11 Ocak 2018 Perşembe

Motörhead'in gitaristi Fast Eddie Clark öldü


Motörhead'in efsanevi gitaristi Fast Eddie Clark, 67 yaşında hayata veda etti.



Motörhead grubunun klasik üçlüsünden hayatta kalan tek eleman gitarist Fast Eddie Clark'tı. Onu da dün gece (10 Ocak 2018) yitirdik. Hastanede tedavi altında olan gitaristin, zatürree sonucu öldüğü açıklandı.

Fast Eddie Clarke, 
Lemmy Kilmister, 
Phil 'Philthy Animal' Taylor 
yani  Motörhead'in ilk ve efsanevi kadrosuydu. 
2015 yılının Kasım'ında ilk olarak Phil 'Philthy Animal' Taylor'ı yitirdik. Bu kötü haberin üzerinden bir ay geçti geçmedi ki bu sefer de Lemmy Kilmister'i kaybedecektik. Bu üçlüden kala kal bir tek gitarist Fast Eddie Clark kalmıştı. Onu da dün gece yitirecektik. 

Fast Eddie Clark, grubun "Motörhead" (1977), "On Parole" (1979), "Overkill" (1979), "Bomber" (1979), "Ace of Spades" (1980), "No Sleep til Hammersmith" (1981), "Iron Fist" (1982) albümlerinde yer almıştı. 





9 Ocak 2018 Salı

Fleetwood Mac ikilemi

Fleetwood Mac grubunun iki elemanı  Lindsey Buckingham ve Christine McVie geçen yıl bir araya gelerek güzel bir albüm yaptılar. 
Aşağıda okuyacağınız yazı bu albüm üzerine olmayacak. Bu buluşmanın çok öncelerine dönüp, Fleetwood Mac yıllarına gideceğiz. Grubun ilk ve ikinci dönemindeki zıtlığın dinleyici üzerinde yarattığı ikilem sonucu oluşan travmanın getirdiği yanılgılar ve pişmanlıklar... yazımızın konusu olacak. 


Bu girişten dolayı öyle sosyolojik ciddiyette bir makale falan beklemeyin derim. Buyrun okuyun bakalım.


 Radyoda Fleetwood Mac'ten bir parça çalmıştım ve bununla da kalmamış grubu öyle bir övmüştüm ki, programı dinleyen genç bir arkadaşım bu grubun albümünü bulmak için büyük bir çabaya girmişti. O programdan aylar sonra bir zaman o arkadaşımla bir yerde içiyoruz ve bana birden, " Yahu bu Fleetwood Mac'i yere göğe sığdırmıyorsun ama ben anlamadım. bunların ne rock ile ne de blues'la alakaları yok. Şimdi bana kızacaksın biliyorum ama bunlar bal gibi pop." Beni kızdıracağından endişe ederek, "Tam pop diyemeyiz ama hadi pop rock diyelim." diyerek orta yolu bulmaya çalışacaktı.
Açıkcası bu arkadaşımın üç, dört yıl önce yaşadığını ben 1980'lerin ortalarında yaşamıştım. O güne kadar Fleetwood Mac dinlememiştim. Rock adına konuşan abilerde dergilerde hep bu grubun ismi geçiyordu. Tabi bende eksiğimi kapamak için hemen albümlerini aramaya koyuldum. Öyle kasete falan kaydettirmek değil,  plağını alıyordum. Her seferinde de hayal kırıklığına uğruyordum. Müziklerini sevmiyor değildim ama dedikleri gibi bir "baba" hal göremiyordum. Bu grup için "pop rock" deseler, tamamdı da öyle gitarlı, blueslı bir hal yoktu hani. Uzun bir süre bu böyle gitti, açıkcası pek etrafa da çaktırmıyordum, zira baba grubu anlamıyor olacaktım. Kafayı takmıştım, grubun yeni bir albümü çıkmaya görsün hemen alıyordum ama sonuç değişmiyordu. 
1990'lardan sonrası da Fleetwood Mac demek ki böyle dedim ve grubu umursamadım bile. Hatta herkes gitaristliğini övse de Peter Green albümlerine bile sırf bu grubun elemanı diye elimi bile sürmeyecektim. Fakat buna rağmen evdeki plaklardaki Fleetwood kadrosunda bu ismin olmayışına bile kıllanmadım doğrusu. Çok sonraları  bir şekilde Peter Green'in solo albünü dinleyip sevecektim. Başka çalışmalarını da dinleyince "Yahu bu adam madem böyle çalıyordu da niye grubu Fleetwood Mac'te izi bile olmaz" diye şaşıracaktım. 
Çok ama çok sonraları Fleetwood Mac'in kadrosunda Peter Green'in olduğu ilk albümleri bulacak ve sırrı çözecektim. Ama o pırlanta değerindeki ilk üç albümü kaç kez ikinci el plakçılarda görmüş almamıştım. Ne yanılgıdır ama kabahat gene Fleetwood Mac'indi. 
Olayı aslı şuydu, Fleetwood Mac 1965'te kurulmuş ve ilk üç albümü rock tarihine oturacak denli güzel bir blues rock idi. 1970'ten sonrası ise Peter Green gruptan ayrılacak, 1974'ten sonra gruba iki kadın eleman Christine McVie ve  Stevie Nicks katılacaktı ve tarz pop rock'a dönüşecekti.
  Gruba Peter Green'den sonra gitarist olarak katılan Lindsey Buckingham ve değişimin bir başka ismi vokalist Christine McVie 2017'de bir araya gelerek  "Lindsey Buckingham Christine McVie" albümünü yaptılar. Gördüğümde de açıkcası iplemedim bile... ee kolay mı yıllarıma malolan bir yanılgıya sebep olmuşlardı. Şaka tabi ama dinlemek için bir heyecan hissetmedim açıkcası. Albümün çıkışından aylar aylar sonra bu albümden bir parçayı sevgili dostum Bülent Seyithanoğlu'nun radyo programı "Kulak Misafiri"nde dinledim. Sonrasında albümü edinerek bir kez daha dinledim fena gelmedi ama o eski blues rock halindeki Fleetwood'u ayrı tutarak. İlk dinlemeden sonra fazla umursamadım, öyle bıraktım. Üzerinden bir iki hafta geçti bir sabah uyanınca dinleyeyim dedim. Amanın bir güzel kahvaltı ve sabah. Bir iki gündür böyle gidiyor. "Lindsey Buckingham Christine McVie"  ile güne iyi başlıyorum. 

Aptulika

Zorunlu Not: Bu yazıyı hazırlarken, Fleetwood'un her iki döneminden de bir şeyler dinledim. Bugün için bir baktım ki her iki dönemi de benim için önemliymiş. Yani ne yardan ne de serden vazgeçmeme durumu benimkisi. O zaman ben de Fleetwood Mac'i iki ayrı grup olarak dinlemeye karar verdim. 

Dan Patlansky'nin İngiltere turnesine Marriott desteği


2014 yılında İstanbul'da konser veren Güney Afrikalı blues rock gitaristi Dan Patlansky, bahar aylarında yapacağı İngiltere turnesine hazırlanıyor. Genç gitaristin İngiltere konserlerinde Mollie Marriott da özel konuk olarak yer alacak. Mollie Marriott  ismi soyadı sebebiyle eski kuşak rock dinleyicisine bir şeyler hatırlatıyor sanırım, zira rock kadın vokalinin yeni gözdesi Mollie, 1970'lerin unutulmaz grupları Small Faces ve Humble Pie'ın gitaristi Steve Marriott'un kızı.

Dan Patlansky'nin İngiltere turnesi 15 Mart'ta Manchester Deaf Institute'den başlayacak, Newcastle, Newcastle, Leek, Bristol, Sheffield ile devam edecek ve Londra'da bitecek. 

Bu arada Dan Patlansky’nin yeni stüdyo albümü "Perfection Kills" de 2 Şubat 2018 tarihinde CD, plak ve de dijital formatlarda piyasaya sunulacakmış. 



"Perfection Kills"albümünün parçaları:

1. Johnny
2. Never Long Enough
3. Mayday
4. Too Far Gone
5. Judge A Man
6. Junket Man
7. iEyes
8. Shake The Cage
9.My Dear Boy

10. Dog Day

8 Ocak 2018 Pazartesi

14 yıl aradan sonra David Byrne'dan yeni albüm


Talking Heads grubunun kurucusu David Byrne, 14 yıl aradan sonra yeni bir solo albüm ile geliyor. "American Utopia" adını taşıyan bu albümde Byrne'a en büyük desteği elektonik müzik dahisi Brain Eno vermiş.  Albümün kayıtları ise David Byrne'ın New York'taki evinde bulunan stüdyoda yapılmış. 

Bundan önce "Grown Backwards" albümünü 2004 yılında çıkartan David Byrne, 14 yıl gibi uzun bir aradan sonra yeni albümü "American Utopia" ile geliyor. Albümün 9 Mart 2018 tarihinde yayınlanması planlanıyor ama "American Utopia"nın içinde yer alan "Everybody's Coming to My House," parçası şu günlerde video klip halinde sunuldu. Siyah fon üzerine beyaz çizgilerden oluşan animasyon şeklindeki klip bir hayli ilgi çekici olmuş.

"American Utopia" albünün çıkışından sonra bahar aylarını kapsayacak bir turne yapacak olan  David Byrne, daha sonrasında da bazı festivallara katılarak, konserler verecek. 




7 Ocak 2018 Pazar

Moody Blues'ın vokalist, flütçüsü Ray Thomas öldü



  Moody Blues grubunun flütçüsü ve vokalisti RAY THOMAS,  76 yaşında hayata veda etti. 






İngiliz rock klasiği Moody Blues grubunun flütçüsü ve vokalisti RAY THOMAS, geçtiğimiz Perşembe günü (4 Ocak 2018) hayata veda etti. 76 yaşında olan sanatçı, prostat kanseri nedeniyle tedavi altındaydı. 
29 Aralık 1941'de Stourport'ta doğan  Ray Thomas , blues ve soul gruplarıyla müziğe başladı. Daha sonra Thomas, 1960'lı yıllarda Mike Pinder, Denny Laine, Graeme Edge ve Clint Warwick'le birlikte Moody Blues isimli efsanevi rock grubunu kuracaktı. Bu grupta flütçü ve vokalist olarak yer alan Ray Thomas aynı zamanda her enstrümanı çalan bir multi - enstrümantalisttir. 
25 Moody Blues şarkısında besteci olarak imzası bulunan Ray Thomas, zaman içinde bir çok solo albüm de yapmıştı. 







9 Parçada Gibson Flying V

Gibson Flying V gitarı, bundan 60 yıl önce bugün piyasaya çıkmıştı. 60 yaşındaki bu gitarı kullananları 9 parçada şöyle bir izleyelim. 


Albert King Live - I'll Play The BLues For You

Gibson Flying V gitarı ilk kullanan Albert King'di ve 1958'den  ölene kadar bu dev adamın hep yanında olacaktı. Solo atacağı sıra teli kopsa bile başka gitarla devam etmek yerine soloyu bozmadan teli takıp devam edecekti. 






Lonnie Mack - Satisfy Susie

Gibson Flying V gitarı ikinci kullanan isim de Lonnie Mac olacaktı. Country ve blues ustası Mac de bu gitarı ölene kadar taşıyacaktı. 





The Kinks Tired of Waiting 1965

İngiliz rock grubu Kinks'in elemanı Dave Davies, ABD turnesine gidişlerinde havaalanında gitarı nahoş bir şekilde kaybolunca Gibson Flying V ile konsere çıkmak zorunda kalacaktı. Sonrasında ise Davies ile aralarından su sızmayacaktı.




The Rolling Stones - No Expectations (Live on Hyde Park 1969 ) 

Gibson'un Flying V modeli ilk çıktığında gitaristlerden çok rağbet görmedi. 10 yıl gibi bir süre Albert King ve Lonnie Mac haricinde bu gitarı kimse kullanmadı. Modeli gitaristlere biraz şekilsiz hatta itici gelmişti. Ne zaman ki Kinks grubu bu gitarı (zorunlu) kullandı o andan itibaren rock gitaristleri ilgilenmeye başladı. Bunlardan biri de Rolling Stones'ın gitaristi Keith Richard olacaktı. Rolling Stones'ın efsanevi Hyde Park konserine bu gitarla çıkacaktı. 




Wishbone Ash - Vas Dis 1970

İki gitarlı rock grubu kavramını oturtan Wishbone Ash'in gitaristi Andy Powell, yanından Gibson'un Flying V'yi hiç ayırmayanlardan.



T. Rex Bang A Gong (Get It On) Live 1971

Gitarın efsanevi ismi Marc Bolan da grubu T. Rex'de bu gitarı kullandı.



UFO - Rock Bottom ( 1974)

İngiliz rock harikası UFO'nun Alman gitaristi Michael Schenker, bu gitarla neler yapılacağını gösteriyor. Bu arada konser görüntüsünde İspanyol paça dar pantalon ve poliüretan topuk ayakkabılarla harika bir 70'li yıllar ziyafeti.





Scorpions - Still Loving You - 31 Ağustos 1985 - Oakland Coliseum Stadyumu  

Scorpios'un gitaristi Rudolf Schenker da küçük kardeşi Michael gibi Flying V'den vazgeçmeyenlerden.






Judas Priest - Breaking the Law

Judas Priest'ten KK Downing de bu gitarı tercih eder.  Ama bu konser için denilebilecek tek şey: MUHTEŞEM. Daha başka edecek laf yok, izleyin yazılacakları o söyleyecek zaten. 




6 Ocak 2018 Cumartesi

Gibson 'Flying V' Gitarı 60 Yaşında





Gibson'ın 'Flying V' gitarı bundan 60 yıl önce piyasaya çıkmıştı. 7 Ocak 1958'de patenti alınan bu gitarın yarım yüzyılı aşan macerasına buyrun...



1956 yılında Gibson firmasının yönetim kurulu başkanı Ted Mc Carty, rakip firma Fender'in yeni çıkardığı Stratocaster modeline rekabet edecek bir gitar tasarlanması kararı alır.  Böylece çalışmalar başlar ve bir yıl sonra 'Flying V' tasarımı ortaya çıkacaktı. Bu yeni gitar modeli tamamlanarak, 7 Ocak 1958 tarihininde de patenti alınacaktı. 

1958'de Indianapolıs'de Amos Arthur'un müzik mağazasında
ilk satışa çıktığı günlerde.
 Amos Arthur, büyük bir heyecanla bizzat kendisi poz vermiş.

Gibson 'Flying V' yi  genelde hard rock ve heavy metal gitaristlerinden hatırlasak da bu gitarı ilk kullanan bluesçılar olmuştu. 
 Bu gitar modeli ilk olarak blues ustası Albert King tarafından kullanılmıştır. Ağzında piposu King'in ne kadar değişmeziyse bu gitarı da ölene dek elinden bırakmamıştır. 

Bu gitar modeli Albert King ile özdeşleşmişti ama uzun yıllar pek rağbet edilmeyecekti. 'Flying V' çıkışından 7 yıl sonra Kinks grubunun gitaristi Dave Davies'in elinde görülecekti. Bu da Davies'in seçiminden değil, mecburiyetten olacaktı. ABD turnesine giden Kinks grubu havaalanında gitarını kaybedince, konsere alel acele bulunan 'Flying V' gitarla çıkmak zorunda kalacaktı. 


Albert King
Böylece rock müzisyenlerinin dikkatini çeken 'Flying V'yi 1966 yılında Rolling Stones'ın gitaristi Keith Richards, efsanevi Hyde Park konserinde kullanacaktı. Yavaş yavaş rağbet edilen gitarı 1969 yılında ise Jimi Hendrix'te görecektik.

1970/li yıllarda 'Flying V' gitarı, UFO, Marc Bolan of T.Rex, Bad Company gruplarının vazgeçilmezi haline gelecekti.

'Flying V'nin en çok rağbet gördüğü yıllar 80'ler olacaktı. Dönemin hard'n heavy gitaristlerinin gözdesi olan modeli Scorpions, Judas Priest, Sex Pistols gibi gruplar başta olmak üzere bol bol görecektik. Daha sonra gelen thrash metal tarzında da talep edilen bu modeli Metallica'nın ilk yıllarında James Hetfield ve Kirk Hammett da kullanacaktı. 





Gibson 'Flying V' kullanan gitaristler

Albert King
Dave Davies (Kinks)
Leslie West ( Mountain)
Andy Powell (Wishbone Ash)
Michael Schenker (UFO)
Tom Petty
K.K.Downing ( Judas Priest)
Rudolf Schenker ( Scorpions)
Eddie Van Halen ( Van Halen)
Steve Jones ( Sex Pistols)
Billy Gibbons ( ZZ  Top)
Zakk Wylde






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...