azı dişi kerpeteni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
azı dişi kerpeteni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2020 Cumartesi

4 Haziran 1992...İlk özel radyo yayını ve ilk dinleyicisi


Fotoğraf: Necat Nazaroğlu

Özel radyolar ilk olarak 1990'ların başında hayatımıza girecekti. İstanbul'da yayın yapan ilk özel radyo da Kent FM 101 olacaktı. Şimdi kısaca  o yıllara gidersek akla hemen şu unutulmaz radyo programları gelecektir: Kara Tren (Rock'n Roll programı), Orion (klasik rock / progresif), Cool (indies), Azı Dişi Kerpeteni (metal), Elegance (Fransızca pop), İyiler Siyah Giyer (New Wave), Kemal'in Ezcanesi ( techno), Posta Arabası(country), Rasta (raggea) ve daha niceleri. Tabi yıllar içinde efsaneleşip filmi de yapılan "Kaybedenler Kulübü" Kent FM 101'de o yılların unutulmazları arasında yerini alacaktı.

Geçtiğimiz salı günü instagram canlı yayınıma konuk olan Kronik grubunun gitaristi Özer Sarısakal o radyo kanalında "Azı Dişi Kerpeteni" isimli efsane rock, metal programını yapmıştı ve tabi o günleri de konuşmadan edemezdik.
Özer Sarısakal, Kent FM'de bu programı yapmadan önce, kuruluş aşamasında da yer alan bir kaç isimden biriydi. Tabi salı günü yaptığımız instagram canlı yayınında da konu ister istemez o günlere gelecekti. Soruma "İlk özel radyolardan biri olan Kent FM" diye başladığımda, Özer hemen söze girecekti ve şunları söyleyecekti:

"Kent FM ilk kurulan radyolardan değil, Türkiye’den yayına başlayan ilk özel radyoydu!"

Simdi o günleri tekrar hatırlatmak gerekirse, radyo ve televizyon yayınları devlet tarafından yapılıyordu ve bu alanda sadece TRT vardı. Yani yurt içinden devlet haricinde radyo / TV yayını yapılması yasaktı.  Yurt içinden ilk yayına giren özel radyo ise Kent FM 101 olmuştu ve Özer de bunu hatırlatıyordu,

"Kent FM 101, yurt içinden yayın yapan ilk radyoydu."  dedikten sonra,  "Sen farkında değilsin, belki de hatırlamıyorsun ama ilk dinleyicisi de sendin." diye devam edip, beni hayretlere düşürecekti.

Sözü gene Özer'e bırakarak, o günlere yani bundan tam 28 yıl öncesinin tarihi anına dönelim:

"Radyoyu ilk kurduğumuzda teknik ekip çalışmalarını tamamladı ve vericiyi taktı. İşi bitirdikten sonra ise, 'Biz vericiyi taktık, her şey tamam, gerisine karışmayız. Bundan sonrası sizde.' dediler ve gittiler. Çünkü devlet harici yayın yapmak yasaktı. Türkiye’den o şekilde yayın yapılamıyordu. Böyle olunca da o teknik ekip yasal bir sorumluluğa girmemek için, 'Bundan sonrası bizi ilgilendirmez.' dedikten sonra bize, 'Şu şalteri açarsanız, gerekli bağlantıları yaptık zaten.' uyarısında bulunarak çekip, gitti.
Biz de onlar gittikten sonra, nasıl yapalım, bir test edelim falan dedik. Ne çalalım derken, o sıralarda Kronik’in ilk albümü 'Endless War'ı  kaydetmiştik ama daha yayınlanmamıştı. Orada bant kayıt olarak duruyordu. Hemen o kaydı koyduk, hani uzun süre çalsın da bizde frekanslardan falan arayalım, bakalım yayın var mı yok mu  dedik. Orada yayın bize geldi. Eh orada verici tepemizde yayın bize geliyor ama radyolardan insanlara ulaşabiliyor muydu? Yayını yaptığımız yere yakın oturan kimler var diye düşünmeye başladık. Yakında bu yayını alabilecek kim olabilir derken benim aklıma sen geldin. Sen de hemen vericinin yakınında olan bir semtte oturuyordun. Dur dedim belki Aptul yayını alabiliyor diye seni ev telefonundan aradım O zaman biliyorsun ev telefonuyla iletişim kuruluyordu. Aradım, sen de tesadüfen evdeymişsin. Sana aç bakalım radyoyu dedim, o şekilde  senin sayende yayının yapılıyor olduğunu öğrenmiştik. Sen durumu anlamadın belki ama ilk yayının ilk dinleyicisi sen olmuştun.  Hatta yayında çalan parçaya, bu kim falan da dedin. Kronik’in ilk albümü daha çıkmamış ve  sen de bilmiyorsun tabi. Kısaca özetlersem, 4 Haziran 1992 Kent FM 101 ilk yayın anında Kronik'in 'Endless War' albümü çalındı ve ilk özel radyo yayınını da ilk dinleyen sen olmuştun."

Bu sözlerden sonra,
" Vay be, Kent FM 101’in ilk yayınında denek olduğumu 28 yıl sonra bugün anlayacaktım." dememle Özer'in, "Evet Aptul, ilk yayında kobay olarak seni kullandık." itirafı gelecekti.

Tesadüf bu ya, Özer'le instagram canlı yayınını yaptığımız gün ilk özel radyo yayınının da yapılışının 28. yıldönümünden iki gün öncesiydi. 

Canlı yayında Özer, o tarihi anı...
"4 Haziran 1992 tarihinde Kent FM 101'in ilk yayınında Kronik'in 'Endless War' çalındı ve ilk dinleyicisi de Aptulika'ydı." özetleyecekti.

Varolduğum günden bu yana iflah olmaz bir radyo tutkunu olan ben en sonunda ilk özel radyo yayınını dinleyen ilk kişi olarak tarihe geçtim ya, artık ölsem de gam yemem. 

Aptulika


1994 yılı Cem Karaca Kent FM 101'de konuk olmuş ve radyonun bulunduğu binanın terasında bir hatıra fotoğrafı çekilmiş.


1993 yılndaki Kent FM 101 programları 


5 Haziran 2020 Cuma

"AZI DİŞİ KERPETENİ ismini bilmeden ÇAĞLAN TEKİL bulmuştu."


2 haziran 2020, Salı günü Instagram canlı yayınımda konuk olan Özer Sarısakal, 7 Nisan'da kaybettiğimiz Çağlan Tekil'i anlattı. 1990'lı yılların başında İstanbul'da kurulan ilk özel radyo Kent FM 101'de yaptıkları "Azı Dişi Kerpeteni" programının ismini bulan kişinin de Çağlan Tekil olduğunu söyledi. 
Aşağıdaki yazıda o gece canlı yayından bu bölümleri bulacaksınız. 


Çağlan, 15 Şubat'ta geçirdiği beyin kanaması nedeniyle Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde yoğun bakıma alınmıştı. Ondan gelecek iyi haberi 52 gün boyunca beklemiştik. Umudu yitirmeden beklemiştik ama acı haber 7 Nisan günü gelecekti. 
Çağlan Tekil, Türk Rock Tarihi'nde bir büyük isim ama bizim de arkadaşımızdı ve Özer ile bir araya gelince elbetteki Çağlan'ı konuşacaktık.     

 “Dostumuz Çağlan Tekil’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. O, her birimizin hayatını güzelleştiren, gülümsemesiyle içimizi ısıtan, varlığıyla güç veren biriydi. Acımız çok büyük, kelimelere sığdırmamızın imkanı yok. Tüm sevenlerine sabır diliyoruz.
Çağlan’la, hastalanmasından bir hafta önce Kadıköy’de karşılaşmıştık, oturup, bir şeyler içmiş, sohbet etmiştik. Bu onu son görüşümmüş. Ondan sonra da o haberi aldık işte. Cerrahpaşa Hastanesi, benim evime yakın olduğu için uzun bir süre oraya gidip geldim ama kendisini tekrar görmek şansımız olmadı. Yoğun bakımda olduğu için almıyorlardı zaten. Yani umutla bekledik. Aslında ümitliydim. Hiç ümidimi kaybetmedim ama maalesef olmadı. Sevgili Çağlan’ı kaybettik. Tuhaf bir his, sanki öyle bir şey olmamış gibi... ne diyeceğimi dahi bilemiyorum. Sanki öyle bir şey olmamış gibi geliyor.
Çağlan çok azimliydi, inanıyordu ve yapıyordu. Yani arayacağız, kendisini çok. Hem arkadaş olarak hem de böyle bu yolda yürüyen insanlar olarak. Üzgünüm çok üzgünüm. Çağlan’ı da unutmayacağız."

Mehdi Bulut, Veysel Barışsever, Çağlan Tekil, Özer Sarısakal, Kemal Kut (Metafor), Torab Majlesi (Kronik)


Çağlan uzun yıllar Radyo Eksen'de de program yapıyordu. O rahatsızlanıp, yoğun bakıma girince dostları onun programını sessiz bırakmadılar ve o iyileşene kadar radyo programını devam ettireceklerdi. Bunlardan biri de Özer'di.

"Onun Pazartesi günleri Eksen’de yaptığı radyo programı “Laneth” vardı. 15 – 20 yıldır yapıyordu bu programı. Çağlan yoğun bakımda yatarken, belli kişiler programı devam ettireceklerdi. Bana da Kanat (Atkaya) ve Gülşah söyledi. Nöbetçi olarak Çağlan adına bir programı da ben yaptım. O iyileşene kadar böyle devam edecekti."


21 Aralık 2019'da IF Beşiktaş'ta yapılan "Master Of Thrash" konserinde Kronik

Çağlan'ın yarım kalan projesi
Müzik yazarı ve radyo programcısı Çağlan Tekil, yaşamının sonunda unutulmaz konserlerin organizasyonuna imza atmıştı. Bunlar arasında Dr. Skull ve Uli Jon Roth konserleri sayılabilir. Onun yaptığı ve 30 yıl öncesinin efsane  "Lanethli Konserleri"ni bugüne taşımış ve bizleri tekrar Metalium, Pentagram, Metafor, Athena, Radical Noise, Tünay Akdeniz, Objektif, Kronik, Cultus... gibi gruplarla buluşturmuştu. "Laneth Bir Gece" adıyla yapılan bu konserler 4 bölüm halinde gerçekleşmişti. En son 21 Aralık 2019'da IF Beşiktaş'ta yapılan "Master Of Thrash" isimli konserde Pentagram, Metalium, Kronik ve Metafor sahne almıştı. O geceki konserde çıkan Kronik elemanı Özer Sarısakal, canlı yayında Çağlan'ın bu konudaki projesini de bizlere söyleyecekti. 

"Çağlan’ın ön ayak olmasıyla şöyle bir şey yapmayı düşünüyorduk…Türkiye’de thrash  metal'deki 4 grubun yani Metallium, Metafor, Pentagram ve Kronik’in turnesini yapmak gibi bir fikir vardı. İlk ayağı da İstanbul oldu. Daha sonrasında da bu gelişmeler olamadı. Çünkü Çağlan'ı kaybedecektik."


"Azı Dişi Kerpeteni adını Çağlan buldu ama kendisi bilmiyordu."


Özer Sarısakal, Kronik grubunun gitaristi ama onun bir başka yanı da radyoculuğu. İstanbul'da ilk kurulan özel radyo Kent FM 101''de Tolga Soyhan'la birlikte yaptığı "Azı Dişi Kerpeteni" programı 30 yıl öncesinin unutulmazlarındandır. Peki bu isim nasıl mı bulundu, derseniz onu da Özer'den dinleyelim.

"Azı Dişi Kerpeteni bir heavy metal programıydı. Kent FM'de ilk başladığımızda aslında biz daha çok kumanda masasında duruyorduk. Radyoda ilk metal programını Tolga Yeniyurt, “Sus” adıyla yapıyordu. O devam ederken sonra bir ara radyolar kapatıldı. Ondan sonra tekrar açıldığında Tolga radyoda devam etmedi. Biz de bir metal proğramı yapalım dedik ve Azı Dişi Kerpeteni'ni yaptık. Bu programın ismini de Çağlan bulmuştu aslında. O da farkında değildi hani. 
Tolga ( Soyhan) ve ben radyonun DJ’leriydik aynı zamanda... yani şöyle 8 saat yayın yapıyorduk. Mesela ben sabah girdiğimde 8’de aldıysam akşam 4’e kadar tüm yayındaki müzikleri ben çalıyordum. Çok boş vaktimiz olmuyordu. O zamanlar bildiğin gibi çalacak materyelleri bulmak da zordu. CD daha çok yeni başlamıştı. O yüzden onları gidip edinmek de dert oluyordu. Ya işte İhsan’a gidiyorduk. Remix İhsan Beyoğlu’nda Emek Sineması’nın orda. Ya da karşıya gidiyorduk, Kadıköy Akmar’da Zihni’den, Pentagram’dan ya da Hammer’dan alıyorduk. Son gün koştura koştura CD’leri topluyorum ama programa daha isim bulamamıştık. İsim bulmak konusunda nasıl desem fena bir şekilde kısırlığımız var hani. Tolga (Soyhan) ile ben bir türlü isim bulamadık yani. Tolga da biliyorsun bizim basçı. Artık son gün, son saatler yani. İşte program olacak ve programın ismini de o gün açıklayacağız... yani sürpriz gibi. Ayak yapıyoruz aslında programın adını bir türlü bulamamışız. Karşıya gidip Akmar’dan CD’leri aldım ve koşturuyorum, program nerdeyse başlayacak. O sıra Çağlan’a rastladım. Çağlan, 'Ee ne yapıyorsun, sen niye burdasın' diyor. Yani Çağlan benden heyecanlı. Zaten ben de stres içindeyim., daha da bir benzin döküyor. 'Hani program yok muydu?' dedi, 'İşte yetişeceğim şimdi' dedim. Çağlan 'Adı neydi' dedi. Yahu dedim adı yok. 'Nasıl adı olmaz, neredeyse yayın başlayacak.' diyerek beni daha da panikletti. 'Yahu' dedim 'yok işte, söyle o zaman bir isim' dedim. O sıra kerpeten pense gibi bir şeyler söyledi. Ama o söyledikleri içinden jeton meton derken, 'kerpeten' benim aklımda kaldı. Yoldayken bir dişçi muhabbetinden aklıma 'azı dişi' çakılmıştı. Sonra radyoya gittiğimde Tolga ile 'Azı Dişi' mi 'Kerpeten' mi derken gene karar veremedik. O zaman dinleyiciye oylama yaptıralım ve onlar karar versin dedik. Sonra yakın olunca 'Azı Dişi Kerpeteni' oldu. Ama sonrasın da Çağlan ile bunu konuşamadık. Azı Dişi Kerpeteni adını Çağlan buldu ama kendisi bunu bilmiyordu. Çağlan hayattayken de bunu konuşma fırsatımız olmadı."

2 Haziran günü Kronik Özer'le yaptığımız söyleşiden bir bölüme daha yer verdim. Bundan sonraki bölümde de İlk özel radyo yayınını dinleyen ilk kişiyi öğreneceksiniz. Hem de o ilk kişi de bunu yıllar sonra öğrendi... iyi mi!
Yarın görüşmek üzere.

Aptulika

Özer Sarısakal ile yapılan Instagram canlı yayınının tümünü aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:
https://www.instagram.com/tv/CA8YToopW2J/?hl=tr



Çağlan Tekil'in GO dergisi'nde yaptığı röportaj




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...