Duke Robillard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duke Robillard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2022 Pazar

Duke Robillard ve Arkadaşları ile BLUES BASH!



 Duke Robillard'ın son albümü "They Called It Rhythm & Blues" keyfimi yerine getirdi ve bununla da kalmayarak çalışma odamı bir caz bara döndürdü. Her gece başlıyorum albümü dinlemeye, ortalık bambaşka oluyor. Bu arada her şey ateş pahası, bundan önce de barda bir şey içip, canlı müzik dinlemeye gidenin vay halineydi zaten, sizin anlayacağınız yeni durum daha da katmerli oldu hani. Böyle olunca da Duke Robillard imdadıma yetişti. 

Bu gün bir değişiklik yapayım dedim ve Duke Aga'nın bir önceki "Blues Bash!" albümüne bir bakayım dedim ve yeniden olan oldu. Adamımız 2020'de yaptığı bu albümde "They Called It Rhythm & Blues'un ilk sinyalini vermiş. "Blues Bash!" yeni albümün bir ön hazırlığı gibi. Konuyu biraz daha açarsak, "They Called It Rhythm & Blues" u dinlerken nasıl ki 60 yıl öncesine gitmiş gibi oluyorsak, "Blues Blash!" da ise köklere dönen ama bugün yapılan bir albüm havasında buluyoruz. Beni boş boş konuşturmayın, oturun bir zahmet dinleyin! Burada lugat patlatacağım diye canım çıkıyor. 


"Blues Blash!" albümünde Roomful of Blues'un kadrosundaki emektar nefesli ekibi saksafonlarıyla yerini alıyor; sırasıyla onların isimlerini ilk ayaktan zikredelim: Rich Lataille , Greg Piccolo ve Doug James. Gene eski dostlarından Michelle "Evil Gal" Willson ve "They Called ItR&B" da vokaliyle artık tanıdığımız Chris Cote da burada.  Armonikasıyla Mark Hummel , piyanoda  Mark Braun,  klavyeci Bruce Bears , davulcu Mark Texiera ve basçılar Jesse Williams ve Marty Ballou ile ekip tamamlanmış. Bu arada gitarda tabiki Duke Robillard.

Albüm Ike Turner'dan bildiğimiz klasik, "Do You Mean It" ile zımba gibi açılıyor. Bu arada parçada Mark Texiera'ını davulu taramalı tüfek gibi giderken, Mark Braun'un piyanosu ona mermi yükler gibi ve tabii Chris Cote'un vokali canalıcı. Ardından gelen "No Time" ise Mark Hummel'in bir armonika ziyafeti. Üçüncü sırada Roy Milton'un "What Can I Do", Jump blues havasında bizi ister istemez dansa davet ediyor. 

Al King'in 1966'da plak yaptığı "Everybody Ain't Your Friend" ile biraz duruluyor ve kendimiz blues'un dingin havasına bırakıyoruz. Enstrümantal olarak "Rock Alley" ile devam ediyoruz... Piccola'ın tenor solosu genzimi yakıyor, içimizi bir hoş ediyor ve tabi Robillard'ın inceden tınlayan ama tane tane gitarı içimiz bir hoş ediyor, ama be kardeşim o ne davuldur sanırsın tören bandosunda trampet çalıyor ama öyle güzel bir ritm tutturuyorki anlatılamaz. "You Played On My Piano" ile yeniden pistlere dönüyoruz. Wilson'un gönül telimizi titreten vokali ile ardından gelen Robillard'ın akışkan gitarının sonrasında James'in bariton saksafon solosu insana ağır ol da molla desinler der gibi.


"Ain't Gonna Do It" ile albüm devam ediyor; bu sefer kahraman piyano ve öyle görkemli ki...   "You Don't Know What You're Doin"e geldiğimizde ise Chris Cote'un vokaline bir kez daha hayranlık duyuyoruz. Bu parçanın bir başka özelliği de T - Bone Walker'a ait olması yani Robillard'ın gitar kahramanı ve bir çok caz , blues gitaristine ilham veren kişi olması. 

Ve geliyoruz albümün finalinde yer alan "Just Chillin'"e. 10 dakikalık muhteşem bir parça. Klavyeci Bears'ın orguyla ortalığı sisli bir ortama sokan bu parçada Robillard'ın gitarına kendimizi veriyoruz, öyle dumanlı ve caz havasındaki geceyi hissederek noktalıyoruz. 

Albüm bitiyor ama tadını hiç unutamıyoruz. Bunca hay huyun arasında dünyada kulak verilesi güzel şeyler de var dedirten bir albüm. Büyük ihtimal başka geceler de evimi canlı müzik yapılan bir bar havasına sokacak. Ama son olarak bir kaç kelam etmek isterim. Buyrun bakalım bir yol dinleyin... Duke Robillard usta bir gitarist kendi hayallerini her iki iki albümde de gerçekleştiriyor. Evet bu Robillard albümü ama aynı zamanda Cote'un ya da saksafoncu ya da piyanistin de albümü. Her yerde ben görüneyim demeden çıkması gereken yerde çıkıyor Robillard, ama bir o kadar da geriye çekilip diğer arkadaşlarına yer veriyor. Bu iş bir ekip çalışması. İşte blues ve cazdaki bu havayı çok seviyorum. 

Teşekkürler Duke Robillard ve tabii ki s(caz). arkadaşları. 

APTULİKA

26 Mart 2022 Cumartesi

Çocuklar Koşun... Kampa Cazbant Gelmiş!


Duke Robillard 2020 yılında yaptığı "Blues Bash!" ın ardından verdiği bir röportajda, "Düz ve yalın bir blues albümü yapmak istiyorum... Dans edilebilir bir blues... Çocukluğumdaki plaklardaki gibi..."demişti.

 Robillard'ın iki yıl önceki hayali, bu yıl çıkan "They Called It Rhythm &Blues" albümüyle  gerçeğe dönüşmüş.

Fotoğraf: Greg Johnson


Bu albümün kapağına baktığınızda zaten olan oluyor. Kadın ve erkek iki figürün dans eden halleri belden aşağı karşımıza çıkıyor. Soldaki kadının ayakkabısı ve bacak hareketleri bizi bir dans etkisine sokarken, zaman makinesinde bir yolculukla 1950'lere hatta belki de 40'lara gidiyoruz... o ayakkabılarla ve kumaş kıvrımlarıyla 1970'lerin çocukluk günlerine dönüveriyorum. O günlerin düğün salonlarında "cazbant" denilen orkestralar çalar ve biz çocuk duygumuzla "cazbant gelmiş" der ve önlere giderdik. O dönem çocuk olanlarda hep böyle olmuş mudur bilemem ama benim yaşamımda ilk müzik aşkı böyle başlamıştı. Bu sararmış fotoğraflardaki o naftalinli görüntü beni ister istemez o günlerin coşkusuna götürür. O gün kimi bir düğünde kimi zaman bir banka kampında kimi zaman da okul çayında çıkan o "cazbant"lara büyükler bu ismi vermişti ne onlar ne de biz cazdan haberdardık ama onların ismi öyleydi o yıllarda, eğer biraz gürültülü, hareketli çalarlarsa onlara "yeyeci" ya da "bitliler" de derlerdi. 

Yazımın başında çocukluğumdaki o "cazbant"ları hatırlamam gibi Duke Robillard da 2020 yılında yaptığı "Blues Bash!" ın ardından verdiği bir röportajda, "Düz ve yalın bir blues albümü yapmak istiyorum... Dans edilebilir bir blues... Çocukluğumdaki plaklardaki gibi..." Robillard'ın iki yıl önceki hayali, bu yıl çıkan "They Called It Rhythm &Blues" albümüyle  gerçeğe dönüşmüş

 Duke Robillard'ın yeni albümü, "They Called It Rhythm &Blues"un bu kapağını görünce ilgisiz kalamazdım. Hele bir de dinlemeye başlayınca geçmişe (hatta benden önceki) yolculuğa çıkacaktım. Sanki bu albüm 2022'de değil de 60 yıl önce çıkmış gibi. 

Duke Robillard ismini ilk olarak Fabulous Thunderbirds gitaristi olarak duymuştum. Bu grubu belki de yeterli dikkatte dinlemediğimden olacak pek ısınamamıştım. Daha sonra tek başına yaptığı işlerde bu gitariste oldukça ısınacaktım. Blues ve blues rock alanında çok zevkli işler yapmasının yanısıra swing etkili ve caza meyleden arayışlarıyla ilgimi fena halde çekecekti. Elbetteki bu yeni çıkan albüme de kayıtsız kalamazdım ve kalmadım da.



18 parçanın yer aldığı bu albümde eski R&B, blues ve caz ezgilerini bünyesinde toplamış. The Duke Robillard Band'de de şu elemanlar yer almış:

Vokal: Chris Cote

Piyano ve org: Bruce Bears

Bas: Marty Ballou

Davul: Mark Teixeire

Saksafon: Doug James

Saksafon: Mark Earley

Hammond Org: Mike Flanigin

Gitar ve vokal: Sue Foley

Armonika: John Hammond. Jr.

Piyano: MattMcCabe

Armonika: Sugar Ray Norcia

Geri Vokal: Anita Suhanin

Vokal: Michalle Wilson

Trompet: Doug Woolverton

Gitar: Duke Robillard


Bu albümü dört gündür her gece dinliyorum ve doyamıyorum. Bu belki Duke Robillard'ın çocukluk günlerindeki plaklara dönmek hayaliydi. Onun dediği gibi  dans edilebilir  bir blues yapmak arzusuydu bu. Gerçekten de albümü dinlerken dans etmesem de mutfağa içkimi yenilemeye giderken ister istemez  swing etkisiyle çeşitli figürler yaptığım da oldu. Size tavsiyem yanınızda eşiniz veya sevgiliniz varsa kimseyi umursamayın ve dans edin... şu "sert erkekler dans etmez" lafını kim ettiyse gerçekten halt etmiş. 

Duke Robillard'ın "They Called It Rhythm & Blues" albümü beni 1970'lerdeki çocukluğuma götürdü. Babamın çalıştığı bankanın yaz aylarında kampı olurdu. Her yıl 15 gün süreliğine kamp çıkardı, artık hangi aya rastgelirse. O kampın sonuna doğru bir gecede balo olurdu ve tabi o gece için bir orkestra da gelecekti. Bunu haber alan çocuklar bir birimize seslenerek, "Koşun cazbant gelmiş!" diye bağırarak koşardık. Bu böyle bir duygu ve içimde bir sel gibi akarken, kolonlarda Duke Robillard Cazbantı çalıyor. 

APTULİKA


 Albümden çıkan ilk klip



Bu da benim en sevdiğim parçalardan biri: Here I'm Is





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...