8 Mayıs 2018 Salı

Gür Akad Ağaç Ev'de


Eskiden daha güneş gökyüzündeyken Harbiye'deki Açık Hava Tiyatrosu'nda rock konserleri olurdu. O konserlerin başlama saati de öğlen 12 ya da 13.00 olurdu. Genelde üç grup ve fazlası olurdu ama tek grup pek olmazdı. 1988 ya da 89'du ve bir gençlik festivaliydi. Konseri organize eden de hafızam beni yanıltmıyorsa, Blue Jean dergisiydi. Konsere çıkan yeni gruplardı sadece bir kişi hariç, zira o en tanınan isimdi. Eh ne de olsa daha bir yıl öncesi Eurovision'da Türkiye'yi temsil eden Klips ve Onlar grubunda gitarıyla yerini almıştı. Gür Akad'ı ilk kez bu konserde o gün izlemiştim. O sadece gitarıyla değil, sahnede duran imajıyla da en profesyonel olduğunu kanıtlıyordu.

Gür Akad'ı daha sonra İlhan İrem'in gitaristi olarak görecektik. O dönemde İlhan İrem'in zihin açıcı progresif, senfonik rock denemeleri müzik tarihimizin övünç hanelerine yazılacaktı. Gür Akad'ı bir çok pop albümünde de gitarıyla duyacaktık, Tarkan'ın dünyayı dolaştığı konser turlarında gitarda gene o yer alacaktı. Gür bu kadar geniş yelpazede ve değişik tarzlara gitarıyla eşlik etse de çıkan tını her daim rock olacaktı. 1983 yılında kurduğu Klips grubuyla ülkemizde öncü rock rüzgarlarını estiren Gür, bu güne kadar rock gitarının vazgeçmeyen ismi olarak kaldı. Gitarist hala konserler vermeyi sürdürüyor. 

Gür Akad'ı 10 Mayıs 2018, Perşembe gecesi saat 21.00'de Kadıköy'deki Ağaç Ev'de grubuyla birlikte vereceği konserde dinleyebilirsiniz. 





Metallica'dan Abba, A-HA, Falco coverları



Metallica, 2018 yılı konserlerini sürprizlerle sürdürüyor. 
Grup konserlerinde Abba, Falco, A-HA gibi pop hatta Domenico Modugno'nun Napoliten şarkılarını  ve İtalyan tenor 'Muhteşem' lakablı Caruso'nun aryalarını seslendiriyor. 
Metallica sadece pop cover'larını değil Scorpions'tan "Rock You Like A Hurricane"; Europe'dan "Final Countdown" gibi zamanında popülerleşmiş rock parçalarına da yer veriyor. 

2018'in başında Dünya turnesinin Avrupa bölümüne başlayan Metallica, yeni bir uygulamaya başladı. Konserin bir bölümünde Lars Ulrich ve James Hetfield sahneden çekiliyor ve sadece basgitarist Robert Trujillo ile gitarist Kirk Hammett konser verdikleri ülkenin popüler olmuş parçalarından birini seslendiriyorlar. 

Metallica'nın konserleride seslendirdiği cover'lar. (Akla tabi Türkiye'de konser verselerdi ne okurlardı geliyor ama şimdilik ufukta böyle bir konser gözükmüyor.) 

7 Mayıs 2018 - Stockholm: ABBA, 'Dancing Queen'

5 Mayıs - Stockholm: Europe, 'The Final Countdown'

 2 Mayıs - Fornebu, Norveç: A-ha, 'Take on Me'

30 Nisan - Leipzig, Almanya : Accept, 'Balls to the Wall'

28 Nisan -  Krakow, Polonya: Dzem, 'Wehikuł Czasu'

 26 Nisan - Munih, Almanya: Spider Murphy Gang, 'Skandal im Sperrbezirk'

 11 Nisan - Geneva, İsviçre : Celtic Frost, 'Procreation (of the Wicked)'

9 Nisan -  Stuttgart, Almanya: Peter Schilling, 'Major Tom (Völlig losgelöst)'

7 Nisan - Stuttgart, Almanya: Drafi Deutscher, 'Marmor, Stein und Eisen Bricht'

5 Nisan - Budapeste, Macaristan: Tankcsapda, 'A Legjobb Mèreg'

2 Nisan - Prag , Çek Cumhuriyeti: Ivan Mládek, 'Jožin z Bažin'

31 Mart -  Viyana, Austurya: Falco, 'Rock Me Amadeus'

29 Mart -  Hamburg, Almanya: Michael Schenker Group & UFO, 'Into the Arena/Rock Bottom'

27 Mart -  Herning, Danimarka: Gasolin' 'Rabalderstræde'

16 Şubat -  Mannheim, Almanya: Scorpions, 'Rock You Like a Hurricane'

14 Şubat -  Bologna, İtalya: Lucio Dalla, 'Caruso'

12 Şubat - Bologna, İtalya: Domenico Modugno, 'Nel Blu Dipinto di Blu'

10 Şubat -  Turin, Italya: Vasco Rossi, 'C'è Chi Dice No'

7 Şubat - Barcelona, İspanya: Peret, 'El Muerto Vivo'

5 Şubat -  Madrid, İspanya: Barón Rojo, 'Los Rockeros Van al Infierno'

3 Şubat -  Madrid, İspanya: Obús, 'Vamos Muy Bien'

1 Şubat - Lizbon, Portekiz: Xutos e Pontapés, 'A Minha Casinha'


7 Mayıs 2018 Pazartesi

George Harrison'un ilk elektro gitarı için yok mu arttıran!



2001 yılında kaybettiğimiz Beatles'ın usta gitaristi George Harrison'un ilk elektro gitarı şu sıralar müzayedede açık arttırma ile satışa çıkartılıyor. 
19 Mayıs 2018 tarihinde yapılacak açık arttırma New York'daki Hard Rock Cafe'de gerçekleşecekmiş. 

Harrison bu gitarı Liverpool'da Ray Ennis'ten akustik gitarıyla değiş tokuş ederek almış. 
1965 yılında Harrison'un bu ilk elektro gitarı bir Alman müzisyen tarafından alınmış. Gitarı bugüne dek  elinde tutan müzisyen geçen yıl ölünce eşi bu elektro gitarı mezata çıkarmaya karar vermiş.  




5 Mayıs 2018 Cumartesi

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 60



Zaman zaman dostlarınız kitap önerir. Hatta üzerine basa basa, "Mutlaka okumalısın." der. Oysa elinizde başka kitaplar vardır. Arkadaşınız size bir roman öneriyordur ama o sıra okuduğunuz bir araştırma kitabı elinizden düşmüyordur. İşte o sıra aniden gelen öneri, huzur içinde hayallere dalmış yürürken size gelip, birinin çelme takması gibidir. Münasebetsiz bir durumdur ama bende böylesi kitap önerilerini dostlarıma yaparım. Zaten şu anda burada yaptığım ne ki?

Şimdi yukarda "münasebetsiz" dedim diye artık kimse bana kitap önermez endişesiyle de paniklendim. Asla bu durumdan şikayetçi değilim. Bana kitap önerilmesi ya da tavsiyeleri önemserim ve çok isterim. Belki zamansız önerilmiştir ama kafamın bir yerine not ederim, zamanı gelince de okurum. Kimi zamanda böylesi öneriler beklerim. 

Yaşadığımız şu zaman diliminde bizim diyarda kitap okuyan o kadar az ki, hatta yok gibi. Ama yaşam bana güzel bir incelik yaptı ve aziz dostum Geronimo ile karşılaşmamı sağladı. Onunla ara sıra oturur içeriz. O anda rakı masamızda konu kitaplar olur. Açıkcası o zaman diliminde üçüncü bir kişi olmamasına gayret ederim. Zaten rakı masası en fazla dört kişi ile güzel olur, sayı artınca havada boş geyikler oluşur ki, çekilesi şey değildir. 

İşte öylesi bir rakı sofrasında, sanırım iki yıl  önceydi, Geronimo bana bir Sadık Hidayet diye bir yazardan bahsedecek ve "Aylak Köpek" isimli  kitabını okumamı önerecekti. Açıkcası bu yazarı ilk defa duymuştum. Bir de isme bakıp, yeni Türk yazarlarından biri sanacaktım. Cehaletim bu ya, birde kalkıp, "Yeni yazarları pek okuyamıyorum, sıkıntı basıyor." bile diyecektim. Geronimo, "Yok öyle yeni" değil falan dese de benim devreler yanmıştı bir kere, zaman içinde kitabı hiç aramamıştım bile. 

Bunun üzerinden yıllar geçti ve bu yıl doğum günümde Geronimo, bana Sadık Hidayet'in "Aylak Köpek" kitabını hediye edecekti. Kitabın kapağında "Çeviren: Mehmet Kanar" ibaresini görünce Hidayet'in Türk yazarı olmadığını anlayacaktım. 

Modern İran edebiyatının en önemli yazarı Sadık Hidayet, 1903 ile 1951 yılları arasında yaşamış. "Aylak Köpek", öykü kitabı ve yazarın da en mahir olduğu alan bu. Bir merakla sayfayı açtım ilk öykü kitapla aynı ismi taşıyor. Öykünün ilk satırlarına başlamamla iş bitmişti. Artık beni kitaptan ayırmaları için vinçle çekmeleri gerekirdi. Başlamamla fasıla vermeden birbiri ardına, soluksuz 7 öyküyü okuyup, bitirdim. 

Ah o ilk öykü yok mu... aklımı başımdan almıştı. Yahu bir sokak köpeğinin gözünden dünyaya bakılır mı! Oluyormuş. Kitaptan sonra sokakta köpek görünce ister istemez bu öykü aklıma geliyor.
Öyküleri okurken İran'ın 1940'lardaki yaşamından izleri de buluyoruz. Bizim Cumhuriyet Devrimi'mizin getirdiği modernleşme o dönemde İran'a da yansıdığını anlıyoruz. 2. Dünya Savaşı'ının yaşandığı yıllardaki İran'ı insanları, çelişkileriyle Sadık Hidayet kaleme dökmüş. Yazarın izlenimlerini kaleme dökerken, sınıfsal bakış açışını da eksik etmeyen yaklaşımı övgüye değer. Hidayet'in "Aylak Köpek" başta olmak üzere bende etkisi kalan "Karanlık Oda" ve "Kerec Don Juan'ı" öyküleri oldu. Freud'yen yaklaşımıyla ve pastoralden karanlığa geçen atmosferiyle "Karanlık Oda" toplumdan kaçışı çok güzel sunuyor.  Sadık Hidayet, öykülerinde 2. Dünya Şavaşı'nın yıllarıdaki umutsuzluğu ve yılgınlığı vurucu biçimde kaleme aldığı gibi kimi zaman da mizahı (ironi) kullanıyor. 

Sadık Hidayet'i tanıdıktan sonra "Aylak Köpek" ile yetinemedim. Yazarın "Hacı Aga" isimli bir kitabını daha bulup, okumaya koyulacaktım. Bu seferki yazarın bir romanıydı. Aslında buna roman demek de ne derece doğru... ecnebilerin "Novella" diye tanımladığı uzun öykü demek daha uygun olacak gibi. "Hacı Aga", mizahi yaklaşımlı politik bir taşlama ki bu eserdeki kahramana pek de yabancı değiliz hani. 1940'ların İran'ında sermaye ile işbirliği içinde olan politikacıların dini çıkarları için kullanmaları hicvediliyor.  

Şimdi yazıyı bitireceğim ve sokağa çıkacağım. Gene yolun kuytusunda onunla karşılaşacağım, kuyruğunu kısmış, ürkek halde gözleri bana bakacak ve,
"Artık bütün işi gücü korku içinde titreyerek çöplüklerden yiyecek kırıntıları bulmak, gün boyu ..."
diye devam eden Sadık Hidayet öyküsü "Aylak Köpek"i canlı olarak bulacaktım. 

Aptulika 


4 Mayıs 2018 Cuma

Buddy Guy : "Blues yaşıyor ve de iyi"


Buddy Guy'ın çıkaracağı yeni albümü  "The Blues Is Alive and Well"de üç İngiliz rock devi Jeff Beck ve  Rolling Stones'tan  Mick Jagger ile Keith Richards'ı 
konuk olarak göreceğiz. 



BB King ve James Cotton'u kaybettiğimize göre Buddy Guy için "Blues'ın yaşayan en eski efsanesi" tanımını rahatlıkla yapabiliriz. 
81 yaşındaki büyük blues ustası hala birbiri ardına albümler çıkartmaya devam ediyor. 

Bundan üç yıl önce "Born To Play Guitar" albümünü yapan Buddy Guy, bu çalışmayı BB King'e ithaf etmişti. 
"Born To Play Guitar"da B.B. King'in haricinde Chicago Blues'ın anıt ismi Muddy Waters ile ilgili bir parça da yeralmaktaydı. 

Buddy Guy  ismi blues tarzı için ne kadar öneme haiz ise bir dönemin rock kuşağı için de ilham kaynağı olmuştu. Öyle ki ülkesi ABD'yi aşarak, İngiliz rock müzisyenlerinin filizlenmesine vesile olacaktı. Bu büyük ustadan etkilenenlerin arasında Rolling Stones grubu en başta gelir.  

Buddy Guy'ın çıkaracağı yeni albümü  "The Blues Is Alive and Well"de üç İngiliz rock devi Jeff Beck ve  Rolling Stones'tan  Mick Jagger ile Keith Richards'ı konuk olarak göreceğiz. 

Mick Jagger vokaliyle   "You Did the Crime," da konuk olurken,   Richards ve Beck  "Cognac." da gitarlarıyla büyük usta Buddy Guy'a destek verecekler.  Albümün çıkış tarihi ise 15 Haziran 2018 olacakmış. 

2 Mayıs 2018 Çarşamba

İngiliz Blues Rock'ının yeni devi doğuyor : Laurence Jones




Bir kaç yıl önce keşfettiğim gruplardan biriydi Rival Sons. 70'lerin akıl çelen yanını günümüze taşıyan bu grup, teklifsiz gönül tahtıma oturacaktı. Durum böyleydi, böyle olmasına ama grubun albümünü ilk gördüğümde hiç kaale almadan geçip gidecektim. Belki de kapağına bakıp, yeni yetme alternatif gruplardan biri sanacaktım. Bu ilk izlenim ardından  bir iki ay gibi bir süre geçmişti ki, radyo programcısı, müzik yazarı ve unutulmaz konserlerin organizatörü dostum Eyüp İblağ bana, "Aptül, Rival Sons diye bir grup var eskilerin havasında tam senlik kaçırma" diyecekti. 
Eyüp'ün müzikal bakışını önemsememe rağmen gene de biraz temkinliydim. Ve böylece Rival Sons'u dinlemeye koyuldum. Sonuç hani tam 12'den derler ya, işte öyle bir şeydi. Ondan sonra Rival Sons radyo programlarımın değişmez grubu olacaktı. Eyüp'ün uyarısı olmasaydı bugün Rival Sons benim ilgi ve bilgimden uzak olacaktı ve büyük bir kayıp yaşayacaktım. 

Bu günlerde de aynı şeyi gene yaşadım. Yeni çıkan albümler arasında Laurence Jones ismini görünce pek ilgilenmeden geçecektim. Bu sefer beni bir büyük hatadan döndüren Eyüp değil ama bir haber olacaktı. Basgitarist ve vokalist Glenn Hughes'in Deep Purple dönemindeki parçalarını seslendireceği "Classic Deep Purple" turnesinin İngiltere bölümünde konserlere Laurence Jones ile birlikte çıkacağı haberiydi bu. "Kim ola ki acep bu  Laurence Jones?" diye düşünürken, bir yandan da araştırmaya başlayacaktım. İsmi yazıp, tuşlara dokunduğumda karşıma o ilgilenmediğim albümün kapağı çıkacaktı. Referans bu sefer Glenn Hughess idi ve kaçış olamazdı artık.

Laurence Jones, 1992  Liverpool doğumlu İngiliz bir gitarist. İlk albümünü 20 yaşında yapan blues gitaristi, 2017 yılında 'The Truth' adını taşıyan beşinci albümünü çıkartmış. 2014 yılında yaptığı  'Temptation' adlı ikinci albümüyle otoritelerin bir anda dikkatini çekecek ve 'Classic Rock magazine' tarafından " Blues Rock'ın en genç yeteneği" diye tanımlanacaktı.  Ona övgüler bu kadarla kalmayacaktı ve bir çok insan ona İngiliz Blues'ının yeni devi gözüyle bakmakla yetinmeyip, Eric Clapton'un yeni varisi gözüyle bakacaklardı. 
Şimdilerde 26 yaşında olan Laurence Jones görüntüsüyle hala 19 hatta 16 yaşında gibi. Ona yapılan övgülere bakıp maharetini merak ederseniz sadece son albüm yeterli olmayabilir, mutlaka 22 yaşında kaydettiği 'Temptation' albümünü dinleyin derim. 





1 Mayıs 2018 Salı

Dostlar ve Dervişan gruplarının gitaristi Galip Kayıhan vefat etti

1970'li yıllarda Edip Akbayram ve Dostlar, Cem Karaca Dervişan gruplarında yer alan Galip Kayıhan kalp krizi sonucu hayata veda etti.  




Yeşilköy’deki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu ölen  Galip Kayıhan 66 yaşındaydı.
Galip Kayıhan yalnız yaşadığı için iki gündür kendisinden haber alamayan dostları ve  oğlu , vefat ettiğini evi açtıklarında anlamışlar. Kayıhan'ın cenazesi, 1 Mayıs 2018 Salı günü öğle namazı sonrası, Yeşilyurt Camii'nden kaldırılacak ve Kilyos Mezarlığı'nda defnedilecek.

1970'li yıllarda Edip Akbayram ve Dostlar, Cem Karaca Dervişan gruplarında yer alan Galip Kayıhan bir çok önemli albüm ve plakta gitar ve synthesizer çalmıştı.  

 1952 yılında Samsun'da dünyaya gelen Galip Kayıhan, Samsun Maarif Kolejini ve daha sonra ise Yüksek Turizm ve Öğretmenlik okulunu bitirdi. İlk olarak Edip Akbayram ve Dostlar, ile müziğe profesyonel olarak adım atan Kayıhan, 1970'lerin sonuna doğru da  Cem Karaca'nın efsanevi grubu Dervişan ile çalışacaktı.  
Daha sonraları Marşandiz grubuyla da müzik yapan Galip Kayıhan, Destan grubunu  kuracaktı. 

Ölümünden önce Galip Kayıhan''ın  kendi adına bir rock albümü hazırladığı ve hatta bitirdiği de  yakın çevresi tarafından söyleniyor. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...