6 Mart 2016 Pazar

Kurtalan Ekspres'in unutulmlaz gitaristi: Ohannes Kemer

Geçen hafta Mithat Danışan'ı kaybettik. Onunla ilgili bir kaç yazı yazarken aklıma 2012'de kaybettiğimiz gene Kurtalan Ekspres'te çalışmış olan usta gitarist Ohannes Kemer ile ölümünden sonra yazdığım bir yazım aklıma geldi. O tarihte gazetede yayınlanan bu yazımı burada da sizlerle paylaşmak istedim. 

Eric Clapton’ın İstanbul, Kuruçeşme konserinde arkamdan gelen bir sesle irkilmiştim,
 “Biz buraya Eric Clapton dinlemeye geldik. Niye klavyeciye vokal yaptırıyor!” 
O gittiğimiz konserin biletinin üzerinde o “klavyeci”nin ismi  Clapton ile birlikte yazıyor olmakla kalmayıp, rock tarihine ismini Steve Winwood diye  yazdırmış biri olması da işi değiştirmiyordu. O tiradın açılımı ise “çalgıcı parçası”ydı. Hoş Eric Clapton’ın da birinci önemi gitaristliği olsa da bizim ona hürmetimiz “I Shot The Sheriff” , “Tears In Heaven”, “Wonderfull Tonight” parçalarından kaynaklanıyordu. En azından bu sayede onun bir “çalgıcı parçası” olduğunu unutabiliyorduk.  
Nedendir bilinmez (aslında çok iyi bilinir) bizde hep önde görünen önemsenir.  Bu bize onlarca yıl süren süreçlerde şırıngalandı ve artık öyle bir noktaya geldik ki, müziği dinlemeyi, seyretmeye evirdik. “Şarkı okuyan önemlidir.”… “Çalgıcı parçası da neymiş.” Hele bir de konuşursa “Çok ayıp” edamızla kaşlarımızı çatıp, işaret parmağımızı üzerine sallarız. Yok yok o konuya girmeyeceğim, ama bir başka piyanistimizden bahsedeceğim. Konumuz bir tatil beldemizde geçiyor. Sıcak bir Temmuz günü o tatil beldesinin davetlisiyiz. Benim davetli olduğum etkinliğin kapsamında konserler de var. Sahile yakın bir yerde ülkemizin önemli bir pop şarkıcısı konser verirken, turizm beldemizin dünyayı imrendiren antik alanında da dünyaca önemli bir kadın piyanistimizin de resitali olacak.  Ülkemizde çok önemli olan şarkıcımız playback konserine prova yapmak için görkemli otelin görkemli bir salonunda hazırlanırken, dünyaca önemli olan piyanistimiz döküntü bir kamyonun üzerinde konser için provasını yapıyordu. Dünyaca ünlü olabilirdi ama şarkı okumuyordu, yani çalgıcı parçasıydı. E o zaman kamyonun tahsis edilmesine şükretmesi gerekirdi.
Örnekleri çoğaltmak mümkün. Hatta bu yazıyı  değil, ciltlerce kitabı dolduracak örnekler verilebilir.  Bir başka yazıda bu konuyu başlıbaşına işlemek isterim diyerek asıl konumuza geçelim. Ohannes Kemer’i geçtiğimiz hafta 16 Kasım 2012'de yitirmiştik. Ohannes Kemer, 70’li yıllarda Barış Manço’nun grubu Kurtalan Ekspres’de çalışmıştı. Barış Manço’nun tarihe oturtan o güzel parçalarında onun gitarının, yaylı tamburunun ve bağlamasının izi vardır. Bir anda Ohannes ustanın enstrüman bölümlerini çıkarsak, o grupta hiç yer almadığını düşünsek. O başyapıtlar bir hayli eksik kalabilirlerdi. Elbette gitara Ohannes Kemer geçmeseydi bir başka isim yerini doldururdu ama o muhteşemlik yitebilirdi.


Ohannes Kemer (sağ yanda oturan)

Ohannes Kemer , 1950 İstanbul doğumlu. Kadıköy sokaklarında arkadaşları çelik çomak, kukalı saklanbaç oynarken o ilkokul sıralarında abisinin hediye ettiği gitarla oyalanıyordu. O dönemlerde mahalle kültürü hakimdi ve her mahallenin de bir futbol takımı olur, arsalarda iki taş aralığında kale kurulur ve maçlar yapılırdı. Ohannes ise mahalleli arkadaşlarıyla grup kurup, müzik yapacaktı. Gitarı da öyle hocalardan ders alarak falan öğrenmedi, kendi başına çalışarak geliştirdi. Gitar için hocası yoktu ama bağlama konusunda deneyimli amcası vardı. Amcasından da bağlamayı öğrendi.
68’lere gelindiğinde artık Ohannes liseli bir delikanlıydı. Dönemin rock gruplarını radyodan ve edinebildiği plaklardan yutar gibi dinliyordu. Bununla da kalmayarak Kadıköy Ticaret Lisesi’ndeki arkadaşlarıyla bir grup da kurmuştu. Bu grupla da dönemin görkemli yarışması  Milliyet Liselerarası Müzik Yarışması’na katıldılar.  Bu yarışmada dikkatleri bir hayli çeken Ohannes’in peşine  şöhretli şarkıcılar grubuna katmak için düştü.  Okul daha devam ederken ilk önce “Dönüşüm” grubu kısa bir süre sonra da  Erol Büyükburç onu  “Erol Büyükburç ve 7 Elçi’si” grubuna aldı. 1972 yılında ise Barış Manço”nun Kurtalan Ekspres grubuna girdi ve 1977’ye kadar bu grubun en güzel çalışmalarında yerini aldı. Ohannes Kemer’in bir başka özelliği ise çalıştığı isimlerin yurtdışı projelerinde de aranan isim olmasıydı. 1972’de Erol Büyükburç’un yurtdışına açılımı bir İngiltere konseriyle sonuçlanacaktı. İngiltere’de yaşayan Türklere değil, bizzahiti İngiliz müzikseverler hedeflenerek yapılan bu konserde Ohannes Kemer’in tekniği ve müzikal açılımı cankurtaran simidi olacaktı. (her ne kadar o dönemdeki konserin kayıtları olmadığı ve canlı izleme durumumuz olmasa da dönemin dergilerindeki anektodlardan bunu çıkarabiliyoruz. )

Bir başka dünyaya açılma projesi de Barış Manço’nun bütünüyle İngilizce parçalardan oluşan ve yurtdışında kaydedilen ve orada piyasaya çıkartılan “Baris Mancho” albümüdür. Bu albümde de Ohannes Kemer’in batıya uygun düşebilecek gitar soundu önem kazanmıştı.
Ohannes Kemer ile Barış Manço arasında bazı fikir ayrılıkları da olmuyor değildi.  Hem müzikal hem de gruptaki hegomonyadan kaynaklanan bu fikirsel ayrılık,1974’deki tarihli Avustralya turnesinin sonunda had safhaya gelecek ve Ohannes Kemer, Kurtalan Ekspres’ten ayrılacaktı.  Avusturalya’da “Gurbet” isimli bir grup kurarak burada yaşamaya karar verdi. Bir iki  yıl sonra gelen israr üzerine tekrar Kurtalan Ekspres’e katıldı. Tarihler 1977’yi gösterdiğinde ise artık iyice kararını vermişti ve gruptan ayrılarak, İngiltere’ye gitti. Londra’ya yerleşip, Jennifer Turner’la evlendi ve  bundan sonrada müzik hayatına yurtdışında devam etti.
Sanatçı Londra’dan sonra uzun yıllar yaşayacağı Avusturalya’ya yerleşti. Müzik çalışmalarına burada devam etti. (Hatta bazı kayıtlarının da olduğu gelen duyumlar içinde)

Ohannes Kemer, 2011 yazındaa akciğer kanserine yakalandı. 16 Kasım 2012'de de bu hastalığa yenik düşerek, hayata veda etti. Ama geride bizim yeniden keşfimizi bekleyen işlerini bıraktı.

Aptulika
Yorum Gönder
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...