31 Ağustos 2021 Salı

Iron Butterfly'ın davulcusu Ron Bushy'i kaybettik.


Iron Butterfly'ın   rock tarihine yer eden başyapıtında uzun davul solosuyla unutulmazlar arasına giren davulcusu Ron Bushy'i  29 Ağustos 2021, pazar günü, 79 yaşındayken kaybettik.


Iron Butterfly'ın  davulcusu Ron Bushy'i  29 Ağustos 2021, pazar günü, 79 yaşındayken kaybettik. Uzun süredir kanserle mücadele eden Bushy'nin ölüm haberi karısı Nancy tarafından, topluluğun Facebook sayfasından yapıldı.  

1966'da Iron Butterfly grubunda davula geçen Bushy, grubun 1968'den 1975'e kadar süren kariyerinde değişmeyen tek eleman olarak kalmıştı. 

Saykodelik ve hard rock tarzında müzik yapan Iron Butterfly 1968'de ikinci albümleri In-A-Gadda-Da-Vida' ile rock tarihinde silinmez bir yer elde edecekti.  Albümle aynı adı taşıyan  parça rock tarihinin unutulmaz çalışmaları arasında yer alırken, heavy metal tınılarının ilk örneklerini de verecekti.  17 dakikalık süren bu parçada Ron Bushy'nin görkemli bir davul solosu da yer almaktaydı.  

"In-A-Gadda-Da-Vida" çıktığı yıl dünya çapında 8 milyondan fazla bir satış elde edecekti.    Daha sonra ABD'de dört kez platin olmak da dahil olmak üzere dünya çapında 30 milyondan fazla kopya sattı.


Iron Butterfly ilk olarak 1971'de dördüncü albümleri Metamorphosis'in yayınlanmasının ardından dağıldı . Grup 1974'te yeniden kurulduğunda, önceki kadrodan sadece Bushy kaldı.   Iron Butterfly, 1975'te Scorching Beauty ve Sun adlı iki LP yayınladı.   


Yeni albümler kaydetmese de, grup onlarca yıl boyunca aralıksız turlara devam etti. Bushy grupta güvenilir bir varlıktı ve grubun canlı şovlarında sürekli olarak davulları yönetiyordu. Sağlık sorunları sonunda Bushy'yi 2010'ların ortalarında yoldan çekilmeye zorladı, ancak davulcu hala ara sıra eski grubuyla konuk olarak sahneye çıktı.



 



27 Ağustos 2021 Cuma

Türk Rock'ının en güzel davulcusu Ayzer Danga'yı kaybettik



Bugün saat 15:00 sularında facebook'a bakacağım tuttu ve Taner (Öngür) Abi'nin sayfasında şu başlığı duyarak kötü haberi aldım:

"Ayzer Danga'yı kaybettik!

Başımız sağolsun."



Açıkcası rock devlerinin ölüm haberleri bana her daim beklenilmez ve şaşırtıcı gelir. Onlar  benim için hep hiç ölmeyecekler gibidir. Bu sefer ki haber de öyle geldi ve şaşırdım. Hani açık söylemek gerekirse yaş haddimiz yükseliyor ve benim de yaş haddim altmışlara dayandı, yani yaşamın sonuna geliyoruz, ister istemez. Ama Ayzer Danga ne yaştan ne de bir hastalıktan müzdaripti. Yaşadığımız şu koronavirüs salgınında hayata veda etti. Ağustos ayının başında bu salgın hastalık ona da musallat olmuştu. 

O ilk dinlediğimiz plaklardan isminden önce tınıları beynimize erken yaşlarda kazınan insanlardan biriydi, Ayzer Danga. Benim müzik serüvenimde Cem Karaca adına dinlediğim ilk plakta o vardı ve beynime öyle bir işlenmişti ki yarım asır sonra bile çıkmayacaktı. 



1970'li yılların başı ve yaşım henüz 10 hadi bilemedin olsun 12 ve  bir 45 devirli plakta Cem Karaca ve Moğollar'dan "Obur Dünya"yı dinliyorum. İşte böylece aklıma isminden önce yerleşmiş Ayzer Danga baterisi. Oysa ondan önce ve sonra da bol bol o bagetler kulağıma yer edecekti. O dönemde plak kapaklarına müzisyenlerin ismini yazmayan plak şirketleri utansın ama biz bir şekilde Ayzer Danga ismini bilecektik. 

Şimdi ölüm haberini verirken,  "Moğollar'ın eski davulcusu Ayzer Danga koronavirüs sebebiyle hayatını kaybetti." diyoruz, ama onun bulunduğu grupları şöyle bir saymaya başlasak Türk Rock tarihi tekmili birden çıkar : Mavi Işıklar, Moğollar, Cem Karaca, Erkin Koray, Selda Bağcan ve Edip Akbayram şimdi kısaca ilk aklıma gelenler. 



13 Şubat 1947'de İstanbul'da doğan Ayzer Danga,  müziğe ilk olarak  Siyah Örümcekler grubuyla başladı. Kurucusu olduğu bu gruptan sonra  Mavi Işıklar’la da çalışan Danga vatani görevinin ardından Moğollar’a girmişti. Cem Karaca’yla ortak müzik yapıldığı dönemde gruptan ayrılıp Kardaşlar’a katılmış, Edip Akbayram Dostlar’da da çalmıştı. Ayrıca, bir dönem Erkin Koray'la müzik yapmış, Kerem Güney’le çalışan Güneşin Sofrası ile Zorbeyler gruplarında yer almış, yerli rock tarihine sağlam tekniği olan davulculardan biri olarak geçmişti. (*) 

Ayzer Danga'yı ,  27 Ağustos 2021, Cuma günü  kaybettik. Ancak değişmeyen bir gerçek var ki onun bagetleri bizden sonraki nesillerde de tınlayacak. Yazının sonunda 1974 yılı TRT kaydında bir görüntüyle noktalayacağım. Bendeniz 12 yaşındayım ve siyah beyaz televizyonda onun suretini ilk kez görecektim ve inanılmaz bir duyguydu. Son not olarak da demeden edemeyeceğim; trio yani üçlü gruplar benim için ayrı bir öneme haizdir ve Ayzer Danga da trio tarzı rock gruplarının en has elemanıydı. 

Aptulika

(*) https://sinemamuzik.com/detay/ayzer-danga-davul

 

 


24 Ağustos 2021 Salı

Rolling Stones'un caz hali ebediyete ulaştı.



Rolling Stones'un davulcusu Charlie Watts 24 Ağustos 2021 salı günü erken saatlerde Londra'da hastanede hayata veda etti. 

1941 yılında Londra'da doğan Watts, Brian Jones, Mick Jagger ve Keith Richards'dan oluşan Rolling Stones'a 1963 yılında katılmıştı.

Rock'n Roll'un ve İngiliz Blues'unun efsanevi grubu Rolling Stones'un en caz kokulu davulcusu Charlie Watts ile ilgili öyle yazılacak şey vardı ki ama ölümlere yetişemiyoruz. O ne ara 80 yaşına geldi? Zaman o kadar geçti mi. Galiba biz de yaşlanıyoruz. Demek ki denilecek şeyleri çabuk yazmalı ve söylemeliyiz. 

Charlie Aga önemli bir abiydi. Onunla ilgili yazılacak ve anlatılacak çok şey vardı, ama bir sonraki yazıya derken ölüm haberi geldi. 

Charlie Watts ile ilgili nice şey yazabilirdim ama ölüm haberini verirken aklıma ilk gelen parça "Start Me Up" oldu ve paylaşayım dedim. 

Huzur içinde uyu Charlie Aga. 

 


19 Ağustos 2021 Perşembe

Günlük Değil, GÜNDELİK 0008



 Tenor saksafonda 20 yıldır en sevdiğim  caz fusion müzisyeni Michael Brecker'in 1980'lerin caz rock grubu Steps Ahead'ın elemanı olduğunu yeni öğren. Bu da 60 yıllık dünyalı ve 50 yıllık müzik dinleyen bana kapak olsun. 

19 Ağustos 2021

saat 10:27



18 Ağustos 2021 Çarşamba

Günlük Değil, GÜNDELİK 0007



İki hafta önce pazartesi gününden bu yana 128 sayfalık bir kitabın anca 71. sayfasına gelebildim. Bu kitabın zor anlaşılabilirliğinden ya da sıkıcılığından değil tam tersine zevkliliğinden.  Orhan Kahyaoğlu'nun yeni çıkan ve Tunuslu müzisyen Anouar Brahem'i incelediği kitabı "Duru Derin Çıplak"ı okurken bir yandan da albümleri dinliyorum. İki günde bazen bir albümü dinliyorken iki sayfa falan anca okuyorum. Düne kadar sanatçının 5 albümünü dinledim. Tunus müziğini çağdaş bir yorumla sunan ve Doğu enstrümanı udu bir  caza taşıyan Brahem'in 6. albümü "Astrakan Cafe" (2000) ye geldiğimde ise açıkcası biraz sevmemeye başlamıştım. O beş albümdeki cazvari esintiler geri plana gitmişti. Dün albüme ilk adımımı attığımda  bu duygu içindeyken, şimdi bir yandan kitap bir yandan da albümü dinleyerek biraz daha ısındım. Bu albümle ilgili Orhan Kahyaoğlu, "İran, Türkistan, Kafkasya, Çeçenistan, Türkmenistan ve Tanzanya coğrafyalarının müzikal kaynaklarına dokunarak; bu coğrafyaların müzik birikiminden hareketle ortaya kendine özgü, kişisel kompozisyonlar çıkarmıştır." diyor. 

Kitapta bu albümü analizi yapan Kahyaoğlu, "İyi gözlenirse, İslam müzik ve kültürü içinde bir yol arayışıdır bu." dedikten sonra, "Albümün bazı kompozisyonlarında Arap - Osmanlı geleneğini, müzik modlarını inceleyen, deneyen bir tavır vardır... Albümde Hint müziğine kadar uzanan beklenmedik ezgi ve ritimlere rastlanır..." vurgusunu yapıyor. 

Astrakan Cafe albümündeki parçaların isimlerine baktığımızda da bu geniş Orta Doğu ve Asya coğrafyasını görüyoruz. Türkmenistan'ın başkenti "Ashakabad", "Khotan" adlı Brahem bestesinde Çin'e bağlı Türkistan bölgesi, "Karakoam" bestesi Türkmenistan'da bir çöl, "Astara" parçası da İran sınırında bir Azerbaycan kenti, "Dar Es Salam" ise bir Tanzanya kenti, "Mozdok's Train" parçası Rusya'nın Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi'nde önemli bir tarihi kalesi olan bir kent olan Mozdok'a yapılan bir tren yolculuğu. 

Orta Doğu coğrafyası sadece kent isimleriyle yansımakla kalmıyor albümdeki bir parçada da Brahem "Çingene Kokusu"nu , Roman müziğinin ruhunu yansıtır. Şimdi Kahyaoğlu'nun "Parfum de Gitane " isimli parçayla ilgili vurgusuna kulak verelim: " Türkiyeli bir Roman olan Erköse'nin bu besteye apayrı incelikler taşıdığı izlenir." Anouar Brahem'in "Astrakan Cafe" albümünde klarinet ustamız Barbaros Erköse de tam tekmil yer alıyor. 

Hem kitabı okurken hem de Tunuslu müzisyen Udi Anouar Brahem'i dinlerken, kaynayan kazana dönen Orta Doğu aklıma geliyor ve üzülüyorum. Keşke müziğe ve tabi Anouar Brahem gibi çağdaş beyinlerden gelen tınıya kulak verebilsek.

18 Ağustos 2021

saat  23:14

17 Ağustos 2021 Salı

Günlük Değil, GÜNDELİK 0006


 

Bu sabah kendime bir açılış parçası yapayım dedim ve hemen Spotify'nin yaptığı haftalık çalma listeme baktım. Elim hemen Cream'den Stormy Monday parçasına gidiverdi. Bir yandan da bu T-Bone Walker'ın blues klasiğini yapmışlar mıydı?... diye bir düşünce de kafama eşlik ediverdi. Sonra bir baktım ki bu parça grubun 2005 tarihli 'yeniden dönüş' konserlerinde Royal Albert Hall'de seslendirilmiş.

The Cream denilince herkesin aklına Eric Clapton gelir ama benim için öncelik davulcu Ginger Baker ve basçı Jack Bruce olarak gelir. Açıkcası Eric Clapton'a solo çalışmalarında hiç ısınamamışımdır. Yardbirds, The Cream gibi gruplarda güzel gider ama beni alıp götürmez. Buna karşın sadece bir solo albümü ayrıcalıklıdır ve en sevdiğimdir. Bu 1994 tarihli "From The Cradle" albümüdür, ki baştan sona vazgeçemediğimdir. Orada blues klasiklerini yorumlayan Eric Clapton başka bir şey olur. 

Sözün özü Eric Clapton blues'ın en klasik ve köklere dayanan yorumunda harika bir şey oluyor. T-Walker klasiği "Stormy Monday"in The Cream yorumunda Eric Clapton gene başka bir şey oldu benim için. The Cream zaten vazgeçilmezim ama Eric Clapton blues ile başka güzel oluyor. 

Gün başlıyor!

18 Ağustos 2021

saat  09:43

Günlük Değil, GÜNDELİK 0005



 Öğle saatlerinde Kuzguncuk Sahaf'ta Gülçin Orgun ile buluşmamı anlatmıştım. Akşam eve geldiğimde facebook'a baktığımda bir yıl önceki bir resmi görecektim. Bundan bir yıl önce bugün caz müzisyeni dostum Ozan Muşluoğlu buluşmuştuk. 

17 Ağustos 2021

saat: 23:40

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...