Bernard Allison etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bernard Allison etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2024 Pazar

LUTHER ALLISON Blues'ına Oğlundan Bir Pencere


 

Luther Allison ismi ile Rock FM'de program yaptığım yıllarda tanışmıştım. Bu tanışmadan sonra böylesi önemli bir isimle niye bu kadar geç tanıştığım için de açıkcası çok hayıflandım. Bu gecikmeli tanışmaya rağmen son 15 yıl içinde de yaptığı bütün çalışmaları  didik araştırdım ve dinledim. Her bir albümünü dinlediğimde de yepyeni keşiflere ulaşmakla kalmadım, Luther Allison isminin rock ve blues gitarında ne denli önemli ve öncü bir isim olduğunu görecektim. Bu kavrayıştan sonra neredeyse kendime bir büyük misyon yükleyip, "Hey millet, bakın böyle önemli bir isim var, bunu tanıyın artık" diye yeri göğü inletmek isteyecektim. Ama ne yapalım ki, bilinen isimlerin ötesine bir meraka sahip olmayan müzik alemimizde Luther Allison ismi ne acıdır ki pek bilinmez ve hak ettiği ilgiyi pek görmez ( ama neyse ki bu dünyada pek geçerli değil). 


Luther Allison

Blues rock gitarına neredeyse hard rock tadı verebilen Luther Allison isminden sonra bir başka Allison ile daha tanışacaktım... Bu isim Bernard Allison'du ve bu büyük ustanın en küçük oğluydu. O da babasından gelen mirasın takipçisi bir gitaristti. Bu mirası sadakatle alan Bernard, babasının yaptıklarını aynen kullanmak yerine bu görkemli binaya yeni tuğlalar koyuyor ve en önemlisi de kendi kişiliğini oluşturmayı da ihmal etmiyordu. Luther her ne kadar hard rock gitar tarzına hakimken Bernard tavrını funk ve soul ile koyuyordu. Büyük mirası yüklenen oğulların kaçınılmaz kaderi olan baba gölgesinin aksine Bernard kendi gibi olarak farkını koyuyordu. 


Luther ve Bernard Allison 


Bu girişi yapmama neden olan bu haftalarda çıkan Bernard Allison'un "Luther's Blues" albümü oldu. 20 parçadan oluşan bu ikili albümde Bernard, babasının şarkılarını bir araya toplamış. Usta gitarist babasının çok öne çıkan parçalarına yer verdiği gibi gözden kaçan çalışmalarına da yer vermeyi ihmal etmemiş. 

Bernard çok küçük yaşlarda babasıyla aynı sahneye çıkmasına rağmen, ondan aldığı öğüt, "nasıl hissediyorsan öyle çal" olacaktı. Bu sadece bir öğüt olarak da kalmadı baba Luther ona müzik konusunda  her olanağı verse de okuluna devam etmesini inatla teşvik etti. Böylece kendi kendine yolunu çizen Bernard Allison kendi dinleyicisini oluşturacak ve yaratıcılık, yorum adına kendine has çağdaş fikirler getirebilecekti. 



"Nasıl hissediyorsan öyle çal" lafı basit ve kolay anlaşılabilir bir öğüt gibi gelebilir. Buna rağmen bu öğütün ardında gizli bir yan vardır, o da bir şey hissedebilmek için kendin gibi olmalısın. İşte bir büyük blues devi olan Luther'den gelen öğüt Bernard da bu sayede yerini buluyor. Ünlü babaların gölgesinde kalan çocuklardan biri olmuyor Bernard Allison ve babasını taklit etmeden babasının eserlerini yorumlayarak harika bir iş yapıyor. Bu albümden sonra Luther Allison albümlerini dinlerseniz, dediklerimi daha net anlayacaksınız. 

Bu arada hem Luther hem de oğul Bernard için iyi bir gitarist dedim ama her iki ismin vokalistliği de bir ekol ve kilometre taşıdır.

Bu albümü dinlemek ve ardından Luther Allison blues'ına adım atmak karşınızda yeni ufuklar açacak bir keşiftir... buna değer doğrusu. 

Aptulika



Bernard Allison 



Luther Allison



1996 yılında baba oğul buluşmasından 




Bernard Allison'dan Luther'in Blues'ı 



17 Mayıs 2022 Salı

Yüksek ve Alçak uçuşlarda Bernard Allison güzelliği

Bernard Allison, 25 Şubat 2022'de Ruf Records etiketiyle yeni albümü "Highs & Lows"u çıkardı. Bernard Allison gitarıyla sert takılan bir blues rocker, bu yeni albümde de bu kural bozulmuyor ama "Highs & Lows" sound olarak soul ve funk ağırlığında bir blues rock albümü olarak karşımıza çıkıyor.  


Chicago Blues'un en sert gitar tınılarına sahip ismi Luther Allison ile şu ana kadar tanışmadıysanız, bu kelimenin tam anlamıyla kayıptır. 

1997 yılında henüz 57 yaşındayken, akciğerinden beynine metastaz yapan bir tümör sebebiyle hayata veda edecekti. Bu büyük bluescunun ardından en küçük çocuğu olan Bernard gelecek ve adeta onun bayrağını bıraktığı yerden alıp taşıyacaktı. 

Luther Allison'un dokuz çocuğundan en küçüğü olan Bernard, daha 13 yaşındayken babasının konserinde sahneye çıkacaktı. 1990'da ilk solo albümü yapan gitarist, bu güne kadar 20'ye yakın albüme imza attı. 

Bernard Allison, 25 Şubat 2022'de Ruf Records etiketiyle yeni albümü "Highs & Lows"u çıkardı. Kayıtları TN'deki Bessie Blue Stüdyoları'nda yapılan albümün yapımcılığını da Jim Gaines üstlenmiş. Burada bir virgül koyup albümün yapıldığı stüdyoya dönelim. Baba Luther Allison müzik hayatını Fransa'ya yerleşerek sürdüren biriydi. Bu seçimin sebebi ise siyahi olarak ülkesi ABD'de bulamadığı ilgiyi ve olanağı Paris'te bulmasıydı. (bunun yanısıra baba Luther, 1960'lı yıllarda Fransız rockçı Johnny Hallyday ile de çalışmış olmasıydı) Luther Allison, ölümüne dek Fransa'da ikamet edecekti. Oğlu Bernard da yaşamını babası gibi Paris'te sürdürmekte ama kariyerinin başında Johnny Winter ve Stevie Ray Vaughan ile çalışmak için Amerika'da bulunacaktı. 3 yıllık bu sürede Tennessee'da Bessie Blue Stüdyoları'nda çalışmışlardı. Şimdilerde bu albüm için ABD'ye giden Allison bu efsane stüdyo ile yeniden buluşuyordu. 

 "Highs & Lows" albümünde basta George Moye, gitarda Dylan Salfer, klavyede Toby Lee Marshall, davulda Steve Potts ve saksafoncu José James yer alıyor. Ayrıca Bobby Rush ve Colin James özel konuk olarak yer alıyor.  

Bernard Allison gitarıyla sert takılan bir blues rocker, bu yeni albümde de bu kural bozulmuyor ama "Highs & Lows" sound olarak soul ve funk ağırlığında bir blues rock albümü olarak karşımıza çıkıyor.  


Albüm “So Excited” ile açılıyor hem de ne açılış... sert gitar tınılarını yarıcı şekilde giren bateri ile hard rock ve blues birleşimi bir çalışma diyebiliriz. Gitarın yükseldiği anlarda bas onu tonuyla destekliyor. Bunun yanısıra Allison'un vokali oldukça rahat ve sakin özelliği ile kendini gösteriyor. Takibinde albüme adını veren parça geliyor ki ritmik gitarlarla değişen müzikal nüanslarıyla akıp gidiyor.   

Albümün biraz soul'a yatkın bir blues izinden gittiğini söylemiştim. İşte ona iyi bir örnek teşkil edecek slow blues parçası olan "Strain On My Heart".  Bu parça bize yer yer 1970'lerin Temptations'unun tınısını hatırlatıyor. Parçada  Jose Ned Jones'un da harika bir saksafon solosu yer alıyor.  

 Colin James'in konuk olduğu “My Way Or The Highway”, hem harika bir düet hem de gitar sololarını birbiri ardına aktığı bir çalışma.  Albümün bir diğer konuğu da Bobby Rush. Bu blues ustası da  “Hustler”da baştan sona vokalde yer alıyor  ama sadece vokal mi o canalıcı ağız armonikasıyla da harikalar yaratıyor. 

Bernard Allison albümünde babası Luther Allison'un da iki parçasına yer vermiş. “Now You Got It” ve “Gave It All”isimli bu kavır parçalarda kendi stilini koruyarak yorum getirmiş.  Bernard'ın kendi stilini sergilerken orijinal şarkılara doğal bir saygı gösteriyor. Gitarın tadını hissettiğimiz ve bir dinleme keyfi yaşadığımız “Side Step”, tam anlamıyla slide gitar ziyafeti. Albümün finaline oturan “Last Night” gitar sololarıyla şenleniyor.  

Bernard Allison, "Highs & Lows" albümünde rotasını biraz daha soul'a kaydırsa da gitarı gerektiği yerde elektrikleniyor. Soul yanını nefesliler ve ritmik alt yapı oluşturuyor. Her şey bir yana yeni bir Bernard Allison albümüyle buluşmak ayrı bir güzellik kaynağı. 

APTULİKA




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...