cartoons etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cartoons etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2023 Cuma

AptGaleri: Iggy Pop



"PUNK'IN BABASI" lafını en çok hakeden adam IGGY POP'un yeni albümü "EVERY LOSER" ile ilgili bir yazı yazdım ama onu yayınlamadan önce evde birikmiş çizgilerini şöyle bir AptGaleri'de sergileyim dedim.

* Yazıya kapak olan çizimi 2000 yılında falan yapmıştım. 2019 yılında açtığım sergide satıldı...yani güzel bir arkadaşımızın özel koleksiyonunda.




Iggy Pop şarkıcı, müzisyen ve söz yazarı olmasının yanısıra, aktör ve radyo yayıncısıdır... Zaten konserlerdeki sahnesine bakarsak usta bir performans sanatçısıdır.  

* Üstteki çizimin ismi,  "Punk Şövalye". 2018 yılı çizimi. 




 1967'de kurulan  proto-punk grubu The Stooges'ın vokalisti ve söz yazarı olan Iggy Pop, o günden bu yana Punk'ın Babası'dır. Bu arada yarım asır devrilmiş, neredeyse 60 yıl olacak. 

* "Kayan Yıldız Altında, Uzanmış Sere Serpe Bir Iggy Pop. Geçmişin Muhasebesini Yapıyor ve Geleceğe Projektör Tutuyor."  ismini taşıyan bu çalışmayı 2018 yılında yaptım. 




*2003 yılında yaptığım renkli bir çalışma. .. İsmi ise: "Kafamın Tasını Attırmayın... Kırıcı Olabilirim."


Çizgiler: Aptulika





5 Mayıs 2022 Perşembe

Tinsley Ellis'in yeni albümü için çizgili açılış.



Blues Rock'ın usta gitaristi ve vokalisti Tinsley Ellis'in yeni albümü "Devil May Care", 21 Ocak tarihinde çıkmıştı ve ben de iki ay öncesinden beri dinlemeye başlamıştım. Albümü öylesine sevmiştim ki neredeyse her gün dinlemeden edemiyordum. Tabi albümle ilgili bir kritik yazısı yazmak için sabırsızlanıyordum. Her dinleyişte aklıma bir şey geliyor ve not alıyordum. Tam bu aşamada albümle ilgili röportajları okuyor ve yazıyı erteliyordum. Albümü o kadar sevmiştim ki yazacağım yazıda hiç bir anı kaçırmak istemiyordum ve böyle olunca da yazı ertelendikçe erteleniyordu. Ve en sonunda yeter artık dedim ve yazmaya karar verdim. İlk önce albümle ilgili yapılan bir röportajı toparladım ve yazıya hazır hale getirdim. Bir de çizim yapmaya başlamıştım ve onu da renklendirirken kritik yazısı bir hafta daha ertelenecekti. Şimdi çizim bitti ve röportajla birlikte bir de albüm hakkında anektodlarla dolu bir yazı çıktı ama kritik yazısı gene ortada yoktu. Bu arada kritik yazısını galiba yazamayacağım.... Bunun sebebi yetiştiremediğimden değil; albümü o kadar çok sevdim ki, ne yazarsam yazayım mutlak bir şeylerin eksik kalacağına dair bir his içindeyim. O nedenle de vazgeçtim. 

Evet şimdi çizimi paylaşarak, Tinsley Ellis dosyasını açayım. 

Buyrun bakalım. 


4 Mayıs 2022 Çarşamba

Günlük Değil, GÜNDELİK 0023



 Joan Jett'in yeni yayınlanan akustik albümünü yazdıktan sonra bir de çizimini yapmazsak olmazdı hani. 

Buyrun bakalım. 

Boş durmayalım... 

Yorumlarınızı beklerim ona göre.



15 Haziran 2019 Cumartesi

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 107


Piyale Madra
"Ademler Ve Havvalar II"
Remzi Kitabevi
(1. Basım: 1999)

Bu hafta iki kitabı aralıklı olarak okuduğum için her ikisini de bitiremedim. Bu yüzden bu haftaki "Blues Perişan Kütüphanesi" yazısına yer veremeyecektim. Bugün kitaplardan birini bitirip, hemen yazmaya kalksam da çok aceleye gelecekti. Bir ara kendime kızıp, içimden, "Keşke geçen hafta iki kitap tanıtacağına birini bu haftaya bıraksaydın." dedim. Ama çare yok bu hafta yazı olmayacaktı. İşte bu düşüncelerle sokakta gezinirken sahafta Piyale Madra'nın bu kitabını görüp hemen alacaktım. Almamla keyifle sayfaları çevirip o güzelim karikatürlere bakmaya koyulacaktım. 
Doksanlı yıllarda çıkan "Yeni Yüzyıl" ve "Radikal" gazetelerini biraz 'hormonlu sol' bulurdum ama kimi zaman kültür sanat sayfaları var diye takip ederdim. O gazetelerden sadece aklımda kalan iki köşe vardı. Onlardan biri Emre Ulaş'ın "Cilalı Taş Devri", diğeri de Piyale Madra'nın Ademler ve Havvalar" köşeleriydi. O iki gazeteden aklımda "önem hanesinde" kalan iki köşe de karikatüristlere aitti. Bugün Piyale Madra'nın bu karikatür albümünü bulmak benim için güzel bir sürpriz oldu.
Piyale Madra'nın çizgilerini ilkin 80'li yıllar boyunca Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan "Piknik" isimli bant karikatürleriyle görmüştük. On yıl süren bu süreçten sonra "Ademler ve Havvalar" bantlarıyla 1994'te Yeni Yüzyıl gazetesi ve ardından da 1988'de Radikal gazetesi'nde takip ettik. 
Bu hafta sonu bir karikatür albümü ile açılması çok keyifli oldu doğrusu, tavsiye ederim. Yazı kısa oldu belki ama karikatür az çizgi ve az yazı ile olmalı. Her ne kadar ben birincisini pek başaramasam da. 

Aptulika


2 Ocak 2017 Pazartesi

Çizgi roman için umut var : “Boğaziçi Comics Choronicles”




Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin oluşturduğu Karikatür ve Mizah Kulübü’nün düzenlediği “Boğaziçi Comics Choronicles” isimli  etkinlik 10 Aralık 2016 günü başlayıp, 12 Aralık, pazar gününe kadar sürdü.  








Aralık ayının ilk haftasında çizgi roman üzerine yapılan bir etkinliğe katıldım. Bu  etkinliği açık konuşmak gerekirse ilk anda çok önemsemedim. Önemsememe sözcüğünü kullanmam bir küçümseme değil, son yıllarda ‘etkinlik olsun torba dolsun’ anlayışıyla geçiştirilen etkinliklerden biri daha olacağı endişesinden kaynaklanıyordu. Çizmenin “çiziktirmek”, çizerin “çiziktirici” diye algılandığı ortamımızda yapılacak etkinliklerin körler sağırları ağırlara dönüşmesine sıkca şahit olmuşumdur ve bunun da farklı olmayacağına kanaat getirmiştim.
Çizgi roman üzerine yapılacak etkinlik Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşekti. Çeyrek asır öncesi bu üniversite’de dergim Hıbır’ın çizerleriyle birlikte konuk olmuştum. O günlerin güzel hatıraları aklımdaydı ve şimdiki zamanda o anıların yerle yeksan olabileceği endişeşi içimi kemiriyordu.
Etkinlikte yeralacağım panele gideceğim gün bile acaba telefonla arayıp, katılamayacağımı bildirsem mi diye bile düşünüyordum. Bir ara böyle bir şey düşündüğüm için kendime kızdım. Gitmeliydim, bir sürü şey beklediğim gibi çıkmayacaktı ama olsun, işte bir iki saat yasak savar gibi bulunur ve bitirirdik.
Bu düşüncelerle yola çıktım. Üniversite’nin kapısına geldiğimde içimdeki “öf, pöf” konçertosu devam ediyordu. Kapıdan içeri adımımı attığımda ise 20 – 30 yıl öncesine dönecektim. Mimar Sinan Üniversitesi’nde okuyan biri olarak kampüs tipi okullar beni eskidende şaşırtırdı. Şimdi de aynı etkideydim ve neredeyse kendimi 25 yaşında falan hissetmeye başlamıştım. Yolu yürürken Boğaza tepeden bakan manzara bana eşlik ediyordu. Aklıma bir anda “Ya s…tir et paneli falan, şuralarda gezin, biraz çimlere otur, keyif çat.” diye bir düşünce çimdik atıverdi. Çimdik bu ya “Aşağıya Bebek istikametine yürü, şöylece Aşiyan’a doğru tabanvayla yürü ve Hisar’a geldiğinde büfeden bir köpek öldüren ( o eski Güzel Marmara isimli şarap)  al  ve sahile otur içerek o geçmişin hayallerinde yüz.” diye devam edecekti.
Bu düşüncelerden sıyrılarak yola devam ettim. Panelin yapılacağı yer neresidir diye düşünürken yanımda bir ses peydah olarak, “Merhaba ben de panelin konuklarındanım.’ diyerek kendini tanıttı. Bu genç meslekdaşımın ismi Caner Özdurak idi. Yol boyunca lafladık.


Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin oluşturduğu Karikatür ve Mizah Kulübü’nünü düzenlediği “Boğaziçi Comics Choronicles” isimli üç gün boyunca süren bu etkinlik 10 Aralık 2016 günü başlayıp, 12 Aralık, pazar gününe kadar sürecekti. Beni de etkinliğin ikinci günü “Bağımsız Çizgi Roman Sanatçıları” isminde yapılan panele konuk ettiler. Caner Özdurak genç bir sanatçıydı ve “Karıncayiyen” isimli çizgi roman dergisini çıkartıyordu. Caner bu dergiyi bizzat kendisi hazırlıyor ve dağıtımını da yapıyormuş.  Bizim panelde yeralan diğer isim de Elif Nurşad’dı. Resim sanatından çızgi romana gelen Elif önemli kadın sanatçılarımızdandı. Tabi panelin en yaşlısı bendim.
İlk anda isteksizce katıldığım panelin böylesi verimli olduğunu görünce hem şaşıracaktım hem de mutlu olacaktım.  Ülkemizde üniversitelerde çizgi romana bu denli ilgi olduğunu görmek güzeldi. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri bu etkinliği canla başla çalışarak düzenlemişlerdi ama hocaları Mehmet Emin Adalı’nın katkısı da büyüktü.  
Benim bulunduğum panelden önce “İnternette Çizgi Roman “ paneli vardı. Bu bölümde Altevren isimli internet sitesinin yöneticisi Berk Uralcan ile Çrop isimli siteyi kuran Ümit Kireççi yeralıyordu.
http://www.altevren.net/ Altevren, internette çizgi roman analizleri yapan bir site. Çrop yani “Çizgi Roman Okurları Platformu” ise Ümit Kireççi’nin önderliğinde çizgi roman üzerine herşeyin , her haberin yeraldığı ve neredeyse hergün yenilenen bir site. Bir akademisyen olan Kireççi’nin bu konuda çabalarının gerçekten büyük olduğunu gördüm. Google’a Çrop yazarak ya da http://cizgiromanokurlariplatformu.blogspot.com.tr/ adresinden girebileceğiniz sitede izlemenizi, takip etmenizi öneririm. Çizgi roman ile ilgili herşeyi bulabileceğinize teminat veririm.
Ne diyeyim güzel şeyler de oluyor ülkemde  ama biz o güzellikleri takip edersek önemli.

APTULİKA
aptulelcioglu@gmail.com


Çizgi Roman Okurları Platformu  internet sitesini takip etmek isteyenler için link



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...