27 Eylül 2014 Cumartesi

Joshua Redman, “Black Est” albümüyle TRT Radyo 3’te



Bugün saat17.00’da TRT Radyo 3’te yayınlanacak olan “Başka Yollar” radyo programında Amerikalı saksofoncu Joshua Redman`ın 2007 yılında yayımlanan "Back East" albümünü bir parçası dışında tümüyle çalınacak. Sanatçıya basta Christian McBride, Larry Grenadier, Reuben Rogers, davulda da Brian Blade, Eric Harland, Ali Jackson`ın eşlik ediyor. 

Çalışmadan dinleyeceğimiz parçalar: "The Surrey with the Fringe on Top", "Wagon Wheels", "East of the Sun", "Indian Song", "I`m an Old Cowhand", "Mantra #5", "India", "GJ", "Indonesia", "Back East"... Bir Ankara Radyosu yapımı olan Başka Yollar`ı  (http://www.trt.net.tr/Anasayfa/ca) adresine tıklayarak internet üzerinden de dinleyebilirsiniz. Albümde yer alan “Zarafah” ve “Indian Song” isimli parçalarda bu ay Akbank Caz Festivaline gelecek olan Christian McBride da basıyla konuk oluyor. Tenor ve soprano saksofonuyla Joshua Redman’ın 2007 yılının Nisan’ında yayınlanan bu albümü gerçekten dinlenilmesi gereken, güzel bir çalışma.

26 Eylül 2014 Cuma

Black Crowes vokalinden albüm

The Chris Robinson Brotherhood 
“Phosphorescent Harvest”


90’lı yıllarda rock müzik içinde yeni alternatif akımlar hakimiyetini kurmuş, neredeyse blues kökü rock’ın içinden geri gelmeyecek şekilde sökülmüştü. Böylesi bir dönemde yeni gruplardan Black Crowes vahada açan bir çiçek gibi 70’lerin blues ile hem hal olmuş rock tavrını, 90’ların zirvesine bir bayrak gibi dikiyordu.
Bugünlerde de Black Crowes’ın vokalisti Chris Robinson yeni bir solo grubu kurmuş ve kafasına göre (çok da güzel) takılıyor. “Phosphorescent Harvest” grubun üçüncü solo albümü. Hem bu albümü hem de öncekileri birbiri ardına dinleyince önümde 70’li yılların kapıları açıldı. Diğer iki albümde olduğu gibi “Phosphorescent Harvest”da da karşınızda 70’lerin Canned blues köklü, rock’nroll duygulu bir hard rock grubu varmış gibi bir etkiye giriyorsunuz. Albümde bütün şarkılar Chris Robinson ile birlikte grubun gitaristi Neal Casal’a ait. Önceki albümler daha doğaçlamalı ve uzun “jam session’lardan oluşurken bu albümde country etkisi de kendini hissettirmiş. Albümde beni etkisi altına alan keyboardcı Adam MacDougall oldu. Elektrikli piyano ile verdiği “whompy” klavye yoğunluğu, 70’lerde bir hayli bol olan ama ilerki zaman diliminde bir daha görülmeyecek olan tınıyı bol bol bulabiliyoruz.
“Wanderer’s Lament” ile “Burn Slow” adında iki baladın olduğu albümde finale oturan “Humboldt Wind Chimes” isimli harika bir enstrümantal de yerini almış. 70’lerin blues rock gediklileri Canned Heat ile Savoy Brown tadındaki “Shore Power”ın öne çıkarken, funk ve soul donanımlı “Tornado”, “Berggars Moon” gözdolduran parçalar olarak albümdeki yerini almış. 70’lerin kovboy filmlerinin müziklerini hatırlatan “Badlands Here We Come”  ve “Clear Blue Sky” albümün country donanımlı işlerinden. “Jump In Turnstiles” albümü ilk dinlediğimde aklıma yer eden çalışma. McDougall’ın klavyesi bu parçada 70’lerin pop havasını da vermekle kalmıyor, bizi o yılların hayallerine sürüklüyor.
 The Chris Robinson Brotherhood’un  “Phosphorescent Harvest” albümü bizleri geçmişin o Bad Company, Savoy Brown, Canned Heat gibi gruplarının etkisine sokuyor. Plak formatında da basılan bu albümü plak olarak aldığınızda kendinizi hepten o günlerde hissetmeniz kaçınılmaz gibi.

Gittikce kimyasallaşan dünyamızda hala kalan solukla güzellikleri bizlere sunan The Chris Robinson Brotherhood’a teşekkürler… Bunca abidik gubidik içinde nefessiz kalmışken bize ferahlama etkisi veren oksijeni sunduğu için.

Malcolm Young’ın AC/DC’den resmen ayrıldığı açıklandı


 Bu hafta AC/DC’nin yeni albümü 'Rock Or Bust'ın Kasım ayında çıkacağı haberi bir bomba etkisiyle yerini aldı. 
Ancak bu güzel habere eşlik eden  üzücü konu ise grubun emektar ritm gitaristi Malcolm Young’ın sağlık durumu sebebiyle albümde yer alamayacak olmasıydı. Bugün yapılan açıklamada da usta gitaristin AC/DC’den ayrıldığı haberi gelecekti. Malcolm Young sadece AC/DC'den değil, yakalandığı hastalık sebebiyle müzikten de tamamen kopmuş durumda.  



Malcolm Young hastalığı nedeniyle kurucusu ve daimi elemanı olduğu AC/DC’den ayrılmak zorunda kaldı. Malcolm Young, kardeşi Angus Young ile birlikte AC/DC’yi 1974 yılında kurmuştu. 
Bu yılın Nisan ayında tesbit edilen bir rahatsızlık sebebiyle müziğe ara veren Malcolm’un yerine yeni çıkacak olan “Rock or Bust” albümünde de ritm gitara Young ailesinden Stevie geçmişti. Şu sıralar dementia denilen bir hastalık sebebiyle Sidney yakınlarında yer alan  Elizabeth Bay kasabasında sakin bir hayat yaşayan Malcolm Young, müziği tamamen bırakmış durumda.Malcolm Young'ın beynindeki pıhtı sebebiyle grupla ilişkisi kopmuş durumda olduğu ve gitar çalmayı unutacak kadar kötü vaziyette olduğu söyleniyor. (Bu açıklamalar grup tarafından yapılmasa da hastalığın ismiyle birlikte bu tip spekülasyonlan dedikodu mahiyetinin ötesine geçiyor.)
Malcolm Young hastalanmadan iki sene önce (Solda), en büyük abileri George Young (ki o ailede ilk grup kuran, plak çıkartan kişi, bazı dönemler AC/DC'de de çaldı) ve tabi Angus Young (aileninin en genci diyeceğim ama ondan ufak bir kızkardeş var)

Kasım ayında çıkacak olan AC/ DC albümünde yer alacak olan “Play Ball” isimli parça , bu hafta Amerikan Beyzbol Liğinin tanıtım klibinde kullanıldı.

Yeni AC/DC albümü 'Rock of Bust' ın içinde yeralacak olan parçalar da sırasıyla şöyle:
 Play Ball
Sign of the Times
Ain't The Way
Rock or Bust
Done Her Good
Steal My Meal
Watching Games
Cardhouse Blues
Bulletride
Rumble

Back in the Zone

25 Eylül 2014 Perşembe

Foo Fighters'la şehirlerarası otobüs seferi


  Foo Fighters’ın 8.stüdyo albümü “Sonic Highways” Kasım ayında yayınlanıyor. Grubun 4 Grammy ödüllü “Wasting Light” albümünün ardından merakla beklenen yeni albümü “Sonic Highways”  albüm kapağı ile de dikkat çekiyor.
 Austin, Chicago, Los Angeles, Nashville, New Orleans, New York, Seattle ve Wahington D.C. gibi kaydedildikleri şehirlerden ilham alan 8 şarkının yer aldığı ve prodüktörlüğünü Butch Vig’in üstlendiği yeni Foo Fighters albümü 44 dakikadan oluşuyor.
Foo Fighters’ın kurucusu ve beyni olan Dave Grohl’un yönetmenliğinde 8 bölüm olarak yayınlanacak olan bir serinin de adı olan “Sonic Highways”, Amerikan müzik tarihine bir saygı duruşu niteliğinde. Albümün kesinlikle bir soundtrack değil, ayrı bir albüm olarak değerlendirilmesi konusunda hassas olan Dave Grohl, daha önce de “Sound City” adlı belgeselin yönetmenlğini yapmıştı.
 Foo Fighters ekibi Sonic Highways için gittikleri şehirlerde kayıtlar yaparken o şehirlerin efsanevi müzisyenleri de bu kayıt sürecina dahil oldular. Şarkı sözleri ise her kayıt gününün ardından Dave Grohl’un not ettiği kelimelerden ilham alarak son halini aldı.         

Dave Grohl Sonic Highway” ile ilgili şunları söylüyor: "Bu albümün bir Foo Fighters albümü olduğunu anlamak zor değil ancak bu defa daha derin ve daha müzikal bir şey yakalamaya çalıştık. Sanıyorum gittiğimiz şehirler ve oradaki insanlar bize ilham verdiler ve “sound”umuzu kaybetmeden daha geniş ve farklı bir alana ulaşmamızı sağladılar.”  

24 Eylül 2014 Çarşamba

25 Eylül 2014'te Blues Perişan'da ne var

Blues Perişan radyo programını internetten dinlemek için

http://rockfm.com.tr/OnAir.aspx


DELIRIUM - Jesahel 

İtalyanların 70'lerdeki Progresif Rock grubu Delirium'un kariyerinin ilk başlarında yaptığı pop çalışması. 1972'de çıkan bu 45 devirlik plak bizde de çok meşhur olmuştu. Vakti zamanının İtalyan müzik yarışması Sanremo, bizim TRT'de de naklen verilirdi. İşte o yıllarda Delirium grubu bu yarışmada bu parçayı seslendirmişti ve bizde izleyerek, hafızamıza kazımıştık. Ama o yarışmaya özel konuk olarak mı (büyük ihtimal, çünkü o tarihlerde bu şarkı dillerde sakız olmuştu.) yoksa yarışmacı olarak mı katılmışlardı? Bir bilen var ise insaniyet namına bizi bilgilendirirse iyi olur. Bu arada o Sanremo yarışmasının yu tub'ta görüntüsü var. Ben burda paylaşırdım ama programda çalacağız, bi zahmet siz bakıverin artık. 

BETTY WRIGHT - Mr Lucky
Yıl 1967 ve silahlar "Vahşi Batı" tarzı patlıyor. Bizim Red Kit diye bildiğimiz ama aslı Lucky Luck olan çizgi romana da gönderme yapan soul funk yapıtı. Parçayı seslendiren hanım kızımız (aslında ablamız) bugün 60 yaşında ama profesyonel şarkıcılığa 11 yaşında başlamış. Bu parçayı seslendirdiğinde ise (sıkı durun) 14 yaşındaymış. Böyle dalgacı yazdığıma aldanıp, Betty Wright'a "hop hop lastik top" tavrına girmeyin. Zira Wright, soul aleminin bir büyük ustasıdır. Bugünün Joss Stone gibi ustaları onun önünde el pençe dururlar. Ha bu arada 2011 yılında yaptığı "Roots" albümünden bazı parçaları da önceki programlarımda çalmıştım ve dahi çok beğenilmişti. 

IDRIS MUHAMMED - Crap Apple
Arap kökenli ABD'li caz davulcusu ve bestecisi. 70'lerin güzel funk örneklerini fevkalade vermiş bir bir büyük müzisyendir. New Orleans doğumlu bu sanatçıyı bu sene 24 Temmuz tarihinde, 74 yaşındayken yitirmiştik. 
Siyah ritmin devrimi diye Türkçeye çevirebileceğimiz ( zaten İngilizcesi de "Black Rhythm Revolution!"dur) ilk albümünü yaptığında tarihler 1970'i gösteriyordu ve dünya bu ritimle şaşkına dönecekti.

Programda çalacağımız bu parçaya gelince 1977 tarihli "Turn This Mutha Out" albümünün beşinci çalışması. Ben de o tarihlerde alınmış bir plağı da mevcut ve hala çalarım. (Plaktaki sırasına B yüzünün ilk parçası derdik.) Aldığım o tarihte İdris Aga'nın önemini bu denli bilmezdim, sadece müziği içimi hoş ederdi. (Ha bu arada bir sahafta bu plağı bulursanız, piyango size vurdu demektir. Aklı şuurunuz var ise kaçırmayın derim.) Neyse lafı fazla uzatıp, işi gargaraya getirmeyelim. Son olarak yahu şu çalan kadroya bir bakar mısınız. Amaney tenor saksofonda bugünün devlerinden Michael Brecker (Ki onu da 2007'de kanserden yitirmiştik. Çok güzel bir Aga'dır) bilem var. Gitar soloya da dikiz, zira Hiram Bullock var. 
Idris Muhammad — drums, tom tom
Wilbur Bascomb — bass
Charlie Brown — guitar
Hiram Bullock — guitar solo
Sue Evans — percussion
Ronnie Cuber — baritone saxophone
David Tofani — soprano saxophone
Cliff Carter — synthesizer solo

Michael Brecker — tenor saxophone solo

STANLEY CLARKE - Vulcan Princess

Yıl 1974 ve ortalık Caz ile Rock'ın mutlu birlikteliğinin toz dumanında ve biçare gönüller mesti ayan olup, sevinç nidaları atıyor. İşte bu ortamda dev gibi kontrbas ve elektro bas gitarla kafası bonus (ki biz o zaman ve hala da afro ya da kıvırcık demeyi daha bir uygun buluruz) saçlı bir güzel adam Stanley Clarke, ikinci albümünü yapmış. O kadar güzel bir albüm yapmış ki, çalışmanın tadından albüme isim koymayı da unutmuş. O yüzden Stanley Clarke'ın ikinci albüm deriz, olur biter.
Bu albümde bende plak olarak mevcut, gene ne hikmetse 70'lerin sonunda alınmış. Çıtırtısı boldur ama evde çalınca dolgun bas sesi bir güzel eder ki odayı, anlatamam. 

BETTY DAVIS - Funk
Geldik bu haftanın özel konuğuna ilk parçadan kimliğini ortaya koyuveriyor ablamız. Eh kendisi ne de olsa "Funk Rock Queen". İlk parçadan funk nedir, ne değildir bir güzel anlatıyor ve tabi Stevie Wonder'dan Jimi Hendrix'e kadar bir çok ismi de anmadan geçmiyor. 
Yıl 1975 ve üçüncü albümü "Nasty Call"da seslendirmiş bu parçayı, Davis. Gitarda Carlos Moralesis gerçekten moral katmış parçaya. 

BETTY DAVİS - If I´m In Luck I Might Get Picked Up

Betty Davis'in ilk albümünden çıkan ilk single'ı (yani 45 devirli plağı). O arkadan gelen nefis org sesini çıkartan Hershall Kennedy (Tabi tanımıyorsunuz, ben de öyle) bununla da yetinmeyerek geri vokallerde de kendini gösteriyor. Fakat bu arada çalan elemanlar arasında tanıdık bir isim de var. Yok hemen atlamayın bilemezsiniz. Efendim burada gitarlarda daha sonraki yıllarda hard rock grubu Journey'den bileceğimiz Neal Schon yer alıyor. 

BETTY DAVIS - Anti Love Song
Gene aynı albümden döneme damgasını vuran bir parça. Bu arada çalan bas gitara kafanız fena halde takıldı bile (anlamadım sanmayın). Bu nefis tınıyı çıkartan Larry Graham isimli bir aga. İsim yetişmediyse çaldığı grupları şöyle bir sayarsak, olayın vahametinin idrak edileceği kanaatindeyim. Sıkı durun  Sly and the Family Stone ve Prince gibi isimlerin yanında bas gitar tınlatmış güzel bir abimiz olmakta, Larry Graham.  Bu arada basgitaristimizin bir de Graham Central Station isimli grubu da varmış. 

BETTY DAVIS - "Your Man My Man" 
Betty Davis 1945 doğumlu bir sanatçı. Moda üzerine eğitim almış. Yıllarca da bu konuda çalışmış, hatta modellik de yapmış. 1968'de Miles Davis'le evlenmiş. Herkesin aklına Miles'ın desteği olmasa şarkıcı olur muydu gibisinden zararlı fikirler, habis düşünceler geçmesin (bu ne hasettir canım) zira Betty ablamız, Miles abiden ayrıldıktan sonra şarkıcılık kariyerine başlamış.
Bu arada dedikoduya daldık parçadaki harika geri vokali es geçiyorduk az daha. Bu parçadaki geri vokali The Pointer Sisters isimli vokal grubundan biri yapmış.  Sylvester, Patryce Banks, Kathi McDonald, Annie Sampson, Willy Sparks gibi isimler bu vokal grubunun elemanları. Hangisidir ben de bilmiyorum. Ben kandi adıma   Annie Sampson diyorum (yerse). Bu arada cevap hakkı doğdu, Pointer Sisters grubu elemanları bize bağlanıp, "Burada vokali ben yaptım, Annie değil" derlerse hem bizim hatamız düzelir hem de insanlığa altın harflerle yazılacak bir hizmet yerine gelmiş olur. 

BETTY DAVIS - "In The Meantime" 
İlk albümün kapanış parçası. Betty ablamız biraz durulmuş görünüyor. İçe ve ruha şerbet gibi işleyen güzel bir parça, dinleyin.

BETTY DAVIS - "Steppin' In Her I. Miller Shoes"
Hah işte gene olan oldu. Tam duruldu demiştik Betty abla gene coştu. Hadi bakalım. Ama gitarda bir harika hani. Gene 1973 ilk albümden.

BETTY DAVIS "Walkin' Up The Road" 
Bu arada Betty Davis'in sesi funk ama 70'lerin sonunda çıkacak olan Punk vokalinin Alaman harikası Nena Hagen'e de ilham olmuş gibi geldi. Ha bu arada bu çalan son Betty Davis parçasıydı ama dağılmıyoruz. Zira sırada Betty ablaya adanmış bir parça var. 

MILES DAVIS - Mademoiselle Mabry (Miss Mabry)

Betty Davis'in evlenmeden önceki adı Betty Mabry. Miles Davis 1967'de evlendiği bu beni afet için 1968 yılında çıkan "Filles de Kilimanjaro" albümünde yer alan bu parçayı yapmış. Ha bu arada aşkı görün derim, zira parça "Sevdim seni kır çiçeğim" ya da "Karabiberim seni badem ile yerim" deyip iki nay naya değil, parça tamı tamına 17 dakika. Aşkı görün de anlayın. Bu arada 17 dakika ben sıkılırım şimdi diyorsanız, radyoyu kapatın dersinizi çalışın, 17 dakika sonra açarsınız hem dimağınız iyi çalışır (sonuçta ruhunuz dinlendi ya). 
Bu arada parçada piyanoyu Chick Corea çalıyor, henüz çok genç, küçücük , dal gibi bir çocuk.
Bu arada yukarda albüm kapağını da yayınladım, bir zahmet bakarsanız oradaki manken kızımızın Betty yenge olduğunu göreceksiniz.

ROBERT PLANT -  Embrace Another Fal

Hemen yaygara yapıp Led Zeppelin albümü çıkmış demeyin. Yok öyle 35'e bakla. Bu grubun vokalisti Plant Aga'nın solo albümü, hemi de yeni mi yeni , taze mi taze kısaca turfanda. Daha bir hafta bile olmadı şunun şurasında. Ülkemizde de  pazartesi günü çıkacak dendi ama belki biz programı yaparken çıkar, kimbilir. Peki ben nasıl mı buldum? Alamanya da teyzemgiller oturuyor, onlardan istettim. 
 Robert Plant, Sensational Space Shifters grubuyla yapmış bu albümü. Plant ’in deyimiyle Afro Saykodelik blues  tarsızında bir çalışma olmuş.  Çaldığımız parça Julie Murphy’nin de vokaliyle konuk olduğu "Embrace Another Fall" ise Celtic Folk yapısıyla albümün en Batılı çalışması olmuş diyebiliriz.  
Ha bu arada albümün ismi nedir diye soran olursa kısaca “Lullaby and... The Ceaseless Roar” diyebiliriz.

JOE BONAMASSA -  I Gave Up Everything For You, 'Cept The Blues 

İşte şimdi keyfim yerine geldi. Hep size mi hizmet edeceğim, hiç bir masraftan kaçınmadan amcaoğlum, teyzemgile yurdışında yok yuuro yok dolar harcayıp sizin için albüm getirmek tamam ama bu da kendim için getirdiğim albüm. Joe Bonamassa Aganın yeni albümü dumanı üstünde tütüyor, adı "Different Shades Of Blues". Bu yeni albümün bir diğer özelliği ise hepsinin yüzde yüz Bonamassa bestesi olmasıdır ki, hayali cihan değer. Şair İstanbul için "Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer" demiş, ya bugün yaşasaydı Joe Bonamassa için, "Sade bir notanı sevmek bile" diye yazardı kesin. Tamam tantanayı kesin, şarkıya kulak verin. 

LED ZEPPELIN - NO Quarter

Hiç öyle yalandan delilik yapıp, "Woav Led Zeppelin !" diye tantana yapmayın. Hiç öyle bir şey yok. Zaten üsteki resimde de Led Zeppelin albüm kapağı falan görmüyorsunuz. Gördüğünüz 70'lerin güzel İstanbul'unun mütena semti Vefa'nın kıranta abisi Hippi Cengiz abi de değil. Ama onun gibi güzel bir abi. Yuh be hala tanımadınız ya da anlamak istemiyorsunuz. Ya da beni konuşturup. eğlenmek için numaraya yatıyorsunuz. Bu güzel abi JOHN BONHAM... Efendim Bohnam, Led Zeppelin'in unutulmaz davulcusu. Bu programda   bu aganın davul tınılarıyla bezenmiş bu güzide eseri niye çalıyoruz? Yahu kardeşim bir takvim falan yok mu? Hadi  "Saatli Maarif" takviminiz yok ama bir cep telefonunuzun takvimi de mi yok? Heh baktınız di mi, neymiş? 25 Eylül. Yahu 25 Eylül 1980'da John Bonham'ı kaybetmiştik. Dile kolay 34 yıl olmuş. Büyük davulcuyu 34. yılında saygıyla anıyoruz. İşte bu yüzden Blues Perişan radyo programında bu parçayı çalıyoruz.

LED ZEPPELIN - Moby Dick

Heh işte doyamadım bir parça daha çalıyorum. Hatta bir fotografını  daha yayınlıyorum. Seneye 35. yıldönümünde gene buraya gelceez ve tekrar çalacağım. O zaman bütün programı Bonham sololarıyla dolduracağım. 

THE BLUES PROJECT - "You Can't Catch Me"  
Bu da ne diyorsunuz şimdi. Resme bakıp, şanki 1975 yılında Gazi Osman Paşa Ortaokulu'ndan dersi kırıp, Ortaköy meydanına çulhu atıp, sigara tellendirecek hayta öğrenciler diyebilirsiniz. Öndeki buluğ çağındaki genç Orta 2 öğrencisi arkada dikilenlerde aynı sınıfta çift dikiş giden abileri. Yahu bu fotograftakiler ABD'li bir blues rock grubu "The Blues Project". Yıl 1966 ve ilk albümleri "Projections" a kapak pozu vermişler. 
Danny Kalb - gitar, vokal
Al Kooper - keyboard, vokal
Steve Katz - gitar, armonika, vokal
Andy Kulberg - bas, flut
Roy Blumenfeld - davul
kadrosundan oluşuyor grup. 
Şimdi "Bunları yazdın da boyumuz mu uzadı? Yahu hocam bunlar hayatta ne işimize yarayacak?" gibisinden laflar dediğinizi duyuyuorum. Bilginin yararlısı, yararsızı olmaaaaz!
Hem bu elemanları aklınızın bir yerine yazın derim. Hayat çetin ve çetrefilli, yarın öbür gün bir ihtiyacınız olur, işte o zaman The Blues Project derde derman olur. Grubun bir de "Live at The Cafe Au Go Go" isimli bir konser albümü var ki, tam tamına dertlere merhem niteliğinde. 1966'da verilen bu konseri seyirci mest olmuş vaziyette, çıt çıkarmadan dinliyor, akıllara feza bir durum yani. 
Ha bu arada The Blues Project'ten çaldığımız parça Chuck Berry'nin bir eseri.  


JACK WHITE - Just Want Drink

7 Kasım'da ülkemize gelecek konser verecek olan Jack White'ın son albümü Lazaretto'dan bin parça.  


SINCRON - Pe langa plopii fara sot.avi

Aha işte olan oldu. Bu ne ola ki? dediniz. Efendim grubun ismi Sincron, parçası da Pe langa plopii fara sot.avi. Tabi gene açıklayıcı olmadı. Durun hele bir yol açıklayayım. Bu Romanya dolaylarından bir grup. Şimdiki değil 1962 tarihinde Sosyalist Romanya'da kurulan bir rock grubu. Blues Perişan radyo programını dinleme gafletinde bulunanlar parçayı duyunca hemen atılıp, "The Shadows çalıyor ama  bu ama parçasını bilmiyorum." diyecekler. Tabi böyle bir Shadows parçasını bilemezsiniz, çünkü bu Shadows'tan etkilenen ve kendini rock'n roll yollarına atan Romanyalı Sincron grubunun parçası.
Adamlar bundan 50 küsur yıl önce bu plağı yaptıklarında Romanya'da "emperyalist kültürün yozlaşması" damgasını yediler muhakkak amma velakin aynı dönemin emperyalist ABD'sinde de Shadows komünist tehlike olarak görülüyordu. İşin ilginç yanı Shadows, sözsüz müzik (yani enstrümantal) yapıyordu. Ama gene de tehlikeli ve protest idi. Nasıl mı bir sonraki parça onların dinleyin anlayacaksınız.

THE SHADOWS - Apache

ABD'nin en haysiyetli protest gruplarından biri. Parçalar enstrümantal ama gene de tırnak içinde "tehlikeli". Parçaların anlattığı konular ya kızılderililer ya da onların savaşcı liderleri mesela Geronimo gibi. Bakınız bir başka parçalarının ismi FBI. Sonra ne mi oldu ortalık bir "mania"ya döndü ve bu gruba da yakışılı bir Cliff Richard vokal diye konuldu ve "genç kızların sevgilisi" hesabı çığlıklar havada hoptirinam. 
Bu arada bir dip not aynı yıllarda sadece Romanya değil, bizde de aynı etkiye giren Siluetler grubu vardı. (Tabi protest yan ile alakalı değil)

BRAINCHILD - "She's Learning"
1970 yılı Blood Sweat And Tears, Chicago'vari bir Caz - Rock grubu. 

BLOOD SWEAT AND TEARS -   I Love You More Than You'll Ever Know

Ve olan oldu... çalma listemize Blood, Sweat and tears ekledik bile. Ama bir baş yapıt ve hala anlam ifade eder.

JJ CALE   - If You're Ever In Oklahoma

Programın kapanışını JJ Cale ile yapıyoruz. Oklahoma ve Tulsa diyarına selamlarımızla.

Program burada biter.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...