dario argento etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dario argento etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2018 Perşembe

Dario Argento sinemasındaki İtalyan Rock grubu: GOBLIN - 10.bölüm



Cenk Akyol'un hazırladığı Goblin ile ilgili yazı dizisini bugün bitiriyoruz. 
Son bölümde de Goblin'in çalışmalarından örneklere yer veriyoruz.



Goblin -- Terra Di Goblin
1978 yılı "Il Fantastico Viaggio Del 'Bagarozzo' Mark" albümünden.




Goblin - Suspiria Theme  
1977 yılı "Suspiria" film müziğinin ana teması.




Goblin - Aquaman 





Goblin - Suspiria Theme  
Agostino Marangolo'nun davul solosu. 
22/Nisan/2011 tarihli konserlerinden.



GOBLIN - Deep Red
1975 ya da 1976 yılında İtalyan televizyonundaki konserlerinden.



GOBLIN - Rebirth konseri
  Roma'da 2011 Nisan'ında yapılan yeniden kuruluş konserinden  kareler.  concert in April 2011.  Fabio Pignatelli - bas, Agostino Marangolo - davul, Aidan Zammit - keyboard, Danilo Cherni - Keyboard, Giacomo Anselmi - gitar ve buziki.


10 Aralık 2018 Pazartesi

Dario Argento sinemasındaki İtalyan Rock grubu: GOBLIN - 7.bölüm



"Film müziği tarihinde bir köşe taşı olmuştuk. Ama çok gençtik ve kendimizi idare etmeyi beceremedik. Ve son derece önemli bir fırsatı kaçırdık. Ayrıca 70’ler tamamen farklı bir dönemdi. O yıllarda insanlar para ve başarıyı düşünmeden tutkuyla çalıyorlardı.

 Müzik dünyası büyük bir aile gibiydi."




Agostino Marangolo (davul)  



Müziğe ilk adımlarınızı anlatabilir misin ?
On yaşıma geldiğimde davulları ve rock müziği sevmeye başladım. Saksofon ve piyano çalan ağabeyim Antonio ile bazı gruplarda çaldıktan sonra müzikal yeteneklerimizi babama kanıtlayabildik ve profesyonel olarak bu işi yapmaya karar verebildik. O zamanlar aristokrat ve sol kökenli olan ailemizden herhangi bir destek almadık.  Onlar Uzun saç + şehir yaşamının = uyuşturucu  + şiddet olduğuna inanıyorlardı. Ama babam Sicilya'nın bir sanatçı olarak yaşamak için doğru yer olduğunu düşünmüyordu. 1969 da bizi RCA’ya götürerek “Flea on the honey” isimli grubu kurmamızı ve kayıt yapabilmemizi sağladı.  Ki o albüm hiç satmadı. 1975’te Roma’da çok sık gittiğim bir pub olan “The Titan” da  Walter Martino ve Claudio Simonetti ile tanıştım. O anda sanatsal yönüm de değişmiş oldu. 


Goblin’e nasıl katıldın ?
Gruba Profondo Rosso’nun kayıtları sırasında Walter Martino’nun yerine girdim. Bütün grup beni çok sıcak karşıladı. Kısa zamanda Fabio Pignatelli ile dost olduk. O da benim gibi caz seviyordu. Diğerleri Genesis , Yes gibi rock gruplarından hoşlanıyordu. Ailemde de her zaman caza çok değer verilirdi.

Stüdyoda nasıl çalışıyordunuz ?
Gerçekten çok iyiydi. Diğerlerinin yaptığını hemen kaptım ve “Death dies”a da bazı fikirlerimi kattım.

Dario Argento için ne düşünüyorsun ? Size yardımcı oluyor muydu ?
Evet yardımcıydı.  Müzikler hakkındaki bütün kararları beraber alınırdı. Dario çok zeki ve etkileyici birisidir. Çok kuvvetli müzikal içgüdüleri vardır.

Profondo Rosso’yu kaydettiğinizde filmin bir kült mertebesine yükseleceğini ve müziklerinin çok büyük bir başarı yakalayacağına inanıyor muydunuz ?
Doğrusunu söylemek gerekirse benim hiç şüphem yoktu.

Profondo Rosso gerçekten çok başarılımıydı ?
Evet , 56 hafta listebaşında kaldı. Riccardo Cocciante’ye destekçi olduğumuz turnede ondan daha fazla seyirci topluyorduk

Bundan rahatsız olmuş muydu ?
Hiç değildi , O da bizim gibi genç ve daha kariyerinin başındaydı. Çok ciddi bir müzisyendi ve sadece bizim adımıza mutlu oluyordu. Goblin görüntü ve imajdan çok müziğe odaklı bir gruptu. Tıpkı günümüzdeki başarılı ve büyük bir çok grup gibi.

Suspiria Profondo albümü Rosso kadar başarılı mıydı ?
Hayır , fakat Suspiria’daki müziğin ticari olmayan bir tavrı vardı. Film müziği veya başka bir yere koyulamayacak deneysel bir albümdü. Bu açıdan bakarsan çok ilginç bir deneyimdi. Bu albümde Profondo Rosso’dan daha fazla görev aldım. Ayrıca bu albümde hiçbir sınırlama olmadan sıradışı ve değişik enstrümanlar çalma olanağım oldu. Argento biraz “Kraftwerk tarzı" müzikler istedi, biz de onu mutlu etmekten hoşnuttuk. Sonuç çok iyiydi. Dario çekimlerde müzikleri aktörlerin doğru bir atmosferde olmaları için isterdi.

Suspiria’dan sonra neler yaptığını anlatır mısın ?
Suspiria’dan sonra herhangi bir filmle alakalı olmayan Roller’ı kaydettik. Fakat bu bir başarısızlık oldu. Böylece Goblin’in film müzikleri yapan ve seslendiren bir grup olduğunu anladık. Ama ne olursa olsun yeni deneyimlerimiz olsun istiyorduk. Konser vermek istiyorduk. Ve şarkı formunda bir albüm yapmak için prodüktör arıyorduk. Böylece "Il fantastico viaggio del 'bagarozzo' doğdu. Bu albüm sonun başlangıcı oldu.  Hangi yöne kayacağımızı tartışmaya başladık. Pignatelli ve ben film müziklerine devam etmek istiyorduk; çünkü millet bizi bu işlerimiz yüzünden tanınıyordu.Ve “Zombi”den hoşnut kalmıştık. Bu önemli işten sonra Claudio grubu bıraktı, ardından da Argento da bizimle çalışmayı bıraktı.



Ondan sonra ne oldu ? 
Guarini, ağabeyim ve ben   Buio omega ve Contamination’ı kaydettik. Sonradan ağabeyim Notturno ve  St Helens’te de çaldı. Ama ne yazık ki Goblin diye bir grup kalmamıştı artık. Film müziği tarihinde bir köşe taşı olmuştuk. Ama çok gençtik ve kendimizi idare etmeyi beceremedik. Ve son derece önemli bir fırsatı kaçırdık. Ayrıca 70’ler tamamen farklı bir dönemdi. O yıllarda insanlar para ve başarıyı düşünmeden tutkuyla çalıyorlardı.
 Müzik dünyası büyük bir aile gibiydi.

Goblin sonrası neler yaptın ?
1980’de Carlo Pennisi ile Perigeo’ya katıldım. Benimle beraber kadro Carlo Pennisi, Giovanni Tommaso, Maurizio Gianmarco ve Danilo Re’den oluşmaktaydı. Bir yılda iki turne yaptık, ve sonrasında Effetto amore’yi kaydettik. Sonraki "L'aldilà" film müziğinde session-man olarak yeraldım. Ardından Alberto Fortis ile turneye çıktım. Birkaç yıl sonra Pino Daniele’in grubuna katıldım. 


Spaghetti Nıghmares kitabında yeralan bu röportajın Alessandro Curci tarafından yapılan  ingilizce çevirisi ; www.goblin.org sitesinde  yeralmaktadır.



Devamı Var 
Yarın grubun diğer klavyecisi Maurizio Guarini 



9 Aralık 2018 Pazar

Dario Argento sinemasındaki İtalyan Rock grubu: GOBLIN - 6.bölüm



"İyi müziğin iyi görüntüden etkisi daha fazladır. Gerçek şu ki “Profondo Rosso” ikinci kez vizyona girdiğinde tanıtım filmlerinde “olağanüstü müzikler GOBLIN” ifadesi yer alıyordu. Bence bu filmde gerçek etkisinde Goblin’in payı %75dir."


Massimo Morante (gitar)  


Müziğe ilk adımını nasıl attın ?
Yeni yetme bir Jimi Hendrix ve Rock-Blues aşığı olarak elektrik gitar çalmaya başladım. Arkadaşlarımın mahzeninde yüksek sesle çalardık. Ama iyi bir ses yakalamak için değil sadece gürültü ve eğlence için. “gürültü için gürültü” yapardık ! 18’ime geldiğimde Claudio Simonetti ve Walter Martino ile tanıştım. Beraber çalmaya başladık 

1974’deki İngilizce döneminizden neler hatırlıyorsun ?
Cherry Five’ta İngiliz vokalistle çaldığımız dönemde yaptığımız albüm bizi Eddie Offord’a ulaştırdı. Müzikal projelerimizle ilgilendi. Bunun bizim için iyi bir şans olduğuna emindik (belki de fazla abarttık).  Keith Emerson’un stüdyosundan bir piyanosunu kiraladık. Birkaç demo hazırladık. Ve oradaki kolejlerde bazı konserler verdik. Ama sonunda İngiltere’de düşündüğümüz plak işi olmadı ve elimize konserlerden çok az para geçti.

Keith Emerson ile kişisel olarak tanıştınız mı ?
Stüdyodaki çalışmalarımızdan önce tanıştırıldık ama sonradan başka bir yakınlaşmamız olmadı. Ama hatırlıyorum Emerson o zamanlar başarısının zirvesindeydi. Ve tamamen bir üşütüktü. Konser salonlarında bir “easy rider” tavrıyla dolaşırdı. Tamamen kendi dünyasında yaşıyordu.

60’ların ideolojik ve siyasi hareketlerini nasıl yaşadın ?
Pek içinde değildik. Çiçek çocukları bütün zamanlarını sokaklarda geçirirdi. Biz devamlı stüdyodaydık ve hayatımız tamamen farklıydı. Tabi ki bizim de siyasi düşüncelerimiz vardı. Fakat kariyerimizi sürdürebildirmek adına herhangi bir politik oluşuma dahil değildik. Bana kalırsa , gruptaki diğerleri de benimle aynı düşüncedeydi. 1968 ülkedeki en karanlık yıldı. Komünist parti bir çok genci kutuplaştırılıp terörist yapmaya çalışıyordu. İşçi sınıfının oylarına oynuyorlardı. Biz bu sıralarda hiçbir gruba dahil değildik. Diğerleri özgür gibi davranırken Biz tamamen özgürdük 

İngiltere rüyanızda kalmıştık. Nasıl sonlandı ?
Offord hiçbir şey yapmadan oyalandığından Roma’ya döndük. Belki yapabileceklerimizden emin değildi. , belki de “Yes” ile fazla meşguldü. Sonuçta bu konuyu fazla düşünmedik, daha ısrarcı olmalıydık. Fakat çok para kaybetmiştik.

Offord’un sizi refüze etmesi kariyerinizi sınırlamış olabilir mi ?
Bilemem .....belki  kim bilebilir ki ?

Bir prog-rock grubu olmanızın film müzikleri yapmaya başladığınızda bir engel olduğunu düşündünüz mü ?
Evet ben düşündüm. başlarda film müzikleri yapmayı düşünmüyorduk.

O zaman Dario Argento ile tanışmak bu olumsuzluğu size yaşatmadı diyebiliriz
Tabi ki Dario, Cherry Five’taki şarkılara vuruldu. Ve bir kaçını Deep Shadows ve Profondo Rosso’nun girişinde kullandı.

Sana göre Profondo Rosso’nun bu kadar başarılı olmasının sebebi nedir ?
İşin sırrı daha sequencer diye bir şey yokken bizim bir prototipini kullanmamızdır. Arpeji dört ölçü çaldık ve “sequencer” üzerinden bir döngü yarattık. Dario’ya iyi bir miksajın şarkıya gerçek gücünü vereceğini belirttik. Kayıt esnasında “daha karanlık bir ses” elde etmek için tellerin altına kauçuk bir köpük sıktım. Son olarak Claudio’nun fikriyle kilise orgu kullanıldı.

Albümde neden Gaslini’nin şarkılarını da çaldınız ?
Dario’nun fikri değildi , Cinevox öyle istedi. Çünkü bir albüm için çok fazla boşluk vardı.

Gaslini’nin Profondo Rosso’daki bestelerini beğenir misin ?
Pek değil , School at night dışındakiler bana çok gülünç gelir.




Gaslini’nin parçalarının orijinallerinden (Deep shadows, Death dies) ne kadar ilham aldınız ? 
Tabi ki parçaların melodilerinde sadık kaldık. 

Mike Oldfield’ın Tubular Bells’ini taklit ettiğiniz doğru mu ?
Dario bizden etkilenmemiz için bir çok parça dinlememizi istese bile ( Tubular Bells de bunlardan biriydi ) Ben parçadan herhangi bir şey aldığımızı düşünmüyorum. Tabi ki her iki parçanın benzer dinamikleri var.

Oldfield’ın soundtrack yapımlarında bir değişim sağladığını düşünüyor musun ?
Hayır Oldfield bir deneyim yarattı. Ama köklü bir değişiklik değil.

Profondo Rosso ve  Suspiria hakkında ne düşünüyorsun  ?
Profondo Rosso Italyan sinemasını dışarıda ünlendirdi. Suspiria da olağanüstü bir filmdi. Her anında büyü ve şiddet vardı. Argento’nun kariyeri için iyi bir kapanış olurdu. Daha sonra hiçbir zaman bu seviyeyi yakalayamadı. Müziğimiz bu filmlerde destekleyiciydi, ama bence filmin kalitesini de geçiyor.



Dario ile çalışmanız neye dayanıyordu ?
Birlikte çalışırken içten bir ortak ve arkadaş gibiydi. Ama kamuoyunda bizim önemimizi gerektiği kadar vurgulamadığını düşünüyorum. Yaptığımız işten ne kadar tatmin olduğuna bakınca , Hiçbir zaman müziğimizin filmin başarısını arttırdığını itiraf edemediğini düşünüyorum. Bu onun budalaca kıskançlığı

Argento Inferno için Keith Emerson’u seçtiğinde tepkiniz ne oldu ?
Bir şekilde bu davranışını çekemedik. Ama sonuçta bu fazla sürmedi. O zaman Emerson’un müziğinin temaya ve görüntülere uymadığını düşündüm. Aslında Argento’nun müzik zevki değişmişti. "Phenomena" ve "Opera" da değişik müzik tarzlarını kaynaştırmaya çalıştı. Pek başarılı sonuçlar alamadı. Gerçi Simonetti’nin müzikleri de filmlere oturmamıştı.

Peki “Roller” için neler diyeceksin ?
Kaydetmek altı ayımızı aldı. Bir şey çok uzarsa çoğunlukla  pek iyiye gitmez.  Kompozisyonlar hakkında çok fazla tartıştık. Ve hiçbir zaman enstruman seçimlerinde uzlaşamadık. Sonuç olarak ; Bu kaydı çok sevsem de bir plak olarak kendine özgü bir yanı yoktur. Roller bizi film müziği yapmaya itti.

İlk turunuzdan neler hatırlıyorsun ?
O devirde başarının tadını almıştım. Bir çok sadık hayranımız olduğunu görmek harikaydı. Maalesef bir araba kazası geçirdik ve turu bitirdik.

O zaman hangi gitarları kullanıyordun ?
Akustikler Martin, elektrikliler  Fender Telecaster and Stratocaster, Gibson Les Paul ve  özel yapım bir gitar. 

Zombi’deki varlığınız önemli midir ?
Evet öyle ; Aslında bütün albüm elektrik ve akustik gitara  dayanır. Sadece bazen zombie iniltileri çıkardık. Argento da bize yardımda bulundu. Bunun bize yaptığı tek yardım olduğunun altını çizmek istiyorum. Müzik hakkında pek bir şey anlamaz ama filmin yapımcısıyken bizimle bir ağabey gibiydi. Bizde onu memnun etmek için albümde Goblin’in yanında “Dario Argento’nun destekleriyle” ,bir başka deyişle ona güzel bir armağan verdik.

Film nasıl sence ?
Nefret ederim , Sadece gotik korku filmlerini kabul edebilirim. Bence kan banyosu filmin tansiyonundan götürür.

Gelelim "Vampyr" ‘in müziklerine ?
Hali hazırda olan şeyleri elden geçirdik , Bazıları Zombie için hazırladığımız ama kullanmadıklarımızdı.

Biraz "Il fantastico viaggio del 'bagarozzo' Mark" hakkında konuşalım 
Herşeyden önce  "bagarozzo" ( İtalyancada böcek ) böcek değil,. Kaçık bir karakterdir. Albümse şarkı formunda bir fabldır.  Uyuşturucu müptelası bir çocuğun temizlenmesini hikaye eder. O zamanlar eroin kaynaklı ölümlere günümüzdeki kadar sık rastlamazdınız. Bu sebeple Goblin olarak zamanın ötesinde olduğumuzu düşünüyorum. O sıralar uyuşturucuya karşı çıkan tek grubun Goblin olduğunu düşünüyorum. 

Sözler sana mı aitti ?
Evet, çünkü başvurduğumuz hiçbir şarkı sözü yazarı yaptığımız müziğe söz yazmak istemedi. 'Mark il bagarozzo' ya gelelim ; Bu bir mecaz : Uyuşturucu bir çiçek olarak açtığında karanlıklar saçan , kendini mahveden bir topluluğu betimler. 8 bacağı ve kanatları olan ana karakter kendi benliğini bularak bu acımasız dünyadan kurtulabilir. 
'Terra di Goblin' ( Goblin Dünyası )Mark’ın yaşadığı yerden başka bir şey değil.Mark kendini sorgular ve Goblinistanı reddeden diğerleri gibi yaşamaya karar verir.
'Opera magnifica' müzikal yeteneklerimizi yansıtmak için yazdığımız bir parça. Hayranlarımıza ithaf edilmiştir.
'Un ragazzo d'argento' : ( Gümüş çocuk ) Gümüş çocuk kurtulmaya karar vermiş Mark. Parçanın ismi “Gümüş çocuk” çünkü daha altın olamamış.
'La danza' Mark’ın eroin etkisinde olduğu anları ve uyuşturucularla dolu evrenini yeren bir hiciv.
'Notte' ( Gece ) bir uyuşturucu satıcısı üzerinedir. Son üç mısrası İncilde geçen İsa’nın Aziz Peter’e dediği “Horoz öttüğünde beni öldüreceksiniz “ üzerinedir. Mark hem benliği hem de şeytanın etkisindedir. Peter’in İsa’yı öldürdüğü gibi o da Şeytanı öldürecektir. 

Bu albümden tatmin oldunuz mu ?
Hem evet hem hayır. Farklı bir albüm olduğunu düşünüyorum " Il fantastico viaggio..!! "   ( Fantastik yolculuk ) “Roller” deneyimimizden sonra bir grup olarak tekrar ortaya çıkmak istiyorduk. Fakat , söz yazımında problem yaşadık. Her bakımdan zorlandık.


Gruptan ayrılmayı nasıl kabul ettin ?
Esasında hiçbir zaman grubu terketmedim. Grubun yapabileceği bir şey kalmamıştı.  Müzikal kimliğimizi oturtamayacağımızı farketmiştim. Herkes diğerlerini kaale almadan fikirler sunuyordu. Yaptığımda yanlış bir şey yoktu.

Hangileri seninle aynı fikirdeydi ?
Önceki deneyimlerime bakarsan belki Claudio, ama diğerleriyle de iyiydim. 

Goblin’i nasıl tanımlarsın ?
Progressive Rock grubu.Modern prog-rock’tan tamemen farklı. Fikirlerimizi müzikle ifade ediyorduk. Ve sözlerin desteği olmadan yapmak istiyorduk. bu biraz zordu. Modern gruplar müzik ve sözleri kaynaştırıp yapıyor ve çok azı bir şeyler ifade edebiliyor.

Pino Donaggio ve  Ennio Morricone bir filmin sanatsal değerini görüntülerle müziğin ortak paylaştığına inandıklarını belirtiyorlar. Fabio Pignatelli ise müziğin bir yere kadar desteklediğini gerçek sanatsal gücün yönetmenin kabiliyeti ile doğru orantılı olduğunu söylüyor. Profondo Roso’nun müzik olmadanda etkileyici olacağına inandığını söyledi. Sen ne dersin ?
Her şeyden önce Goblin’in müziği ile  Donaggio ve Morricone’nin müziği arasında kıyaslama yapamayız. Çünkü çok farklılar. Mesaj şekilleri farklı. Müziğin diğer komponentlerden daha önemli olduğu söylenemez ama şu konuda eminim ; iyi müziğin iyi görüntüden etkisi daha fazladır. Gerçek şu ki “Profondo Rosso” ikinci kez vizyona girdiğinde tanıtım filmlerinde “olağanüstü müzikler GOBLIN” ifadesi yer alıyordu. Bence bu filmde gerçek etkisinde Goblin’in payı %75dir.


Spaghetti Nıghmares kitabında yeralan bu röportajın Alessandro Curci tarafından yapılan  ingilizce çevirisi ; www.goblin.org sitesinde  yeralmaktadır.




Devamı var

Yarın Goblin'in davulcusu Agostino Marangolo 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...