14 Haziran 2017 Çarşamba

Carolyn Wonderland'dan 6 yıl sonra yeni albüm


Blues gitaristi ve şarkıcısı Carolyn Wonderland, altı yıl aradan sonra çıkan beşinci stüdyo albümü "Moon Goes Missing"le karşımızda. 
Sanatçı en son 2011 yılında "Peace Meal" albümünü yapmış ve Billboard'ın Blues listelerinde üst sıralara çıkmıştı. 
Wonderland yeni albümü "Moon Goes Missing"de 8 parçaya yer vermiş ve bunlardan üç tanesi de kavır parça. Blind Willie Johnson'un "Can't Nobody Hide From God" Wonderland'ın yorumuyla yüksek bir etki sunarken diğer kavır parça Bob Dylan'ın "Leopard Skin Pillbox Hat". Dylan parçasını Carolyn Wonderland düet şeklinde Guy Forsyth'in konukluğunda seslendiriyor. Diyalog şeklinde gelişen bu vokal düete Forsyth gitarıyla da konuk olurken ortaya ikilinin akıcı bir uyumu gelişiyor. Albümde yer alana üçüncü kavır ise George Thorogood'un unutulmaz klasiği "Bad To The Bone". Büyük ihtimalle herkesi heyecanlandıracak ve cayır cayır gitarlı, sert bir blues rock yorumu   beklentisi içine düşürecek bu kavır, kulağımıza akustik bir şekilde yorumlanarak geliyor. 

"Moon Goes Missing" albümünde Guy Forsyth'den başka bir konuk da yer alıyor. Yetmişlerin havasını yansıtan "Hellfire Bitters" isimli çalışmada soul vokali Ty Taylor konuk olmuş. 
Teksaslı kadın blues gitaristi ve vokalisti Carolyn Wonderland, ses rengi ile memleketlisi Janis Joplin'den etkiler sunarken, gitarı da Steve Ray Vaughan izinde.

Carolyn Wonderland
gitar / vokal / piyano

Kevin Lanle
davul

Bobby Perkons 
bas

Metallica'nın Danimarka Şövalyesi Sör Lars Ulrich


Metallica'nın davulcusu Lars Ulrich artık bir sör yani kraliçe tarafından şövalye ilan edildi. Sanki bir masala girer gibi oldu ama konu şöyle... Hani İngiliz müzisyenleri kraliçe tarafından sör ilan edilir ya bu da onun gibi bir şey. 
Metallica elemanları ABD'li olsa da grubun kuruluşu davulcu Lars Ulrich memleketi Danimarka'da başlar. Böyle olunca da Metallica'ya Danimarka'dan çıkan bir müzik efsanesi demek hiç de abartı olmaz hani. 
Geçtiğimiz ayın sonunda Danimarka kraliçesi İkinci Margrethe, ülkenin tanıtımına yaptığı katkılar sebebiyle Lars Ulrich'e ülkenin en büyük onur ödülü olan nişanıyla şövalye ilan ederek 'Sir'lük ünvanını verdi. 

13 Haziran 2017 Salı

Warren Haynes'in Gov't Mule Gezegeni


Gov't Mule'ın "Revolution Come Revolution Go" albümü bu hafta piyasaya çıktı. 
"Revolution Come Revolution Go" albümünü dinlemeye dün başladım ve aklıma ilk gelenleri kalemi alıp, kağıda döktüm. Bu yazı böyle çıktı ama albümle ilgili daha detaylı bilgileri ilerki yazılara erteliyorum. Şimdilik verdiği duygularla devam edeceğim. 




The Allman Brothers Band'in kurucusu Gregg Allman'ın ölümünün ardından en güzel sözcükleri kaleme alan müzisyen Warren Haynes'ti. Onun sözcüklerini burada nakletmiştim. Orada yaşanmışlıklar ve bir ustaya sevgiyle bezenmiş bir saygı vardı. 

Bir dönem  (bugüne kadar) Allman Brothers Band'in kadrosunda gitarist olarak yer alan Warren Haynes ile Gregg Allman arasında bir yakınlık kurmuşumdur. Bu yakınlık bir usta çırak ilişkisinden çıktığı gibi yaşam üzerinde duruş ve müziği algılayış olarak da irdelenebilir. Bu görüşün benim  penceremden olduğunu söylemeliyim. Görkemli tablolar oluşturmak yerine ilgilisine ve meraklısına mütevazilik içinde bol doğaçlamalı ve çalışkanlık içinde işler üretmek. Bütün bunların ortaya çıkardığı sonuç ise müzik yapmanın tutkusunun engel olunamaz heyecanı. Hani bizim diyarların müzisyen deyimi olan "esnaf müzisyenlik" gibi. Tabi  bu tanımın kötü anlamları da ifade ettiğini biliyorum ama buradaki anlamı o şekilde kullanmadığıma emin olabilirsiniz. Biraz bizdeki Roman müzisyenler ya da halk aşıkları gibi düşünebilirsiniz. Hani onlar dost muhabbetlerinde de çalar yeri gelir düğünde de. Bir başka zaman gelir onları sanat düzeyi yüksek anlarda buluruz. Ama hepsinde bir çelebilik vardır. Bütün bunlar olurken onlar kendilerine paye biçmez ve böyle birşey de istemezler. Sadece müzik icra etmektir onlar için önemli olan. İşte Warren Haynes da benim için böyledir. Bir yerde onu hard rock vari bir çalışmada bulursunuz, bir başka zaman blues gezginleri gibi diyar diyar sürter. Başka bir zamanda onu caz tınılarında bulursunuz. Ancak hepsinin ortak yanı Warren Haynes gibi olmasıdır. Onun en doyamadığım yanı da doğaçlamalarla bir parçayı neredeyse yarım saate çıkarabilmesidir. 
Warren Haynes'in doğaçlamalarla uzayan nefis parçalarını çıkardığı "jam sessions" grubu da Gov't Mule'dur. Bu bir proje grubudur ve öyle güzel işler çıkarmıştır ki, anlatılamaz dinlenir. Son yıllarda bu grupla Pink Floyd ve Rolling Stones parçalarını yaptığı gibi caz gitaristi Joe Scofield ile yaptığı çalışmalarla da zirveye bayrak dikmişti. Bu projelerde neyin nasıl olacağı kestirilemez ama tek değişmez ilke doğaçlamanın mutlaka olması ve parçaların (neredeyse 1970'leri günümüze taşıyırcasına) uzun yorumları barındırmasıdır. İster stüdyo ister konser albümü olsun hepsinde ortak yan konser canlılığında olmasıdır. 

Gov't Mule'un yeni albümü "Revolution Come Revolution Go" bu hafta piyasaya çıktı. Gregg Allman'ın ölümünün ardından bu albümün çıkması sanki ona ithafen yapılmış intibaını veriyor ama bu tabiki mümkün değil. Çünkü bu albümün kayıtları geçen yıl ve tabi Gregg Allman'ın ölümünden çok çok önce yapılıyordu. Ancak Haynes'ın duygusu o denli Allman Brothers ruhunu özümsemiş ki bizim böyle bir algıyı hissetmemizi sağlıyor. Yazının buraya kadar olan kısmında bu yeni albümle ya da Haynes ile ilgili "şurada  çaldı, şu elemanla çalıştı" gibi bilgiler yoktu. Yazının bundan sonrası da bu tip bilgiler yer almayacak."Revolution Come Revolution Go" albümünü dinlemeye dün başladım ve aklıma ilk gelenleri kalemi alıp, kağıda döktüm. Bu yazı böyle çıktı ama albümle ilgili daha detaylı bilgileri ilerki yazılara erteliyorum. Şimdilik verdiği duygularla devam edeceğim. 
Gov't Mule'un bu albümünde diğerlerine göre daha bir stüdyo çalışması ve bütünlüklü bir anlatım söz konusu. Doğaçlamalar daha az ve parçalar çok uzatılmamış durumda. Şarkı sözleri biraz daha politize bir bakışta ve ağırlık sözlere yükleniyor. Parça süreleri uzun değil dedik (Bu arada albümde en kısa parça 5 dakika) ama bu seferde parça sayısı fazla. 
Bütün bunları ilerki yazılara bırakalım dedikten sonra Gov't Mule ve Warren Haynes için şunu diyebilirim: Rock, blues, caz böyle güzel biraraya gelebilir ve bu denli çalışkanlık olabilir. Bugün artık mainstream isimler ve gruplar yok ama  bitmek bilmez çalışkanlıkta bir yaratıcılık var. Bunun örneklerinden biri de Gov't Mule ve Warren Haynes olsa gerek. 
"Revolution Come Revolution Go" albümünü daha yeni dinliyorum. Bu satırları bir anda hissettim ve yazdım. Daha derinine dinleyip, yeni bir şeyler yazmam gerekir. Yazamassam da siz dinleyin derim. Hayatınızda bir yer açın ve Gov't Mule ile bir an önce tanışın, ister bu albüm ister daha eskileri ama mutlaka. 
Aptulika

Sesi yaşlı kendi genç bir adam, Martin Goyette


Yazıya vitrin oluşturan resme baktığınızda gördüğünüz Martin Goyette ile albümde dinlediğiniz ses tezat oluşturabilir. Cemalini görmeden dinlediğinizde karşınızda hayatın çemberinden geçmiş ve orta yaşı devireli bir hayli olmuş biri var sanıyorsunuz. Bu benim için öyle oldu, çünkü albümü resmini görmeden önce dinledim. İlk izlenimim, Bukowskivari bir yaşanmışlık içinde viski ile beslenmiş ve Joe Cocker ile damıtılmış, zaman içinde olgunlaşmış bir blues vokali olmuştu. Sonradan Martin Goyette'yi gördüğümde kilosu dışında gencecik biriyle yüzyüze olduğumu anladım. Ama gene de onun sesinin böylesi sofistike bir etki sunabilmesi albümün keyfini de arttırmadı değil hani.
Montrealli blues vokalisti Martin Goyette, Kanada'nın Fransızca konuşulan Quebec bölgesinden. Böyle olunca da "Big Beets" isimli albümünde bir, iki parçayı da Fransızca seslendirmiş. İlk albumünü 2013 yılında çıkartan sanatçı, müziğe armonika çalarak başlamış. Onu blues'a yönlendiren şey 18 yaşında Muddy Waters ve Robert Johnson' bir tesadüf eseri dinlemesiyle olmuş. Martin Goyette ismi şu sıralar Quebec Blues'ın önemli temsilcisi diye anılıyor.
Martin Goyette'nin müziğine baktığımızda hem elekro blues hem de derin köklere giden bir yapısı olduğunu görüyoruz. Bu yüzden de sanatçı iki ayrı grup ile iki ayrı tarzda çalışıyor. Klasik blues'ın köklerinden gittiği tarzını akustik blues grubu Acoustique ile yapıyor.

ACOUSTIQUE
Martin Goyette - vokal, armonika
Tytus Zurawski - gitar
Jarrod Atkinson - kontrbas

Martin Goyette daha elektrikli olan rock tarzını ise Dirty Blues diye nitelediği grubu Skinny Bones ile yapıyor.


  SKINNY BONES
Martin Goyette - vokal, armonika
Jim Bland - gitar
Jarrod Atkinson - bas, vokal
Chris Tauchner - keyboards
Louis - Etienne Drouin - bateri

11 Haziran 2017 Pazar

Yeni Çıkan albümler


Ritchie Blackmore's Rainbow - Live In Birmingham 2016

Rock müziğin en görkemli gruplarından Rainbow'un yirmi küsur yıl sonraki dönüşünü müjdeleyen bir konser albümü. Bu aynı zamanda Ritchie Blackmore'un da küskünlüğünü bozup, rock elektro gitarına dönüşü de demek oluyor . 





Chuck Berry - Chuck

Rock'n Roll'un mucidi Chuck Berry'i bu yıl kaybetmiştik. Ölüm haberinden kısa bir süre sonra Berry'inin  yeni bir albüm hazırladığı ortaya çıkacaktı. Hem bir veda hem de karısına ithafen hazırladığı bu albümde şu günlerde piyasaya çıktı. 





Gov't Mule - Revolution Come... Revolution Go

Warren Haynes'in uzun doğaçlamalarla taçlanan grubu Gov't Mule'un her albümünün çıkışını beklemek benim için heyacan vericidir. Albüm çıkar ve karşımda yeni sürprizler ve tabi uzun doğaçlamalı ve sololu parçalar vardır. Gov't Mule'un bu yeni albümü ise aylar önceden duyurusu kuvvetli yapıldı. Böyle olunca da benim beklentim daha da arttı. Albümü daha dün bir kez dinleyebildim. Sanırım biraz sözel anlatım ağır basmış gibi. Bakalım diğer dinlemelerde ısınır mıyım ısınmaz mıyım o zaman belli olacak. Yani dinlemeye devam. 




Lindsey Buckingham and Christine McVie

Fleetwood Mac'in iki elemanı ortak bir çalışma için bir araya geldiler ve bu albüm ortaya çıktı. 



Bu hafta piyasaya çıkan albümler kısaca 

Jukehouse Bombers - Death Of Glory
Bob Dylan - Under The Covers (Live)
Jimmy Cornett - Shut Up 'N' Dance
Carolyn Wonderland - Moon Goes Missing
Bruce Springsteen - Under The Covers Live

8 Haziran 2017 Perşembe

Phil Collins yoğun bakımda


Rock tarihinin önemli gruplarından Genesis'in 1971 ile 1976 yılları arasında davulculuğunu üstlenen Phil Collins, 1976'dan sonra davulla birlikte vokalistliği de üstlenecekti. Collins ismi 1981'de yaptığı "Face Value" isimli solo albümünden sonra pop müziğin gözdeleri arasına girecekti. Bu yılın başında gelen bir haber Phil Collins'in hem müziğe hem de davula döndüğünü müjdeliyordu. Şu günlerde konser turnesine devam eden Phil Collins"in bir kaza geçirdiği haberini aldık.  
Phil Collins konser turnesinin İngiltere ayağına bu hafta başlamıştı. Dün gece verdiği konserin ardından kalacağı otelde dinlenmeye çekilen sanatçı, duş almak için banyoya girdiğinde ayağının kayması sonucu kafası zemine çarpmış. Derhal hastaneye kaldırılan Collins, yoğun bakıma alınmış durumda. 66 yaşındaki sanatçının durumu ile ilgili doktorların yaptığı açıklamada, bilincininin yerinde olduğu bildirildi.  Bu kaza nedeniyle Phil Collins'in konser programı iptal edilmiş. 

Blues Perişan Liste 50 (9 Haziran 2017) - 18. Hafta

ALBÜMLER




1-COCO MONTOYA
- Hard Truth  (3) 11







2- SEAN CHAMBERS  - Trouble and Whiskey ( 5 ) - 8










3 - MONSTER MIKE WELCH and MIKE LEDBETTER 
- Right Place, Right Time (2) 7




4 - JOHN NEMETH - Feelin' Freaky ( 11 ) 2
5 - ROBIN TROWER - Time And Emotion ( 1 ) - 5
6 -  HEATH GREEN and MAKESHIFTERS - Heath Green and Makeshifters ( 8 ) - 4
7 - CHRIS BELL  - Baptized By The Blues ( 10 ) - 4
8 - CHRIS ROBINSON BROTHERHOOD - Betty's Self Rising Southern Blinds Vol.3 ( 6 ) 
 9 - JANIVE MAGNESS  - Blue Again (7) 4
10 - ROGER WATERS  - Is This The Life We Really Want?  ( 19 ) - 2

11 - TAJ MAHAL and KEB MO  - Taj Mo  ( 4 )  5
12 - ERIC BIBB  - Migration Blues  (12) - 10
13 -SAMANTHA FISH - Chills and Fever  ( 14 ) - 11
14 - TEDESCHI TRUCKS BAND  - Live From The Fox Oakland (20) - 10
15 - MARTIN GOYETTE - Big Beets (-) 1
16 - ELVIN BISHOP'S BIG FUN TRIO  - Elvin Bishop's Big Fun Trio (17) - 13 
17-  THE ALLMAN BROTHERS BAND - The Fox Box The Fox Theater 2004 ( 9 ) 2
18-  ROLLING STONES - Blue and Lonesome (15) - 18
19-  JOSHUA BATTEN - Searching For Answers ( 22 ) 6
20- JOHN MAYALL - Talk About That (18) - 18
21- DEEP PURPLE - Infinite  ( 21 ) - 9
22 - BUDDA POWER BLUES BAND and MARIA JOAO - The Blues (16) - 10
23 - ROCKIN' JOHNNY BURGIN  - Neoprene Fedora   ( 23 ) - 2
24 - ROBERT  CRAY and HI RHYTHM  - Robert Cray and Hi Rhythm (13) 4
25 - PROCOL HARUM - Novum (25) - 4


PARÇALAR





1 - COCO MONTOYA - Old Habits Are Hard To Break (1) - 10









2 - SEAN CHAMBERS  - Be Careful with A Fool  (4) - 9








3 - ROBIN TROWER - If You Believe In Me (3) 5



4 - TAJ MAHAL and KEB MO  - Shake Me In Your Arms  ( 7 ) - 5
5 -  MONSTER MIKE WELCH and MIKE LEDBETTER - I Can't Stop Baby (6) - 7
6 - JOHN MAYALL - The Devil Must Be Laughning (9) - 18
7 - JOHN NEMETH  - You Really Do Want That (11) - 2
8 - JOSHUA BATTEN    - Homemade Wine  ( 8 ) - 6
9 - CHRIS BELL  - Elevator To Heaven (16) - 
10 - ROBERT CRAY  -Aspen, Colorado ( 12 ) - 5

11- THE ALLMAN BROTHERS BAND  - Ain't Wastin' Time (live 2004) (2) 2
12 - ALICE JAYNE - One Good Reason  ( 14 ) -5
13 - HEATH GREEN and The MAKESHIFTERS - Ain't Got God ( 13 ) - 2
14 - ROLLING STONES  - I Can't Quit You Baby (17 ) - 18
15 -  ROBIN TROWER  - Returned In Kind  (10) 5
16 - MARCUS KING BAND - Rita Is Gone  (19) - 17
17 - ERIC BIBB  - This Land is Your Land  (5) - 6
18 -  DELBERT MC CLINTON - Doin' What You Do (24) - 18
19 - BUDDA POWER BLUES  and Maria Joao - I Lost A Friend (15) - 8  
20 -  GREAT WHITE - This Is The Life (20) - 
21 -  BREANNA BARBARA - Nothin' But Your Lovin (22) - 2
22 -  COCO MONTOYA  - Lost In The Bottle (21) - 10
23 - ZOE SCHWARZ BLUE COMMOTION  - Broken (23) - 11
24 - RICHIE KOTZEN - End of Earth (22) - 6
25 -  CHRIS ANTONIK - I'd Burn It All Down (25) - 6

 Editoryal Listeyi 
bu blog'un yazarları
 oluşturuyor. 
Parentez içindekiler geçen haftaki durumu belirtir. 
(-) : listeye yeni girenler.
Parentezin yanındaki mavi renkli sayı: Listede kaç haftadır bulunduğunu belirtir
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...