Funk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Funk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2024 Perşembe

Türlerin, Tanımlamaların Dışında Olmak

 


"...Bu evrendeki güzel bir gün daha / Sana sarılamıyorum, sana dokunamıyorum..." diyen şarkısında Lenny Kravitz korona  günlerinden bir aşk şarkısı çıkartmış. 

Mayıs ayında çıkan yeni albümü "Blue Electric Light"ın açılışında yer alan "It's Just Another Fine Day (In This Universe of Love)" isimli bu parça dinlemeye doyamadığım bir başyapıt oldu benim için. 

Bundan 20 yıl önce bir arkadaşıma "Purple Rain albümü çıktığı zamanlarda Prince'i dinlemediğim için pişmanım." demiştim. Sıkı rockçı olduğumuz için soul ve funk kökenli işlere hep uzak durmanın bedeliydi bu. Oysa Stevie Wonder'ın "Superstition" undaki gitar nice rock standartına eşdeğerdir. İşte Lenny Kravitz de bu önyargı kurbanlarımdan biridir ama ona rast geldiğimde dinlemişimdir ve her daim hayranlık duymuşumdur. Öyle sıkı takibim olmamıştır ama bulduğum zamanlarda bana hep keyif vermiştir. 

  "Blue Electric Light" çıktığı günden itibaren elimden düşmeyen, belki de en uzun zaman diliminde dinlediğim Kravitz albümü olmuştur. Albümde gitar tadına varmamın yanında 1970'lerin, 80'lerin nostaljik soul, disko ve funk tadını almam da ayrıca önemliydi. Her dinleyişimde ilk dikkatimi çeken Lenny Kravitz'in samimiyetiydi. Öncelikle kimseye yaranmak istememiş, kendi keyif aldığı gibi takılmış ve çıkan sonuç böylece bize de keyif veriyor. 

60 yaşına bir kala Lenny Kravitz, gene deri pantolon ve açık gömleklerle zamanı durduruyor. Albümü dinlerken de bu zaman donmasını hissediyoruz. Ne geçmişi tekrar yaşatmak nostaljisi ne de bugüne ait olmak gibi bir derdi yok... belki de en doğru tanım: "Lenny Kravitz zamanı"... ne öncesi var ne de sonrası... her şey şu anda belirleniyor. Albümün soundu da böyle. Evet funk ağırlıklı ama "Paralyzed" de 80'lerin heavy metalinden de izleri takip edebiliyor. Ardında bir bakıyorsunuz"Human", "Let It Ride" ve "Stuck in the Middle" parçalarında Prince'a saygı sunumuna şahit oluyorsunuz. "Bundle of Joy"da ise synth pop ile disko tınıları arasında geziniveriyorsunuz. 

Lenny Kravitz'in son albümü "Blue Electric Light" için söylenebilecek çok şey olabilir ya da hiç bir şey söylenmeye değmez ama bir gerçek var ki: zamanı dondurarak bizi "Alice Harikalar Diyarında" vari bir atmosfere sokuyor. Üstelik bonus'u da gitarın verdiği keyif. 

Aptulika








20 Mart 2024 Çarşamba

1975 Yılına Yolculuk



Fransız grubu Malted Milk'in "1975" albümünü dinlerken, açıkcası yeni mi eski bir albüm mü diye bir kaç kere teyit etmek zorunda kaldım. İsmine uygun düşecek şekilde 1975'lerde yapılmış bir albüm gibi. Ancak grubun solisti Arnaud Fradin'in doğum tarihi zaten 1975 ve bu albüm onun doğum tarihi olan 23 Şubat'ta piyasaya çıkmış. 

Biliyorum albümü tanıtırken her şeyi daha da karmakarışık bir hale getirdim galiba ama kısaca şöyle özetlemem de fayda var gibi... Malted Milk daha önceden ikili bir blues grubu olarak 25 yıl önce başlamış. Şimdilerde de "1975" isimli albümleriyle geçmişin soul ve funk müziğini canlandırıyor. 

 Albümün özü soul ve funk'tan hareketle 1970'li yılların bir kolajı gibi. İsminden de anladığımız gibi 1975'lerden sonra çıkan disco müziğin izlerini de bulmak mümkün. Albümü dinlerken sanki o yılların Motown stüdyolarından çıkmış hissine bile kapılıyoruz.  

Grubun beyni olan Arnaud Fradin bütünüyle Afro-Amerikan kültürüne tutkun bir müzisyen. Sadece Soul ve Blues değil, 1970'lerin Amerikan sineması da Fradin'in tutkuları arasında. Müziğe 1997'de bir blues ikilisi  (gitar ve armonika) olarak başlayan bu serüven 2016 Milk & Green turnesi sırasında 11 üyeli bir grubun kurulmasına kadar varmış.  Daha sonra grubun sayısı kimi zaman 7 kimi zaman da dörtlü - beşli olarak devam etmiş. Şimdiki yani albümdeki kadroyu şöyle bir sayarsak:  Arnaud Fradin (vokal, gitar), Igor Pichon (bas, gitar), Damien Cornelis (Hammond C3, piyano, Wurlitzer, klavinet), Richard Housset (davul, perküsyon), Eric Chambouleyron (gitar), Vincent Aubert (trombon) ve Pierre-Marie Humeau (trompet) yer almakta. 

Malted Milk son albümü "1975" ile bize 70'lerin eğlenceli kapısını açıyor. Soul, funk ağırlıklı ama "Set Me Fre" gibi parçalarda harika rock gitar soloları da buluyorsunuz... Yani her şey 70'lerdeki gibi, özgürlüğe sınır koymuyor, müzik türleri arasında kalın bağnazlık duvarları da tarih itibarıyla elbetteki yok. 


Aptulika




16 Temmuz 2023 Pazar

Funk ruhunda Rock'a Hazır mısınız? O halde LaVette!


 

Soul, funk, R&B alanında 60 yıllık bir kariyerin ismi Bettye LaVette, hani "yıllanmış şarap gibi" diye bir laf vardır ya... tam da burada kullanabiliriz. 77 yaşındaki şarkıcı yeni çıkan albümü "LaVette" ile vokalin ve yorumun zirvesine çıkıyor. 

Bu başarının temelinde iki isim yeralmakta, bunlardan biri albümün yapımcılığını üstlenen Steve Jordan. Bu ismi Rolling Stones'un davulundan tanıyoruz. Charlie Watts gibi bir emektarın yerine geçen Jordan, prodüktörlükte de başarısını bu albümle kanıtlıyor. "Lavette" albümünün başarısındaki ikinci isim ise besteci ve söz yazarı Randall Bramblett'ten başkası değil. Albümdeki bütün parçaları o yapmış ama bu çalışmalar albüm için özel yapılmamış. Bir çoğunu başka sanatçılar da seslendirmiş ama Lavette bunlara, kelimenin tam anlamıyla, damgasını vurmuş ve neredeyse orijinal halini unutturup yorumuyla sahiplenmiş. 
 

Randall Bramblett sadece bestelerini vermekle kalmamış, albümün mutfağında da yoğun emek vermiş. Bunu nereden anlıyoruz; albümün konuk listesine yakın dostu Steve Winwood'u da katmış. Albümün ikinci parçası "Don't Get Me Started"de böylece güzelim Winwood klavyesinin harika dokunuşları nefaset katmış. 

"LaVette" albümünün konuk listesi sadece Steve Winwood ile sınırlı kalmıyor, "In The Meantime"da John Mayer bu konulardan biri oluyor. Soul tarzının yumuşaklığında akan bu parçaya gitarıyla ruh katıyor.  

Bettye La Vette'yi açık konuşmak gerekirse ilk defa "LaVette!" albümüyle tanıdım ve sevdim. Dinlerken ses rengini Betty Davis'e benzettim hatta ruh ikizi gibi de geliverdi Bu arada Betty Davis de kim derseniz. Ondan iki tane var biri 1940'lı ve 50'li yılların sinema oyuncusu, diğeri ise 1970'lerin funk rock fenomeni Betty Davis yani Miles Davis'n ikinci eşi. Onu bu sene kaybettik ve bulabilirseniz mutlaka dinleyin derim... İnanılmaz çılgın, funk ve fütursuz bir vokalle karşılaşacağınıza teminat verebilirim. İşte Bettye Le Vette'da da o kumaş var diyebilirim.

 Aptulika








Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...