27 Ocak 2020 Pazartesi

Afiş Sanatçısı Wes Wilson 82 yaşında öldü


1960'ların sonlarında San Francisco Saykodelik (psychedelic) Rock ile  ilişkili en büyük poster sanatçılarından biri olan Wes Wilson, 24 Ocak 2020, Cuma günü, 82 yaşında, Leann'deki evinde öldü. 
Ölüm haberi kısa bir bildirim ile Facebook sayfası'ndan:
“Wes Wilson'ın geçtiğini 1/24/2020 tarihinde duyurduğumuz için üzüntü duyuyoruz. Sevgi dolu ailesi ile çevrili evde geçti. Huzur içinde yatsın." diye bildirilecekti.
Jefferson Airplane ve Grateful Dead  konser için yapılmış olan
klasikleşmiş bir  Wes Wilson afişi.


Alton Kelley, Victor Moscoso, Rick Griffin ve Stanley Mouse ile birlikte Wilson, San Francisco'daki Fillmore Oditoryumu ve Fillmore West'te düzenlenen konserler için organizatör Bill Graham tarafından görevlendirilerek afiş, poster ve el ilanlarını tasarlayacaktı. Ayrıca, Chet Helms'in kentin Avalon Balo Salonu'nda konserleri için afiş ve posterler de yaptı.   

Sacramento'da doğan Robert Wesley Wilson, San Francisco Eyalet Üniversitesi'ne devam etti ve bu sırada konser posterlerine olan talep onu yeni bir alana çekti. Wilson'ın Wikipedia sayfasına göre, “Şimdi barış hareketi, psychedelic dönemi ve 1960'larla eşanlamlı bir stil icat etti. Özellikle, 1966 civarında harflerin hareket ediyor ya da erimiş gibi görünmesini sağlayan bir 'psychedelic' yazı tipi icat ettiği ve popülerleştirdiği biliniyor. ”

Wes Wilson'un, Beatles'ın son konseri için tasarladığı ikonik bir poster

Art Nouveau hareketinden esinlenen Wilson, kullandığı yazı stiliyle de dikkat çekiyordu.
Wilson ve bu dönemin diğer sanatçıları tarafından tasarlanan posterler görünüşte gelecek şovların reklamını yapmak için oluşturulmuş olsa da, hızla şehrin rock hayranları arasında arzu nesnesi haline geldiler ve genellikle duvarlara asıldıktan kısa bir süre sonra duvarlardan koparılıp gençler tarafından odalarına poster olarak asılıyordu.  Bazı posterler o kadar süslü bir şekilde çizildi ki, planlanan sanatçılara ve konserlerin tarihlerine dikkat çeken serbest yazı, neredeyse belirsizdi.

Zamanla, Wilson ve diğerleri tarafından oluşturulan posterler, genellikle müzelerde (Smithsonian ve New York Metropolitan Sanat Müzesi ve Modern Sanat Müzesi dahil) ve galerilerde sergilenen ve koleksiyonculara satış yapan dönemin sembolik sanatları olarak tanındı. Bu eserler yüzlerce hatta binlerce dolara satıldı.


Wes Wilson'ın ,Quicksilver Messenger Service konser için
hazırladığı afiş


Wilson, San Francisco balo salonu döneminin sona ermesinin ardından sanatçı olarak çalışmaya devam etti, daha sonra poster sanatı ile hayal kırıklığına uğradı, Missouri'deki Ozarks'ta bir çiftliğe taşındı. Web sitesindeki bir biyografi şöyle yazıyor:

“1960'ların rock konseri posterinin babası Wes Wilson, 15 Temmuz 1937'de Kaliforniya, Sacramento aracılığıyla dünyaya geldi. Çocukken ilgi alanları sanatsal arayışlar ve doğal dünyaya yoğun bir sevgi arasında dolaştı. Ortaöğretim sonrası çalışmaları bu ilgi alanlarını yansıttı; sonunda felsefeye gelmeden önce bir süre ormancılık ve bahçecilik üzerine yoğunlaştı. 1960'ların ikinci yarısında Wes San Francisco'nun avangard mahallelerinde çok ilham buldu.  Wes Wilson kısa süre sonra kitleler için güzel sanatlar üzerine yapıtlar verdi. Art Nouveau ustalarından esinlenen stili, promosyon sanatı hakkında o güne kadar bilinenleri aldı ve tersyüz etti. Neredeyse motifleşmiş harfler mevcut her alanı doldurdu, çizgiler çizgilere eridi, renkler çatıştı… ve psychedelic posteri doğdu. Sanat ve doğa sevgisi sonunda Wes'i sanat ve fikirleri yaratmaktan ve tartışmaktan hoşlandığı güzel Ozarks eteklerine götürdü. ”


* https://bestclassicbands.com/ sitesinden Jeff Tamarkin'in haberinden alınmıştır.





Aşağıdaki videoda Wes Wilson ile 
ilgili bir belgeseli izleyebilirsiniz. 

Iron Maiden'ın ilk vokalisti Paul Dianno'dan veda konseri


Iron Maiden'ın ilk vokalisti  Paul Di'Anno, 30 Ağustos'ta İngiltere Bromsgrove'deki Beermageddon Festivali'nde sahneye çıkarak son konserini verecek. Kanser olan vokalist, İngiltere'de bir yaz festivali konserinde hayranlarına veda edecek.



Paul Di'Anno, kanserle mücadele ediyor ve akciğerindeki apse de dahil olmak üzere bir dizi sağlık sorununu takiben doktorların tavsiyesi üzerine müziği bırakma aşamasına gelmiş. Iron Maiden'ın ilk döneminde vokali üstlenen Paul Di'Anno, İngiltere'nin Beermageddon Metal Festivali'nde 30 Ağustos'ta sahneye çıkarak veda edecek.  Di'Anno'nun bu konserde yıllardır seslendirmediği Iron Maiden şarkıları da dahil olmak üzere son konser için sürprizler de planlıyormuş. 

 61 yaşındaki şarkıcı çok sayıda sağlık sorunu ile boğuşuyor. 2016 yılında ciğerlerinde büyük  bir apse tespit edilmişti ve daha sonra  geçirdiği bir motosiklet kazasında her iki bacağında da diz protezi ameliyatı geçirmişti. En son konserlerine de bu yüzden tekerlekli sandalyede oturarak çıkmak zorunda kalmıştı. 

Di'Anno yaptığı açıklamada, “Tekrar sahneye çıkmak için aradan dört yıl geçti. Bu konser için hazır olmayı istiyorum ve bunu dört gözle bekliyorum. Ayağa kalkmak harika olurdu ama o da olmazsa sandalye ile çıkacağım.” sözleriyle durumu özetledi.



 Paul Dianno, 1981 yılı Iron Maiden albümü "Killers"dan adını alan  grubuyla bu konsere çıkacak. Killers grubunda Dianno'ya  davulda eski elemanlardan Doug Samson eşlik ederken, gitarlarda  Terry Rance ve Terry Wapram yer alıyor. 


30 Ağustos konserini duyuran Paul Di'Anno, eski günler için de açıklamalarda bulundu. Eylül 1981'de Iron Maiden'dan kovulduğunu söyleyen vokalist, grubun lideri Steve Harris'in bunu  uyuşturucu bağımlılığı iddiasıyla yaptığını belirtti. Bunun gerçek olmadığını iddia eden şarkıcı, "Iron Maiden'den ayrıldım çünkü çok Heavy Metal gidiyorlardı" dedi.
Paul Dianno,
"Iron Maiden para kazanma makinesidir ve bu konuda ben uygun değildim. Atılmam uyuşturucularla ilgili değildi. Öyle bir şey de yoktu zaten. Ama Iron Maiden ile birlikteyken uyuşturucu almanız gerekiyor çünkü onlar çok sıkıcı. Ama kullandığım tek uyuşturucu aspirindi, çünkü Steve başımı ağrıyordu." 
diyerek sözlerini tamamladı. 

* Rolling Stone, Kerrang, Planet Rock, Ultimate Classic Rock dergi ve internet sitelerinden 

26 Ocak 2020 Pazar

27 Ocak 1944... Nick Mason


Hissedebildiğim kadarıyla Pink Floyd'un en esprili ve mizah duygusu kuvvetli elemanı, baterist Nick Mason.

1965'ten bu yana Pink Floyd'dan kopmayan ve her göreve koşan bir isim. Şu anda da tek başına Nick Mason's Saucerful of Secrets adlı solo grubuyla yoluna devam ediyor. 

Onun nasıl bir davulcu olduğunu işin uzmanları karar versin ama Pink Floyd'da başka bir davulcu düşünemem bile. Ha bu arada zaten o da iyi bir davulcu olup olmadığını kafaya takıp, yarışa girecek biri değil. Ancak çok iyi bilinen bir gerçek var ki... progresif rock'ın en önemli grubu Pink Floyd onun tınısı olmadan olmazdı. 

27 Ocak 1944'te Birmingham'da doğmuştu Nick Mason. 76 yaşına giren bu büyük ustaya saygılarımızı buradan sunalım. 


Hafta Sonu Blues Perişan Kütüphanesi'ne Katkı 132


Yusuf Ziya Ortaç
 "Bizim Yokuş"
Akbaba Yayınları
 (1. Baskı: 1966)

Bir yokuşa bizim demek şimdilerde nasıl algılanır bilemem. Belki de bir çoğunuzun aklına bir tür özelleştirme yoluyla elde edilmiş bir yokuş gelebilir. Canım, bir de bu yokuş be!.. kim para verir de alır.... diyebilirsiniz. Bunların hiç biri değil bu yokuşta olan. Zaten buradaki rant için değil, aydınlanma yolunda gönülden tırmanılan bir yokuş. Ortada ne rantı olsun ki, tam tersine harikulade züğürtlüklerin efsaneleştiği bir yer burası. Yani Cağaloğlu ya da Osmanlı döneminde "yönetimin kapısı" anlamına gelen Babıali.

Eskiden yani "medya" isminin zuhur etmediği yıllarda gazeteciliğe "basın" denilirdi. Oldum olası ısınamamışımdır "medya" sözcüğüne. Bir geldi buldozer gibi her şeyi ezdi geçti, şimdi kendisi de çürük bir harabe halinde. Teknolojik gelişme basın yayın işlerini değiştirmiştir bunu anlarım ama keşke o Cağaloğlu müzeleşebilseydi. 

İşte o Cağaloğlu'na Sirkeci'den çıkılırken sapılan dar bir yokuş vardır, işte o "Bizim Yokuş"tur. Burası benim de yokuşumdu. Galiba kapanışı yapan kuşaktandım. Yusuf Ziya Ortaç'ın "Bizim Yokuş" kitabıyla aynı ismi taşıyan başka kitaplar da vardır. Şimdi hatırladığım aynı isimde bir kitabı da Rıfat Ilgaz yazmıştı. Aklınızda olsun bu isimde bu konuda yazılmış olan kitapları kaçırmayın derim, zira onlarda çok matrak anıları Okuyabileceğiniz gibi yanısıra Türkiye'nin politik ve kültürel tarihini de bulacaksınız. Bu arada "Medya" plazalarının böyle anı kitapları olur mu? derseniz tabiki olmaz çünkü onların "yokuş"u yok. Olsaydı bile "bizim" değil, "benim" derlerdi.

Şimdi gelelim Yusuf Ziya Ortaç'a. Elbette ki bu ismi 50 yaşın altında olanlar bilmez. Bu isim 1922'den 1977'ye kadar yani 55 yıllık bir zaman diliminde en uzun ömürlü olan mizah dergilerinden biri olan "Akbaba" yı çıkartmıştı. Ortaç bir karikatürist değildi, Türk şiirinin "Beş Hececiler" denilen şairlerinden biriydi. Aynı zamanda bir yazar, yayıncı hatta bir ara siyasete de girip milletvekilliği bile yapmıştı. Yusuf Ziya, onaltı yaşında iken "Bizim Yokuş"a adım atmış. Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren de çıkardığı "Akbaba" dergisiyle mizah ve karikatür adına önemli bir hizmeti yerine getirmişti. Kendisinin yazar olması sebebiyle bir çok Türk yazarının mizahın nabzını da tutmasını sağlamıştı. Akbaba dergisinde sadece yazarlar yoktu, mizahın nabzını tutan usta karikatüristlerimizde oradaki yerini almıştı.

Yusuf Ziya Ortaç'ın "Bizim Yokuş" kitabı hem Akbaba dergisi hem de Türk basın ve kültür tarihinin simalarını sunarken tarihi bir belgeyi de oluşturuyor.  Kitapta edebiyatımızdan Tevfik Fikret, Falih Rıfkı Atay, Halit Ziya Uşaklıgil, Ahmet Rasim, Ahmet Haşim, Reşat Nuri Gültekin, Muzaffer İzgü, Adnan Veli Kanık (Orhan Veli'nin yazar olan kardeşi ve çok güzel mizah öyküleri yazmıştır), Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz... 
Karikatüristlerimizden Necmi Rıza Ayça, Turhan Selçuk, Orhan Ural, Semih Balcıoğlu, Nehar Tüblek, Cafer Zorlu, Zeki Beyner, Yalçın Çetin, Suat Yalaz, Ramiz Gökçe, Cemal Nadir Güler... 
Çizgi ustası Münif Fehim ve grafik sanatının ülkemizdeki öncüsü İhap Hulusi (ki kitabın kapağı da ona ait)...
Sosyolog Ziya Gökalp... 
Basın tarihinin gazete sahipleri ( ama onlar da gazeteciydi) Sedat Simavi, Ali Naci Karacan, Yunus Nadi...
Politikacılar Hasan Ali Yücel, İsmet İnönü, Nihat Erim...
Bunlar kitapta yer alanlardan aklımda kalanlar ve daha neler var ki sormayın gitsin.

Peki bu kitabı nereden mi bulacaksınız? 
Tabi ki bulamayacaksınız. Bulmanız için benim aziz dostum Hasan (Tan) Aga gibi eski kitap satışı yapan sahafları gezineceksiniz. zaten bu kitabı da okumam için o bana verdi. İyiki de vermiş, çok keyif aldım. 



Aptulika
aptulelcioglu@gmail.com



25 Ocak 2020 Cumartesi

26 Ocak 1955... Eddie Van Halen


 Küçük yaşlarda piyano ile müziğe başladı.
 12 yaşına geldiğinde gitara merak sardı ve sonrasında dünya çapında bir rock gitaristi oldu. 
Bu isim Eddie Van Halen. 
Hard Rock ve Heavy Metal'in en önemli gruplarından biri olan Van Halen'in gitaristi 26 Ocak 1955 tarihinde Amsterdam'da doğmuştu.. 
Hollandalı gitarist 1991 yılında doğan çocuğuna Wolfgang adını verecekti. 
Neden mi? 
Klasik müziğin dehası Wolfgang Amadeus Mozart'a saygısı sebebiyle.
İyi ki doğdun Eddie Van Halen.


Cumartesi Karikatürü 2


facebook: @aptulika
twitter : @aptulika_blues
instagram : blues_perisan

www.aptulika.com
https://bluesperisan.blogsot.com/

aptulelcioglu@gmail.com
bluesperisan@gmail.com

Neil Young nihayet ABD vatandaşı oldu!



Geçtiğimiz Çarşamba günü (22 Ocak 2020) Los Angeles Kongre Binası'na doğru  çıkan şarkıcı, evraklarını bir elinde tutuyordu. Young'ın yanında eşi Daryl Hannah vardı. Böylece sanatçı daha önce kabul edilmediği ABD vatandaşlığına adım atıyordu.

Kanada'da doğan ancak 60'lı yılların ortalarından beri Kaliforniya'da yaşayan sanatçı, geçen yıl çifte vatandaşlık başvurusunda bulundu.
“Yakın zamanda Amerikan vatandaşlığı için başvurduğumda, testi geçtim,” diyen Neil Young, "Bana sorular sordular. Onlara doğru cevap verdim ve geçtim. Ancak vakti zamanın da esrar kullanmam nedeniyle ve sigara içen bazı insanların nasıl bir sorun sergilediği  gerekçesiyle kabul edilmemiştim." diyerek önceki durumu açıkladı.  

Young, 2019'un başlarında Başsavcı Jeff Sessions'ın ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri yasasına yeni bir yasa eklediğini belirterek, “Bazı esrarla ilgili faaliyetlerde yer alan bir başvuru sahibinin GMC (İyi Ahlaki Karakter) eksikliği olabileceği belirtilmişti.  Bu tür bir faaliyet yürürlükteki eyalet veya yabancı yasalar uyarınca yasa dışı olmasa bile federal yasaları ihlal ettiği tespit edildiği kararı alınmıştı. 

Young ise bu durumla ilgili olarak "İçtenlikle, iyi ahlaki bir karakter sergilediğimi belirtirim." dedikten sonra, "Ve vicdanımı Donald J. Trump ve diğer Amerikan adaylarına oy verebileceğimi de umuyorum." diyerek ironisi yapmıştı. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...