19 Nisan 2022 Salı

Liste Başı Plaklar - 19 Nisan 2022


1 - TINSLEY ELLIS - Devil May Care

2 - GOV'T MULE - Heavy Load Blues

3 - JOHN MAYALL - The Sun Is Shining Down

4 - THE DUKE ROBILLARD BAND - They Called It Rhythm &Blues

5 - JOHNNY RAY JONES - Way Down South

6 - MIKE ZITO - Blues For The Southside

7 - TOMMY CASTRO - A Bluesman Came To Town

8 - BETH HART - A Tribute To Led Zeppelin

9 - POPA CHUBBY - Emotional Gangster

10 - ALBERT CUMMINGS - Ten



GEÇEN HAFTA











1 THE DUKE ROBILLARD BAND - They Called It Rhythm &Blues

2 - GOV'T MULE - Heavy Load Blues

3 - JOHN MAYALL - The Sun Is Shining Down

4 - TINSLEY ELLIS  - Devil May Care

5 - BETH HART - A Tribute To Led Zeppelin

 

2 HAFTA ÖNCE











1 - JOHN MAYALL - The Sun Is Shining Down

2 - THE DUKE ROBILLARD BAND - They Called It Rhythm &Blues

3 - POPA CHUBBY - Emotional Gangster

4 - MIKE ZITO - Blues For The Southside

5 -  TOMMY CASTRO - A Bluesman Came To Town



17 Nisan 2022 Pazar

İtalya'dan bir retro - prog harikası ama bu bulmaca gibi.



 Yeni bir albüm ve yeni bir grup, G.O.L.E.M. Bu grubu ben de Cenk Akyol'un Kooperatif'teki radyo programında tanıdım. Tabiki hemen internete girip, grupla ilgili biraz bilgi alayım dediğimde karşıma aynı isimde bir çok grup çıktı. Kimisi 1970'lerden kimisi günümüzden, hatta bu isimde Alman bir krautrock grubu da var. Bu sebeple grup ismini harf harf noktalarla bölerek, yani "GOLEM" yerine "
G.O.L.E.M" diye lanse ediyor.


Grup için yeni dedik ama bu İtalyan müzisyen Paolo Apollo Negri'nin yeni bir projesi. GOLEM, oldukça ilginç bir grup, rock içinde pek örneğine rastlanmayacak bir özelliğe sahip. Grup içinde gitar yer almıyor ama buna karşılık iki klavye bulunmakta. Müzik tarzı olarak retro rock ya da retro progresif diyebiliriz. İlk albümleri de Black Widow Records tarafından 11 Mart 2022 tarihinde yayınlandı.  

Golem grubunun tarzı bizi 1970'lere götürüyor. Öyle ki müziklerinde o yılların progresif, hard rock, saykodelik, krautrock tarzlarını dengeli bir alaşımla karıştırıyorlar. Grubun beyni Paolo Apollo Negri kelimenin tam anlamıyla tuşlu çalgılar tutkunu ve tutku onu yeni bir deneye sürüklemiş, böylece gitarın yer almadığı ama klavyeli çalgıların ikiye çıktığı bir deneyimle tanışmamızı sağlıyor. GOLEM'in kadrosuna şöyle bir göz atarsak:

Paolo Apollo Negri - Hammond org ve synthesizers

Marco Vincini - Vokal

Emil Quattrini - Elektrik Piyano ve  Mellotron

Marco Zammati - Bas 

Francesco Lupi - Davul



GOLEM grubunu dinlemek çok keyifli ama bir o kadar da zor. Burada "zor" dememden kasıt müziklerinden kaynaklanmıyor; progresif , krautrock'ın deneysel çalışmalarına aşina kulaklar bu müziğin içine rahatlıkla duhul eder. Zorluk, grubu internette google'dan arayıp ya da spotify gibi araçlardan bulup dinlemek isterseniz, işte o zaman yandı nane keten helva.  Golem yazısını, ister aralara nokta koyup yazın, isterseniz koymadan yazın onlarca türde yüzlerce grup çıkıyor.  Nasıl dinleyeceğim? derseniz. Buradan bizim Cenk'(Akyol)in radyo programının linkini vereyim oradan dinleyin. 

Son olarak size bu grubu bulmanın en kolay yolunu vereyim. Ben bir hafta uğraştıktan sonra bulabildim. Grubun ismini G.O.LE.M diye yazarsanız 1973 tarihli bir grubun "Orion Awakes" albümünü dinlersiniz. Ben bir iki defa bu gaflete düştüm. İşim doğrusu hem spotify hem de google'a GOLEM'in açılımını yazın yani:

"Gravitational Objects of Light, Energy and Mysticism"

yazın gitsin. O zaman buluyorsunuz. 

Ama be kardeşim bu bulmaca mıdır? nedir. 

Yani grup çok harika ama bulması çok zor. 

Yetti be yazıya burada son veriyorum.  

 

Grubu internette ya da spotify'de aramanız nafile olacak, ben size grubun plak şirketinden linkini vereyim...

https://gravitationalgolem.bandcamp.com/album/gravitational-objects-of-light-energy-and-mysticism?fbclid=IwAR0kBcy8NT8w7vBwK1Oo0SsOM6oWwCT6pdkhpFEILy35uCXJEZEQ0-eehnM

Bu da grubun ve albümün spotify'deki linki:

 https://open.spotify.com/album/1JcLrqzJQbjYASDDrZQXje?si=JG4dNgnISyW0nGVvNdJ2Kg


Cenk Akyol'un kooperatif'te yaptığı radyo programının podcast linki:

https://archive.org/details/golem_202204


GOLEM tam benim kafama göre bir retro prog müzik yapıyor ama gerçekten bulmaca gibi. Şimdiden spotify'deki kaydı arşive aldım. Bu arada bir sürü aynı isimde grup da dinledim hani iyi mi.

APTULİKA


16 Nisan 2022 Cumartesi

Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 191



Aleksandros Papadiamantis
 "Düşkün Derviş"
Çeviri: Ari Çokona
İş Kültür Yayınları
 (1. Baskı: Aralık 2021)


Dünyanın en güzel denizi Marmara'dır, bana göre. Bir yanında Karadeniz, diğer yanında da Ege'den beslenir. Başka bir yerde böyle bir güzel deniz olacağını sanmıyorum. Gören de beni dünyanın her tarafını gezmiş biri sanabilir ama öyle bir şey yok tabii ki. En fazla güney sahillerimizden Akdeniz'i bilirim ancak, onu da o kadar berrak, temiz ve cam gibi görünce huylanırım. Yani benim ilk göz ağrım Marmara'dır ve tadına doyamadığım Ege'nin denizidir. Yani  Ege'nin Marmaralı çocuğuyum. Oradan dünyaya açılırım.

Yazıya niye böyle giriş yaptım ki ? Ben de bilemiyorum. Aleksandros'un öykülerini okurken aklıma ister istemez bunlar geliverdi. İstediğiniz kadar politika vesaire insanları ayrı ayrı tutsa da Ege insanlarını birbiriyle yaşam mücadelesi buluşturuyor. Yunanlı yazar Papadiamantis'in öykülerini okurken olaylar ve insanlar komşu sahilde değil de bizim yakada geçiyormuş gibi hissettim ister istemez. Sait Faik, Necati Cumalı, Halikarnas Balıkçısı okur gibiydim sanki. 

Papadiamantis'in bu kitapta altı öyküsü yer alıyor. Doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği adalardaki insanların, adetleri, yaşam mücadelesi, gündelik yaşamları, masalsı bir dille veriliyor.  "Sıla Özlemi" öyküsünde yaşlı bir adam ile evlendirilmiş bir genç kızın ona aşık olan delikanlı ile sandalla karşı adaya geçiş macerasında yazarın anlatımıyla dalgaları bile hissediyorsunuz. "Başak Toplayıcı"da hayırsız oğlu ABD'ya giden ve iki torunu ile yaşam mücadelesi veren yaşlı yoksul Ahtiça Teyze ile tanışıyoruz. "Aşk ve Yiğitlik" öyküsünde ise isimleri değiştir neredeyse bizim Ege kıyılarında yaşanan bir aşk öyküsü. "Düşkün Derviş"te ise bir müslüman derviş ile insana dair duyarlılık sunuluyor. Öykünün ismindeki "düşkün" tanımı sizi  yanıltmasın burada yoksulluğu vurgulanmakta. 
"... Belki Rumeli'den, belki Anadolu'dan, belki de İstanbul'dan. Nasıl ? Ne sebeple? Kimdi?" diyerek tanımladığı karekteri devamında,
"Derviş miydi? Bektaşi, hoca ya da imam mıydı? Ulema ya da kelli felli biri miydi?" soruları bizlere sunarken, bir kaç paragraf sonra da...
 "Şarkıları, sazları severlerdi. Onlar da derviş sayılırdı. Derviş şarap değil, mastika içerdi. Şarkı okumasını istediler okudu. Ney üflemesini istediler, üfledi.
Beğenmediler! Bu 'amane' değil ki!
Aslında bu onların bildiği türden bir şarkı değildi. Oysa Derviş onlara amanenin hasını okumuştu." diyerek neredeyse tasavvufi bir anlatım ile iki komşu yaka buluşuyordu. 
"Hisar'daki Hz. İsa Kilisesi'nde" öyküsünde ise yapılan yolculuğu okurken bir film izliyormuş gibisinden gözünüzde canlandırıyorsunuz.
Son öykü "Dalgalarla Düş Kurmak"ta yoksul çoban çocuğunun düşlerinde yüzüyorsunuz. 

Aleksandros Papadiamantis, 1851 ile 1911 yılları arasında yaşamış bir edebiyatçı. Büyük Yunan şairi Yorgo Seferis'e göre o, "Çağdaş Yunan Edebiyatı'nın en büyük düzyazı ustası".  Yazar 19 yüzyılda Yunan edebiyatına çevirileriyle de katkıda bulunmuş. Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza"sından Mark Twain'e kadar bir çok dünya edebiyatından örneği Yunancaya ilk çeviren kişi olmuş. 
Aleksandros Papadiamantis, çağdaş Yunan edebiyatını açan isimlerden biri olsa da kullandığı dil olarak bizim Osmanlıca'ya  benzeyen ağdalı bir  dil kullanıyor. Yazar bu nedenle de yenilikçiler tarafından eleştirilmiş. Aynı zamanda dindar olan ve bu yüzden kendisine "dünyevi keşiş" lakabı da uygun görülen Papadiamantis, eserlerinde sosyal adaletsizliği yargılaması ve sınıfsal farklılıklara dikkat çektiği için bu sefer de muhafazakarların tepkisini çekmiş. 

Aleksandros Papadiamantis!in "Düşkün Derviş" kitabını Yunanca aslından dilimize çeviren Ari Çokona'nın bu öykülerin bize bu lezzette ulaşması yönündeki katkısı çok büyük. İstanbul'un Fener semtinde doğan Ani Çokona, hem Rumca ( ki bizim İstanbul'da konuşulan bu dil Yunanistan'da ağır bulunur) hem de Yunanistan'da kullanılan Yunanca'nın aydınların kullandığı arkaik dil (kathatevusa) ile halkın kullandığı dil (demotiki)'e hakim olması sebebiyle bu öyküler bize ulaşırken kalite de korunuyor olabilmiş.  

APTULİKA

Günlük Değil, GÜNDELİK 0019

 


Bundan önceki "GÜNDELİK"lerde John Mayall'dan bahsetmiştim. İngiliz Blues'unun büyükbabası John Mayall, 88 yaşında yaptığı albümle, 18'lik bir delikanlının duygusuyla karşımıza çıkıyordu. 

Bu gece de okyanusları aşarak Amerika'ya gidiverdim. Orada da siyahi güzel bir insan gitarıyla bugün yolculuğuna yeni başlıyor gibi. Bu güzel adam Buddy Guy. Dile kolay gençliğini Modern Blues'un taşlarını döşeyen Muddy Waters'ın yanında geçirmiş biri. Sadece Muddy mi? Daha kimler yok ki...

Buddy Guy da şimdilerde 85 yaşında ve yola yeni çıkan biri gibi. 2015 yılında yaptığı "Born To Play Guitar" albümüyle B.B King'in ardından muhteşem bir saygı sunmuştu. O albümün finalinde yer alan "Come Back Muddy" ise Buddy Guy'ın büyük usta Muddy Waters ile geçen günlerine gidiyordu... Hem de ne gidiş, bir kulak verelim hele...


"...
Geri gel Muddy
...
Sana sözüm var
Çalmaya devam edeceğim."

diyordu bu güzelim parçada Buddy Guy. Bu parçayı yaptığı yıllarda yaşı 79'du ve yaşayan blues efsanelerinden biriydi. Şimdilerde bu usta 85 yaşında ve Muddy Waters'a söz verdiği gibi devam ediyor. 

Buddy Guy şimdi de Bobby Rush'ın 1971 yılı klasiği "Chicken Heads"ın 50 yılı sebebiyle Rush ile birlikte düet yaparak yorumladı. Bu parçanın videosunu falan yayımlamayacağım, bir zahmet o kahrolası kıçınızı kaldırında parçayı bulup dinleyin. 

APTULİKA
17 Nisan 2022
Saat: 00:57





 

15 Nisan 2022 Cuma

Günlük Değil, GÜNDELİK 0018



DELTA KASIRGASI

15 Nisan 2022

Saat:23:56

İtibarıyla bir Delta Kasırgasına yakalandım. Artçıları sürüyor...


KASIRGA ve SONRASI

Dünden hatta daha önceki günden beri içim dışım John Mayall. Dinliyorum ve dinledikçe doyamıyorum. 90 yaşına yaklaşan bu adam her gece bana haykırarak, "Kalk lan yerinden, uyuşukluğu bırak, kıçını kaldır, daha macera bitmedi... " diyor... Ve odamın ortasına dikilip, aynen şöyle diyor:

Hiç Memphis'e gittin mi

Blues'un ilk geldiği

yerde Delta arka ormanlarından geliyor

Kırık ve büyük şehre bağlı

Beale Sokağı'nda dolunay

Damarlarımda ay ışığı var

Gitar hazır

Elim sabit

Ben Delta Kasırgasıyım

Blues'u elektrikli çalmak istiyorsanız,

Chicago bunun içindir

Bahşiş ve viski için çalınır gitar

Poker masasında

Güney Yakasında Dolunay

Ve blues damarlarımda

Gitar hazır

Elim sabit

Ben Delta Kasırgasıyım

O halde hepiniz beni dinleyin millet

Biliyorsunuz ki geliyorum

Blues içimde bir fırtına Ve onları deltada Dolunay'a

bırakmalıyım 

Sonsuza kadar beynimde 

Gitar hazır Elim sabit 

Ben Delta Kasıgasıyım.



Şimdi sizi de bu kasırga ile buluşturayım. Buyrun:



John Mayall'in 2019 yılı "Nobody Told Me" isimli albümünden bir parça ve bu gece fena halde beni bir kasırga gibi aldı götürdü. Bu albüm yapıldığında Mayall 86 yaşındaydı ve ben "Büyükbabaya bak, bu yaşta ne muhteşem bir albüm yapmış." demiştim. Büyük usta bu yıl 88 yaşında yeni bir albümle gene aklımı başımdan almıştı. Günlerdir o albümü dinliyorum.
Bugün de spotify'de haftalık seçkide büyükbabanın bu parçası çıkacaktı karşıma. Anlamlı bir tesdüftü. Bu arada  John Mayall'a bu parçada gitarıyla Joe Bonamassa da konuk oluyordu. John Mayall bir okul... bu dün de böyleydi bugün de... 

APTULİKA
16 Nisan
Saat: 01:20


12 Nisan 2022 Salı

Günlük Değil, GÜNDELİK 0017


88 yaşında bir dev... John Mayall. 

İngiliz Blues'unun büyük babası bizi heyecanlandırmaya devam ediyor. 

Onun en son albümü "The Sun is Shining Down"ı dinledikçe aklıma şu soru takılıyor: Bir insan bunca yılı her saniyesiyle bu kadar dolu dolu nasıl yaşamış olabilir? 

John Mayall sadece bundan 40 yıl önce yaptıklarıyla zaten bir ömre bedeldir... Ama o 80'li yaşlarında yaptığı albümlerle durmuyor ve yola yeni çıkmış bir genç gibi üretiyor. Buna şapka çıkarılmaz da ne yapılır? Mayall anılara gömülmüyor, yaşadığı. her anı yepyeni bir anıya dönüştürüyor.  

28 Mart 2022 tarihinde Mark Thompson'un Blues Blast dergisinde John Mayall ile yaptığı röportajı okuyorum şu anda ve dayanamayıp gündelik bir not düşeyim dedim. Bir kaç gün sonra bu röportajı yayınlayacağım ama o ara John Mayall yeni bir albüm yapar ve ben geride kalırım diye de korkuyorum. 

İyi ki bu yerkürede varoldun John Mayall. Senin olduğun bir dünyada yaşıyor olmak gerçekten çok güzel. 

Aptulika

13 Nisan 2022

 saat: 01:18


Nirvana, Soundgarden, Pearl Jam... Üçü Bir Arada!

 


Doksanlı yıllar denilince akla grunge gelir. Bu tarzın da ilk akla gelenleri, sırasıyla Nirvana, Pearl Jam ve Soundgarden'dır. Bugün duyduğumuz bir haber uzun süredir sessizliğe gömülen bu üç grubu tekrar gündeme getirdi ama yeni bir grup kuruluyor haberiyle.

Nirvana'nın basçısı Krist Novoselic , Pearl Jam'in davulcusu Matt Cameron ve Soundgarden'in gitaristi Kim Thayil bir araya gelerek,  3rd Secret adlı yeni bir grup kurdular. 

Bu üç ismin yanısıra gitarist Bubba Dupree ve vokalistler Jillian Raye ve Jennifer Johnson da yeni kurulan 3rd Secret'in diğer elemanları.

Grubun kuruluş haberi (11 Nisan) duyuruldu ama bununla da kalmadı... Grubun kendi isimlerini taşıyan ilk albümleri de 12 Nisan 2022 tarihinde yani bugün sürpriz bir şekilde yayınladı.



 



 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...