Görele Lokantası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Görele Lokantası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2022 Salı

Günlük Değil GÜNDELİK 0033 - BIG ROCKER'ın Kuzguncuk'unda Olmak.



Dün facebook'a bakarken Tünay (Akdeniz) Abinin paylaştığı iki resmi görecektim. Bu iki resmin altında da şöyle bir notu yer almaktaydı:

"1969 İSTANBUL KUZGUNCUK'TAKI EVİMİZİN BAHÇESİNDE

Üniversite yıllarım...  Üniversite arkadaşım Ismail Ercan'ın bana hediye ettiği gitarla bu fotografı çektirmişim.   DENİZ KIZI şarkımı bu gitarla bestelemiştim."

Tünay Abi'nin bu paylaşımını görünce, kendimi tutamayarak hemen bir yorum yazarak, son 20 yıldır yaşadığım Kuzguncuk'tan ona hem kendi hem de buradaki eski dostlarından selamları gönderecektim.

Bu iki fotoğraf beni öyle heyecanlandırmıştı ki hemen GÜNDELİK sayfama o gece yazmaya başlayacaktım. Tam yazmaya hazırlanırken, Tünay Abi benim yorumu görmüş, hemen telefon edecekti. Öyle güzel konuştuk ki. O 1968'li yılların Kuzguncuk'u onun anlatımıyla neredeyse gözümde canlanacaktı. Nakkaştepe'de futbol oynamasından, Eczacılık Fakültesi'ne giderken poğaça aldığı fırın, şimdi Görele Lokantası'nın yanındaki dar dikdörtgen şekliyle (şimdi Profiterol tatlıcısı) yer alan plakçıya uğraması, daha sonra kendisinin Beylerbeyi'nde açtığı plak kayıt stüdyosu... ve daha neler neler konuştuk. 

Tünay Abi'nin o fotografları çektirdiği yıllarda ben ilkokul 2'deydim ve karşı sahildeki Kuruçeşme , Arnavutköy'deydim. Daha o yıllarda Boğaz Köprüsü'nün birincisi bile yoktu. Tünay Abi ile konuşurken ondan da bahsettik. Hatta fotografı biraz daha geniş kadrajdan alsaydım köprü yerine boğazın iki yakasında iki direk görünecekti dedi ve gülüştük. 

Tünay Abi bizim için Big Rocker'dır. Onun bu isimde verdiği Hey dergisindeki ilanlarından ona yazardım ve kayıt kasetler bana gelirdi. İstanbul'da hatta şehir dışındakiler bile onun plakçı dükkanına gelirken, ben posta adresine yazardım. Hatta Tünay Abi kaset istekleri için albüm isimlerini yazarken kağıda desenler falan da çizdiğimi de söyledi. Hatta bunları saklamış da. Açıkcası kırk yıldır Tünay Abi ile tanışırım ve bağımız hiç kopmamıştır ama hiç bir zaman karşılaşmadık. Eskiden istek yaptığım mektuplar daha sonra dergide yazıp, çizerken rock grupları hakkında soru sorduğum mektuplarla ve telefonlarla bu dostluk hep sürdü. Ancak bir kere yüz yüze olsun görüşemedik. Hatta Big Rocker Tünay Abi, "Yahu benim dükkana gelmeyen ama mektupla istek yapan bir sendin bir de Çağlan" diyecekti. Rahmetli Çağlan 2018'de İKSV'de düzenlediği bir konserle onu sahneye çıkararak tanışacaktı.

Ne diyelim bir ara yüz yüze karşılaşır, öyle de sohbet ederiz. 

***


Tünay Abi 1969'daki fotografı çektirdiği o gün "Deniz Kızı" isimli parçasını bestelemişti. Bu parçayı 10 Şubat 2018 tarihinde yapılan  " Laneth Bir Gece II" konserinde, Salon İKSV'de seslendirmişti.  Tünay Akdeniz (vokal), Taylan Dedeoğlu (gitar), Cem Gürel (bas gitar), Alpay Şalt (davul)  

 Onursal Yazman Archives'inden yapılan kayıtta   Çağlan Tekil (1971 - 2020)'in hatırasına saygılarla paylaşalım. 




Çocukluğumun, gençliğimin, orta yaşlılığımın geçtiği Boğaziçi'nin Kuruçeşme'si ve Arnavutköy'ü benim köyümdü. Çocukluğumda Akıntı Burnu'na doğru yürürken Boğaz'da deniz kızlarının olduğunu (sanmazdım) bal gibi bilirdim. İşte o 60'lıların sonunda Tünay Abi'de Boğaz'ın karşı yakasında o deniz kızını görmüş ve şarkısını bile bestelemişti. Ben de onun deniz kızını gördüğü Kuzguncuk'a yirmi yıl önce geldim. Artık bu yakadan da Boğaz beton görüntüsüne bulanıyor ... Artık buralara da deniz kızı uğramıyor. 

Aptulika

27 Eylül 2022

Saat 23:00





12 Ağustos 2021 Perşembe

Günlük Değil, GÜNDELİK 0001

 


Öğlen vakti, semtimin en kıymetli (esnaf lokantası sıcaklığındaki) lokantası Görele'ye ne yemekler var  bakayım diye gitmiştim. Bugüne özel olarak biber dolması ayrıcalıklı duruyordu ama benim ilgimi pek çekmedi. Çorba içebilirdim ama sıcaktan dolayı ondan da vazgeçtim. Tam oradan ayrılacaktım ki yandaki profitrolcüde derinden bir Genesis çalıyordu. Hem de 80'lerin döneminden. O dönemde Genesis'e ne kızardık, dönemin modasına uydu ve progresif çizgisinden caydı diye. Şimdi yeniden duyunca davulcu ve vokalist Phil Collins ilgim depreşiverecekti. Oysa o 80'lerdeki bozulma ve popa kayışın asıl mimarı da o gibiydi. Şimdi ise o pop dönemi de dahil ( davulu bırakmış solo olarak) bir özlem ki, sormayın gitsin hani.

30 yıl önce bana, "Kafana göre 20 parçalık bir kaset hazırla" deseler, arasında Nirvana bile olurdu ama Phil Collins'li hiç bir şey olmazdı. Son iki üç yıldır ise bir Phil Collins dinleme aşkı sardı ki, sormayın gitsin hani. 

Keşke o gördüğüm Brand X plağını kaçırmasaydım hani. Brand X de ne derseniz? Phil Collins'in de yer aldığı 1970'lerin caz rock (fusion) grubu. Genesis'in bir yan projesi gibi olan bu grubu iyiki zamanında dinlememişim. Şimdi tam da Collins merakım depreşmişken bu kaybım iyi oldu. Brand X dinlemenin tam zamanı. 

Aptulika

12 Ağustos 2021

Saat : 13. 19

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...