14 Mart 2017 Salı

NEZİH ONUR anısına konser



Nezih Onur'un anısına bu ayın sonunda anlamlı bir konser düzenleniyor. 
29 Mart 2017, çarşamba günü saat 22:30'da Kadıköy Shaft'ta yapılacak olan konserin ismi: "Buluşma - Nezih Onur Anısına KONSER". Bu anlamlı konserde sahnede Kramp yer alacak ama grubun tarihi içinde yer almış alan konuklarıyla. 


Ülkemizin önemli hard rock grubu Kramp'ın bas gitaristi Nezih Onur'u geçtiğimiz ay 18 Şubat 2017'de yitirmiştik. 
Türk rock tarihine damgasını vuran Kramp'ın kurucusu olan Nezih'in ardından üzüntümüzü belirtmiştik ama onun anısına bir şeyler yapılması da gerekirdi. 
Şimdi onlardan birinin gerçekleşiyor olması beni sevindirdi. 




Nezih Onur'un anısına bu ayın sonunda anlamlı bir konser düzenleniyor. 
29 Mart 2017, çarşamba günü saat 22:30'da Kadıköy Shaft'ta yapılacak olan konserin ismi: "Buluşma - Nezih Onur Anısına KONSER". 
Bu anlamlı konserde sahnede Kramp yer alacak ama grubun tarihi içinde yer almış alan konuklarıyla birlikte. 
Kimler var bu konuklar arasında?  
Öncelikle grubun "İstanbul Sokakları" albümünde vokalde yer alan Ahmet Karaferya var. Onu hepimiz albümde seslendirdiği ve Kramp denilince bir marş gibi söylenen "Tek Başına"ile hatırlarız  ama Ahmet Karaferya, Kramp'ın ilk kurulduğu 1984'te Nezih ile birlikte bu grubu ilk sırtlanan isimlerden biriydi. O gece Ahmet ile birlikte kimbilir belki o albüm kayıtlarına girmeyen tarihe de inebiliriz.
Nezih Onur anısına gerçekleşecek konserin ikinci konuğu ise Kramp'ın "Lan N'oldu Be" albümünde vokal yapan Erdinç Ünlü. Albümle aynı adı taşıyan parçadaki yorumuyla seksen kuşağının doksanlara taşınan marşı olacaktı. Aynı zamanda başarılı bir ressam olan Erdinç, bizi o gece Kramp'ın doksanlı yıllarının başına götürecek.
Bu muhteşem gecenin anlamlı konuklarından biri de Özer Sarısakal. Kronik grubunun gitaristi Özer grubuyla ilk sahneye çıkışı bir Kramp konseriydi. Çok eski yıllardan beri de zaman zaman Kramp'la da çalıştı. Bu gecenin oluşumunda büyük emeği ve katkısı olduğuna emin olduğum Özer o gece Kronik elemanlarıyla birlikte Kramp tarihinin izlerini bize sunacak.
Gecenin bir diğer konuğu da Blues Mlues grubundan Burak Sayın olacak. 
Ve tabi Kramp elemanları davulda İdris Tubcil ve gitarda da Doğan Sakin bu muhteşem rock üçlüsünün abide ismi Nezih Onur'un anısına sahnede olacaklar

Pentagram'ın "Akustik" konserleri başlıyor.



 Pentagram'ın 30. yılı için çıkan "Akustik" isimli albümü bu ayın başında dijital platformlarda dinleyicisiyle buluşmuştu. Pentagram'ın akustik enstrümanlarla tekrar yorumladıkları şarkılarında tüm efektleri kapatarak, 30 yıllık bir serüveni paylaştıkları her yaştan müzik tutkununu, yeni ve farklı bir yolculuğa davet ediyordu. “Akustik” albümü, Nisan ayında plak formatında dinleyiciyle buluşacak.
 Pentagram, albümle birlikte şimdi de  Akustik konserler serisine başlıyor. Efsane kadro ilk kez 17 Mart’ta İzmir Arena’da Pentagram dinleyicisiyle biraraya gelerek Körfez’e karşı seslendirecek şarkılarını. Ardından 22 Mart’ta rotayı Ankara’ya çevirip Jolly Joker Ankara’da konser verecek olan Pentagram, 25 Mart’ta İstanbul Volkswagen Arena’da sahne alacak. Grup 29 Mart’ta da Eskişehir 222 Park’ta akustik tınılarıyla şehri fethettikten sonra, 31 Mart’ta Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde dinleyici ile buluşacak.

Akustik konserler

17 Mart 2017 -  İzmir Arena
22 Mart 2017 - Ankara Jolly Joker
25 Mart 2017 - İstanbul Volkswagen Arena
29 Mart 2017 - Eskişehir 222 Park
31 Mart 2017 - Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi
         

The Wall’ Klasik Operaya Uyarlandı




 Pink Floyd'un "The Wall"ı klasik bir opera temsili haline geldi. "Another Brick in the Wall: The Opera" ismiyle hazırlanan temsili "Opéra de Montréal" ile birlikte grubun eski basçısı Roger Waters’ın işbirliğiyle hazırlanmış.  Kanada'da yapılan temsil, Quebec’in 375. yıldönümü kutlamaları için düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, 11 Mart’ta Quebec operasında yapıldı. 





Pink Floyd’un bundan 38 yıl önce çıkan albümü "The Wall" şimdi de  operaya uyarlanıyor. 

 The Wall 1979’da piyasaya ikili plak olarak çıktı.  Sadece ABD'de  23 milyon satış yapan albüm, 1982 yılında sinema filmi haline gelecekti. Bugüne kadar da konserler, canlı konser videoları ve lazer ışık gösterileriyle güncelliğini korudu.  
 Pink Floyd'u fikir ayrılığına düşüren ve dağılma sürecini başlatan "The Wall" bir anlamda Roger Waters'ın solo döneminin de ilk eseriydi diyebiliriz. Böyle olunca da yıllar içinde bu albümü taşıyan ve gündemde tutan isim Roger Waters oldu. Dile kolay 40 yıl içinde bu albüm konserleri bir tiyatral gösteri sanatına döndürecekti. Şimdi de bu albümü bir opera gösterisi olarak göreceğiz.  "Another Brick in the Wall: The Opera" ismiyle hazırlanan temsili "Opéra de Montréal" ile birlikte grubun eski basçısı Roger Waters’ın işbirliğiyle hazırlanmış.  Kanada'da yapılan temsil, Quebec’in 375. yıldönümü kutlamaları için düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, 11 Mart’ta Quebec operasında yapıldı. 


The Wall'ın klasik operaya uyarlanması düşüncesi  Opéra de Montréal’in yöneticisi Pierre Dufour  tarafından gelmiş. Bu fikri değerlendiren Roger Waters, bu adaptasyonun çok zor bir iş olduğunu düşündüğünü belirtmiş. Waters, “Zaman içinde gördüğüm kadar  popüler müzik, ama özellikle rock ve senfonik orkestra ortaklığında hazırlanan yapımların çoğunlukla faciayla sonuçlandığını" belirttikten sonra tekliflerinin çok kötü bir fikir olduğunu da belirtmiş. Buna rağmen operacı Pierre Dufour bu fikir üzerine israr edip, bu konu üzerinde görüşmek istemiş. Waters her ne kadar isteksiz de olsa görüşme isteğini kabul etmiş.
Dufour Kanada'dan New York'a gelirken yanında besteci Bilodeau ve yönetmen Dominic Champagne da bulunuyormuş. Görüşme için yanlarında The Wall albümünün unutulmaz iki parçası "Comfortably Numb" ve "Another Brick in The Wall, Part 2"nin opera uyarlamaları ve sahne tasarımını da getirmişler. Waters bunları görünce ister istemez kabul etmiş.  Roger Waters, müziğini Bilodeau’nun bestelediği "The Wall"ın opera halinin ekibine katılmış. Şef Alain Trudel ve Champagne Metropolitan Orkestrası’nı yönetirken, Etienne Dupuis, Roger Waters ve Syd Barrett’tan ilham alınarak yaratılan orijinal rock operasının hayali kahramanı Pink'i canlandırıyor.

The Wall" böylece opera haline gelmiş ve ilk gösterisi de 11 Mart 2017'de Montreal'de yapıldı. Opera'nın ilk Montreal'de yapılması  "The Wall" fikrinin 40 yıl önce çıkışıyla da alakalı ve bu da anlamlı bir başlangıç olmuş diyebiliriz. Pink Floyd'un 1977’de Montreal Olimpik Stadyumu’nda verdiği bir konserde sahneye çıkmaya çalışan bir hayranına sinirlenen Roger Waters, engel olamayınca sinirlenip, suratına tükürecekti. Konser sonrası bu yaptığına üzülen Waters, o günü bir söyleşisinde şöyle dillendirecekti,  
“O an konser vermekten bile soğumuştum. O andaki davranışım üzücüydü. Bunları düşünürken, bir yöntem bulacaktım. 'Konseri bir rock gösterisi haline getirsek ve o adama tükürmeme sebep olan yabancılaşmayı fiziksel bir dışavurumla anlatmak için, grupla dinleyiciler arasına bir duvar inşa etsek nasıl olur acaba?' diye düşündüm. Ardından da The Wall üzerine çalışmaya başladım." 
Bu yaşanan olaydan 40 yıl sonra gene Montreal'de The Wall'ın ilk kez opera halinde temsil edilmesi de anlamlı.



13 Mart 2017 Pazartesi

Hard Rock grubu Y&T'nin gitaristi Joey Alves öldü

Joey Alves (sağ başta)

Seksenlerin unutulmaz hard 'n heavy rock grubu Y&T'nin kurucu  gitaristi Joey Alves 63 yaşında hayata veda etti. Sanatçı geçen yıldan beri ülserit kolit tedavisi görüyordu. 

Alves, grubun kuruluşu olan 1974'ten 1989'a kadar Y&T'de ritim gitarist olarak yer aldı ve sekiz stüdyo albümünde çaldı.  2004 yılında grubun tekrar kurulduğunda turnelerine katıldı ve 2016'ya kadar çalıştı. Grubun 1984 yılında çıkan "In Rock We Trust" albümü listelerde üst sıralara çıkmış ve  albüm de yüksek bir satış yapmıştı.  “Don’t Stop Runnin’ “, “She’s A Liar” gibi unutulmaz parçalara imza atacaklardı. 
 1985 yılında “Summertime Girls”parçasıyla yılın en sevilen hard'n heavy şarkısını yapan grup aynı yıl çıkan  "Down for the Count" ile listelerde yükselerek, dönemin büyük grupları arasına girmişlerdi. 


"Don't Stop Runnin" 1984

“She’s A Liar”


  Contagious



Summertime Girls


9 Mart 2017 Perşembe

Blues Perişan Liste 30 - 10 Mart 2017


 Editoryal Listeyi 
bu blog'un yazarları
 olan Aptulika ve 
Geronimo Yalnızkartal 
oluşturuyor. 
Parentez içindekiler geçen haftaki durumu belirtir. 
(-) : listeye yeni girenler.
Parentezin yanındaki mavi renkli sayı: Listede kaç haftadır bulunduğunu belirtir






ALBÜMLER





1- ROLLING STONES - Blue and Lonesome (1) - 5



2- JOHN MAYALL  - Talk About That (2) - 5



3 - ELVIN BISHOP BIG FUN TRIO - Elvin Bishop Big Fun Trio (7) -  3


4 - DELBERT MC CLINTON - Prick Of The Litter (5) - 5
5 - BETH HART - Fire On The Floor (4)- 3
6 - MARCUS KING BAND - Marcus King Band (3) - 4
7 - DELTA MOON  - Cabbagetown (-) - 1
8 - ROBBIE KRIEGER  - In Session (9) - 2
9 - QUINN SULLIVAN - Midnight Highway (10) - 4
10 - OTIS TAYLOR - Fantasizing About Being Black ( 12 ) - 2
11 - BLACK JOE LEWIS - Black Lash  (11) - 2
12 - WALTER TROUT - Alive In Amsterdam (6) - 5
13 - STEVE HACKETT and DJABE - Summer Storms (15) - 2
14 - DAN PATLANSKY - Introvertigo (-) - 1
15 - ELIZA NEALS - 10.000 Feet Below (13) - 2






PARÇALAR





1 - JOHN MAYALL - The Devil Must Be Laughning (1) - 5




2 - ROLLING STONES - Blue and Lonesome (6) - 5




3 - ROLLING STONES - I Can't Quit You Baby   (2) - 4



4 - DELBERT MC CLINTON - Doin' What You Do (4) - 5
5 - DELTA MOON  - Death Letter  (-) - 1
6 - BETH HART  - Fatman (5) - 4
7 - ROBBY KRIEGER - School  (-) - 1
8 - DEEP PURPLE  - All I Got Is You (-) - 1
9- MARCUS KING BAND  - Rita is Gone (3 - 4
10 - DAN PATLANSKY  - Come and Play (13) - 2
11 - STEVE HACKETT and DJABE  - Last Train In To Istanbul (10) - 2
12 - QUINN SULLIVAN - Midnight Highway (9) - 4
13 - BLACK JOE LEWIS  - PTP (7) - 2
14 - BLUE STONE - Get Yourself A Haircut (15) - 5
 15 - ELIZA NEALS - Another Lifetime (14) - 2


 Bu liste  şartlara göre  mümkünse her cuma akşamı 22:00  ya da pazar  22:00'de  Rakınroll fm internet radyosunda çalınır.  Programı aşağıdaki linkten verilen saatlerde dinleyebilirsiniz.

https://www.facebook.com/groups/291467814569528/

8 Mart 2017 Çarşamba

50 yaş üstü bir kuşağın çocukluk dönemindeki ilk rock keşfinin dönüşü

SUZI QUATRO + SWEET + SLADE  = QSP 

Suzi Quatro, Sweet’den gitarist Andy Scott ve Slade’den davulcu Don Powell bir araya gelerek soyadlarının baş harflerinden QSP diye bir süper grup kurdular.  QSP ismiyle bir albüm çıkartıp, Avusturalya’yı kapsayan bir konser turnesine de çıkıyorlarmış.




1970’lerde çocukluk dönemini yaşayanlar için rock ile ilk tanışmaları genellikle üç isim üzerine olurdu. Bunların en başında deri ceketi, asi duruşu ve kendinden büyük bas gitarıyla Suzi Quatro, her daim dergilerin kapağında, duvarların vazgeçilmez posterlerinde. Suzi Quatro gibi o dönemin diğer vazgeçilmezleri ise iki topluluktu. O yılların siyah beyaz televizyonlarında Sweet grubunu görerek, bir çoğumuz rock ile ilkokul yıllarımızda tanışacaktık. Sweet deyince de ardından tabi ki Slade gelecekti.
Suzi Quatro, Sweet, Slade her üçü de 70’li yılların ikonlarıydı. Pikap olan evlerde üçünden birinin plağı bulunurdu ama albüm olarak değil şimdi “Single” denilen yani o dönemdeki adıyla 45’lik plak olarak. 
Plağı çalan büyülü şey yani pikaptı. Bir çoğumuzun evine o çok sonraları girecekti ama pikap olmayan evlerde de duvarlarda bu üç S, poster olarak yapışırdı. Bu posterler genellikle bizde yayınlanan Hey dergisinde verilenler  olduğu gibi dışardan getirtilen Alman Bravo dergisinden çıkanlar da bir yerlerden bulunurdu.  O zaman pop ile rock ayrımı yoktu Suzi Quatro ile Ajda Pekkan posteri aynı duvarda dururken, Sweet’in Action” isimli 45’lik plağı ile Neşe Karaböcek’in “Kulakların Çınlaşın” plağıyla yanyana mesut, bahtiyar ikamet ederdi.
Sonra büyüdük, ilkokul bitti, az buçuk siyasallaşıp, sağ sol diye ayrılmaya başladık. Tabi plaklar da artık yanyana durmayacaktı, her ne kadar rock demesek de “Yabancı müzik dinlerim” diye ayrımımızı koyuyorduk. Sonra Long Play denilen uzunçalar plaklarla rock ayrı bir yere oturacaktı. Onların arasında Ouatro, Sweet, Slade plaklarının yerini artık Deep Purple, Led Zeppelin alıyordu. Eh artık büyümüş, neredeyse liseye gideceğiz Sweet, Suzi Quatro dinlemek “çocuk muyum ben artık” diye tanımlanacaktı. Bazı abiler onların müziklerine “bubble gum” yani balonlu ciklet deseler de üniversiteye gidene kadar Suzi Quatro’nun Bravo’dan çıkan dev posterini (öyle böyle değil insan boyutunda) duvarımda tutmuştum. Suzi ve Sweet plakları da LP olarak hala evimde durur ve dinlerim, bu nasıl balonlu cikletmiş.
O çocukluğumun üçlüsüyle yıllar sonra yeni çıkan albümler arasında karşılaşacaktım.  Suzi Quatro, Sweet’den gitarist Andy Scott ve Slade’den davulcu Don Powell bir araya gelerek soyadlarının baş harflerinden QSP diye bir süper grup kurmuşlar.  QSP ismiyle bir albüm çıkartıp, Avusturalya’yı kapsayan bir konser turnesine de çıkıyorlarmış.

Yıllar sonra tekrar bu üç gönülçelenle karşılaşmak çok güzel.














Metallica'nın davulcusu Lars Ulrich'ten Trump''a protesto


LARS ULRICH : "Duvara değil, insanları birleştirmeye ihtiyacımız var. Ayrıca ben de göçmenim."

ABD başkanlığına seçilen Donald Trump'ın ilk icraatlarından biri de ülkesinin Meksika sınırına büyük ve yüksek duvarlar kurma isteğiydi. Bununla da kalmayan Trump, göçmenlere ve Asya ülkelerinden ABD'ye gelecek olanlara engeller koymayı da ihmal etmeyecekti. 
Sağ politikacı Donald Trump'ın politikalarına ABD'nin ilerici kesimleri karşı çıkarken, bunun en başında da sanatçılar geliyordu. Bu hafta Metallica'nın davulcusu Lars Ulrich de basına yaptığı açıklamada Meksika sınırına çekilecek duvara karşı çıkacaktı. "Duvara değil, insanları birleştirmeye ihtiyacımız var" diyen Ulrich, kendisinin de Danimarka kökenli biri olarak ABD'de yaşadığını belirterek, "Ben de göçmenim." sözleriyle eleştirisini sürdürecekti. 
Donald Trump'ın bu tip politikalarının insanlığa çok şey kaybettireceğini belirten Ulrich, "Bizim için Meksika, Asya ya da Avrupa ayrı bir yer değil, bu dünya hepimizin" diyerek protestosunu sürdürdü.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...