26 Kasım 2017 Pazar
Jimi Hendrix 75 Yaşında
Bugün takvimler 27 Kasım'ı gösteriyor... Yani bundan 75 yıl önce müzik tarihinin en önemli ismi, bir elektro gitar dahisi olan JIMI HENDRIX dünyaya gelecekti.
1970 yılında yitirdiğimiz usta bugün yasasaydı 75 yaşında olacaktı.
22 Kasım 2017 Çarşamba
Ankara sergisi kapanışında imza günü ve söyleşi
"Sait Faik'ten Kafka'ya" Ankara sergisi 24 Kasım'dan sonra bitiyor. İstanbul sergisinde olduğu gibi Ankara'da da kapanışı etkinliklerle yapıyoruz.
24 Kasım, Cuma , saat 18.00'de serginin yapıldığı yer olan Zülfü Livaneli Kültür Merkezi'nde söyleşi ve imza günü yaparak sergiyi kapatacağız. Bu sebeple de İstanbul'dan Ankara'ya üç kişi olarak birazdan yola çıkacağız.
24 Kasım'da müzik yazarı dostum Murat Beşer ile birlikte "Yoldan Çıkmış Simalar" kitabını imzalayacağız. Ardından blues perişan blog yazarı Cenk Akyol, Murat Beşer ve ben sizlerle söyleşeceğiz. Söyleşimizde plaklar, rock, kitap ve sergi üzerine konuşacağız. Sadece biz üçümüz konuşmayacağız, sizler de sohbete katılıp sorular soracaksınız.
SAİT FAİK'TEN KAFKA'YA
Sergisi Kapanışı
İMZA GÜNÜ
Murat Beşer "Yoldan Çıkmış Simalar"
kitabını imzalıyor.
SÖYLEŞİ
Murat Beşer
Cenk Akyol
Aptulika
24 Kasım 2017 saat 18.00
ZÜLFÜ LİVANELİ KÜLTÜR MERKEZİ
Yıldızevler Mahallesi
Mustafa Doğan Caddesi
No: 59
Yıldız / Ankara
Tel: 0 312 439 22 03
0312 439 22 02
Haftaya BLUES PERİŞAN blog yeniden başlıyor.
Bu sene ilk olarak İstanbul'da açtığım "Sait Faik'ten Kafka'ya" sergim 1 Kasım 2017 tarihinde Ankara'da da izleyicisi ile buluştu. 24 Kasım'a kadar sürecek olan sergi boyunca da Ankara'daydım. Bu sebeple blues perişan blog dan uzak kaldım. Şimdi serginin sonuna doğru üç, dört günlüğüne İstanbul'a geldim, bu fırsatla da bir, iki kelam yazayım dedim. Yarın gene Ankara'da olacağım, 26 Kasım'da İstanbul'da olmayı planlıyorum. Gelecek haftadan sonra da blog yazılarına devam edeceğim.
Sergi ve hazırlığı sebebiyle iki ay boyunca blogda haber ve yazıya yer veremediğim için özür dilerim.
APTULİKA
22 Kasım 2017
19 Kasım 2017 Pazar
AC/DC'de Malcolm Young Kaybı
AC/DC... bence bütün dönemlerin en sert ve eğlenceli ROCK'N ROLL grubu. Bu grubun özünde de Young ailesi vardır. Glasgow kökenli bu aileden neredeyse tekmili birden rock müzisyeni çıkmıştır. Ancak onlar arasından Angus ve Malcolm en tanınanları olacaktı. Çünkü bu iki isim dünyanın en büyük rock grubunu kuracaklardı. Geçim derdine çare için Britanya'dan Avusturalya kıtasına göç eden Young ailesinin ilk ünlenen ismi en büyük abi George Young olacaktı. 1964 yılında kurduğu Easybeats grubuyla ünlenen George Young, küçük kardeşlerinin rol modeli olacaktı. 1973'te kardeşleri Angus ile Malcolm AC/DC'yi kurduklarında George onlara ilk albümlerinde prodüktörlük yapacaktı.
Bu yılın 22 Ekim ( 2017)'inde büyük abi George Young 70 yaşında hayata veda edecekti. Bu kaybı üzerinden bir ay geçtikten sonra 18 Kasım 2017 cumartesi günü AC/DC'nin gitaristi Malcolm Young 64 yaşında hayata veda ettiği haberini alacaktık.
Bir süredir demans hastalığı ile mücadele eden AC/DC'nin gitaristi Malcolm Young , grubun güçlü ritm gitar riflerine imza atmıştı.
26 Ekim 2017 Perşembe
Ankara sergisi hazırlığında uzun ayrılığın sebebi
İhsan Sıtkı Yener’in aziz hatırasına ithafen…
Kadir kıymet bilmememizin bir göstrgesi daha.
Şimdi başlığın altındaki ithaf bölümünde İhsan Sıtkı
Yener ismini yanda da resmini görünce o da kim demeyin. Yazıyı sonuna kadar
okuyunca öğreneceksiniz, zira benim yazma serüvenimde büyük katkısı vardır. O
ithaf bölümüne baktığınızda “göstrgesi” sözcüğüne takılıp, “ Aptulika düzeltme
yapmayı unutmuş” demeyim bilerek orayı “göstergesi” diye düzeltmedim. Bunun
nedenini de aşağıdaki yazıyı okuduğunuzda öğreneceksiniz.
Buyrun bakalım, otuz iki kısım tekmili birden Blues
Perişan blog da uzun bir süredir yazamamamın sebebi.
Blues Perişan bloğunu hazırlamaya başladığımda arada kesinti olursa diye tedirgin olmuştum. Kimi zaman ufak fasılalar verdim ama gene de devam ettim. Geçen yıl bir karar alarak her gün bir haber, yazı veya çizim yayınlamaya karar verdim. Bunu uzun bir süre uygulama istikrarı da gösterdim hani. Ancak son bir iki aydır bir yazı olsun koyamadım. Buna sebep olan şey de Ankara’da yapacak olduğum serginin hazırlıklarıydı. Şimdi serginin hazırlıkları son buldu. Yaptığım çizimlerin çerçevelenip, gelmesini bekliyorum. Bulunduğum bu soluklanma durumumda bir yazı yazayım diyerek klavyenin başına oturdum. Tam yazmaya başlamıştım ki, birden blokta neden yazı paylaşamadığımın asıl sebebiyle yüzleşiverdim. O da ne yazamıyordum. Sanki ilkokula başlayan öğrencinin kırık, dökük hece hece okuması gibi tutuk yazıyordum. Eskiden 15 dakikada yazdığım yazı en delikanlısından bir saatte çıkıyordu. Bunun sebebi de iki ay önce yenilediğim bilgisayar yüzündendi. Adamlar harika bir bilgisayar yapmışlardı yapmasına ama klavyesi sadece “Q” biçiminde üretilmişti. Oysa ki bendeniz yıllarca “F” klavye kullanan biriydim. Kısacası yazmak bir işkenceye dönmüştü. Pulları sayarak oynayan bir acemi tavla oyuncusu gibiydim. Hala da öyleyim. Harflerin yerini takip edeyim derken yazacağım şeye konsantre olamıyorum. Bir ara yazıyı elle yazayım sonra temize çekeyim dedimse de yiğitliğe bok sürdüremedim.
Bu halde yazarken çoğu kez sesli harfleri es geçiyorum ve daha bir tomar dert işte. Ama madem teknoloji böyle uyacağız işte. Alışır mıyız, bakalım göreceğiz. Bu arada şu ana kadar 1500 vuruş yapmışız, bu son iki aydır yazdığım en uzun yazı…neredeyse bir rekor.
Kısacası ayrılığın sebebi sergi hazırlığından değil, “Q” klavyeden kaynaklanıyordu. Bu arada bilgisayarda tek olmayan şey “F” klavye değildi… bu yeni çıkan modellerde CD bölümü de yoktu. Sözün özü CD de tarihin çöplüğüne fena halde gitti… neredeyse kasetten bile kepaze durumda. Bu arada evde bir duvarı kaplayan CD’leri satsan satılmaz atsan, atılmaz, kapladığı yerde cabası. En yakın zamanda hepsini empe üçe çevirmek lazım. CD artık bitti, evde çöp gibi duruyor ama plaklarım ve pikabım hala gündemde. O her şey CD’ye dönüştüğü günlerde onlardan kopamamıştım, iyi ki de öyle yapmışım. Plağı teknoloji ne olursa olsun her dönem dinledim.
Bu F klavyeyi İhsan Sıtkı Yener 1960’larda bulmuş. Türkçe yazıma en uygun ve on parmak hızlı yazı yazmak için yapılmış. Şimdi “Q” klavye ile boğuşurken “F” klavyenin mucidi İhsan Sıtkı Yener’i bir kez daha saygıyla anıyorum. Kesinlikle büyük bir insanmış.
İşte uzun süre blokta yazı yayınlamama sebebimi böylece açıkladım. Neyse ki bu yazıyı bitirdim. Bu yavaşlıkla her gün bir yazı yetiştirebilir miyim bilinmez ama dilerim el alıştırmalarıyla bu klavyeye alışır ve hızlanırım. Şimdi yazı bitti bitmesine ama üste dönüp, “yetştreblilrmym” i “yetiştirebilirmiyim” yaparak düzelteceğim. O kadar çok eksik sesli harf var ki bir de bununla uğraş, işin yoksa.
Aptulika
Bu halde yazarken çoğu kez sesli harfleri es geçiyorum ve daha bir tomar dert işte. Ama madem teknoloji böyle uyacağız işte. Alışır mıyız, bakalım göreceğiz. Bu arada şu ana kadar 1500 vuruş yapmışız, bu son iki aydır yazdığım en uzun yazı…neredeyse bir rekor.
Kısacası ayrılığın sebebi sergi hazırlığından değil, “Q” klavyeden kaynaklanıyordu. Bu arada bilgisayarda tek olmayan şey “F” klavye değildi… bu yeni çıkan modellerde CD bölümü de yoktu. Sözün özü CD de tarihin çöplüğüne fena halde gitti… neredeyse kasetten bile kepaze durumda. Bu arada evde bir duvarı kaplayan CD’leri satsan satılmaz atsan, atılmaz, kapladığı yerde cabası. En yakın zamanda hepsini empe üçe çevirmek lazım. CD artık bitti, evde çöp gibi duruyor ama plaklarım ve pikabım hala gündemde. O her şey CD’ye dönüştüğü günlerde onlardan kopamamıştım, iyi ki de öyle yapmışım. Plağı teknoloji ne olursa olsun her dönem dinledim.
Bu F klavyeyi İhsan Sıtkı Yener 1960’larda bulmuş. Türkçe yazıma en uygun ve on parmak hızlı yazı yazmak için yapılmış. Şimdi “Q” klavye ile boğuşurken “F” klavyenin mucidi İhsan Sıtkı Yener’i bir kez daha saygıyla anıyorum. Kesinlikle büyük bir insanmış.
İşte uzun süre blokta yazı yayınlamama sebebimi böylece açıkladım. Neyse ki bu yazıyı bitirdim. Bu yavaşlıkla her gün bir yazı yetiştirebilir miyim bilinmez ama dilerim el alıştırmalarıyla bu klavyeye alışır ve hızlanırım. Şimdi yazı bitti bitmesine ama üste dönüp, “yetştreblilrmym” i “yetiştirebilirmiyim” yaparak düzelteceğim. O kadar çok eksik sesli harf var ki bir de bununla uğraş, işin yoksa.
Aptulika
5 Ekim 2017 Perşembe
Blues Perişan Liste 50 (6 Ekim 2017) - 35. Hafta
4 - SAVOY BROWN – Witchy Feelin’ ( 2 ) 7
5 - PAUL THORN – Hammer and Nail Live ( 6 ) 8
6 - THE QUIREBOYS - White Trash Blues ( 7 ) 5
7 - CHRIST RUEST and GENE TAYLOR - It's Too Late (3) 9
8 - BOBBY MESSANO – Bad Movie (9) 8
9 - BLACK COUNTRY COMMUNION – BCCIV ( 18 ) 2
10- THE NIGHTHAWKS - All You Gotta Do ( 10 ) 4
11 -TOMMY CASTRO and THE PAINKILLERS – Stompin’ Ground ( 13 ) 3
12 - Steve Tracy And The Crawling Kingsnakes - I Bleed Through My Soul (12 ) 5
13 - MICHAEL McDONALD – Wide Open ( 15 ) 3
14 - GEORGE THOROGOOD - Party Of One (8) 9
15 - ELLES BAILEY - Wildfire ( 16 ) 3
5 - PAUL THORN – Hammer and Nail Live ( 6 ) 8
6 - THE QUIREBOYS - White Trash Blues ( 7 ) 5
7 - CHRIST RUEST and GENE TAYLOR - It's Too Late (3) 9
8 - BOBBY MESSANO – Bad Movie (9) 8
9 - BLACK COUNTRY COMMUNION – BCCIV ( 18 ) 2
10- THE NIGHTHAWKS - All You Gotta Do ( 10 ) 4
11 -TOMMY CASTRO and THE PAINKILLERS – Stompin’ Ground ( 13 ) 3
12 - Steve Tracy And The Crawling Kingsnakes - I Bleed Through My Soul (12 ) 5
13 - MICHAEL McDONALD – Wide Open ( 15 ) 3
14 - GEORGE THOROGOOD - Party Of One (8) 9
15 - ELLES BAILEY - Wildfire ( 16 ) 3
17- WILLIE CLAYTON - Crossroad of the Blues (11) 11
18- UFO - The Salentino Cuts (-) 1
19- DAVID GILMOUR - Live at Pompeii (-) 1
20- MINDI ABAIR AND THE BONESHAKERS - The EastWest Sessions (22) 3
21- NALLE AND HIS CRAZY IVANS – Crossroad ( 21) 3
22 –KITTY. DAISY and LEWIS – Superscope ( - ) 1
23 - CAPTAIN MORGAN EXPRESS- Fistful Of Dirt ( 24 ) 2
THE GRINGOS - Animal Kingdom ( 17 ) 10
24 - The Dirty Mojo Blues Band – Made Cents At The Time ( 24) 2
25 -The Blind Boys Of Alabama - Almost Home ( -) 1
PARÇALAR
1 - KENNY WAYNE SHEPHERD BAND - Baby Got Gone ( 1 ) 8
2 -ROBERT PLANT – The May Queen (8) 7
3 - WALTER TROUT – Gonna Hurt Like Hell ( 8 ) 4
2 -ROBERT PLANT – The May Queen (8) 7
3 - WALTER TROUT – Gonna Hurt Like Hell ( 8 ) 4
5 -JONNY LANG - Make It Move ( 10 ) 4
6 - WILLIE CLAYTON - Delta Water (3) 8
7 - SONNY LANDERTH - A World Away (2) 7
8 - SAVOY BROWN – Living on The Bayou (9 ) 6
9 - GEORGE THOOROGOD – One Bourbon, One Scotch, One Beer (11) 5
10 -SIMON KINNY /LEVIS - Gypsy eyes ( 14 ) 6
11- BOBBY MESSANO – Come To Your Senses ( 12 ) 8
12 -CAROLYN WONDERLAND – Open Eyes ( 6 ) 8
13 -THE QUIREBOYS - Cross Eyed Cat (15 ) 4
14 - TOMMY CASTRO and THE PAINKILLERS – Nonchalant ( 17 ) 3
15 -PAUL THORN – Every Little Bit Hurts (7) 8
16 - LIGHTNING WILLIE – Eyes In The Back Of My Head (13) 7
17 -THE NIGHTHAWKS - Dirty Water ( 19 ) 2
18 -UFO - Heartful of Soul ( -) 1
19 -BLACK COUNTRY COMMUNION – Colide ( - ) 1
20 - JOHNNY RAY JONES - Hard Times Won ( 18 ) 6
21 -KITTY. DAISY and LEWIS – Down on My Knees ( - ) 1
22 -DAVID GILMOUR – One of These Days ( Live) ( - ) 1
23 - JOE BONAMASSA - Woke Up Dreaming (16) 12
24 -DAVID CROSBY - She's Got to be Somewhere ( - ) 1
25 - MICHAEL McDONALD - Find it in Your Heat (- ) 1
Parentez içindekiler geçen haftaki durumu belirtir.
(-) : listeye yeni girenler.
Parentezin yanındaki mavi renkli sayı: Listede kaç haftadır bulunduğunu belirtir
28 Eylül 2017 Perşembe
David Gilmour – Live At Pompeii bugün çıkıyor
Dün yayınladığım "45 yıl önceki efsane yeniden David Gilmour – Live At Pompeii ile canlanıyor" başlıklı yazımda talihsiz bir hata yapmış bulunmaktayım.
David Gilmour'un "Live At Pompeii" albümünün çıkış tarihini 29 Ekim diye yazmışım. Oysa doğrusu 29 Eylül olacaktı.
Yani albüm bugün piyasaya çıkıyor.
Bu hata dolayısıyla özür dilerim.
Hatamı affettirebilmek için, yepyeni bir David Gilmour çizimini üstte sizlerle paylaşıyorum.
APTULİKA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












