26 Ekim 2014 Pazar

Randy Brecker bu salı İstanbulda

Randy Brecker, Chopin’in şehri için çalıyor
Caz trompetinin etkileyici yorumcularından Randy Brecker , Polonyalı caz piyanisti ve besteci Wlodek Pawlik ile birlikte Kalisz Filarmoni Orkestrası ile kaydettikleri "Night in Calisia" albümüyle övgüler alırken, sayısız ödüle de layık görülmüşlerdi. İşte o albümün İstanbul konseri de 28 Ekim akşamı Cemal Reşit Rey konser salonunda olacak.
Amerikalı trompetçi Randy Brecker, caz alanının ötesinde de farklı müzik tarzlarını da şekillendirebilmiştir.  Trompetin yanısıra flügelhorn`u da başarıyla çalabilen sanatçı, Bruce Springsteen`den Frank Sinatra`ya, Davis Sanborn`dan Jaco Pastorius ve Frank Zappa`ya kadar değişik isimle çalışmış, albüm kayıtlarında ve konserlerinde bulunmuştu.
1975 – 1981 arası kardeşi Michael Brecker’la birlikte “The Brecker Brothers” adıyla altı albüm yapan Randy Brecker, 1982`de solo kariyerine devam edecekti.
Bir çok kere Grammy ödülüne de layık görülen Brecker, yeni çıkan “Night in Calisia” albümüyle de altıncı Grammy ödülünü kazanacaktı. Bu albüm Randy Brecker’ın da içinde yer aldığı bir projeden oluşmuş. Bu fikir Polonya’nın en eski şehri Kalisz’in1850. yılı kutlamaları için oluşturulmuş. “Night in Calisia” projesi  , Kalisz Filarmoni Orkestrasının direktörü Adam Klocek’in Wlodek Pawlik’ten bir beste istemesiyle başlamış. Daha sonra Randy Brecker’ın da katılmasıyla bu albümü oluşturmuşlar. Altı parçalık caz süitinden oluşan albüm, caz müzik tarihinin efsane ismi Dizzy Gillespie’in “A Night In Tunisia”dan esinlenilerek  “Night in Calisia” ismini almıştır.  
 28 Ekim akşamı İstanbul’da da sunulacak olan bu projenini konserinde Randy Brecker’ın yanısıra Polonyalı piyanist ve besteci Wlodek Pawlik, Kalisz Filarmoni Orkestrası da yer alacak.
  Wlodek Pawlik, Frederic Chopin Müzik Akademisi’nde klasik piyano, Hochschule für Music’te ise caz kompozisyonu ve teorisi eğitimleri almış. Bugüne kadar 24 albüme de imza atan Pawlik ,birçok ödüle layık görülmüş. 

 Polonya’nın en eski şehri Kalisz, Polonya müzik tarihinin en önemli merkezlerinden birisi. Frederick Chopin, Henryk Wieniawski ve 19. yüzyıl Avrupası’nın çok önemli virtüözlerini ağırlayan Kalisz şehrinin Filarmoni Orkestrası ile birlikte Randy Brecker’ı 28 Ekim akşamı Cemal Reşit Rey konser salonunda dinleyecek olmamız sevindirici.

1970'de "7 Cüceler" seçilirken



1970'te çekilen "Pamuk Prenses ve 7 Cüceler" filmi bugün bile izleniyor. Bu filmin 7 Cücesi daha önceden hiç bir filmde oynamamıştı. Peki onlar kimdi? Daha sonra ne yaptılar? İşte onun öyküsü,  Bir masaldan sonra gelen ilk Red Kit filmindeki Daltonlar'a yolculukları, hepsi 32 kısım, tekmili birden aşağıdaki yazıda. 


1970 yılının Ekim ayının son haftasındayız. 44 yıl önce bu ayda neler olduğuna şöyle kısaca bir bakalım:
Başbakan Demirel, Çukurova’ya gitmiş, üçüncü Demir – Çelik Fabrikası’nın temelini atıyor.
Mısır, lideri General Nasır’ı kaybetmiş.
Dünya, Filistinli kadın gerilla Leyla Halit’i konuşuyor.
“Love Story” adlı romanıyla yazar Erich Segal dört köşe. Kitap satış rekorları kırıyor. Sinema filmi de vizyona girmek için gün sayıyor.
İstanbul’da kolera salgını var, Sağmalcılar karantina altında.
*
İşte 44 yıl öncesinin Ekim’inde bunlar olurken o zamanki sinema alemimiz yani “Yeşilçam”da hummalı bir seçme yapılıyordu. Bu öyle bir şeçmeydi ki juri heyeti neredeyse tırlatmak üzereydi. Hisar film şirketinin yapımcısı Özdemir Birsel ile yönetmen Ertem Göreç yeni çekecekleri "Pamuk Prenses ve 7 Cüceler” filmi için 7 cüce arıyorlar. Bir iki ay önce verdikleri ilanlara Türkiye’nin her yanından adaylar birbiri ardına gelmişti. Salon tıkabasa doluydu.
Bu curcuna içinde nasıl olduysa seçim bitmişti ve basına kazananlar (yani filmin oyuncuları) tanıtılacaktı. İnsanlar Pamuk Prenses’i oynayacak olan “Ayşecik” filmleriyle ünlenen Zeynep Değirmencioğlu’nu zaten tanıyordu. Ama 7 Cüceleri oynayacak olanları tanımıyordu, çünkü hepsi ilk defa kamera karşısına geçecekti. Dönemin Hayat mecmuası, Ekim’de çıkan 42. Sayısında seçilen 7 cüceleri tanıtıyordu. Koray Güney teybini, Erol Dernek’te fotograf makinesini alarak gitmişler Yeşilçam’a. Bizde oradaki fotograflar ve bilgilerden bu yedi cüceleri tanıyalım.

(Aşağıdaki yazıda soldaki dergi resimleri Hayat mecmuasından alınmadır. Resimlerin üstündeki yazıları yan tarafa sarı harflerle tekrar yazdım. Sarı yazılı bölümler dönemin gazetecisi Koray Güney'e aittir. Solda yer alan dergi resimlerini de Erol Dernek çekmiştir.)

Foto : Erol Dernek
"ZONGULDAKLI AYDIN - 18 yaşında olan Aydın Babaoğlu, Zonguldak'tan getirtilmiş. Boyu, topu topu 65 sm. olan Aydın bekar. Fakat 7 cücelerin arasında en çapkını olarak geçiniyor."

KELOGLAN - AYDIN BABAOĞLU
(1954 - 31 Mart 2009)
  Böyle tanıtılan Aydın Babaoğlu filmde "Keloğlan" karekterini canlandırıyordu. Bu filmin ardından en ünleneni o oldu. "Pamuk Prenses ve 7 Cüceler" çekilip, gösterime girdikten sonra Yeşilçam onun peşine düşecekti. 1971'de "Biricik İş Başında" adıyla çekilen filmde afişlere "Cüce Aydın Babaoğlu" diye yazılarak bir nevi başrol oynayacaktı. 
Sonrasında ise onu birbiri ardına çekilen "Keloğlan" film dizileriyle Rüştü Asyalı'ya eşlik eden karekter oyuncu olarak görecektik. 

1974'e gelindiğinde Yeşilçam'da bir Red Kit uyarlaması olan "Atını Seven Kovboy"da onu Daltonlar'ın Joe Dalton'u olarak izleyecektik. Daha sonraları filmlerde görünmedi ama sanki oynuyormuş gibi hafızalara kazındı. Sonra 80'li yıllarda "Duvardaki Kan" isimli TV dizisinde onu konuk oyuncu olarak görecektik. Aydın Babaoğlu'nu 31 Mart 2009'da 60 yaşındayken yitirecektik.
Alttaki resimde Aydın Babaoğlu'nun son resimlerinden birini görüyorsunuz.




Foto: Erol Dernek

"KADIKÖYLÜ HARUN - 17 yaşındaki 82 sm'lik Harun Atalay bekar. Babasının Kadıköy'deki bakkal dükkanınında çalışıyor."

HAKAN ATALAY 
(Utangaç)

Hakan Atalay Pamuk Prenses ve 7 Cüceler' filminde "Utangaç" karekterini oynuyordu. Filmde onu çok sevdik ama filmden sonra muhtemelen gene babasının bakkal dükkanına döndü. Ama bu dönüş eskisinden daha heybetli ve de şöhretliydi hani.
Ancak filmden 4 yıl sonra onu bakkaldan alıp apar topar film setine götüreceklerdi. Çünkü o da Red Kit'deki Daltonlar'ın Jack Dalton'u olacaktı. 1974 yılında çekilen "Atını Seven Kovboy"dan sonra kısa boylu roller olmayınca onu göremeyecektik. 
Şimdilerde 61 yaşında olması gerekir. Ne yapar ne eder bilemiyoruz. 
(Ya da ben bilgi bulamadım.)





Foto : Erol Dernek

"ÇAĞLAYANLI ALİ ABBAS - 15 yaşındaki Ali Abbas Bayar, Çağlayan(da oturuyor. Bekar ve tam 99 sm. boyunda"






  
       



  ALİ ABBAS BAYER
(Uykucu)



1956 Sivas, Divriği doğumlu olan Ali Abbas Bayer de daha sonrasında film çevirmedi. 
Ama onun bugünkü halini göstene bir fotografı bulduk. 




"AKHİSARLI NURİ - Minibüs şöförü muavini olan Nuri Turgut 98 sm.'lik, 33 yaşında ama cücelerin en azgını."


Foto : Erol Dernek  
NURİ TURGUT (1937 - 1996)
                                         (Bilgin)

Nuri Turgut da "Pamuk Prenses ve 7 Cüceler " filminden sonra başka filmde oynamadı.  Cücelerin en yaşlısıydı. Zaten o yüzden de "Bilgin" karekteri ona uygun görülmüştü.
1996 yılında Manisa- Akhisar'da 59 yaşında hayata veda edecekti. 

"KONYALI TAYYAR - 14 yaşındaki Tayyar Yıldız, Konya'nın Karaman kasabasından
Foto : Erol Dernek
gelmiş. Ortaokul öğrencisi Tayyar 95 sm.'lik."



TAYYAR YILDIZ
                                         (Neşeli)

"Neşeli" karekteriyle gerçekten gönüllerimize taht kurmuştu. Ancak o da bu filmden sonra memleketine döndü. Ortaokulu bitirdi, eğitimine devam etti. Sonrasında da banka memurluğu yaptı ve şu sıralar emekliliğini yaşıyor. 
Tayyar Yıldız, şu sıralar 58 yaşında ve iki çocuğu var.Gene Karaman'da Aktekke'de yaşıyor. Bunları ben nereden biliyorum. Bu yazıyı hazırlarken internette "Karaman'da Uyanış" adlı bir sitede Y. Küçükcicibıyık tarafından yapılmış bir röportajı gördüm. 


















Foto : Erol Dernek
"MERSİNLİ FEVZİ - Cücelerin en küçüğü olan Fevzi Baba, 11 yaşında, boyu 61 sm. geliyor. Mersin'de oturan Fevzi, İlkokul son sınıfta okuyor."



FEVZİ BABA
(Aksırık)
Seçmelerde seçildi ama oynamadı. Şu sıralar 55 yaşında olması gerekiyor. Hakkında bir bilgiye sahip değiliz. 

Peki ondan boşalan yeri kim doldurdu?
Çekilen filmde onun yerine "Aksırık" karekterini Aydın Babaoğlu'nun kardeşi, Ayhan Babaoğlu oynadı.






















"MEHMET DE İSTANBULLU - 22 yaşında olan Mehmet Aşık 1 m. 05 boyunda , bekar. Beyoğlu'nda bir ayakkabı mağazasında tezgahtar olanak çalışıyor."
Foto : Erol Dernek



MEHMET AŞIK
(Öfkeli)
Bu filmden sonra onu da 1974 yılında çekilen "Atını Seven Kovboy" filminde görecektik. Orada Daltonlar'ın William Dalton'u rolünde izleyecektik. 
1948 Osmaniye doğumlu olan Aşık, hakkında şu an için bir bilğimiz yok.


























Pamuk Prenses ve 7 Cüceler filminden sonra bu filmdeki 3 oyuncu 1974'te çevrilen "Atını Seven
Kovboy" filminde Daltonlar'ın üç kardeşini oynamışlar. Peki ama Daltonlar 4 kişi ve en renkli karekter Averal'ı kim oynamıştı? Averal Dalton'u Türk sinemasının en önemli karekter oyuncularından Sami Hazinses oynamıştı. Red Kit(i ise Sadri Alışık oynuyordu.























25 Ekim 2014 Cumartesi

Cream'in bas gitar ustası Jack Bruce'ı kaybettik


 Jack Bruce, 71 yaşında karaciğer rahatsızlığından öldü.  Jack Bruce rock tarihinin en önemli bascılarından biriydi ve 1960’ların Süpergrubu The Cream’ın Eric Clapton ve Ginger Baker’la birlikte elemanıydı.



Şu pazar günü için blog'a bir karikatür ya da çizim mi koysam diye düşünürken birdenbire kötü haberle karşılaştım. Haber yalın bir halde "Cream'ın bascısı Jack Bruce öldü" diyordu. Bruce, o kadar üretken o kadar deha bir müzisyendi ki, sanki bana hayatının baharında ölmüş gibi geldi. Nedendir bilmem daha yapacağı çok şey vardı ve benim onun yapacaklarını dinlemeye ihtiyacım vardı. Daha Mart ayında "Silver Rails" isimli albümü çıkartmıştı. Albümde konuklar arasında Scorpions'un ilk gitaristi Uli Roth da vardı. Hele o Cream'dan sonra yaptığı solo çalışmaları aklıma geliyor da neler neler yoktu ki. Kimi zaman caz tadına varan işler kimi zaman en harbisinden rock ruhunu taşıyan çalışmalar. Büyük bir bikimin duygu ile yansıması. 
Güzel bir insandı Jack Bruce. 
Seni çok özleyip, arayacağız İskoçyalı güzel abimiz. 



 Jack Bruce, 71 yaşında karaciğer rahatsızlığından öldü.  
Jack Bruce rock tarihinin en önemli bascılarından biriydi ve 1960’ların Süpergrubu The Cream’ın Eric Clapton ve Ginger Baker’la birlikte elemanıyda.

 Üçü de kendi enstrümanlarının virtuözü olan The Cream grubu  'Wheels of Fire' albümüyle 35 milyonun üzerinde satış yapmıştı.
Elektro gitarın büyük ustası Eric Clapton, davulun güçlü ismi Ginger Baker’ın yer aldığı grupta Jack Bruce da basgitar çalıyordu. Her üç elemanın da vokal yaptığı The Cream’ın  "I Feel Free" ve "Sunshine Of Your Love"şarkılarında Jack Bruce ‘un vokali de unutulmazlar arasına girecekti.
 Asıl adı John Symon Asher Bruce olan  basgitarist (14 Mayıs 1943 - 25 Ekim 2014) , The Cream dağıldıktan sonra da solo çalışmalarına devam etmişti.
Konservatuarda klasik müzik eğitimi alan ve cello da çalan müzisyen rock ve blues konusunda da önemli işler yapmıştı.


 İngiliz blues’ının inşa yıllarında İngiliz blues’ının kurucusu ismi  Alexis Korner'ın grubu  Blues Inc’te da çalarak kariyerine adım atan Bruce, the Graham Bond Organisation, John Mayall's Bluesbreakers ve Manfred Mann ile de çalışmıştı.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...