Rush etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rush etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2023 Çarşamba

Hayatımız bundan sonra asla aynı olmayacaktı...


 TORONTO HAVAALANI'NDAN UÇAN DEYİŞİK ! 



Şimdi Cenk Akyol
“senin de hayranlıkların bitmiyor deyişik” diyecek ama, bu yazıya Tool hayranlığımdan bahsederek başlamak istiyorum. 

Tool’u ilk keşfeden ben değil, bu işlerin uzmanı kardeşim oldu, bir sabah uyandığımızda “Abla, akşam bir şey seyrettim, bundan sonra hiçbir şey aynı olmayacak” dedi ve bana bir gece önce seyrettiği Tool video klipini anlattı. Dediği gibi hayatımız bundan sonra asla aynı olmayacaktı. Her fırsatta bir Tool konseri görmek için dünyanın bir yerine uçtuk, Tool albümü almak için bir plakçıya girdik, Tool dinlemek için kulaklıklarımızı taktık, kendimizi Tool notaları içinde kaybettik. Çok da iyi oldu. 

Hayranı olduğum bir başka grup da Rush, ilk sahip olduğum albümlerden biridir grubun Power Windows albümü. Müziğe ulaşmanın şimdiki kadar olmadığı dönemlerde döne döne dinlediğim albümlerden biridir. Zaman içinde Rush ile tanıştıkça sevdiğim albümler ve parçalar da arttı. Grubun özellikle sevdiğim parçalarından biri de YYZ. 1981 tarihli Moving Pictures albümlerinden enstrümantal bir parça YYZ, Rush elemanlarının yaşadığı yerin yakınlarında bulunan “Toronto Pearson Uluslararası Havaalanı”nın uluslararası kodu. Gitarist Alex Lifeson’un aynı zamanda grubun pilotluğunu da yaptığı yıllarda bu YYZ mors kodlamasını duyup beğenir ve bundan bir beste çıkartır. Parçanın girişinde duyulan ziller işte bu havaalanı kodunun mors alfabesi koduna çevrilmiş halidir. Neil Peart ve Geddy Lee YYZ’yi bagaj etiketlerinde gördüklerinde her seferinde mutlu oluyorlarmış.

Parça Rush’ın konserlerinde davul sololarla zenginleştirilmiş olarak her seferinde çalınır. Parçanın canlı olarak son seslendirilişi ise 27 Eylül 2022 tarihinde Los Angeles’da oldu. 2022 yılı Mart ayında hayatını kaybeden Foo Fighters davulcusu Taylor Hawkins’i anmak üzere gerçekleşen konserde, Neil Peart’ün aramızdan ayrılmasından sonra sahneye çıkmamayı tercih eden Rush elemanlarına davulda Tool’un davulcusu Danny Carey eşlik etti ve ortaya bu harika görüntüler çıktı.





20 Nisan 2022 Çarşamba

Anthrax davulcusu Charlie Benante'den RUSH'a Saygı Duruşu

 


Anthrax'n davulcusu Charlie Benante, bu Cumartesi günü "Moving Pitchers" adındaki Rush tribute EP'sini (mini albüm) çıkartacağını açıkladı. 1.500 adet gibi sınırlı sayıda basılacak bu plakta Rush parçaları yorumlanıyor. 

Charlie Benante bu çalışmada Anthrax gibi o dönemin thrash metal devlerini de bir araya getirmiş. Testament'in gitaristi Alex Skolnick, Suicidal Tendencies'in basgitaristi Ra Diaz, Trans Siberian Orchestra'nın keyboardcusu Mee Eun Kim ve Amerikalı hard rock grubu Crobot'un vokalisti Brandon Yeagley bu çalışma için bir araya gelmişler. 



Charlie Benante bu fikri 2020'de geliştirmiş. O dönemde pandemi sebebiyle müzisyenler uzaktan kayıt yapmak zorunda kalmışlardı. İşte bu süreçte Rush parçalarını kavırlamaya ve bunları YouTube'tan paylaşmışlar. 

Davulcu Charlie Benante, dün instagram'dan yaptığı paylaşımda "Moving Pitchers" albümünün beyzbol temalı kapağını koyarak, albümü duyuracaktı. EP'nin arka kapağında da Benante, albümün oluşumunu da şöyle özetliyor:

"Bir yıl önce karantinadayken video çekme fikri aklıma geldi. Pandemi döneminin moral bozukluğunu yaşarken bir de (Rush'ın davulcusu) Neil Peart'ın ölümünü duymam beni iyicene alt üst etmişti.   Yaratıcı olmam ve bir şeyler yapmam gerekiyordu! Alex Skolnick (Testament) ve Ra Diaz (Suıcidal Tendencies) ile bir Rush şarkısı ve videosu yapmaya karar verdik. Sonunda 'YYZ'i yaptık.  "

Benante, Moving Pitchers'ın kapak yazısını da şu sözlerle tamamlıyor:

 "Elinizde tuttuğunuz şey, duygunun, kararlılığın, harika arkadaşların, harika müzisyenlerin ve Rush'ın ve tabii ki Neil Peart'ın sevgisinin doruk noktasıdır .

Bu Profesör'e ithaf edilmiştir."

Charlie Benante'nin Rush kavırlarından oluşan bu saygı albümü 'Moving Pitchers'ın şarkı listesi de şöyle:  

"Subdivisions"

"Red Barchetta"

"Freewill'

"La Villa Strangiato"

"YYZ"


 







19 Şubat 2020 Çarşamba

Primus'tan Rush'a saygı turnesi


Primus, yazın yapacağı turnenin konserlerinde Rush'ın 1977 tarihli stüdyo albümü "A Farewell to Kings"i yorumlayacaklarını açıkladı.  


Grubun bas gitaristi Les Claypool, dün Rolling Stone'a verdiği röportajda, bu turnenin Rush'ın davulcusu Neil Peart'ın ölümünden çok önce planlandığını ancak Slayer'ın veda turnesine destek verdikleri için ertelediklerini belirtti.


*

Primus grubu yeni turnesinde bütünüyle Rush'ın 1977 tarihli stüdyo albümü "A Farewell to Kings"i yorumlayacak. Böylesi bir saygı konserlerine imza atacak olan grubun basçısı ve şarkıcısı Les Claypool, dün Rolling Stone dergisine verdiği röportajda Rush'ın kendisi için çok önemli olduğunu söyledikten sonra,
"Benim dinlediğim ilk Rush albümü 'A Farewell to Kings'ti, oradaki 'Cygnus X1' parçası da benim için   tüm zamanların en iyisidir." 
diyerek bu turne kararının nedenini açıkladı. 
Böylesi bir saygı turnesinin kararının Rush'ın  davulcusu  Neil Peart'ın geçen ay ölmesiyle bir alakası var mı, sorusu hemen akla geliyor. Bu turne Rush davulcusu Neil Peart'ın geçen ay 67 yaşında ölmesinden önce planlanmış.  
Claypool, "Bunu geçen yılın sonbaharında yapacaktık ama sonra   Slayer'ın veda turnesi ortaya çıkacaktı. Yıllar boyunca Slayer ile bir şeyler yapmak istiyorduk ve onları turnesine destek verdik. Bu nedenle de 'A Farewell to Kings' turunu ertelemek zorunda kalmıştık." 
 sözleriyle durumu açıkladı.
Turne Mayıs ayında başlayacak ve bu yaz Bonnaroo Festivali'nde son olmak üzere Ağustos ayına kadar 40 konser yapılacak.



21 Ocak 2020 Salı

Neil Peart'ın Ölümünden Sonra Rush'a Talepte %776 Artış




Nielsen Music / MRC Data'ya yapılan ilk raporlara göre , Rush davulcusu Neil Peart'ın ölümünden sonraki günlerde, ABD'de grubun şarkılarının talep oranı % 776 artmış.

Rush'ın şarkı kataloğunun ses ve video akışları, 6-9 Ocak'ta 2.8 milyon iken 10 ile 13 Ocak arasında % 776.4 artışla 24.54 milyona ulaşmış.  10-13 Ocak tarihlerinde en çok dinlenen Rush parçası ise grubun 1981 hiti “Tom Sawyer” olmuş. Bu şarkı 6 ve 9
Ocak'ta 698.000 iken % 305 artışla 2.82 milyona ulaşmış.   

Satış açısından Rush'ın şarkı kataloğu% 2.304 artarak 19.000'e (1.000'den) yükselirken, grubun albüm satışları% 1.820'den 6.000'e   arttı.



14 Ocak 2020 Salı

Carl Palmer'n genç Neil Peart ile yıllar önceki anısı


Progresif Rock'ın efsanesi Emerson, Lake & Palmer'ın davulcusu Carl Palmer, Billboard dergisine geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz Rush'ın davulcusu ile ilgili bir anısını anlattı. Bilboard dergisinin internet sitesinde yayınlanan röportajda Palmer, yıllar önce Peart'ın gençliğinde, görüşmelerini anlattı.  
Neil Peart için Rush'ın önemli bir parçası olduğunu söyleyen usta baterist Carl Palmer, o zamanlarda görüştüğü bu genç davulcuya büyük bir hayranlık duyduğunu belirtti. 

Şimdi sözü Carl Palmer'a bırakalım, bakalım Neil Peart için neler söylemiş:

"Neil ile sadece bir kez, bir Rush konserinde Montreal'de tanıştım. Kısa ama doyumsuz bir sohbetimiz olmuştu. Trampet hakkında konuştuk. Onun utangaç bir genç olduğunu hatırlıyorum.  

Kesin olan bir şey var ki o progresif rock'ın sınırlarını zorladı hatta değiştirerek geliştirdi. Davul tekniği için orijinal olduğunu söylemezdim ama her zaman araştırıyordu. Onu ilginç yapan da buydu. Genel olarak çok iyi fikirleri vardı ve bu övünç vericiydi. Rush'ın müziği o kadar dinamikti ki böyle bir grupta iyi çalmakla yetinmedi, yenilikler de getirdi. Neil her zaman iyi çaldı... her zaman yeni bir şey denemekten korkmuyordu ki bu başlı başına önemlidir.  Bu yüzden harika bir davulcuydu, çünkü zamanının % 95'ini bu konuya veriyordu.

Rush için yazdığı şarkı sözlerine gelince, tek kelimeyle 'harika' diyebilirim. İnsanları gerçekten etkiledi. Anlatımı, ifadeleri kusursuzdu ve hikayeleri harikaydı. Mükemmel bir müzisyen olmakla kalmadı ve yazdığı şarkı sözleriyle bir edebiyatçı gibi yaratıcı da oldu.    

  Rush'ın ELP'yi çok sevdiğine inanıyorum. Hem onlar hem de biz üçlüydük. Davulda herkesten önce elektronik kullanıyordum ve kayıt yapıyordum. Elektronik olarak çalınan bir davul solo ile ilk kaydı   "Toccata" adlı bir parça üzerinde yaptım ve  "Brain Salad Surgery" albümüne kaydedildi. Neil sololarında elektronik kullanımı açısından bayrağı taşıdı. Sonunda çok ortak noktamız vardı.

Keşke yaşarken ailesindeki kayıpla ilgili sorunları olduğunda ona yardımcı olabilseydim; Bu, “kendini yeniden icat etmeye” çalıştığı dönemdi ve ben konuklu özel bir proje için çalışıyordum.  Neil, benimle iletişime geçmeye çalıştı; Ne yazık ki, o zaman çok meşguldüm ve onu bu projeye katamadım. 

Onu özleyeceğim."

12 Ocak 2020 Pazar

Neil Peart'a çizgilerle saygı


Geçtiğimiz hafta sonunun en acı haberi Rush'ın davulcusu Neil Peart'ın ölümüydü. Bu üzücü olaydan sonra gördük ki Neil Peart hayatımızda o kadar önemli bir yere sahipmiş. Öncelikle bir çok usta müzisyenin bateriyi seçmesine o vesile olmuş. 
Neil Peart, iyi bir davulcuydu ama Rush'ın o muhteşem şarkı sözlerini de yazan kişiydi. Onun ardından ister istemez eski Rush albümlerini dinlemeye koyulduk. Hatta kimimiz tüm külliyatıyla baştan sona. Kendi adıma söylemek gerekirse, çok ama çok uzun zamandır Rush albümü dinlemiyormuşum. Şimdi tekrar dinlediğimde o güzelliklerle yeniden karşılaştım.
Hafta sonu Neil Peart ile ilgili o kadar çok şey yayınladım ki... hala da yayınlanacak haber var. Ölümünden sonra o kadar çok müzisyen saygılarını belirten açıklama yaptı ki, açıkcası bir çoğuna daha yer veremedim. 
Hani bazı okurlar, " bu kadar da çok Neil Peart yazılmaz ki" derler diye çekinmeme rağmen, şimdi de kendi adıma saygıyı ve minneti çizgilerimle sunacağım.

"Profesör", bize kattıkların için çok teşekkürler. 

Aptulika
aptulelcioglu@gmail.com






11 Ocak 2020 Cumartesi

MODERN ÇAĞ TOM SAWYERLARI






1967 yılında, müzik takıntılı, uzun saçlı, biri Sırp diğeri Polonya göçmeni ailenin çocuğu olan iki genç Toronto Fisherville Lisesinde tanışırlar. Ortak özellikleri gürültülü bir rock’n’roll grubunda çalmaya çok hevesli olmalarıdır. İki genç ailelerini birer gitar almaya ikna eder ve Alex Lifeson, bas ve vokalde Jeff Jones, davul ve geri vokalde John Rutsey ile birlikte bir grup kurar. Henüz 15 yaşında olan grup, bu kadro ile iki hafta birlikte çalar, ancak daha ikinci gösterilerinden (Coff-In adlı bir kafede çalmaktadırlar) hemen önce, Jeff Jones gruptan ayrılmaya karar verir. Bunun üzerine Lifeson yakın arkadaşı, komik isimli Geddy Lee’yi basçı ve vokalist olarak gruba davet eder.





Grubun İsmi:

Grup küçük kafelerde çalmaya başladığında henüz bir ismi yoktur. Genç ve kararsız ekip, sırasıyla, Hadrian, Ogilvie, Judd isimlerini kullanmaya karar verir. Sonunda, John Rustley’in ağabeyinin önerisi olan “Rush” isminde karar kılarlar.





İlk Yıllar:

Grup 1973 yılında ilk albümlerini çıkarmadan önce bir single çıkarmaya karar verir. A yüzünde bir Buddy Holly parçası olan “Not Fade Away” yorumu, B yüzünde ise Geddy Lee ve John Rutsey ortak çalışması “You Can't Fight It” yer alır. Ancak, grup müziğini Kanadalı yapımcılara kabul ettiremez. Bu durum grubun moralini bozmaz, yerel kulüplerde çalmaya ve albümleri üzerinde çalışmaya devam eder, sonunda bağımsız kayıt şirketi olan “Moon Records”u kurar ve kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini 1974 yılında bağımsız olarak piyasaya çıkartır.

İlk single ve ilk albüm Kanada’da büyük bir heyecanla karşılanmaz, ancak, Cleveland’lı bir radyo programcısı olan Donna Halper'a dinlettikleri Working Man, Cleveland radyolarında çalmaya başladığı gün, programa telefonlar yağar. Arayanların en çok merak ettiği konu, "Led Zeppelin'in ne zaman yeni bir albüm çıkarmış olduğu"dur. Lifeson’un Jimmy Pagevari gitar tonları ve Lee’nin seksi vokali ve tabi grubun büyük Led Zeppelin hayranlığı ilk albümde kendini fazlasıyla belli eder. Working Man’in Donna Halper’ın çalma listesine dahil olması ve her gün çalınmaya başlaması sonucunda Rush artık tanınmış bir grup olarak ilk turnesine Kanada’da çıkar.

Grubun ismi sınırın her iki tarafında da bilinmeye başladıktan sonra, davulcu John Rutsey şeker hastalığı yüzünden yoğun tur programlarına ayak uyduramayacağını belirterek Kanada turnesi sonrasında gruptan ayrılır.



Lee ve Lifeson çetesinin ilk tercihi olmamasına rağmen, 13 yaşından beri davul çalan, okumaya düşkün, iş adamı disiplinine sahip Neil Peart, Rutsey yerine davulcu olarak gruba katılır.

Üçlü, bir araya gelmelerinden sadece iki hafta sonra “Mercury Records” ile anlaşır. Grup ilk büyük performans sınavını 11.000 Uriah Heep ve Manfred Mann hayranı karşısında verir ve sınavı geçerek Amerika tunesine resmen başlar.



Grubun yeni üyesi Peart, turne gerginliğinden kurtulmak için, kendini okumaya verir. Turne boyunca okuduğu, bilim kurgu, otobiyografi ve “gençler için felsefe” eserlerinin etkisi, grubun ikinci albümü, 1975 yılında piyasaya çıkan “Fly By Night” albümünde ortaya çıkar.

İlk albümde duyduğumuz, “oraya buraya koşturup kızları arıyordum (Need Some Love)” gibi şarkı sözleri, yeni albümde yerini “Styx nehrinin ötesinde, aydınlıktan uzakta, düşmanı kapıda bekliyor, gözleri kara kömürler gibi parlayan, nefretle sarsılan kar köpeği (By-Tor And The Snow Dog)” alır. Yapımcı şirket eski şarkı sözlerinden çok daha fazla memnun olsa da Rush, Neil Peart’ı söz yazarı olarak kabul eder ve bu şekilde devam kararı alır.


Sekiz ay sonra üçüncü albümleri Caress of Steel piyasaya çıkar. Fly By Night albümünde yaratılan By-Tor karakteri bu albümde de karşımıza çıkar. Albümde yer alan parçalarda, Tolkien’a (The Necromancer) saygı duruşu, Fransız devrimine gönderme (Bastille Day), Neil Peart’ın çocukluk anıları (Lakeside Park) ve gelecek albümlere dair ipuçları (The Fountain of Lamneth) yerini alır.

Albüm grubun progresif rock ile ilk yakınlaşması olarak da kabul edilir. Bölümlere ayrılmış uzun parçalar, epik sözlerle Rush progresif rock ile ilk sınavına girer.

1976 yılında ise, 2112 albümü piyasaya çıkar. Albüm, İkiyüzlü yılların sonlarında bilinmeyen bir gezegende yaşananları anlatır. Galaksiyi yakıp yıkmış etmiş bir savaşın ardından tüm gezegenler, Syrinx tapınağı rahipleri tarafından yönetilen "güneş sistemi federasyonu'nun kızıl yıldızı" altında bir araya getirilmiştir. Bu federasyon, kedisine bağlı olanlar üzerinde tam bir tahakküme sahip; okunacak materyallerin neler olabileceğine, insanların neleri dinleyebileceğine dahi onlar karar veriyor. Bu şartlar altında yaşayanlardan biri, şelalenin ardındaki bir mağarada eski bir gitar bulur, ne olduğunu anlamaya çalışırken onunla kendi müziğini yapabildiğini fark eder ve yasaklı olan “müziği” keşfeder. Heyecanla bu yeni keşfini sıkı sıkı bağlı olduğu rahipler federasyonu ile paylaşır, ödüllendirilmeyi beklerken, rahipler enstrümanı “işe yaramaz bir oyuncak” olarak görür ve yok eder. Kahramanımız, gitarı bulduğu mağaraya gelir ve bir zamanlar dünya'da yaşamış insanların, bir başka gezegende muhteşem bir uygarlık kurdukları bir rüya görür. Rüyasındaki bu mükemmel dünyada yetenekli eller arzu etiklerini özgürce yaratabilmektedir. Kahramanımız, bu yaşlı ırkın giderek güçlendiği ve bir gün geri dönüp Syrinx Tapınağı'nı yok ettiğini görür. Uykuya daldığından daha büyük bir umutsuzluk ile uyanır ve var olan düzende insanların potansiyellerinin farkında olmaksızın bomboş yaşamlar sürdürmekten kurtulamayacağını anlar ve çıkış yolunu kendini şelalenin serin sularına bırakmakta bulur.




Sözleri Neil Peart tarafından yazılan albümde, Ayn Rand, Aldous Huxley ve Ray Bradbury etkileri her fırsatta kendini gösterir. Özellikle Ayn Rand gibi sağ görüşlü bir yazara göndermeler bulunan bu albüm için Rush zaman zaman eleştirilere maruz kalır. Bu eleştirilere Peart cevap verir. "Ben bireyin kutsallığına inanıyorum. Başka kimseye zarar vermeden hareket etme özgürlüğü olarak."

2112 albümü ile Rush’ı bir “rock yıldızı”na çevirir. 2112 albümünü takip eden iki albümde (1977 - A Farewell to Kings ve 1978 Hemispheres) grubun progresif tarzı değişmez, yine fantastik edebiyattan etkilenmiş/uyarlanmış şarkı sözleri, uzun parçalar, bol gitar sololar devam eder.

Ancak, 80’li yıllara gelindiğinde Rush’ın müzik tarzı, tıpkı Peart’ın gruba katıldığı günlerde olduğu gibi bir kez daha değişir. Ultravox, Simple Minds, Police ve Talking Heads dinlemeye başlayan Geddy Lee, Synthesizer’ı keşfeder. Böylece, Rush, saçlarını kestirir, parçaların süresi kısalır ve klavye gitarın önüne çıkar. 1980 yılında çıkan Permanent Waves,  1981 tarihli Moving Pictures ve 1984 tarihli Signals albümleri önceki üç albümden çok farklı seslere sahiptir ve grubun dünya çapında şöhret olma (The Spirit of Radio, Tom Sawyer) kapılarını açar.
1984 tarihli Grace Under Pressure ile Rush rock kökenlerine göz kırpar. Parçalarda, reggea, ska gibi öğeler yer alsa da Signals’da klavyenin ön planda olmasından pek memnun kalmayan grup gitarları biraz daha öne çıkartır. Albüm, içinde “konsept” parçalar olmayan tek Rush albümüdür.



1985 yılında, progresif geçmişine nispeten yakın bir albüm olan Power Windows’u yapsalar da “Hold Your Fire (1987)”, “Presto (1989)” ve “Roll the Bones (1991)” albümleri 80’li yılların elektronik, biraz da sentetik etkilerini üzerinden atamaz.  Ta ki 1993 tarihli Counterparts albümüne kadar. Bu albüm ve takip eden Test for Echo (1996) ile Lifeson gruptaki etkisi artar, Lee’nin deneysel klavye parçaları yerini gitarın ön planda olduğu parçalara bırakır.

1997 yılında Rush yeni bir yol ayrımına gelir. Peart’ın arka arkaya kızını ve eşini kaybetmesi, sağlık sorunlarının artması nedeniyle emekli olmaya karar verir. Rush yeni bir davulcu aramaya teşebbüs bile etmez ve müzik yapmaya ara verir.

Bu dönemde Peart, iki kitap yazar, fotoğraf çeker, motosikletle dünya turuna çıkar, hatta bu tur sırasında İstanbul’a uğradığı rivayet olunur.  2000 yılında tanıştığı ve kısa bir süre sonra eşi olacak Carrie Nuttall ile Peart hayata döner ve ilk işi grup arkadaşlarını aramak olur. 2002 yılında grup, 6 yılık bir aradan sonra “Vapor Trails” ile hiç bir şey olmamış gibi geri döner. Sadece saçları kısalmış, kıyafetleri biraz değişmiştir ama, şarkı sözleri, gitar sololar, Geddy Lee’nin seksi sesi aynı bıraktıkları gibidir.





2004 yılında, Toronto’da küçük bir stüdyoda kaydedilen ve grup elemanlarını en sevdikleri parçaları (Cream, Yardbirds, The Who gibi grupların parçaları) yeniden yorumladıkları Feedback albümü çıkar. 2007 yılında Snakes & Arrows albümünden sonra bir süre yeni bir albüm çıkartmayan grup, bol bol turneye çıkar, konser albümleri ve DVD’ler çıkartır. Son albüm, 2012 yılında çıkar. Clockwork Angels albümünden sonra grup bir süre daha dinlemeye karar verir, son olarak 2014 yılında 40. Doğumgünleri şerefine bir turneye çıkar. 2015 yılında bir kez daha emekli olmaya karar veren grup, bakalım müzikten uzak kalmaya ne kadar dayanabilecek?


Grup Üyeleri:

ALEX LIFESON

Sırp bir göçmen ailenin çocuğu olarak 27 Ağustos 1953 yılında Fernie, British Columbia'da “Aleksandar Živojinović” olarak doğar. İlerleyen yıllarda, söylemesi daha kolay olduğu için soyadını İngilizce’ye çevirerek Lifeson olur. Lakabı “Lerxst”,  La Villa Strangiat parçasında Lerxst In Wonderland bölümünde yer alır. Rush dışında Victor isimli bir projede yer alır. Porcupine Tree’nin Fear of a Blank Planet albümünde konuk sanatçı olarak yer alır. Gibson tarafından adına üretilmiş "Alex Lifeson Axcess" isimli bir gitar bulunmaktadır.




GEDDY LEE

2. Dünya Savaşı'nda Polonya'dan Kanada'ya kaçan bir yahudi ailesinin çocuğu olarak 29 Temmuz 1953 yılında Kanada’da Gary Lee Weinrib olarak doğar. Büyükannesi, "Gary" diyemediği kendisini "Geddy" diye çağırdığı için herkes tarafından Geddy Lee olarak bilinir. Lakabı “Dirk”dür. Bas gitarının volümünü elektro gitarı bastıracak kadar açmaya cesaret eden ilk basçıdır. Konserlerde amfi kullanmayıp, bas gitarı doğrudan miksera bağlar, sahnedeki cihaz  boşluğunu doldurmak için buzdolabı, kurutma makinası, çikolata otomatı, patlamış mısır makinası ya da zaman makinası kullanır. Şarap toplayıcısı ve aile babasıdır. Fender tarafından adına üretilmiş “Geddy Lee Jazz Bass” isimli bas bulunmaktadır.




NEIL PEART

Çiftçi bir ailenin çocuğu olarak 12 Eylül 1952 yılında “Neil Ellwood Peart” olarak doğar. Lakabı “Profesör“dür. “Dünyanın en iyi davulcusu olmak nasıl bir duygu” sorusuna denildiğinde "bilmem, Stewart Copeland'a sorun" diyecek kadar alçakgönüllüdür. Provalar için bile prova öncesi provaa yaptığı söylenir. . Kitap okumayı saplantı haline getirmekle kalmaz, altı adet kitap, çok sayıda davul metotu yazmış ve yayınlamıştır. Rush’ın bütün şarkı  sözlerini (henüz gruba katılmamış olduğu ilk albüm hariç) yazmıştır. 2007 yılında bir müzik dergisi tarafından “Rock Müziğin En Kötü Söz Yazarları” listedinde 2. sırada yer alır (ilk srayı Sting’e kaptırmış)




Az Bilinenler

Uzay Mekiği Columbia ‘nın ilk seyahatinden esinlenerek yazdıkları, 1982 albümü Signals'tan Countdown, Uzay Mekiği Endeavour’da astronotları uyandırmak için çalınmıştır.

1979 yılında kanada hükümeti tarafından resmi müzik elçileri ilan edilmişlerdir.

Grup hakkında hazırlanmış 2010 tarihli Beyond The Lighted Stage isimli bir belgesel bulunmaktadır. Belgesele adını Limelight şarkısının “living on a lighted stage” dizesinden almıştır.


Bilgisayar oyunu Guitar Hero: Warriors of Rock’da kendi bölümlerini bizzat seslendirmişlerdir.

Rush'ın davulcusu Neil Peart için ne dediler.


Rush'ın davulcusu Neil Peart'ı 67 yaşında beyin kanserinden kaybettik. Onun ölümünün ardından bir çok rock müzisyeni saygı dolu açıklamalarda bulundu. 

Neil Peart'ın ailesi usta davulcunun 7 Ocak 2020 Salı günü beyin kanseri ile üç buçuk yıl süren mücadelesinin ölümle sonuçlandığını bildirdi. Bu açıklamadan birkaç dakika sonra,  Rush grubundan arkadaşları  Geddy Lee ve Alex Lifeson ortak bir açıklama yaptı: 

“Kalbimiz kırık ve derin bir üzüntüdeyiz. Salı günü arkadaşımız, ruh kardeşimiz ve 45 yılı aşkın grup elemanımız Neil'in beyin kanserine karşı verdiği  cesur savaşını kaybettiği haberini paylaşmamız gerekiyor. 
  Başsağlığı dileklerini ifade etmek isteyenler, bir kanser araştırma grubu veya kendi seçtikleri bir hayır kurumu seçebilir ve Neil'in adına bağış yapabilir. 
Huzur içinde yat kardeşim."

   
Foo Fighters grubundan Dave Grohl da iflah olmaz bir Rush hayranı.  Dave Grohl yaptığı açıklamada şunları söyledi: 

“Bugün dünya rock and roll tarihinde gerçek bir devini kaybetti. İki sopa almak ve bir rüyayı kovalamak için nesiller boyu müzisyenleri (benim gibi) ortaya çıkaran bu insan milyonlara ilham kaynağı oldu. Radyolarımızı ve pikaplarımızı sadece davuluyla değil güzel sözleriyle de yöneten nazik, düşünceli, parlak bir adam. ”

Grohl sözlerine şöyle devam etti: 

“Gençken ilk kez "2112" albümünü dinlediğimi hala hatırlıyorum. İlk kez bir davulcuyu dinliyordum. Ve o günden beri müzik hiç aynı olmadı. Onun gücü, hassasiyeti ve kompozisyonu kıyaslanamazdı. Bir sebepten dolayı 'Profesör' olarak adlandırıldı ve hepimiz ondan çok şey öğrendik. ”

Foo Fighters davulcusu Taylor Hawkins basitçe şöyle dedi:
 "Neil Peart'ın Tanrı'nın elleri vardı. Hikayenin Sonu." 



Eski Dream Theater davulcusu Mike Portnoy , Rush davulcunun Cuma günkü ölümünden sonra “tüm zamanların en büyük kahramanlarımdan biri” diyerek Neil Peart'a vefasını sundacaktı.

“Neil Peart benim için her zaman bir akıl hocası ve bir kahraman olacak ve son 40 yıldır davulcu olarak benim üzerimdeki etkisinin ölçülmesi kesinlikle imkansız,” diye yazdı Portnoy.

“Ama bunun ötesinde, son 15 yıl boyunca, arkadaş oldu… her zaman böyle bir beyefendi ve zarif bir ev sahibi. ”


 KISS'den Paul Stanley,
 “Kesinlikle korkunç bir haber. Neal Peart yıllarca beyin kanseri ile savaştıktan sonra öldü.  Çok, çok üzgünüm ve şok oldum. ” 

 Gene Simmons şunları söyledi: “Dualarım ve Peart Ailesi, Hayranları ve Arkadaşları'na başsağlığı diliyorum. Neil nazik bir ruhtu. HUZUR İÇİNDE YATSIN" 

Black Sabbath'tan Geezer Butler basitçe şunu yazdı: “Neil Peart'ın öldüğünü duymak üzücü. HUZUR İÇİNDE YATSIN." 







10 Ocak 2020 Cuma

Rush'ın davulcusu Neil Peart öldü.


Rush'ın davulcusu ve söz yazarı Neil Peart , beyin kanseri ile üç yıldır mücadele ediyordu. 

   
Neil Peart , 7 Ocak Salı günü 67 yaşında California'nın Santa Monica kentinde öldü.  






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...