Aussie Rock etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aussie Rock etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2020 Salı

MERAL AKMAN'dan Koronavirüs Günlerinde Keşifler: BLACKFEATHER


"Bu yazıda  Down Under rock sahnesinden bir grup daha paylaşacağım sizinle. 1970 yılında, Sydney’de, vokalist  Neale Johns'un teşvikiyle bir araya gelen  Blackfeather."  








Bu yazıda “Down Under” rock sahnesinden bir grup daha paylaşacağım sizinle. İngiltere ve Amerika’da rock’n roll ve rock bütün hızıyla devam ederken, dünyanın dibindeki bu ada da fırtınadan nasibini almıştı. “Madder Lake”, “Bakery”, “Coloured Balls”, “Sebastian Hardie”, “Billy TK’s”, “Ariel” ve “Billy Thorpe” blues’dan, progressive rock’a, hard rock’tan heavy metal’e kayda değer, hatta üzerinde düşünülecek parçalar üretiyorlardı. 
Bunlardan biri de 1970 yılında, Sydney’de, vokalist “Neale Johns”un teşvikiyle bir araya gelen “Blackfeather”. Bu yıldan günümüze kadar grup henüz sahneleri bırakmış değil. Ancak, grubun kadrosu hiç aynı kalmaz, kimi kaynaklara göre 41, kimi kaynaklara göre 54 eleman değiştirir. En uzun süreli eleman ise, vokalist “Neale Johns”
Grubun ilk albümü “At the Mountains of Madness” Nisan 1971’de piyasaya çıktı. Albüm her müzik yazarı tarafından farklı bir türde değerlendirildi, kimine göre sıkı bir “hard rock” albümü, kimine göre son derece sofistike bir “progressive rock” albümü, kimine göre “blues” desenleriyle bezenmiş bir “saykedelik rock” albümü…  
Fraternity (sağ baştaki Bon Scott)

Albüm kayıtları sırasında, gitarist John Robinson şöhret basamaklarını tırmanmakta olan başka bir Aussie rock grubu “Fraternity” elemanlarından, klavyeci “John Bissett” ve vokalist “Bon Scott (evet, bir süre sonra AC/DC solisti olacak)” dan destek ister. İkili, vokalist “Neale Johns” ve gitarist “John Robinson” tarafından yazılmış olan "Seasons of Change" parçasının kayıtlarında yer alırlar. Bon Scott albümde parçaya geri vokallerde eşlik eder. Parçayı çok seven ikili, Blackfeather elemanlarından parçayı yorumlamak için izin ister ve grubun izniyle, Bon Scott bu kez ana vokalde olacak şekilde parçayı yeniden, bu kez kendi deyimleri ile “King Crimsonvari” bir tarzda kaydederler. Parça, Fraternity grubunun yaşadığı yer olan Adelaide listelerinde bir numaraya yükselir. Her iki grubun sözlü anlaşması olmasına rağmen Blackfeather’ın bağlı olduğu plak şirketi hiç zaman kaybetmeden "Seasons of Change"i, Blackfeather yorumu ile piyasaya sürer ve çok da tutulur. Böylece, belki de ilk kez, farklı gruplar tarafından söylenen bir şarkı aynı dönemlerde listelerde yükselir. 

Albümün çıkışından, liste ve ticari başarılara rağmen grup elemanları kendi yollarında gitmeye kararlıdırlar. 1972 yılında vokalist Johns, yepyeni elemanlarla, yeni bir albüm için kolları sıvar.  Neale Johns, grubun hem sahnedeki hem de albümdeki başarılarının arkasındaki kişidir. İlk kadrodan gitarist Robinson denemelerde Johns’u dinledikten sonra “Büyük bir sesi olan küçük bir adam. Blues’un tam ortasında ve inanılmaz bir ses aralığı var” diye yorum yapar.
Johns’un bu “blues aralığı” grubun bir sonraki 45’liğinde ön plana çıkar. 1972 Temmuz ayında çıkan “Boppin’ the Blues” parçası, bir hard rock (ya da progressive rock) grubu olan Blackfeather’ı bir “boogie-woogie” grubuna çevirir ve listelerde bir numara olmasını sağlar. Parça “Carl Perkins” ve “Johnny Cash” tarafından yazılmış aynı isimli parçanın grup tarafından tamamen farklı bir şekilde düzenlemiş halidir. O dönemde bir rock grubunun olmazsa olmazı elektro gitar olmasına rağmen, Blackfeather’ın, piyano-bas-davul dizilimi oldukça radikal bir girişimdir. Bunda, piyanist “Paul Wylde”ın ve onun etkili klavye sololarının yeri çok büyüktür. 
Aynı yılın Aralık ayında, canlı kayıtlardan oluşan ikinci albüm “Boppin' the Blues” çıkar. Albüm kayıtlarından sonra gruptan ayrılan Paul Wylde yokluğunu iki gitarist ile dolduran Blackfeather, eski hard rock günlerine görkemli bir dönüş yapar. 
1974 yılında, yine canlı kayıtlardan oluşan “Live! (Sunbury)” albümünden sonra grup dağılır.
İlerleyen yıllarda, Johns’un çabalarıyla, Blackfeather farklı elemanlarla birkaç kez daha kurulur ancak, hiçbiri uzun ömürlü olmaz. 
2003 yılından beri, “Neale Johns”, çeşitli Blackfeather elemanlarıyla birlikte canlı performanslarını sürdürüyor, ancak, henüz hiç albüm çıkartmadılar.

Blackfeather - Seasons Of Change

Fraternity - Seasons of Change

Blackfeather - Long Legged Lovely


Blackfeather - Mango's Theme

Blackfeather - Boppin The Blues

Blackfeather - Callin'

Blackfeather - Live in Melbourne

KAYNAKLAR
https://australianmusichistory.com/blackfeather/
http://www.milesago.com/artists/blackfeather.htm
http://www.australianmusicdatabase.com/bands/blackfeather
https://nostalgiacentral.com/music/artists-a-to-k/artists-f/featherblackfeather/
https://startsat60.com/discover/opinion/nostalgia/on-this-day-in-1972-the-band-blackfeather-had-you-boppin-the-blues
https://web.archive.org/web/20040429141417/http:/www.geocities.com/~blackfeathermp/autobiography.htm

26 Nisan 2020 Pazar

MERAL AKMAN'dan Koronavirüs Günlerinde Keşifler: BUFFALO



Bu yazıda, size Avustralya’nın ilk heavy metal gruplarından, Buffalo’dan bahsedeceğim.
Grup,  gözlerini kapatıp haritada parmaklarını değdirdikleri yerin ismini almaya karar verir. Tesadüf bu ya, parmak, Victoria bölgesinde bir kasaba olan Buffalo üzerinde durur. Böylece 1971 yılında Avustralya heavy metal efsanesi resmen kurulur. 





B harfiyle başlayan gruplar tutar kehaneti



Avustralya’lı müzisyenler denince aklınıza ilk kimler geliyor? 
“Nick Cave”, “AC/DC” ? Hadi “müzisyen” kısmını biraz daha özelleştirelim, Avustralyalı “rock” müzisyenleri deyince aklınıza kimler geliyor? AC/DC, Midnight Oil ve yakın zamanlardan INXS mi? Bir de yazılarımızı okuyanlar bir süre önce “Tamam Shud” ile tanıştılar veya hatırladılar. 
Avustralya “Oz (Aussie)” rock, İngiltere ve Amerika gibi 50’lerde başlayıp 60’larda iyice hızını alıp, bu ada/kıtayı sallayıp yuvarlamaya başladı. Başlarda “pub rock”, “surf rock” grupları vardı. Easybeats, The Atlantics, The Seekers, Little Pattie, Bee Gees, sonrasında işler ciddileşmeye başladı, Billy Thorpe & the Aztecs, The Masters Apprentices, The Missing Links, Kahvas Jute, Blackfeather, Rose Tattoo gibi gruplar Aussie rock’ı daha “blues”, daha “progressive”, daha “saykedelik” ve daha “sert” yerlere taşıdılar. 80’li yıllarda bunlara Yothu Yindi, Warumpi Band ve Coloured Stone gibi Avustralya Aborigin rock grupları katıldı.

Bu yazıda, size Avustralya’nın ilk heavy metal gruplarından, Buffalo’dan bahsedeceğim. Grup, 70’lerin başında, “Head” ismiyle Dave Tice, John Baxter, Paul Balbi, Alan Milano ve Peter Wells tarafından kurulur. Yaşadıkları bölge olan Queensland’de yeteri kadar şöhrete kavuştuktan sonra grup başarılarını “büyük şehre”, Sydney’e taşımaya karar verir.
Sydney’de tanıştıkları bir ajans, isminin başında “B” olan grupların daha hızlı ünlendiklerini söyler ve onlara “Beatles” ve “Beach Boys” u örnek olarak gösterir -gerçi Rice’ın tercihi daha çok Rolling Stones’tur-. Grup, “Balladong”, “Bundanoon” veya “Burrumbuttock” isimleri arasında düşünür taşınır ve sonunda gözlerini kapatıp haritada parmaklarını değdirdikleri yerin ismini almaya karar verir. Tesadüf bu ya, parmak, Victoria bölgesinde bir kasaba olan Buffalo üzerinde durur. Böylece 1971 yılında Avustralya heavy metal efsanesi resmen kurulur.
"Dead Forever" albümü

1972 yılında grup ilk 45’liğini çıkartır. John Baxter ve Peter Brett tarafından yazılan “Suzie Sunshine”’ı bir ay sonra ilk albümleri “Dead Forever...” takip eder. Grup o dönemde, dünyanın hemen hemen her yerinde olduğu gibi, sert tarzı nedeniyle resmi radyoların kara listesinde olsa da albüm satışları gayet güzel gider. Dave Rice, albümün kayıt sürecinde neredeyse hiç uyumadıklarını, konserler ve stüdyo arasında koşturup durduklarını anlatıyor bir röportajında, “tabi oldukça da sarhoştuk” diyor.

İkinci albüm kayıtlarına başladıklarında Alan Milano ve davulcu Paul Balbi gruptan ayrılır. Balbi’nin yerine Jimmy Economou davulların başına geçer. 1973 yılında Buffalo, “Black Sabbath”ın “Volume 4” turnesinin Avustralya ayağındaki iki konserin alt grubu olur. Gruba göre Black Sabbath onların “kurtarıcısı” olmuştur. Grup dağılmayı düşünürken plak şirketi, turnedeki performanslarını örnek göstererek onları devam etmeye ikna eder ve daha da iyisi, bu turnede grup “Vertigo” plaklarının dikkatini çeker ve grubun bundan sonraki albümleri “Vertigo Records” etiketi ile çıkar. “Vertigo” etiketi grubun İngiltere’deki bilinirliğine ciddi katkı sağlar.
"Volcanic Rock"

Vertigo ile çıkan ilk albüm, Volcanic Rock 1973 yılında yayınlanır. Bu albüm, bir önceki albümden oldukça daha “sert” ve daha “ağır”dır. Sadece hard rock ve heavy metal değil, aynı zamanda saykedelik ve progressive öğeler de albümü süslemektedir. Albümde yer alan “Freedom”, “Sunrise (Come My Way)” gibi listelere giren şarkılar gibi “Shylock” ve “Till My Death” zamanın, hatta günümüzün bile ötesinde parçalardır. 
Üçüncü albüm çalışmaları sırasında Buffalo, “Status Quo”, “Slade”, “Ritchie Blackmore’s Rainbow”, “Lindisfarne” ve “Caravan” gibi grupların Avustralya turnelerinde verdikleri konserlerde bu gruplarla birlikte sahne alır.
“Only Want You For Your Body” 

1974 yılında “Only Want You For Your Body” albümü çıkar. Bu albümde, grup saykedelik ve progressive etkileri bir tarafa bırakır ve son notasına kadar “heavy metal” bir albüm çıkartmayı tercih eder. “Dune Messiah” ve “What's Going On” benim bu albümde favori parçalarım.

1976 yılında “Mother's Choice” ve 1977 yılında “Average Rock 'n' Roller” albümleri piyasaya çıkar. Ancak, grup elemanları ufaktan kendi yollarına gitmeye başlamışlardır bile. Dave Tice, Paul Balbi’yi de yanına alarak memleketi Londra’ya döner ve birlikte “The Count Bishops” grubunun temellerini atarlar. Paul Welles bir başka Oz hard rock efsanesi “Rose Tattoo”yu kurar.

Avustralya’nın kısa ömürlü olmasına rağmen etkili ve gürültülü hard rock efsanesinin hikayesi böyle. Grup hakkında internette çok fazla bilgi bulunamıyor. Sizinle ilginç bulduğum iki yorumu paylaşmak istiyorum.

İlki, Dave Tice ile yapılan bir röportajdan: “Bize anlatacak çılgın hikayelerin var mı?” sorusuna Tice’ın cevabı,
“Dürüst olmak gerekirse o günler biraz bulanık ve her şey çılgıncaydı. Bir Ford Transit minibüse dört çılgın müzisyeni doldur, onları bir şeyler fırlatan kızlarla dolu yollara gönder ve üzerine canlandırıcı “baharatlar” ekle ve bir sirk elde et. Buffalo “kötü çocuklar” olarak ünlendi ve bunu hak ediyordu...”

Diğeri Classic Rock dergisi yazarlarından Geoff Barton’ın 2015’de yazdığı bir yazısından:
“Politik olarak yanlış 70’lerin ilkel Avustralya’sının ağır toplarından Buffalo’nun dünyasına hoşgeldiniz. AC/DC’yi “The Seekers*” gibi icra eden, Black Sabbath’ı sahnede sollayan bir grup. Ritchie Blackmore’un sabote etmek istediği grup. “I’m A Skirt Lifter, Not A Shirt Raiser” söylemini benimseyen ve öyle de kalan grup. Büyük ihtimalle duyup duyacağınız en iyi grup…” 

*The Seekers, Avustralya’nın sevimli mi sevimli bir pop-folk grubu 


Buffalo hakkında fikir edinmek isterseniz, sevdiğim birkaç parça aşağıda.

Buffalo - Freedom

Buffalo - Sunrise (Come My Way)

Buffalo - Shylock

Buffalo - What's Going On


KAYNAKLAR
https://ultimateclassicrock.com/buffalo-volcanic-rock/
https://www.loudersound.com/features/were-buffalo-the-original-aussie-heavy-metal-band
https://www.psychedelicbabymag.com/2011/08/buffalo-interview-with-dave-tice.html
http://www.i94bar.com/interviews/flashback-buffalo


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...