15 Temmuz 2015 Çarşamba

Rock’ın sanatla buluşması

YES
 
Çizim : Aptulika
Progresif rock’ın unutulmaz İngiliz grubu Yes yeni albümü “Heaven and Earth”ile 46. yılına adım atıyor. Grubun müziğine damga gibi oturan vokaliyle Jon Anderson, sağlık sebepleriyle müzik hayatını 2008’de noktalamıştı. Gruba ondan sonra katılan Benoît David bir albüm yaptıktan sonra ayrılacaktı. Gruba 2012’de katılan yeni vokalist Jon Davison da “Heaven and Earth” albümüyle de ilk kez Yes’in vokalinde karşımıza çıkıyor.   

Kırkaltı yıllık müzikal geçmişiyle Yes grubu , progresif rock’ın simgelerinden biri olarak günümüze kadar gelecekti. Onların senfonik alt yapılı ve sanat hedefli rock anlayışları, değişen dönemlerin teknolojisine ve gündemine uyum sağlayabilmiş olmakla birlikte müzikal bakış açılarını da korumuştu.
Yarım asırlık Yes, grup elemanlarının 70’e yaklaşan yaşlarıyla bugüne dair de sözleri olabilirken, rock sahnesinde yeni çalışmalarıyla da karşımıza çıkıyor. Grubun 2014’te çıkan albümü “Heaven and Earth” kariyerinde yaptığı 21. stüdyo albümü. Bunların dışında 11 konser, 32’de toplama albümü olan grup, rock müziğin yaşayan müzelerinden biri konumunda.

70’lerin Rock’ında senfoni ve sanat buluşması
Yes'in kurucu elemanı basgitarist
Chris Squire'ı geçtiğimiz Haziran
ayının sonunda yitirmiştik.
1968’de basçı Chris Squire ve vokalist Jon Anderson tarafından kurulan İngiliz grup, dönemin progresif rock anlayışına senfonik temelli bir yapı katarken, mistik anlatımlı şarkı sözleriyle de sanatsal düzeyi yüksek bir fantastik atmosfer kuracaktı. 70’li yıllara art rock ve progresif rock temelli albümleriyle oturan Yes, 80’li yılların teknolojisine de ayak uydurarak, dönemin pop bakışını da müziklerine katarak kalıcılıklarını sürdüreceklerdi. 1982’de başlayan bu değişimle döneme ayak uydursalar da müzikal tavırlarının korunabilmesi de çok fazla gruba nasip olmamıştır.
2001’den sonra dağılan Yes, 1972 albümü “Close To The Edge”in 40. yılı sebebiyle büyük bir konser turnesi için tekrar bir araya gelecekti. Bu dönüşle birlikte sadece konser değil 2011 tarihinde “Fly from Here” isimli bir stüdyo albümü de çıkaracaklardı.
Yeni çıkan Yes albümü “Heaven and Earth”da klasik kadrodan kurucu elaman Chris Squire, efsanevi gitaristi Steve Howe ve gruba 1972’de katılan davulcu Alan White yer alıyor. Grubun neredeyse damgası konumunda olan vokalisti Jon Anderson artık kadroda değil. 2008’deki dönüş turnesine katılmak için kolları sıvayan deneyimli Yes vokali Anderson, bir astım krizi geçirince müzikten kopmak durumunda kalacaktı. Yes’in gene marka konumunda diğer bir ismi de klavyeli çalgıların abide ismi Rick Wakeman’dır. Rock müziğin keyboard ve bil cümle tuşlu çalgılar ustası Wakeman’da dönüş kadrosunda yeralamayacaktı. Zira Wakeman’ın doktorları böyle zorlu konser turneleri için sağlık durumunun uygun olmadığını söyleyecekti. Bu duruma karşın Wakeman’sız Yes olmaz denilerek oğul Oliver Wakeman babasının koltuğuna oturacaktı. Babasının yerini konserlerde dolduran Oliver Wakeman, albümlerindeki yerini ise 1980 – 81 arasında  Yes grubunun keyboard’ından sorumlu olan Geoff Downes’a bırakacaktı.

Jon Anderson’un ses ikizi
Yes’in alameti farikası olan vokalisti Jon Anderson, sağlık sebebiyle artık kadroda yok. Yeni albümde de yeni vokalist Jon Davison’la da ilk kez karşılaşıyoruz. Açıkcası ne gibi bir sürprizle karşılaşacağımızı düşünerek biraz endişe duymuyor da değiliz hani. Ancak “Heaven and Earth” albümünün ilk parçası “Believe Again” başladığında şaşkınlıkla CD’nin kartonetine yönelip, “Acaba bu parçada kısa bir bölüm de olsa Jon Anderson mu okudu” diye bakıyoruz. 8 parçanın yer aldığı “Heaven and Earth” albümünde Kanadalı yeni vokalist Jon Davison, Yes keyfini bozmuyor. Daha önceki müzikal kariyerinde bas gitarist olarak çalışan ve Juano Davison ismini kullanan müzisyen tam anlamıyla bir enstrümantalist. Gitar, bas gitar, tamburin ve keyboard çalıyor. İlk defa karşılaştığımız ses rengi Yes’in efsanevi vokalisti Jon Anderson’un ikizi gibi. Jon Davison’un albüme bir başka katkısı da şarkı sözlerinde olmuş.
Bir önceki albüm “Fly From Here” (2011)den oldukça farklı olan “Heaven and Earth” Yes’in eski yıllarına yakın bir çalışma olmuş. Geçen yıl 6 Ocak’ta başlayan albüm kayıtları, 14 Mart 2014 tarihinde sonuçlanmış. Mayıs ayı içinde ise son rotüşları ve miks işlemleri tamamlanan albüm,16 Temmuz’da da piyasaya çıkmış.
Yes’in emektar gitaristi Steve Howe, bu albümde de şahit olduğumuz gibi yaşlılığını bile kendini geliştirmekle geçiriyor. Gitaristliğinin ustalığı ile yetinmeyen Howe adeta bir gitar labaratuarı gibi. Usta gitarist albümün ismi konusunda ise şunları söylüyor, “Albümün ismini ‘iyi , kötü’ ya da ‘ying - yeng’ zıtlığı içinde ele aldık. Çünkü kuantum fiziğine göre dünya bir anlamda duygudur. Cennet ise bilinmeyen bir yeri yani sondaki bir hedefi belirler. Dini olmayan ama ruhsal bir bakışla albümde bilinen ile bilinmeyeni ele aldık.”

Rock Ressamı

Buraya kadar Yes’in müziği, elemanlarından bahsettik ama grubun bunların dışında da farklı albenisi daha var ki o da albüm kapakları. 40 yılı aşan bir dönemde bu kapakların ressamı Roger Dean, yeni Yes albümü “Heaven and Earth”da gene harika bir kapağa imza atmış. Sadece Yes’in değil 70’li yılların nice grubunun albüm kapaklarını yapan Roger Dean için fırça ve boyalarla rock yapan bir rockçı diyebiliriz.

Karmaşık enstrüman ve vokal düzenlemeleriyle tanıdığımız Yes, Chris Squire’ın basgitarının ritmik akışından dolgun solo fikirlerine, Steve Howe’ın melodi üreten gitar sololarına, Geoff Downes’in klavyesiyle senfonik akışlarına, Alan White’ın kreşendolarına ve Jon Davison’un içe işleyen sesiyle ellinci yılına doğru törensel yürüyüşünü sürdürüyor.  
APTULİKA
2014

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...