savunucusu. (Kaynak wiki)

5 Haziran 2017 Pazartesi

Eric Bibb'in akustik evreninde Göç Şarkıları


Akustik blues'ın en önemli gitaristi, vokalisti ve bestecisi Eric Bibb yeni albümünde göç şarkılarını bir araya getirmiş. New York doğumlu sanatçı, 1970'ten beri İsveç'te yaşıyor. Bu ikametgah değişimi onun seçimi ama göç Bibb'in ailesinden gelen bir miras. Dedesi de ülkesini terkedip, dünya görüşünün izini takip edecekti.
Eric Bibb'in babası bir tiyatro şarkıcısı, amcası da bir caz piyanistiydi. Yani maaile müzisyendi, tabiki eve gelen dostlar da. Bu dostlardan biri de Peter Seeger'miş. Amerikan folk müziğinin bu önemli ismini şimdi bir parantez açıp anlatmamızda fayda var, zira ilk anda bir anlam ifade etmeyebilir. Peter Seeger, ABD'nin 1950'lerde yaşadığı 'Cadı Avı'denilen Mc Carthy döneminde "Komünist" suçlamasıyla hedef yapılan bir folk şarkıcısı ve yıllarca yasaklanmış,yok sayılmış bir isimdi.

Eric Bibb'in ailesi Pete Seeger gibi "sakıncalı" biriyle dost olmakla kalsa iyi dedesi de siyahi bir "komünist" idi.
Eric Bibb'in dedesi bariton bir operacı ve oyuncu olan Paul Robeson'du. O da Pete Seeger gibi McCarthy soruşturmalarında sorgulanan bir isimdi. Robeson yaşam görüşü olarak sosyalizmi seçmiş, siyahi bir sanatçı ve eylemciydi. Yani 1950'lerin ABD'si için çifte kavrulmuş bir 'sakıncalı'ydı. (Meraklısı için not düşmemiz gerekirse Paul Robeson, en önemli şairimiz Nazım Hikmet'in de yakın arkadaşıydı ve ondan bahseden bir şiiri de vardır.) Durum böyle olunca da Robeson, Sovyet Rusya'ya göç edecekti. 
Çizim : Aptulika
aptulelcioglu@gmail.com
www.aptulika.com

Dedesi gibi Eric Bibb de gençlik yıllarında Sovyet Rusya'ya gidip, burada üniversite eğitimini  pisikoloji üzerine yapmış. Ardından da ABD'den iyice koparak 1970 yılından itibaren yaşamını Avrupa'da sürdürecekti. 
Eric Bibb, ülkesi ABD'den uzak kalmayı seçse de Amerikan müziğinin yaşayan en önemli temsilcilerinden biri. 
Akustik Blues'ın bu önemli temsilcisi 1972'den bu yana yirminin üzerinde albüm kaydetti. Sanatçı son albümü "Migration Blues"ta dedesi ve kendisin de başına gelen zorunlu yolculuk yani "Göç"ü konu edinmiş. 
15 şarkının yer aldığı albümde protest folk'un baş yapıtı "This Land is Your Land" tüyleri diken diken eden harika bir yorumla karşımıza çıkarken, Bob Dylan'ın yorumuyla 68'li yılların marşı haline gelen "Masters Of  War" Bibb'in albümünde bir kez daha günümüze ışık tutuyor. Bu iki şarkının yanısıra Eric Bibb'in özgün çalışmalarının da yer aldığı albümde "Delta Getaway", "Postcard From Booker", "Morning Train" gibi etkileyici çalışmalar öne çıkıyor. Kendi adıma çok sevdiğim "Brotherly Love""Four Years, No Rain" ile "La Vie C'est Comme Un Oignon" diğer dikkate değer işleri oluşturuken, "With A Dolla' In My Pocket" bir kovboy filmi tadında. 
Saf ve doğallığı tercih ettiğini üzerine basarak belirten Bibb, blues'ı akustik olarak yapmayı seviyor. Gitarı kendi çalarken banjoya ayrı bir sevgi duyduğunu saklamıyor. Yanısıra mandolin, armonika ve keman gibi enstrümanları da albümüne konuk müzisyenlerle katmış. Sanatçı yıllar yılı ülkesinden uzak yaşamasını da , "Şimdi İsveç'teyim ama aynı zamanda Fransa'dayım, İtalya'dayım, Rusya'dayım yani bütün dünya benim ülkem." sözleriyle açıklıyor. 
Akustik blues denince mutlaka bahsi geçmesi gereken isim hiç kuşku yoktur ki, Eric Bibb'dir. Arasıra bu durakta durup, kendimizi bu müziğe emanet etmemizde yarar vardır. 
Aptulika



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...