orhan kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
orhan kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2023 Cuma

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 206



Erskine Caldwell
 "Belalı Yer"
Çeviri :Asım Bezirci - Hasan Akkuş
Oda Yayınları
  (1. Basım Ocak 1981)

Amerikalı romancı Erskine Caldwell ile ilk tanışmam sahafta karşıma çıkan "Alın Yazısı" romanını görüp, ismiyle dalga geçmemle oldu. İlk intiba tabiki arabesk bir melodramla karşılaşacağım oldu. Açıkcası kitabı yayınlayan Varlık yayınları olmasaydı almazdım da. Eve geldiğimde de kitaba şöyle bir başlarım ama devamını getiremeden bırakırım sanıyordum, ancak bir başladım ki sormayın gitsin, bırakmak ne mümkün. İşte Caldwell ile tanışmam böyle oldu ve ondan sonra da başka bir kitabına nerde rastlarsam mıknatıs gibi yapıştım. Diğerleri de birbiri ardına geldi hani... Tabii belirtmeliyim ki bu kitapların hepsi eski basımdı. Bu yazarım kitaplarının yeni baskısı olmaması çok acı ama eski yıllarda haylice kitabının yayınlanmış olması da keyiflendiriciydi. 

Erskine Caldwell, toplumsal konulara çok güzel girebilen bir yazar. Ezilen sınıfların hayatına çok güzel girebiliyor. 1970'li yıllarda ülkemizde bir hayli önemde olan toplumcu (sosyalist) gerçekçi edebiyat akımına yakın bir havası var diyebilirim. Ancak Caldwell'in bakışında ezilen sınıflar kutsanıp, ezenler hep kötüdür gibi bir anlayış yok. İşçi sınıfı tüm gerçekçiliği ile keskin bir şekilde insani ( olumlu ve olumsuz) yanları veriliyor. Eh hani bizim yazarlarımızdan Orhan Kemal'e daha yakın buluyorum diyebilirim, zaten sevme nedenim de bu yüzden oldu galiba. Ezilen sınıf karekterleri kötü, lümpen de olabiliyor... tıpkı hayat gibi. 


Caldwell romanlarının mekanı bir tiyatro dekoru gibi karşımızda şekilleniyor. Bu kurmaca bir dekor değil, sınıfsal olarak kenara itilmiş bir getto, varoş, aşağı mahalle ya da bizdeki eski tanımıyla gecekondu halinde karşımıza çıkıyor. Yazar bu ortama bizi bir film kamerasıyla sokar gibi alıyor ve oradan bir birey üzerinden toplumsal analizi bizlere sunuyor. Bunlar tabiki didaktik veya araştırmacı gazeteci bakışında değil, çok güzel bir anlatımla adamın basit hikayesinden ortama giriyoruz. "Alın Yazısı"nda bir kenar mahalle ortamında eşini kaybetmiş ve kızıyla birlikte zor yaşam şartları altında kalan bir kadının öyküsü etrafını saran dedikoducu komşular atmosferinden bizi içine alıyordu. "Belalı Yer" romanında ise bir işçi sınıfı  varoşunda kırsal köyünden gelmiş bir adamın yaşamına giriyoruz. Çalıştığı fabrika atıl konumda, işsizlik had safhada, küçük kızı evden kaçmış ve hayatını bir hayat kadını konumunda sürdürmeye yöneltmiş. Genelde herkesin yaşam çizgisi aynı ama birbirini çelmeleyen ortak kaderin sakinleri. 

"Belalı Yer"deki baş karakter ile "Alın Yazısı"ndaki sonradan ortaya çıkan Jethro adındaki yan karakter yer yer benzer özellikler taşıyor... keza kadın karakterler de öyle. Ancak bu benzerlikler, bir tekrar ya da şablon konumunda değil. 

Erskine Caldwell, ABD edebiyatının toplumcu gerçekçi romancısı her dönemde geçerliliğini koruyan sınıfsal bakışı ve romancı değeriyle es geçilemeyecek bir yazar. Günümüzde yeni baskısı yok ama sahafları gezerseniz mutlaka bir romanı karşınıza çıkabilir... İşte o zaman tereddüt etmeden alın derim. 

Aptulika



12 Mart 2022 Cumartesi

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 189


Orhan Kemal
 "Baba Evi"
Epsilon Yayınevi
 (17. Basım:  Mart 2005)


İnsan çoğu kez gençken okuduğu ve sevdiği yazarları yıllar geçip, orta yaşı da fena halde aşınca eski bir hatıra olarak görür. Kimi zaman artık eskisi kadar etkili bile gelmeyebilir size. Söz konusu Orhan Kemal olunca bu geçerli olmuyor, hatta tam tersine sanki ilk defa keşfettiğim bir yazarı okuyormuş gibi bile oluyorum.  
Son yıllarda Orhan Kemal'in okuduğum romanlarını tekrar okuma ihtiyacı bile duyuyorum. Neyse ki arada sırada daha önce okuma imkanı bulamadığım, gözümden kaçmış romanlarını buluyorum da okuma zevkini yaşıyorum. İşte bunlardan biri de "Baba Evi" olacaktı. 
"Baba Evi" bir anlamda Orhan Kemal'in kendi çocukluğunu ve ilk gençliğini roman kurgusuyla anlattığı bir otobiyografi de diyebiliriz. Bu aynı zamanda "Küçük Adam'ın Romanı" isimli dizinin de ilk kitabı ve ardından "Avare Yıllar" geliyor. 
Orhan Kemal'in babası Avukat Abdülkadir Kemali, Kurtuluş Savaşı'na gönüllü olarak katılmış ve ardından da TBMM'nde birinci dönem (1920 - 1923) milletvekilliği yapmış.   Ancak Abdülkadir Kemali bir süre sonra muhalefet etmeye başlar ve ailesi ile birlikte Beyrut'a kaçmak zorunda kalır.  İşte Orhan Kemal bu otobiyografik romanında çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını anlatır. Varlıklı bir yaşamdan yoksulluğa geçen aile sürgün yaşamında bir çok zorluk yaşar. Baskıcı bir babanın güdümünde yaşanan çocukluğa bir de okuldan ayrılmak durumu da eklenecektir. 
Orhan Kemal'in "Baba Evi" romanı bir çırpıda okunacak ve devamı fena halde merak edilecek bir dizi film tadında. 

APTULİKA
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...